Ekopolitik

Gül’e Elysée Sarayı’nda Asgari Karşılama

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Fransa’daki Türk Mevsimi etkinliklerinde şatafatlı bir açılış töreni bekliyordu. Ancak Nicolas Sarkozy, Avrupa Birliği’ne üyeliğine karşı çıktığı bir ülkenin cumhurbaşkanıyla beraber görünmeyi istemiyor. Grand Palais’de küçük bir karşılama komitesi bulunacak.

Grand Palais’de “Bizans’tan İstanbul’a – İki Kıtanın Limanı” başlıklı sergiyi ziyaret 9 Ekim günü saat on ikide üç noktada gerçekleşecek ve sergi sunumu komisyon üyesi Nazan Ölçer tarafından yapılacak. Ancak Sarkozy Fransızca konuşulmasını istiyor. Fransız tarihçi Pierre Chuvin’le beraber ortak bir tanıtımın olması şeklinde bir uzlaşı söz konusu.

7 Ekim Çarşamba akşamı, Fransız Uluslararası İlişkiler Kurumu ( IFRİ) tarafından Paris’te Abdullah Gül’ün onuruna verilen yemekte hiçbir Fransız bakan bulunmadı; Türk cumhurbaşkanı Fransız Başbakan François Fillon, Senato Başkanı Gerard Larcher ve ekonomi yetkilileriyle Perşembe günü bir araya gelecek. Ayrıca Cuma günü iki ülke cumhurbaşkanının Elysee’deki öğle yemeği çıkışında da basın toplantısı olmayacak.

İki cumhurbaşkanı da sıkıntı veren konularda konuşmama kararı aldı. AB’ye katılım dışında her şey görüşülecek. Abdullah Gül, ülkesinin Kafkaslar’da ve Yakın Doğu’da Fransa ve Avrupa’yla aynı stratejiye sahip olduğunu göstermek isterken, büyük oranda jeopolitik meseleler konuşulacak: Ilımlı İslamcı hükümetin 2002’de iktidara gelmesiyle Müslüman Arap ülkelerle diyalog kolaylaştı. Türkiye Suriye’yle imtiyazlı bir ilişki düzenlemekte ve Hamas’la arabuluculuk rolünü oynamakta. İran’la da diyalog halinde olan Ankara, 1 Kasım’da Afganistan’daki ISAF askeri güçlerinin idaresini ele alacak.

Özetle Gül’e göre Türkiye, bölgede istikrar ve barış için demokrasi, laiklik ve piyasa ekonomisi gibi değerleri yaymak adına sağlam bir “yumuşak güç” oluşturmakta.

Hararetli Ermeni meselesinde dahi taşlar yerinden oynuyor ve Fransa’daki güçlü diaspora geçtiğimiz yaz Erivan’da oynanan Türkiye-Ermenistan maçına katılan Gül’e karşı herhangi bir gösteri yapmayı düşünmüyor. Cumartesi günü Ermenistan’la Türkiye, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini öngören protokolü Zürih’te imzalayacak. Fakat sorun yine de ciddiyetini koruyor ve Grand Palais’deki sergide Ermeni ve Yahudilerin katkıları, Fransız tarafın istediği ölçüde vurgulanmıyor.

Ermenistan Açılımı

Küresel bağlamda Türkiye, Kafkaslardaki donmuş çatışmaları çözüme vardırmak adına bir istikrar forumunun oluşturulmasını önermişti ki bu öneri Sarkozy’nin arabuluculuk yaptığı 2008 Ağustos’undaki Rusya-Gürcistan çatışması sırasında Türkiye’nin sergilediği ihtiyatlı yaklaşımın bir yansımasıydı. Türkiye o dönemde, Karadeniz’de seyretmek isteyen Amerikan savaş gemilerinin Boğaz’dan geçmesine izin vermemişti.

Sonuç olarak Abdullah Gül AB ile müzakerelerde yeni başlıkların en kısa sürede açılmasını umut etse de müzakere süreci tıkanma riskini beraberinde taşıyor. Otuz beş başlıktan beşi Paris tarafından dondurulmuş durumda zira söz konusu başlıklar tam katılımı öngörmekte (kurumlar, euro vs.). Diğer sekiz başlıksa Türkiye’nin gümrük birliğini 2004’te AB’ye giren Güney Kıbrıs’ı da kapsayacak şekilde genişletmeyi reddetmesi nedeniyle dondurulmuş vaziyette. Türkiye, gümrüklerin Kıbrıs’a açılmasının bu ülkeyi tanımak anlamına geleceğini belirtiyor.

Komisyon konu hakkında Aralık ayından önce bir rapor hazırlayacak. Abdullah Gül, müzakerelerin resmi seyrinden çok Türklerin kendilerinin Avrupa seviyesine çıkmak zorunda olduklarını çünkü bunun Türklerin çıkarına olduğunu düşünüyor.

Aynı jeopolitik strateji, aynı değerler ve 80 milyonluk bir nüfusun güçlü ve dinamik ekonomisi… Abdullah Gül, Sarkozy ve Merkel’in gözlerini açıp Türkiye’ye ilişkin fikirlerini değiştireceklerine inanıyor.

Nisan ayında Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’in NATO genel sekreterliğine atanması sürecinde Türkiye’nin muhalefeti Paris’i şaşırtmıştı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Rasmussen’i Kürt televizyon kanallarını korumakla ve Peygamber karikatürlerinin yayımlanmasına izin vermekle eleştirmişti.


(Lemonde, 8 Ekim 2009, Service minimum à l’Elysée pour le président turc)

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu