Genel

Türkiye Gündeminden Notlar

Taraf: Enver Sezgin:Çözüm süreci ve güvenlik

İngiliz şair, Robert Browning şöyle söylüyor: “Karşılaştığınız sorunu sadece eleştirirseniz iki katına çıkar, düşünmekte iseniz yerinde sayar, fakat soruna çare bulursanız, sorun olmaktan çıkar.” Bu sözlerden yola çıkacak olursak, iki yıldır sürdürülen “barış ve çözüm sürecinin” özellikle son iki ayını bekleyerek geçirdik. Gerilediğimiz zamanlar da oldu. 6-7 Ekim hadiselerinden sonra, hükümet sürece devam edilmesi için “kamu güvenliğinin sağlanması” şartını ileri sürdü. Bu tutum sorunu büyütür, çözümünü zorlaştırır. Elbette her devlet gibi, Türkiye Cumhuriyeti de “kamu güvenliğini” sağlamak için var gücüyle çalışır, çalışmalıdır. Devamı…

Radikal: Ahmet İnsel:Yolsuzluğu unutun, pozitif takılın!

İktidar partisi üyelerinin yolsuzluklara bulaşmasının ve buna eleştirileri darbe, komplo gibi suçlamalarla etkisiz kılmaya çalışmasının örnekleri çoktur. Ama 17/25 gibi, eli torbanın içinde yakalanmış kişilerin savcılıklarca aklandığı örneklerden bulmak hiç kolay değil. Otoriter yönetimlerin ortak özelliklerinden biri, kendilerine yönelik her türlü eleştiriyi, olumsuz haber ve değerlendirmeyi, yönetime karşı komplo olarak tanımlamalarıdır. Bunlar darbe teşebbüsüdür. İstikrarsızlık yaratarak hükümeti devirme girişimidir. Uluslararası karanlık güçlerin ülkeyi karıştırma stratejisinin uzantılarıdır. Otoriter yönetimlerin ayakta kalmalarında güçlü bir etken olan iktidar yanlısı gazete ve televizyonlar ve son zamanlarda önemi giderek artan güdümlü sosyal medya bu konuda stratejik öneme sahiptir. Devamı…

Star: Bekir S. Gür:Anayasa Mahkemesi yanlışlar doğruları götürsün ?

Geçen yıl Ağustos ayıydı sanıyorum. SBS’nin yerine gelmesi muhtemel sistem hakkında görüş almak üzere bir televizyon programına davet etmişlerdi. Programda haber spikeri, benim dışımdaki diğer konuğa, MEB’in yeni yaklaşımı üzerine, yanlış sorulara verilen cevapların doğruları götürmeyeceği yönünde haberler olduğunu aktardı ve bu konu hakkında ne düşündüğünü sordu. Diğer konuk, MEB’in böyle bir şey yapmasının sakıncalı olacağını, ÖSYM’nin yaptığı gibi, yanlışların doğruları götürmesi gerektiğini ifade etti. Bunun üzerine haber spikeri, aynı konuda bana söz verdi. Devamı…

Akşam: Etyen Mahçupyan:Yolsuzluklar AKP’nin suistimal edilmesidir

Seçimlere gidilirken muhalefetin elinde tek söylem yolsuzluklar olacak gibi gözüküyor. Anlaşılır bir durum, çünkü iktidarın siyasi uygulama alanında gönül rahatlığıyla eleştirilebileceği pek bir konu yok. Nitekim sadece yüzeysel bir manipülasyon gayretini ifade eden ‘otoriterleşme’ suçlaması da bugünlerde iyice sönmeye yüz tuttu. AKP iktidarı askeri vesayetle birlikte arkaik bir devlet ve yönetim anlayışını sona erdirirken, ekonomi, sağlık, altyapı ve kentleşme alanlarında hayal edilmesi güç bir sıçrama yarattı. Özgürlükler Cumhuriyet tarihinin hiçbir noktasında olmadığı kadar genişledi. Devamı…

Zaman: Bülent Korucu:Adaleti torpillemek…

“Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.” Bunu ben söylemiyorum, Anayasa’nın 10. maddesinin emri. Hatırlatmamın sebebini anlamışsınızdır; CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, önceki gün uzun bir liste açıkladı. AK Partili bakan ve yönetici yakınlarının adalet ilkesini yerle bir edecek şekilde devlette işe yerleştirildiği ileri sürülüyor. Devlette yetki kullananların akrabaları açlıktan ölecek değil. Elbette şartları uyan ve prosedürleri tamamlayana verilebilir. Haklı eleştirilere sebep olan ise nepotizm (yandaş ve yakın kayırmacılığı). Devamı…

( Süreç Analiz 9 Kasım2014 )

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu