Basın

Brzezinski: Rus Uçağını Biz Vurmadığımız için Şanslıyız

1970’lerin ortasından sonuna kadar Jimmy Carter’in ulusal güvenlik danışmanı olarakçalışan Zbigniew Brzezinski Soğuk Savaş şahini ününe sahipti, barışçı Dış İşleri Bakanıolan ve sonra protesto olarak istifa eden Cyrus Vance ile ünlü bir tartışmaya girdi. Brzezinski Sovyet bloğunu birçok cephede geri püskürtmek için ısrar etti ve Moskova1980’de Afganistan’ı işgal ettiğinde, Carter’a Sovyet gücünü azaltmak için mücahidleridestekleme baskısı yaptı. Bugün, Birleşik Devletler ve Rusya arasında tansiyon yeni birevrede artsa da, Brzezinski Birleşik Devlet ve Rusya’nın çıkarlarının birçok noktadauyuştuğunu söyleyerek Moskova ve Washington arasındaki ilişkilerden daha umutludurumda. Bu hafta POLİTİCO Dergisi Ulusal Editörü Michael Hirsh’e konuştu. Michael Hirsh: Türkiye’nin Rus askeri uçağını düşürmesi bir NATO müttefikinin ilk kezRus uçağı düşürmesi anlamına geliyor. Rusya ve Batı arasındaki diğer gerilimler arasında, bu konuda endişeli misiniz ? Zbigniew Brzezinski: Gerilimler ciddi ancak ölümcül seviyede değil. Bazı durumlada, eğer sağduyu ve akıl hüküm sürerse, bu gerilimler, sadece sıkıcı bölgesel problemlerleilgilenme de değil, üç süpergüç tarafından domine edilen küresel sistemin potansiyelolarak daha yıkıcı problemlerine seslenmede faydalı bile olabilir, MH: Bunun mümkün olduğunu neden düşünüyorsunuz ? ZB: Batı, Orta Doğu’daki son gelişmelere sakin bir şekilde yaklaştı, ancak aynı zamandaRus uçağının düşürülmesinin ardından oluşan ilk tehlikelere karşı güçsüz durmadı. Bunaek olarak, Ruslar derin bir nefes aldıklarında krizi daha da derinleştirmenin hiçbir yeregitmediğini farkedecek. Muhtemel tek sonuç, Rusya’nın kendini yalnız hissedeceği şekildeciddi bir çarpışma anlamına gelir. Aslına bakılırsa, sadece Türk-Rus çatışması konusundadeğil, daha geniş bölgesel bir şiddeti dindirmeye yardımcı olacak bir sürecin kenarındayız. MH: ‘’Faydalı’’ derken ne demek istediğinizi biraz açabilir misiniz ? ZB: Ben, büyük yıkıcı sonuçlara neden olabilecek bu krizi tırmandırmaya değeceğineinanan birilerinin olduğunu düşünmüyorum. Ekim başında, Financical Times’a yazdığım biryazıda,Rusya’nın bölgenin geleceğine dair görüşmelerde ciddi şekilde dahil edilmesikonusunda ısrarcı oldum. Şu anda belki de (Viena görüşmelerinde), ortak tehlikelerinvarlığında nükleer güçler arasındaki ilişkinin nezaketine göre yapılması gerekeniyapıyoruz. MH: Siz, Rusya Esad’a arka çıkarken ve Amerika onun görevi bırakmasını isterken Suriye üzerinde bir uzlaşı olabileceğini düşünüyorsunuz ? ZB: Suriye’de Rusya açısından Esad’ın belirsiz bir süre için görevde kalmasında büyük birulusal çıkar yok ve Birleşik Devletler açısından Esad’ı derhal görevden etme konusundaönemli bir ulusal çıkar bulunmuyor. Fakat Birleşik Devletler-Rusya çatışmasındankaçınmalarında ortak bir çıkar var. Belki naif olabilirim ancak, Suriye’nin de çıkarlarınetkileyici olmadığı durumlardan biri olduğunu düşünüyorum. Birkaç haftalığına tam tersiUkrayna konusunda doğru olan gibi göründü (Sanırım burada çıkarların varlığı konusundadiyor). Daha sonrasında hem bizim için hem de Rusya için Ukrayna probleminin‘’Finlandiyalılaştırılması” konusunda uzlaşmanın olması gerektiğini savundum.( Bununanlamı Ukrayna NATO’ya üye olmayacak, bağımsız kalacak) Şimdilerde durum tereddütlübir şekilde bu yöne doğru gidiyor. MH: Ekim makalesinde olduğundan daha pozitif bir yaklaşım içindesiniz şimdi. O zaman Rusya Suriye’de Beşar el Esad’a destek vermek maksadıyla IŞİD dışındaki muhalif hedefleri vururken Amerikan itibarının Ortadoğu’da ve bölgede tehlike altında olduğunu söyleyerek “stratejik bir sertlik” önermiştiniz. Şimdi daha mı iyimsersiniz? ZB: İlk raporlara bakarsanız Rusların Amerikan desteğine bağlı olan grupların peşinden gittiğine dair işaretler vardı. O zaman onları uyarmalıydık ve nitekim de öyle yaptık. Ancak şimdi reaksiyonumuzu daha ölçülü tutmalıyız. Putin önce etrafı biraz dumana boğdu; fakat sonra sorunla yüzleşmekten bahsetmeye başladı. Türkler dirençli ve sert olduklarını gösterdiler; ama bu çatışmayı abartmadan yapılmalı. Mevcut durumda bu dramın taraflarının daha mantıklı hareket ettiğini söyleyebiliriz. Ancak her halükarda Türkiye’de düşürülen uçağın bizim tarafımızdan vurulmamasının oldukça şanslı bir durum oluşturduğunu düşünüyorum. Çünkü bunu Putin’in hazmetmesi nispeten daha kolaydır. Ayrıca bu hadisenin Baltık cumhuriyetlerinde gerçekleşmemesinden de oldukça memnunum. Çünkü orada karşılık vermeye dönük Rus eğilimi çok daha büyük olurdu veBaltık siyasasının cevap verme kapasitesi de çok daha sınırlıdır. Ve bu durumda daAmerikalıların askeri bir cevap verme zorunluluğu kaçınılmaz olabilirdi.
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı