İfade Özgürlüğü Konferansı – 26-27 Şubat 2013

Genel Çerçeve:

Anayasalarda “Temel Hak ve Özgürlükler” başlığı altında sınıflanan düşünce ve ifade özgürlüğü ilkesinin hikayesi en az insanlık tarihi kadar eskidir. Sokrates’ten İsa’ya ve Galilei’ye ve Hallac-ı Mansur’a kadar insanlık tarihini derinden etkilemiş pek çok insanın düşünceleri ve inançları nedeniyle suçlandığı, yargılandığı ve cezalandırıldığı bilinmektedir. Çoğu zaman mezkur soruşturmalar ve müteakip cezalandırmalar kamu menfaati gerekçesine oturtulmuş ve toplumun huzur ve asayişinin bozulmamasının temini için yapıldığı iddia edilmiştir.
Kuşkusuz bu hal hukuk tarihi kadar eski başka bir tartışmanın bir yansıması olarak da kendini ortaya koymaktadır. Özgürlük ki bu ister düşüncede ister ifadede olsun toplumun genelinin güvenliğini tehlikeye düşürecek sonuçlar oluşturabilir mi? Bir başka deyişle özgürlük ile güvenlik arasında bulunması her zaman ve koşulda büyük güçlükler içeren denge sorunu ifade özgürlüğü ve sınırları tartışmalarına da damgasını vurmaktadır. Sorun herkesin dünya görüşü farklılıklarının etkisiyle sahip olduğu farklı özgürlük-güvenlik denklemlerinin varlığıyla güç mücadelelerinin derin girdaplarındaki savrulmalarla daha da çetrefilleşebilmektedir. Bu haller  Montesquieu’nun dediği gibi “Kanunların büyük sineklerin delip geçtiği ama küçük sineklerin takılı kaldığı bir ağ” sistemi olup olmadığından vatandaşları kuşkuya bile düşürebilmektedir.
Tüm kuşkuları olmasa da en azından önemli bir kısmını izale edebilmenin yolu sanırız doğru ölçütler getirebilmek ve bunu hakkaniyetle uygulayabilecek demokratik bir hukuk sistemine sahip olabilmekte yatmaktadır. Milton’un dediği gibi herkesin kendini açıkça ifade edebildiği bir toplumsal atmosferde “iyi fikirlerin kazanacağı”nın bir garantisi olmasa da farklı nedenlere sahip güç erklerinin iyi fikrin ya da kötü fikrin ne olduğunu belirlemesi fikrinden bu fikir daha iyi bir fikirdir.
John Stuart Mill’in yaklaşık 150 yıl önce “Özgürlük Üzerine” (On Liberty) isimli kitabında veciz bir şekilde ifade ettiği gibi “Eğer tüm insanlık bir kişi dışında tek bir düşünceye sahip olsa ve yalnızca tek bir insan bu düşünceye karşı olsa insanlığın bu kişiyi susturma meşruiyeti o tek kişinin güce sahip olduğunda insanlığı susturma meşruiyetinden daha fazla değildir.” O halde farklı düşüncelerin ifadesi özgürlüğüne herşeyin ötesinde kutsal kitaplardaki “kendi nefsine yapılmasından hoşlanmadığını başkalarına yapma” ikazı ile birlikte düşünerek saygı duymanın önemini herkes teslim edecektir. İnsanlar, güç erkleri ve kanunlar geçicidir; ancak sınırları iyi belirlenmiş ve hakikatten neşet etmiş prensipler ezelidir.
Bu çerçevede İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Süreç Araştırma Merkezi ülkemizde mevcut  anayasal süreci de düşünerek ve daha önce gerçekleştirdikleri “Yeni Anayasa” konferansının da bir devamı ve tamamlayıcısı olmak üzere ülkemizde süregelen tartışmaları da gözönüne alarak bir “İfade Özgürlüğü” konferansı düzenlemeyi planlamış durumdadırlar.
Birbirimizin hak ve hukukunun emniyetinin hepimizi birlikte hem bireysel hem de toplumsal bazda daha özgürleştirerek sağlanacağını düşünüyoruz. Ve aynı zamanda bu istikamette gösterilen çabaların ülkenin tarihi ve hakikat önünde karşılıksız kalmayacağı ortak umudumuzun ortak yarınımızı inşa edeceği kanaatindeyiz.

Metot:

“İfade Özgürlüğü” Konferansında temel tartışma konularını değişik bakış açılarına sahip ve farklı formasyonlardan gelen konuşmacıların bir araya getirilmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda konferansın hem akademik camianın hem aydınların hem de uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla farklı birçok zihniyetten kişinin yer alacağı bir platform olması planlanmaktadır.
Akademik camianın yaklaşımlarının toplantıya hem tarihsel hem de hukuksal derinlik katacağı, aydınların, gazetecilerin ve sivil toplum temsilcilerinin kendi gerçek hikayeleri ve yaşam tecrübelerinin ülkemizdeki mevcut durumun gerçekçi bir şekilde algılanmasına yardım edeceği ve nihayet uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcilerinin görüşleri ile de dünyadaki genel durum ve gidişatın kavranması ile Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun evrensel boyuttaki koordinatlarının belli bir ölçüde ortaya çıkacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda ilgili oturum başlıkları altında yer alan konuşmacılarımızın belirlenen müzakere konuları üzerinden görüş ve yaklaşımlarını açıklayabilecekleri bir format benimsenecektir.
Bu minvalde diğer konferanslardan daha ağırlıklı olarak müzakereli bir şekilde öğrencilerin katılımını sağlayarak özellikle genç öğrencilerin sürece aktif müdahil olması konferans oturumlarında izlenecek yöntemin önemli unsurlarından biridir. Her oturum sonunda 30 dakikalık bir soru-cevap bölümünün bu işlevi görmesi planlanmaktadır.
İlk gün akademik camia ve basının önde gelen isimleri, ikinci gün ise Türkiye sivil toplum temsilcileri ve uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcilerinin bir araya getirilmesi planlanmaktadır. Konferans sabah, öğleden sonra ve akşamüstü olmak üzere üç ‘oturum’dan oluşacaktır.
Organizatörler tüm katılımcılarına şimdiden müteşekkirdir.

Temel Müzakere Konuları: 

• Türkiye’de ifade özgürlüğü için belirlenmiş mevcut anayasal ve kanuni sınırlar genel evrensel standartlar altında nereye konuşlanmaktadır?
• Türkiye’nin “Yeni  Anayasa”sında ifade özgürlüğü nasıl bir düzenlemeye konu olmalıdır?
• Türkiye’de genel siyasi güç denkleminin spektrumunda yer alanlar ifade özgürlüğünü nasıl anlamaktadırlar? Anlayış farklılıkları mevcut mudur? Mevcutsa  kökenlerinde yatan nedenler nelerdir?
• Türkiye’de basın ve sivil toplum, ifade özgürlüğü ilkesinin pekişmesi  için yeterli mücadeleyi  göstermiş midir?
• Türkiye siyasi sistemi uygulamalarının oluşturduğu bariz ifade özgürlüğü ihlallerinin önemli  örnekleri nelerdir?
• Dünyada ifade özgürlüğü literatürüne geçmiş temel  hukuk mücadele örnekleri nelerdir?
• Türkiye’de ifade özgürlüğü ile ilgili mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
• Türkiye’de protesto kültürü ve ifade özgürlüğünün sınırları sorununu nasıl değerlendiriyorsunuz?
• Son zamanlarda özellikle basın dünyasında (İngiltere) yaşanan skandallar medyanın ekonomik (tiraj başta olmak üzere)  ya da politik etkilerin saikinde hareket edebildiğini ve bilgi manipülasyonu yollarına başvurabildiğini gösteriyor. Bu bağlamda İngiliz hükümetinin basın özgürlüğünü kısıtlayan bazı sınırlamaları içeren düzenlemelere gitmesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
• Basın ve sivil toplumun ifade özgürlüğü en iyi nasıl denetlenebilir?

 

Program

Konferans & 26-27 Şubat 2013 – Basına ve Kamuoyuna Açık
Yer: İstanbul Üniversitesi Kongre Kültür Merkezi

 

I. Gün:
09:30 – 10:00  Açılış Konuşmaları
Ozan Salmış – SÜREÇ İfade Özgürlüğü Konferansı Koordinatörü
Prof. Dr. Adem Sözüer-İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Vekil Dekanı
Prof. Dr. Yunus Söylet – İstanbul Üniversitesi Rektörü
Suat Kılıç – Gençlik ve Spor Bakanı
10:00 – 12:00   1. Oturum: “Türkiye Hukuk Düzeninde İfade Özgürlüğünün Yeri”

Moderatör: Prof. Dr. Mahmut Koca
Konuşmacılar: Prof. Dr. Nihat Bulut, Prof. Dr. Özden Cankaya, Doç. Dr. H. Burak Gemalmaz, Doç. Dr. Ferhat Kentel, Prof. Dr. Zafer Üskül
12:00 – 12:30   Ara & Öğle Yemeği

 

12:30 – 14:30   2. Oturum: “Türkiye’de İfade Özgürlüğünün Dünü, Bugünü, Yarını”

Moderatör: Şirin Payzın
Konuşmacılar: İsmail Beşikçi, Haluk Kalafat, Mehmet Kamış, Rober Koptaş, Roni Margulies, Bekir Berat Özipek, Barçın Yinanç, Amberin Zaman

14:30                Kapanış Konuşması ve Teşekkürler

 

II. Gün

 

10:00 – 12:00   1. Oturum: “İfade Özgürlüğü ve Sivil Toplum”

Moderatör: Murat Sofuoğlu (SÜREÇ Direktörü)
Konuşmacılar: Ayhan Bilgen (Demokratik Anayasa Platformu), Yılmaz Ensaroğlu (SETA Vakfı), Mehmet Cüneyt Sarıyaşar (Mazlum-Der), Şanar Yurdatapan (KMM), Gülden Sönmez (İHH), Levent Pişkin (TESEV), Ümit Fırat (Helsinki Yurttaşlar Derneği)

12:00 – 13:00    Ara & Öğle Yemeği

13:00 – 15:00    2. Oturum: “İfade Özgürlüğü ve Uluslararası Standartlar”

Moderatör:  Av. Kezban Hatemi
Konuşmacılar: Hatice Şebnem Arsu (New York Times), Egemen Bağış (AB Başmüzakerecisi), Ruhat Akşener (Uluslararası Af Örgütü), Prof. Dr. Mithat Sancar (Taraf Gazetesi), Sabri Kuşkonmaz (PEN), Doç. Dr. Ufuk Uras (İstanbul Üniversitesi)

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi & Süreç Araştırma Merkezi

Kapalı