Genel

Brzezinski ile Wikileaks Üzerine…

SPIEGEL: Amerikan diplomatik yazışmalarının böylesine utanç verici bir biçimde sızmasından sonra Amerikan dış politikası yine aynı kalabilecek mi?
Brzezinski: Kesinlikle. Habsburg İmparatorluğu’nun geçmiş güzel günlerinde Viyana’da işler kötüye gittiğinde ve insanlardan durumla alakalı bir açıklama istendiğinde genellikle şöyle denirmiş: “Çok feci ama önemli değil”. Şimdi de durum bundan ibaret.

SPIEGEL: Amerikan hükümeti daha çok alarmda gibi görünüyor.

Brzezinski: İletilerin çoğu, Birleşik Devletler’in açıktan söyledikleri ile uyumlu halde. Birkaç tane can sıkıcı şey olabilir ama temelde işler her zamanki gibi yürüyor. İletilerimiz Alman, Rus, Çinli ya da Fransız diplomatların gönderdiklerinden çok da farklı değil.

SPIEGEL: Bu ülkeler sert bir biçimde düşüncesizlikle suçlandılar. Amerikalılar, hatalarını düzeltmeleri için büyükelçilerini geri çağırabilir mi?

Brzezinski: İletilerde, bir büyükelçinin, atandığı ülkenin üst düzey bir devlet adamı hakkında, elçi ile o devlet adamı arasındaki kişisel ilişkiyi imkansız hale getirecek şeyler söylediğini gösteren bir şey çıkmadıkça, böyle bir şey olacağını sanmıyorum.

SPIEGEL: Berlin’deki Amerikan büyükelçisi Philip Murphy, Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle hakkında hiç de hoş olmayan bir rapor yazmış. Dışişleri bakanını “küstah” ve “fırsatçı” olarak niteliyor ve raporu şöyle tamamlıyor: Bu adam (Dietrich) Genscher değil.

Brzezinski: Her ne kadar Murphy, Alman düzenlemeri gereği muhtemelen Şansölye ile dışişleri bakanından daha fazla temas kuruyor olsa da bu, durumu biraz daha zorlaştırabilir.

SPIEGEL: Yani önceden olduğu gibi işine geri dönecek, öyle mi? Gerçekten mi?

Brzezinski: Bütün bu operasyonun bir dereceye kadar şaşırtıcı tarafları da var. Ben de bazı konulara tuhaf denecek derecede ehemmiyet gösterildiğini görüyorum.

SPIEGEL: Mesela?

Brzezinski: İran’a yönelik askerî müdahale taleplerinin altını çizerek, bazı Amerika yanlısı Arap hükümetlerinin itibarını sarsan ilk dalga ifşaata gösterilen tepkinin derecesine bir bakın. Bu, bazı Arap ülkeleri için çok külfetli olabilirdi. Ayrıca açıkça Amerika-Türkiye ilişkilerine zarar vermenin hesabını yapan sızıntılara gösterilen yüksek ilgi de çok ilginç.

SPIEGEL: Her halükarda ortaya çıkan büyük resim, yönünü şaşırmış bir dünya gücünü gösteriyor. Bugünlerde Amerika, dünyanın en önemli bölgelerinde güvenilmez ortaklarına güvenmek zorunda. Kuzey Kore gibi tehlikeli düşmanları hakkında neredeyse hiçbir bilgisi yok. Bunun yanında ondan daha güçlü olan Çin’den de aşırı derecede endişe duyuyor.

Brzezinski: Söyledikleriniz içinde yeni bir şey var mı? Amerika tarihi boyunca dengesiz müttefiklerine güvendi. Ayrıca biz tarihsel güçlerin bize karşı olduğunu hissederken, Çin’in tarihî olarak kendine güvendiği çok açık.

SPIEGEL: Amerikalı yetkililer, bu sızıntı bilgilerin Rusya ile ilişkileri geliştirme çabalarını tehlikeye atabileceğini söylüyorlar. Bu ciddi bir kaygı mı?

Brzezinski: Bana göre bu derecede değil, tabi birisi çıkıp bana bu anlamda göz önüne almam gereken şeyleri göstermediği müddetçe.

SPIEGEL: Gürcistanlı bir büyükelçi, Rusya Başbakanı Vladimir Putin’i yolsuzlukla suçladı. Bazı raporlar, Rusya’yı modern bir mafya devleti olarak tanımlıyorlar.

Brzezinski: Onun aşırı zengin olduğu iddialarını herkes biliyor. O zaman soru şu: bir kamu görevlisi iken nasıl oluyor da bu kadar zengin olabiliyorsunuz? Elbette bunun cevabını herkes çok iyi biliyor.

SPIEGEL: Bunun yanında, Başkan Dmitri Medvedev iradesiz olarak algılanırken, Putin başına buyruk ve baskın aktör olarak tanımlanıyor. Siz buna katılıyor musunuz?

Brzezinski: Bu görüşe katılmak için birkaç neden var. Neticede Medvedev bulunduğu yere Putin tarafından getirildi. Ancak şöyle bir gerçek de var ki Medevdev şu anda giderek çok daha önemli bir aktör haline geliyor. Dört hafta önce onunla birlikte bir toplantıya katılma fırsatım oldu ve dış politika üzerine ortaya koyduğu kendi kişisel düşünceleri ile özgüveni oldukça yüksek biri olarak beni bir hayli etkiledi. Bir yıl ya da ona yakın bir süre içerisinde Medvedev’in gerçekten bağımsız bir desteğe sahip olup olmadığını göreceğiz.

SPIEGEL: İletiler, Avrupalı liderlerin Washington’a erişmek için feryat ettiklerini ve Amerika’nın soğukkanlılıkla onları birbirlerine karşı kullandığını gösteriyor.

Brzezinski: Halklar arası ilişkiler, karşılıklı olarak hiyerarşiden ve kimin üstte, kimin daha az üstte olduğundan etkileniyor. Kraliyetlere aşina olanlar bunu bilirler. Amerika’nın, Nicolas Sarkozy, Angela Merkel ve Silvio Berlusconi tanımları da, basitçe söylersek, haklarında yayımlanan binlerce karikatürle uyuşuyor.

SPIEGEL: Başkan Jimmy Carter’ın Güvenlik Danışmanı olarak, Amerikalıları çok kutuplu bir dünyaya hazırlamaya çalıştınız –umumiyetle daha güçlü bir Çin ve daha zayıf bir Amerika. Amerikalılar bu fikri sevmediler ve Carter, bir dönemin sonunda yeniden işbaşına gelemedi.

Brzezinski: Çin ve Hindistan gibi yükselen ülkelere baktığınız zaman, bu anlayış bugün çok büyük bir realite.

SPIEGEL: Ve Amerikan düşüşü. Amerikalılar bu trendin farkında mı ya da meseleyi açıkça dile getirmesi halinde Barack Obama’yı da Carter ile aynı akıbet mi bekliyor?

Brzezinski: Pek çok Amerikalının dünya konusundaki cehaletlerinden ötürü çok endişe duyuyorum. Bunlar cahiller. Takip edilecek dış politikanın halk tarafından onaylanmak zorunda olduğu bir ülkede, bu çok sağlıksız bir durum. Ve bu durum, bir başkanın dünyanın karmaşıklığı karşısında adaleti icra edecek istihbarat politikaları takip etmesini de oldukça zorlaştırıyor.

SPIEGEL: Gene de Amerikan sağı halen Amerikan ayrıcalıklılığına inanıyor.

Brzezinski: Bu, insanların küresel karmaşıklığı ya da Amerika’nın enerji bağımlılığı gibi önemli konuları anlamaktaki acizliklerine bir tepki aslında. Bu yüzden rahatlık ve sarâhatin basit kaynaklarını arıyorlar. Ve şu anda endişelerinin -tabiri caizse- sözcüsü olarak seçtikleri insanlar şaşırtıcı bir şekilde çoğunlukla cahil.

SPIEGEL: Eğer halen ulusal güvenlik danışmanıysanız, Başkan Barack Obama’ya Wikileaks karşısında nasıl bir tavır takınmasını tavsiye ediyorsunuz?
Brzezinski: Rahat olmasını ve devam etmesini söylüyorum. Büyük dış politika meseleleri ile ilgili temel içgüdüleri, en temelde doğru ve tarihle de uyum içerisinde.

SPIEGEL: Sadece içgüdüleri mi? Politikaları değil mi?

Brzezinski: Bir stratejik uygulama eksikliği var. Ortadoğu’daki duraklamaya bir bakın. İran konusundaki çekince ve Rusya üzerine Avrupalılarla ortak bir stratejik bakışın yokluğu da cabası. Şimdi bununla başa çıkabilmek için, merkezin tahminlerinin hemen sonrasında, daha zinde olması ve kendi dünya görüşü ile ilerlemekte daha kararlı olması halinde ortaya konacak düzeltme çabalarından çok daha fazlası gerekecek.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu