EkopolitikPolitik AjandaSentez MasasıUlusl. İlişkiler MasasıYazarlar

Ukrayna Krizinin Kökleri

Geçtiğimiz Çarşamba, Kırım’daki Müslüman Tatar azınlığının lideri Mustafa Cemilov`la yaptığı bir telefon görüşmesinde, Vladimir Putin dehşet verici bir ihtimalin gerçekleşmesineyönelik endişelerini yükseltti: Ukrayna medya raporlarına göre, Putin 1991`de Ukrayna’nınSovyetler Birliği’nden ayrılışının meşruiyetini sorguladı. O zamanlarda da dünya Rusya ve Ukrayna arasındaki olası bir savaştan ve bir hayli uzunsürebilecek çatışmadan endişeliydi. Eğer Rusya devlet başkanının son zamanlardakiUkrayna’nın Kırım bölgesini ele geçirmesi başarıya ulaşırsa, bu ilhakı, azımsanmayacakmiktarda etnik bakımdan Rusların ve Rusça konuşan azınlıkların iskan ettiği Ukrayna’nındiğer parçalarının ve hatta bunun ötesinde belki Moldova ve Baltık ülkelerinden de toprakparçalarının gaspı izleyebilir. Bugünkü krizin kökleri çöküşünün ardından Vladimir Putin’in yüzyılın en büyük jeopolitikyıkımı olarak nitelendirerek hayıflandığı Sovyetler Birliği’nin son günlerine kadar uzanır. Moskova öteden beri açgözlü bir şekilde göz koyduğu, önceden Sovyetler Birliği’nin genişbir parçası, simdi ise ikinci en geniş Slav ülkesi olan Ukrayna, her zaman Rusya’nınhuzursuz bir komşusu olmuştur. Gündemdeki Ukrayna krizi ve Rusya’nın Kırım’ı işgaliMoskova’nın eski Sovyetler Birliği ardından oluşan boşluğu kapsamlı ekonomik, siyasi veaskeri bir Avrasya Birliği’yle yeniden entegre etme projesiyle doğrudan ilişkilendiriliyor. Sovyetler Birliği aslında çoğu zaman Moskova tarafından demir yumrukla yönetilen 15 farklı cumhuriyetin isteksizce zoraki biraya toplandığı bir milletler topluluğu olmasınarağmen, sık sık Rusya olarak anılırdı. Sayıları yaklaşık 150 milyon olan Ruslar, tümSovyet nüfusunun sadece yüzde 51’ìni oluşturuyordu. Sayıları Sovyetler Birliği’ninnüfusunun yaklaşık yüzde 20`sine tekabül eden ve 50 milyonu aşan Ukraynalılar ise ikincien büyük grubu oluşturuyordu. Ukraynalıların 1 Aralık 1991`de bağımsızlıktan yana oy kullanmaları, aynı zamandaSovyetler Birliği’nin kaderini de belirledi. Ukrayna vatandaşlarının yüzde 90`nından fazlasıayrı bir devletten yana oy kullandılar. Hatta şimdi olduğu gibi o tarihte de etnik Rusçoğunluğun yaşadığı Kırım, yüzde 54 gibi bir oranla Ukrayna’nın bağımsızlığı lehinde oyverdi. Son Sovyet lider Mihail Gorbaçov daha gevşek bir birlik için bir plan hazırladı. AncakRusya lideri Boris Yeltsin ve Ukrayna lideri Leonid Kravçuk buna katılmayı reddettiler. 8 Aralık 1991`de, Belarus ormanlarındaki bir av köşkünde bir araya gelen Yeltsin ve KravçukSovyetler Birliği’ni feshettiler ve eski Sovyet cumhuriyetlerini bir arada tutmak içinBağımsız Devletler Topluluğu`nu kurdular. Ne Gorbaçov ne de Yeltsin Ukrayna olmadanhayata geçirilebilir bir Milletler Birliği tasavvur edemedi. Yeni topluluğun masraflarınıüstlenmek hususunda isteksiz olan yeni Rus yönetimi bu yükü sadece Ukrayna ile birlikteüstlenmeye razı edilebilirdi. Yeltsin, başkan George H. W. Bush`a defalarca belirttiğiüzere, topluluğun içinde Ukrayna’daki soydaş Slavlar olmadan, oy üstünlüğü ve sayıcaüstünlük Orta Asya cumhuriyetlerine geçecekti. Bu netice zincirleme bir reaksiyondu: Ukrayna Gorbaçov’un öngördüğü birlikte bulunmayıistemedi, Rusya Ukraynasız bir birliği düşünemiyordu ve hala bu birlikte bulunmayı isteyenbu cumhuriyetler ise bunu Rusyasız tasavvur edemedi. Yeltsin`in danışmanları Rusya’yı, yeni oluşan Sovyet sonrası demokrasilerini ve ilavetenAğustos 1991`deki başarısız askeri darbede Gorbaçov’u indirmeye çalışan beceriksiztertipçilere göğüs gererek kazandıkları güçlerini muhafaza edecek bir araç olarak Nuh’ungemisi gibi gördüler. Bu duruş iyi bir ekonomik algı yarattı. Rus devrimi boyunca, Lenin yeni Sovyet devletinin Ukrayna’nın kömürü olmadan hayatta kalamayacağını iddia etmişti, ancak 1991`e kadar özellikle geniş mineral kaynaklarıyla Sovyetlerin en zengin bölgesicumhuriyetlerde değil Rusya toprakları üzerindeydi. Sovyetler Birliği diğer imparatorluklardan farklıydı: imparatorluğun kaynak yönündenzengin merkezi Rusya, Cumhuriyetlerdeki eski sömürge varlıklarının bu kaynaklara kolayulaşımına son verebilirdi. Böylece, Yeltsin`in ve halkının çok iyi bildiği gibi Rusyaemperyalist varlığının kaybından geçmişteki diğer imparatorluklardan daha fazlayararlandı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasını yavaşlatmayı uman Gorbaçov Ukrayna’nın bağımsızlıkdürtüsünü baltalamak için Kırım’da yaşayan etnik Rusların sadakatini istismar etmek içingayretliydi. Yeltsin ise itibarı için bunu yapmayı reddetti. O ne gaddar Sırp lider SlobodanMiloseviç’in izinden gitti ne de yeni Rusya Federasyonu’nun dışında kalan Rus azınlığınıbünyesine katmak için güç kullandı. Fakat Yeltsin Sovyetler Birliği’nin Rusya’nın yararlanabileceği farklı bir yolla yeniden hayatbulacağına dair umudundan asla vazgeçmedi. Onun danışmanları bir kez Rusya’nınekonomik ve askeri olarak yeniden toparlandığında eski cumhuriyetlerin Rusya`ya geridöneceklerini düşündüler. 1991 Eylülünde Yeltsin’in sağ kolu Gennady Burbulis, Gorbaçov’un başyardımcısına; “Biz evvela Rusya’yı kurtarmalıyız ve kendimizidiğerlerinden ayırarak bağımsızlığımızı güçlendirmeliyiz. Bundan sonra, Rusya’nınayakları yere bastığında, herkes onun yanında toplanacak ve birlik sorunu böylece tekrarçözülebilecek” demişti. Yeltsin`in danışmanları Sovyet sonrası kurulan cumhuriyetlerin gönüllü olarak Russaflarına döneceklerini umdular. O ayrılmaya temayül eden Çeçenistan bölgesi gibi RusyaFederasyonunun içerisinde kalan yerlerde savaşı göze aldı. Ancak bu durum Rusyasınırlarının ötesine geçmedi. Böylece eski Sovyetler Birliği’nin büyük bir tahribatlaYugoslavya`ya dönüşmesini engellemiş oldu. Fakat Yeltsin`in eski Sovyet topraklarını barışçıl bir şekilde yeniden bir araya getirmeyeçalışma siyaseti, 2008`de Gürcistan’ı ve 2014`te Ukrayna’yı işgal eden ardılı Putin tarafından tersine çevrildi. Yeltsin’in aksine, hem yeni elde edilen ekonomik gücü hem de çoktandır bulunan askeri gücü kullanan Putin`in Rusya’sı, Sovyet çöküşünün tarihinideğiştirebilir. Batı’nın Rus siyasetindeki bu büyük değişikliğe yani Putin`in güç kullanarak yeniemperyalist hedeflerine ulaşmaya yönelik istekliliğine yanıtı nasıl olacak? 1991 yılında, Batı, Soğuk Savaş rakibi Sovyetlerin büyük ölçüde barışçıl bir süreçle dağılmasına yardımetmede istisnaen başarılı oldu. Başkan Bush, Washington`un Avrupalı müttefikleriyle birkonsensüse vardı ve buna göre Batı eski Sovyet cumhuriyetlerine hem diplomatik tanınmahem de ekonomik işbirliği sunabilirken, ayrıca yeni Sovyet sonrası sınırları ihlal edilemezolarak sayılmasını talep etti. Tıpkı Birleşik Devletler ve genişlemiş Avrupa Birliği gibi, bugün Rusya da farklı. Lakin1991`de askeri çatışmayı önleyen şeyler tekrar işe yarayabilir. Siyasal egemenliğin cebriyolla herhangi bir ihlaline karşı olan Amerika ve Batılı müttefikleri için, Rusya’yı Sovyetsonrası sınırları değiştirme çabasından ve Kırım`ı ilhakından alıkoymak zaruret arz ediyor. Sovyet imparatorluğunun hayalleri içinde kötü yollara başvurmak dünyanın şu andakaldıramayacağı bir şeydir. Dr. Plokhy Harvard Üniversitesi`nde Ukrayna Araştırma Enstitüsünün direktörü ve tarihprofesörüdür. Yeni kitabi `Son İmparatorluk: Sovyetler Birliği’nin Son Günleri` kitabıMayısayında Basic Books tarafından yayımlanmıştır.

ÇevirenSerdar Yeşiltay

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı