Ekopolitik

Türkiye Gündemi 21 Şubat

 

Türkiye Gündemi

 

21 Şubat 2012

 

 

MİT-Yargı Mücadelesi:

 

Hürriyet: Taha Akyol: Vurun Savcılara!

MİT yetkilileri hakkında soruşturma açılması elbette bir “devlet krizi”ydi. Ama 250. maddedeki aşırı yetkiler olmasaydı yaşanmayacaktı bu kriz. Aynı kanunların aynı maddelerine göre işlem yapan savcılara bir soruşturmada alkış tutmak, öbür soruşturmada “vurun abalıya” coşkusuyla yüklenmek tutarsızlıktır; temeldeki hukuki problemi de gözden kaçırıyor: CMK ve TMY’deki aşırı yetkiler ve muğlak tanımlar…

Mehmet Ali Birand: Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat…

Eğer “Teşkilat” kendi içinde sıkı bir eleme yapmaz ve iktidarın verdiği desteğin sarhoşluğuna kapılırsa, yarın veya öbür gün başka polislerin ağına düşer. O zaman da savcıları kimseler durduramaz.

Yeni Şafak: Abdülkadir Selvi: Operasyonun Künyesi

Bu süreçte çırpındığım iki nokta var. Biri, cemaatle AK Parti arasına fitne sokmak isteyenler var. Bu kavgadan kârlı çıkan olmaz. İki testi çarpışır, biri kırılır ama diğeri de çatlar. Bu çatlak, Ergenekon zihniyetine can suyu olur. O nedenle bir savcının iddiaları uğruna, “Muhteşem vazo kırılmasın” diye uğraşıyorum. İkincisi ise, Başbakan Erdoğan’a yönelik operasyon anlamına gelecek olan her adım, bu sürece zarar verir. Çünkü bu noktaya kolay gelinmedi.

Zaman: İhsan Dağı: ‘Yeni Türkiye’ çocuklarını yer mi?

AK Parti kendini iktidara taşıyan ‘büyük demokratik koalisyon’un unsurlarını tek tek tasfiyeye kalkışabilir. Bunu yaparken yeni ittifaklar da kurabilir. Uzun süredir kulağına; ‘Sizinle bir sorunumuz yok. Şu liberaller ve cemaati sırtınızdan atın, başımızın üstünde yeriniz var’ diyenlerin sözünü dinlemeye karar verebilir.

Taraf: Ahmet Altan: Bünye

Hükümetle “iktidar” kavgasına girdiği söylenen “camia” böyle bir kavgaya cesaret edebilir miydi? Kavga etmek istese, kavga edecek bir konu bulabilir miydi? Bugün kavga, amacı ne olursa olsun kendini Kürt meselesi üzerinden gösteriyor, eğer “referandum ruhu” sürseydi zaten ortada bir Kürt meselesi olmayacaktı.

Cumhuriyet: Mustafa Balbay: Seçmece Yargı Tarifleri

MİT olayı, hükümetin bugüne dek yargıyı kullanarak atılan adımlara ilişkin ürettiği bütün politikaları çökertti. İlke olarak kimsenin karşı çıkamayacağı standart cümlelere dayalı olarak sunulan bu politikaların ağızlara en çok yerleşenlerini sıralayalım. Yasalar önünde herkes eşittir.

Fenerbahçe’yi Atatürkçü yoldan çevirme gayreti var”

Futbolda şike iddialarına ilişkin 93 sanığın yargılandığı davanın 6. oturumu Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda yapılıyor. Operasyon kapsamında tutuklanan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım savunması sırasında “Aleyhimizde yapılan propaganda kulübümüzün kuruluş gayesini baltalamak, bu temiz, vatansever Atatürkçü yoldan çevirmek içindir. Fenerbahçe’yi Atatürkçü yoldan çevirme gayreti var” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü de eleştiren Yıldırım, “6222 sayılı yasa değişikliği sırasında ‘kişiye özel’ deyip veto eden sayın Cumhurbaşkanı, MİT yasasını hemen onadı” dedi.

 

Suriye Hareketlenmeleri

 

Habertürk:

“Rusya, Suriye konferansında yok.” Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Alexandre Lukaçeviç yayınladığı açıklamada, Suriye konusunda Tunus’ta yapılacak konferansa hangi ülkeler ile kimlerin katılacağı ve gündemi konusunda bilgilendirilmediklerini belirterek, “Asıl önemlisi, bu girişimin asıl hedefinin ne olmadığını belirtti. Bu durumu dikkate alınca, Tunus”taki konferansa katılmamız olasılığı bulunmuyor” dedi.

 

Hürriyet:

“İran gemileri Suriye’den dönüyor.” İran’ın geçen hafta Suriye’ye gönderdiği iki savaş gemisi, dönüş yolunda Süveyş Kanalı’na girdi. Süveyş Kanalı İdaresi, Suriye’nin Tartus limanından gelen savaş gemilerinin Kızıldeniz’e yöneldiklerini belirterek, gemilerin kanalı geçişlerinin öğleden sonra tamamlanacağını kaydetti. İran, Akdeniz’e açıldıktan sonra Suriye’nin Tartus limanında demirleyen Nagdi isimli destroyer ve Harg isimli ikmal gemisinin personelinin Suriye Deniz Kuvvetleri’ni eğiteceğini bildirmişti. İran savaş gemileri, 30 yılı aşkın bir aradan sonra en son Şubat 2011’de Süveyş Kanalını geçerek Akdeniz’e açılmışlardı.

 

“Kızıl Haç Suriye’ye giremiyor.” Uluslararası Kızıl Haç Örgütü yetkililerinin Suriye hükümeti ve Suriyeli muhalif gruplarla, çatışmalara ara vermeleri için görüşmeler gerçekleştirdiği bildirildi.

 

Radikal:

“Cengiz Çandar: Suriye’yi anlamak için.” “… Farslar’ın (yani İranlılar cç) Cebel Alaviyyin’i (Hatay sınırlarımızın güneyindeki dağlık bölge; Aleviler Dağı adını taşır. cç) Güney Lübnan’daki ayrıca Baalbek ve Hermel’deki Hizbullah bölgesine benzer biçimde bir Alevi bölgesi oluşturmak için tahkim etmekte Suriye rejimine destek olduklarını işittim. (Suriye’deki) Alevi bölgesiyle (Lübnan’daki) Hizbullah bölgesi arasındaki bağlantı noktası Homs’tur. Suriye devriminin Stalingrad’ı. Başşar’ın onu yıkmaya çalışmasının nedeni budur. Ayrıca, Homs, kıyı bölgesine, Rus deniz üssünün bulunduğu Tartus’a ve liman ve havaalanı bulunan Lazkiye’ye giden yol üzerindedir. Eğer Homs yıkılırsa, Sünni iç bölgenin, Şam, Halep ve denize ulaşımı kapatılmış olacak ve orada Rusların ve İranlıların desteği altında Başşar ve kliğinin sığınacakları bir alan oluşacak… Amerikalılar olsun, Fransızlar olsun; isyancılara Başşar’ın ordusundaki tanklar ve diğer savaş araçlarına karşı koyacak cephane sağlamaya hazır görünmüyorlar… Bence, Batı ve Ruslar hala Alevi rejimini koruyorlar, çünkü tarihi olarak Siyonistlerin en iyi müttefiki odur. Onlarca yıl ortak hedefleri Lübnan’daki Arafat idi. Hatta, aslında Farslar ve İsrailliler onların ortak dostudur. Batı ve Rusların başlıca kaygısı İsrail’in kuzey sınırlarının güvenliğidir. Başşar’ın roketlerini, Frog ve Scud’ları Alevi bölgesine kaydırdığını sanıyorum… Ne kadar sinik bir konfigürasyon söz konusu…”

 

Akşam:

“Esad, MİT görevlisi pazarlığı.” Akşam gazetesinde Soner Arıkanoğlu imzasıyla yer alan haberde, başına 100 bin dolar ödül konan rejim muhalifi albay Hüseyin Harmuş’un Türkiye’den Suriye’ye kaçırılmasıyla ilgili ayrıntılar yer aldı. İddiaya göre tutuklanan MİT görevlisi Ö.S.’nin MİT Hatay Bölge Müdürlüğü’nden kaçırılma olayından kısa süre önce Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen ‘gizli’ yazıda Harmuş’un Gaziantep’e kaçmaya hazırlandığı yönünde istihbari bilgiler alındığı bildirildi. Altınözü kampından alınan Harmuş MİT’e ait bir araçla Samandağı Çevlik sahiline götürülerek M.A. aracılığıyla Suriyelilere teslim edilirken, polisi yanıltmak için Harmuş’un cep telefonu da başka bir araçla Gaziantep’e ulaştırıldı. Böylece cep telefonunun MİT’in yazısında belirtilen güzergah üzerinde sinyal vermesi sağlanarak Harmuş’un Gaziantep’e kaçtığı izlenimi yaratılmak istendi. Ö.S.’nin, Harmuş’un başına konan 100 bin doları almak için 3 Şubat’ta Suriye’ye gittiği ve otomobilinin stepnesine gizlenmiş 100 bin dolarla yakalandığı ileri sürüldü. Ancak Ö.S.’nin avukatı Uğur Buğra Tanır, bu iddiayı reddetti. Tanır, müvekkilinin evinde gözaltına alındığını; evinde ve otomobilinde herhangi bir suç unsuruna rastlanamadığını; sadece eşine ait otomobilde 8 bin dolar bulunduğunu açıkladı.

 

Sabah:

“8 binden fazla ölü…” Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi örgütü, geçtiğimiz yılın Mart ayından bu yana ülkedeki şiddet olaylarında 8 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini bildirdi. Ölenlerin 590’ının çocuk olduğu belirtildi.

 

Star:

“Suriye’ye desteğe devam.” Rusya Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Aleksey Puşkov, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile yaptığı görüşmede, Rusya’nın Suriye yönetiminin uygulamaya koyduğu reformları desteklediğini belirterek, dış müdahaleye karşı olduklarını söyledi.

 

Zaman:

“Ordudan muhaliflere katılım.” Suriye ordusundan 2 bin 500 asker muhaliflere katıldı. Video paylaşım sitelerine yüklenen görüntülerde, Suriyeli muhaliflerin, “kanlarını ve ruhlarını Beşşar Esed rejiminin yıkılması için feda edeceklerini ve gösterilerde bulunan halkı koruyacaklarını” söyleyerek yemin etmeleri yer alıyor.

 

“Humus’a harekat mı?” Suriye ordusunun, rejim karşıtı direnişin kalesi olarak bilinen Humus’ta, büyük bir operasyona hazırlandığı iddia ediliyor. Amerikan Associated Press ajansına konuşan Mustafa Osso adlı bir Humuslu muhalif, tankların da yer aldığı birliklerin 3 koldan şehre doğru ilerlediğini ifade etti. Muhaliflere göre Esed, 26 Şubat’taki anayasa referandumu öncesi Humus’un kontrolünü ele geçirmeyi planlıyor. Esed’in, 7 Şubat’ta Şam’a gelen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a, “Humus’ta çatışmalara son verecek bir operasyona ihtiyaç var.” dediği öne sürülmüştü.

 

Gökhan Bacık: “Arap siyaseti: Bir yıl sonra durum” “Bugün Suriye’de birincil mesele ‘rejim kalsın mı gitsin mi?’ değildir. Buradaki esas soru şudur: ‘Suriye’de Rusya’nın, Batı’nın, İran’ın etkisi ne kadar kalacak yahut azalacaktır?’ Geleneksel bir durum olduğu üzere dünya siyasetinin büyük güçleri bir meseleye karıştığı zaman artık o meselenin kendi iç dinamikleri ikincil hale gelirler. Yani artık Suriye sorunu, bir Rusya-Batı rekabeti vakıasıdır.”

 

Derleyen: Hakan Aydın

 

SÜREÇ ANALİZ

demo9.omer.gen.tr

 

 

Türkiye Gündemi

 

21 Şubat 2012

 

 

MİT-Yargı Mücadelesi:

 

Hürriyet: Taha Akyol: Vurun Savcılara!

MİT yetkilileri hakkında soruşturma açılması elbette bir “devlet krizi”ydi. Ama 250. maddedeki aşırı yetkiler olmasaydı yaşanmayacaktı bu kriz. Aynı kanunların aynı maddelerine göre işlem yapan savcılara bir soruşturmada alkış tutmak, öbür soruşturmada “vurun abalıya” coşkusuyla yüklenmek tutarsızlıktır; temeldeki hukuki problemi de gözden kaçırıyor: CMK ve TMY’deki aşırı yetkiler ve muğlak tanımlar…

Mehmet Ali Birand: Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat…

Eğer “Teşkilat” kendi içinde sıkı bir eleme yapmaz ve iktidarın verdiği desteğin sarhoşluğuna kapılırsa, yarın veya öbür gün başka polislerin ağına düşer. O zaman da savcıları kimseler durduramaz.

Yeni Şafak: Abdülkadir Selvi: Operasyonun Künyesi

Bu süreçte çırpındığım iki nokta var. Biri, cemaatle AK Parti arasına fitne sokmak isteyenler var. Bu kavgadan kârlı çıkan olmaz. İki testi çarpışır, biri kırılır ama diğeri de çatlar. Bu çatlak, Ergenekon zihniyetine can suyu olur. O nedenle bir savcının iddiaları uğruna, “Muhteşem vazo kırılmasın” diye uğraşıyorum. İkincisi ise, Başbakan Erdoğan’a yönelik operasyon anlamına gelecek olan her adım, bu sürece zarar verir. Çünkü bu noktaya kolay gelinmedi.

Zaman: İhsan Dağı: ‘Yeni Türkiye’ çocuklarını yer mi?

AK Parti kendini iktidara taşıyan ‘büyük demokratik koalisyon’un unsurlarını tek tek tasfiyeye kalkışabilir. Bunu yaparken yeni ittifaklar da kurabilir. Uzun süredir kulağına; ‘Sizinle bir sorunumuz yok. Şu liberaller ve cemaati sırtınızdan atın, başımızın üstünde yeriniz var’ diyenlerin sözünü dinlemeye karar verebilir.

Taraf: Ahmet Altan: Bünye

Hükümetle “iktidar” kavgasına girdiği söylenen “camia” böyle bir kavgaya cesaret edebilir miydi? Kavga etmek istese, kavga edecek bir konu bulabilir miydi? Bugün kavga, amacı ne olursa olsun kendini Kürt meselesi üzerinden gösteriyor, eğer “referandum ruhu” sürseydi zaten ortada bir Kürt meselesi olmayacaktı.

Cumhuriyet: Mustafa Balbay: Seçmece Yargı Tarifleri

MİT olayı, hükümetin bugüne dek yargıyı kullanarak atılan adımlara ilişkin ürettiği bütün politikaları çökertti. İlke olarak kimsenin karşı çıkamayacağı standart cümlelere dayalı olarak sunulan bu politikaların ağızlara en çok yerleşenlerini sıralayalım. Yasalar önünde herkes eşittir.

Fenerbahçe’yi Atatürkçü yoldan çevirme gayreti var”

Futbolda şike iddialarına ilişkin 93 sanığın yargılandığı davanın 6. oturumu Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda yapılıyor. Operasyon kapsamında tutuklanan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım savunması sırasında “Aleyhimizde yapılan propaganda kulübümüzün kuruluş gayesini baltalamak, bu temiz, vatansever Atatürkçü yoldan çevirmek içindir. Fenerbahçe’yi Atatürkçü yoldan çevirme gayreti var” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü de eleştiren Yıldırım, “6222 sayılı yasa değişikliği sırasında ‘kişiye özel’ deyip veto eden sayın Cumhurbaşkanı, MİT yasasını hemen onadı” dedi.

 

Suriye Hareketlenmeleri

 

Habertürk:

“Rusya, Suriye konferansında yok.” Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Alexandre Lukaçeviç yayınladığı açıklamada, Suriye konusunda Tunus’ta yapılacak konferansa hangi ülkeler ile kimlerin katılacağı ve gündemi konusunda bilgilendirilmediklerini belirterek, “Asıl önemlisi, bu girişimin asıl hedefinin ne olmadığını belirtti. Bu durumu dikkate alınca, Tunus”taki konferansa katılmamız olasılığı bulunmuyor” dedi.

 

Hürriyet:

“İran gemileri Suriye’den dönüyor.” İran’ın geçen hafta Suriye’ye gönderdiği iki savaş gemisi, dönüş yolunda Süveyş Kanalı’na girdi. Süveyş Kanalı İdaresi, Suriye’nin Tartus limanından gelen savaş gemilerinin Kızıldeniz’e yöneldiklerini belirterek, gemilerin kanalı geçişlerinin öğleden sonra tamamlanacağını kaydetti. İran, Akdeniz’e açıldıktan sonra Suriye’nin Tartus limanında demirleyen Nagdi isimli destroyer ve Harg isimli ikmal gemisinin personelinin Suriye Deniz Kuvvetleri’ni eğiteceğini bildirmişti. İran savaş gemileri, 30 yılı aşkın bir aradan sonra en son Şubat 2011’de Süveyş Kanalını geçerek Akdeniz’e açılmışlardı.

 

“Kızıl Haç Suriye’ye giremiyor.” Uluslararası Kızıl Haç Örgütü yetkililerinin Suriye hükümeti ve Suriyeli muhalif gruplarla, çatışmalara ara vermeleri için görüşmeler gerçekleştirdiği bildirildi.

 

Radikal:

“Cengiz Çandar: Suriye’yi anlamak için.” “… Farslar’ın (yani İranlılar cç) Cebel Alaviyyin’i (Hatay sınırlarımızın güneyindeki dağlık bölge; Aleviler Dağı adını taşır. cç) Güney Lübnan’daki ayrıca Baalbek ve Hermel’deki Hizbullah bölgesine benzer biçimde bir Alevi bölgesi oluşturmak için tahkim etmekte Suriye rejimine destek olduklarını işittim. (Suriye’deki) Alevi bölgesiyle (Lübnan’daki) Hizbullah bölgesi arasındaki bağlantı noktası Homs’tur. Suriye devriminin Stalingrad’ı. Başşar’ın onu yıkmaya çalışmasının nedeni budur. Ayrıca, Homs, kıyı bölgesine, Rus deniz üssünün bulunduğu Tartus’a ve liman ve havaalanı bulunan Lazkiye’ye giden yol üzerindedir. Eğer Homs yıkılırsa, Sünni iç bölgenin, Şam, Halep ve denize ulaşımı kapatılmış olacak ve orada Rusların ve İranlıların desteği altında Başşar ve kliğinin sığınacakları bir alan oluşacak… Amerikalılar olsun, Fransızlar olsun; isyancılara Başşar’ın ordusundaki tanklar ve diğer savaş araçlarına karşı koyacak cephane sağlamaya hazır görünmüyorlar… Bence, Batı ve Ruslar hala Alevi rejimini koruyorlar, çünkü tarihi olarak Siyonistlerin en iyi müttefiki odur. Onlarca yıl ortak hedefleri Lübnan’daki Arafat idi. Hatta, aslında Farslar ve İsrailliler onların ortak dostudur. Batı ve Rusların başlıca kaygısı İsrail’in kuzey sınırlarının güvenliğidir. Başşar’ın roketlerini, Frog ve Scud’ları Alevi bölgesine kaydırdığını sanıyorum… Ne kadar sinik bir konfigürasyon söz konusu…”

 

Akşam:

“Esad, MİT görevlisi pazarlığı.” Akşam gazetesinde Soner Arıkanoğlu imzasıyla yer alan haberde, başına 100 bin dolar ödül konan rejim muhalifi albay Hüseyin Harmuş’un Türkiye’den Suriye’ye kaçırılmasıyla ilgili ayrıntılar yer aldı. İddiaya göre tutuklanan MİT görevlisi Ö.S.’nin MİT Hatay Bölge Müdürlüğü’nden kaçırılma olayından kısa süre önce Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen ‘gizli’ yazıda Harmuş’un Gaziantep’e kaçmaya hazırlandığı yönünde istihbari bilgiler alındığı bildirildi. Altınözü kampından alınan Harmuş MİT’e ait bir araçla Samandağı Çevlik sahiline götürülerek M.A. aracılığıyla Suriyelilere teslim edilirken, polisi yanıltmak için Harmuş’un cep telefonu da başka bir araçla Gaziantep’e ulaştırıldı. Böylece cep telefonunun MİT’in yazısında belirtilen güzergah üzerinde sinyal vermesi sağlanarak Harmuş’un Gaziantep’e kaçtığı izlenimi yaratılmak istendi. Ö.S.’nin, Harmuş’un başına konan 100 bin doları almak için 3 Şubat’ta Suriye’ye gittiği ve otomobilinin stepnesine gizlenmiş 100 bin dolarla yakalandığı ileri sürüldü. Ancak Ö.S.’nin avukatı Uğur Buğra Tanır, bu iddiayı reddetti. Tanır, müvekkilinin evinde gözaltına alındığını; evinde ve otomobilinde herhangi bir suç unsuruna rastlanamadığını; sadece eşine ait otomobilde 8 bin dolar bulunduğunu açıkladı.

 

Sabah:

“8 binden fazla ölü…” Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi örgütü, geçtiğimiz yılın Mart ayından bu yana ülkedeki şiddet olaylarında 8 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini bildirdi. Ölenlerin 590’ının çocuk olduğu belirtildi.

 

Star:

“Suriye’ye desteğe devam.” Rusya Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Aleksey Puşkov, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile yaptığı görüşmede, Rusya’nın Suriye yönetiminin uygulamaya koyduğu reformları desteklediğini belirterek, dış müdahaleye karşı olduklarını söyledi.

 

Zaman:

“Ordudan muhaliflere katılım.” Suriye ordusundan 2 bin 500 asker muhaliflere katıldı. Video paylaşım sitelerine yüklenen görüntülerde, Suriyeli muhaliflerin, “kanlarını ve ruhlarını Beşşar Esed rejiminin yıkılması için feda edeceklerini ve gösterilerde bulunan halkı koruyacaklarını” söyleyerek yemin etmeleri yer alıyor.

 

“Humus’a harekat mı?” Suriye ordusunun, rejim karşıtı direnişin kalesi olarak bilinen Humus’ta, büyük bir operasyona hazırlandığı iddia ediliyor. Amerikan Associated Press ajansına konuşan Mustafa Osso adlı bir Humuslu muhalif, tankların da yer aldığı birliklerin 3 koldan şehre doğru ilerlediğini ifade etti. Muhaliflere göre Esed, 26 Şubat’taki anayasa referandumu öncesi Humus’un kontrolünü ele geçirmeyi planlıyor. Esed’in, 7 Şubat’ta Şam’a gelen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a, “Humus’ta çatışmalara son verecek bir operasyona ihtiyaç var.” dediği öne sürülmüştü.

 

Gökhan Bacık: “Arap siyaseti: Bir yıl sonra durum” “Bugün Suriye’de birincil mesele ‘rejim kalsın mı gitsin mi?’ değildir. Buradaki esas soru şudur: ‘Suriye’de Rusya’nın, Batı’nın, İran’ın etkisi ne kadar kalacak yahut azalacaktır?’ Geleneksel bir durum olduğu üzere dünya siyasetinin büyük güçleri bir meseleye karıştığı zaman artık o meselenin kendi iç dinamikleri ikincil hale gelirler. Yani artık Suriye sorunu, bir Rusya-Batı rekabeti vakıasıdır.”

 

Derleyen: Hakan Aydın

 

SÜREÇ ANALİZ

demo9.omer.gen.tr

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı