Ekopolitik

Kadınlar Artık Eşit, Ama Zayıf Ekonominin Kurbanları Olarak

Ülkenin dört bir yanında, henüz girdikleri işlerde ilk yıllarını yaşayan ve nahoş bir ekonomiyle mücadele eden kadınlar, ya kalıcı olarak ya da uzun süreliğine iş gücünden kaçıyorlar.

Kadınlar 1960’lardan beri artan sayılarda işe giriyorlardı. Ama bu artış son on yılda durdu, ve yaklaşık yedi yıllık iyileşme dönemi yerini zor zamanlara bırakırken, bu kaçış daha da artacak gibi görünüyor.

Gerçekten de, kadın hareketinin doğuşundan bu yana ilk defa, İş Bürosu İstatistikleri’ne göre, bir ekonomik iyileşme dönemi geldi ve gitti, ve çalışan kadınların yüzdesi artmadı, aksine azaldı. 1960’dan bu yana gerçekleştirilen önceki yedi iyileştirmenin her biri başladığı zamana oranla daha çok kadının iş sahibi olmasıyla sona ermişti.

İktisatçılar bu trende iki üç yıl önce ilk defa dikkat çektiklerinde, çoğu ücretli istihdamdan çekilişin kadınların kendi başlarına-çocuklarını büyütmek veya kocaları çok iyi kazandığı için ya da ev işlerini yürütmeye erkeklerden daha fazla istekli oldukları için- evde kalmaya karar vermeleriyle ilgili bir konu olduğunu savunuyordu.

Ama şimdi, hükümet verileri, bir kaç iktisatçının araştırmaları ve Perşembe günü açıklanacak olan ve kadınların hikayesini 2007’nin son ayları boyunca takip eden bir Meclis incelemesi, başka bir açıklamayı gösteriyor.

Neredeyse her mesleğe girmelerinden sonra, kadınlar da aynı sorunlardan erkekler kadar büyük bir ölçekte zarar görüyorlar: Yavaşlama, işten çıkarmalar, outsourcing, düşük ücretler ya da kesin maaş kesintisine dair cesaret kırıcı tahminler. Ve onlar da erkeklerin bugüne kadar verdiği gibi tepki veriyorlar; piyasayı terkederek ya da bir süreliğine gözden kaybolarak.

“Bu on yılın ilk başlarında kadınların işgücünü terketmeye başladığını gördüğümüzde, biz bunu annelik hareketi olarak, kadınların çocuklarını büyütmek için evde kalmaları şeklinde düşünmüştük” diyor Meclis incelemesini yapan Kongre Birleşik Ekonomi Komitesi’nden Heather Boushey. “Bunun ekonomik olduğunu düşünmedik, ama biraz derinden baktığımızda öyle olduğunu anladık.”

Üretimdeki zor zamanlar Iowa, Baxter’dan Tootie Samson’u da açıkça oyun dışına itti. Bir fabrikadaki işini kaybetmesinden bu yana geçen 9 ay sonra, 48 yaşındaki Samson hala çalışmıyor. Çalışabilirdi. Saatliği 8 ya da 9 dolarlık işleri bulmak kolay diyor. Ama şimdilerde kapanmış olan Waytag çamaşır makinesi fabrikasında beraber çalıştığı erkekler gibi o da eski maaşının yarısını veren bir işte çalışmaya karşı direniyor.

Samson bir noktadan sonra bir başka iş bulmak zorunda kalacağını biliyor. O ve kocası koleje yerleştirecekleri genç bir kız çocuğuna sahipler ve kamyon şoförü olan kocasının geliri bunun için yeterli değil. O yüzden şimdilerde işsizlik güvencelerinden yararlanan Bayan Samson-iki yıldır iş gücünü terkederek- tam zamanlı bir koleje gidiyor ve kolej diplomasının ona en azından eski işi gibi saatliği 20 dolardan bir iş bulmasını sağlayacağını umuyor.

“Tanıdığım pek çok kadının tüm yaptığı Maytag fabrikasında çalışmaktı,” diyor Maytag’in iş gücüne 11 yıl önce katılan Samson.

Birleşik Ekonomi Komitesi incelemesi kadınların “erkeklerle eşit derecede” iş gücünü terkettikleri ve bunun aileler için feci sonuçları olabileceğine dair artan istatistiki kanıtlara gönderme yapıyor.

“Kadınlar eve aile gelirinin üçte birini getiriyor” diyor New York’lu Demokrat ve Birleşik Ekonomi Komitesi’nin başkan yardımcısı Carolyn Maloney. “Ve sadece çalışan bir kadına sahip olan aileler yaşam standartlarında gerçek bir gelişmeye şahit oldu.”

Çalışma yaşı olan 25-54 yaş arasında bir işte tutunan kadınların oranı teknoloji yatırım balonun patlamasına az kaldığı 2000 yılının başında zirve yaparak yüzde 74.9’a çıkmıştı. Sekiz yıl sonra, Haziran ayında, bu oran yüzde 72.7. Bu görünüşte düşük bir azalma, ama bu 2.2’lik yüzde kadınlar için 12 yıldan fazlaya denk gelen kazancın silinmesine işaret ediyor. Eğer sona ermekte olan gelişme dönemi boyunca süregiden eski düzen öne çıksaydı, çalışma yaşındaki başka 4 milyon kadın istihdam edilecekti.

Bu düzen iyi eğitimlilerle daha az eğitimliler, evliler ve hiç evlenmemişler, büyümüş çocukları olan anneler ve 6 yaş altı çocukları olan anneler, ve; beyaz ve siyah kadınlar arasında kabaca benzer seyrediyor.

Kısacası kadınlar, çalışma yaşlarındaki erkeklerle ilk defa aynı biçimde çekiliyorlar. Erkeklerin zirve yaptıkları 1953 yılında yüzde 96’sı çalışıyordu. Bugün bu oran yüzde 86.4’e geriledi. Ama erkeklerin evlerini geçindirmek için nadiren piyasayı terkettiği düşünülürken, kadınlar çekilince bu varsayım daha sık yapılıyor.

“Bir kadın işten atılırsa altı ay boyunca çocuklarıyla evde kalıyor” diyor Boushney. “Evde kaldığını kabul etmiyor, çünkü kabul edilebilir başka bir iş bulamıyor.”

En büyük kaçış 2001’den bu yana bordrolardan 1 milyon kadının kaybolduğu üretim sektöründe yaşanıyor. Erkekler gibi, çoğu diğer sektörlerde işe dönmediler.

Ücret düşüklüğü çoğunlukla onların yeni iş aramaları için cesaretini kırıyor, diyor Harvard’da emek iktisatçısı olan Lawrence Katz. “1990’larda ücretler somut şekilde artarken, iş gücüne girmeye devam eden kadınlar vardı,” diyor Katz.

Ücretler anahtar önemdeki 25-54 yaş grubundaki kadınlar için artık pek artmıyor. Tam tersine, Ekonomik Politika Enstitisü’ne (Economic Policy Institute) göre, enflasyona uydurulmuş olarak 2004’te saatliği 15.04 dolar olan ortalama ücret- yani yarısının daha yüksek yarısının daha az aldığı nokta- son yıllarda düşerek 2007’de 14.84 dolar oldu. (Bugün erkekler için aynı ücret iki dolar daha fazla).

1970’lerden beri kadınların başlarına bu kadar uzun süren bir olay gelmemişti – ve bu onlar için yeni bir deneyim olduğundan, “kadınlar azalan maaşları kabul etme konusunda erkeklerden daha isteksiz bile olabilirler,” diyor, Massaschussetts Üniversitesi’nden iktisatçı Nancy Folbre.

Detroit yakınlarındaki Michigan, Howell’dan 39 yaşındaki Joyce Call, bu tasvire tam olarak uyuyor. Call, Ocak 2006’da otomobil şirketlerine plastik sağlayan Forming Technologies’te muhasebe işine girdi.

Saatliği 14 dolarlık- yılda 25,000 dolardan fazla- olan ücret kabul edilebilirdi, diyor, ama son iki yılda sadece saatliği 28 cent olan zamlar ya da ilk yıl için 150 dolar olan ve ikinci yıl verilmeyen yılbaşı ikramiyesi kabul edilebilir değildi.

“Bana zavallı gibi davranılıyordu,” diyor ayrılmasını açıklarken.

Şu anda, Call iki oğlundan birine evde eğitim veriyor, tesisatçı olan kocasının 70,000 dolarlık gelirine yaslanıyor, ve 1988’de liseyi bitirmesinden bu yana nadiren bıraktığı işgücüne dönmek için başka bir iş arıyor.

“İnsanlar Michigan’da iş vermiyorlar,” diyor. Dahası, sonraki işine gitmek için bir saatlik yolda gereken yüksek benzin parasını vermeye isteksiz. “Daha uzağa gitmemi isteyen bir işi kabul etmek katı bir karar olur,” diyor ve kocasını ve kendisinin kendisi işe girene kadar keyfi harcamaları kestiklerini de ekliyor.

Kadınların işgücündeki yüzdesini yükseltmesine katkıda bulunan etmen, refah yıllarında doğan ve 1990’larda işe giren ve iş ve refah yasasıyla buna teşvik edilen binlerce kadındı. Güçlü bir ekonomi yolu kolaylaştırmıştı. Vergi kredileri ve çocuk bakımının sübvanse edilmesi de öyle. Şimdi ise ekonomi zayıflarken ve işverenler bordroları kısarken, bu kadınların pek çoğu iş bulmak için çırpınıyor.

42 yaşındaki Lisa Craig de bunlardan biri. Memleketi Chicago’da üç oğlunu büyütürken, liseden beri sadece dönem dönem çalışıyordu ve refah güvencelerini 1992’de almaya başladı. Sonraki 7 yıl boyunca ofis becerileri için dersler aldı, bir çocuk bakım merkezinde gönüllü olarak çalıştı ve ve bir süreliğine bir kolejin rektör yardımcısı için ücretsiz staj yaptı.

Sonra, 2000 yılında işe girdi. O yılın büyük bir bölümünde, O’Hare Havaalanı’nda lüks eşyalar satan bir duty-free shop’ta saatliği 10 dolara tezgahtar olarak çalıştı, ama kızkardeşine yakın olmak için çocuklarıyla birlikte Milwaukee’ye taşındığı zaman işi bıraktı.

“Kötü bir evlilik yaşıyordum ve boşanmak üzereydim” diyor.

Milwaukee’de son sekiz yıl boyunca yüzlerce işe başvurmasına rağmen ve aylık 628 dolarlık ve neredeyse tamamı kiraya giden refah çekini ve 500 dolarlık yiyecek fişini desteklemek için çırpınırken sadece tek tük düzensiz işler bulabildi. En uzun işi, 11 aylıktı, bir Goodwill Industries giyecek mağazasında saatliği 7.75 dolardan tezgahtarlıktı.

Bu işi geçen Kasım’da kaybetti, ama şimdi 9-5 arası Ulusal Çalışan Kadınlar Birliği’nin Milwaukee ofisinde gönüllü olarak çalışıyor ve kısa süre içinde dernek çalışanı olarak mütevazi bir maaşa sahip olmayı umuyor.

Eski Maytag işçisi Samson çalışmamaya katlanabildiğini çünkü iki yıldır kapalı olan fabrikanın şartları altında tam zamanlı öğrenci olduğu sürece işsizlik güvencelerinden yararlanmaya hak kazandığını söylüyor. Sağlık sigortasını kaybetmesine rağmen kocasınınkine geçiş yapabildi.

Kocasının kamyon şöforu olarak 40,000 dolarlık geliri ve kendisinin haftalık 360 dolarlık işsizlik parası o evinin yakınındaki William Penn Üniversitesi’nin kampüsünde hızlandırılmış bir programa devam ederek geçimlerini sağlıyorlar. 2010’da mezun olmayı bekliyor.

“Eğer tek ebeveynli bir aile olsaydık ya da güvencemiz olmasaydı,” diyor Samson, “bir iş bulmak zorunda kalacaktım. Diplomamı ve onun vaadettiği daha iyi bir işi almak için okula geri dönemeyecektim.”

Bu Samson’un işini terketmesi için iyi bir sebep. Sadece çalışmak, ki bunu yetişkinlik hayatının neredeyse tamamı boyunca yaptı, hiç çekici değil, diyor. Bunun için bir önlisans derecesi aldığı iç tasarım bile artık onu heyecanlandırmıyor çünkü, dediğine göre, insanlar artık evlerini yerleştirecek parayı bulamıyor.

“Bir işletme derecesei beni herhangi bir şirket için çalışabilecek bir konuma sokacak,” diyor Samson, “ve beni iyi maaşlı bir insan kaynakları işinde çalışacak bir konuma sokacak.”


(New York Times, 22 Temmuz 2008, Women Are Equal as Victims of Poor Economy)

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu