Ekopolitik

28 Mart 2012

Balyoz ve Başbuğ

Vatan: Eski Komutanlara Sitem

Başbuğ, dün de savunmasını yapmak üzere duruşmaya geldi. Ancak savunma yapmayacağını söyleyen Başbuğ, kısa bir konuşma yaptı. 3 sayfalık konuşmasında, kendisini yargılamayla yetkili ve görevli olan makamın Yüce Divan olduğunu söyleyerek başladı ve “Bu konuşmayı, bir savunma olarak değil, yasal haklarıma dayanarak neden savunma yapmayacağımı açıkladığım bir konuşma olarak kabul edin” dedi.

Balyoz ve Başbuğ

Vatan: Eski Komutanlara Sitem

Başbuğ, dün de savunmasını yapmak üzere duruşmaya geldi. Ancak savunma yapmayacağını söyleyen Başbuğ, kısa bir konuşma yaptı. 3 sayfalık konuşmasında, kendisini yargılamayla yetkili ve görevli olan makamın Yüce Divan olduğunu söyleyerek başladı ve “Bu konuşmayı, bir savunma olarak değil, yasal haklarıma dayanarak neden savunma yapmayacağımı açıkladığım bir konuşma olarak kabul edin” dedi.

Yeni Şafak: 5 Dakikada Bitirdi

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Başbuğ’a, Ergenekon Davası’nın tutuklu sanıklarından İbrahim Şahin ile Fatma Cengiz arasında geçen telefon kayıtları dinletildi. Şahin ve Cengiz’i tanımadığını belirten Başbuğ bu kayıtlara ilişkin sorulara yanıt vermeyerek, “Burası ciddi bir mahkeme. Yalnız magazinleşti. Bu Türk adaletine şaibedir. İbrahim Şahin ile Fatma Cengiz’i benden daha iyi tanıyorsunuz” diye tepki gösterdi. Mahkeme heyeti, tekrar aynı kişiler arasındaki başka bir telefon ses kaydını dinletince de Başbuğ buna tepki göstererek duruşma salonunu terk etti.

Milliyet: ‘Magazinleşti’ Dedi ve Salonu Terketti

“Dünyanın hiçbir ülkesinde hem ülkenin Silahlı Kuvvetleri’nin Komutanı, hem de bir silahlı terör örgütünün yöneticisi olan Genelkurmay Başkanı görülmemiştir. Ben, Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genelkurmay Başkanı’yım. Hayatımın son 20 yılını terörle mücadele ile geçirdim. Bana terör örgütü yöneticisi diyenlere şaşarım. Bu, şahsım üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri’ne de yöneltilen ağır bir suçlamadır.

Türkiye: İlker Başbuğ: Nerede O Eski Genelkurmay Başkanları

Başbuğ, duruşmaya verilen arada ise eşi Sevim Başbuğ, kızı Feride, oğlu Murat ve duruşmaya izleyici olarak katılan Ergenekon davasında tutuksuz yargılanan eski MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç başta olmak üzere bazı eski generallerle sohbet etti. Başbuğ’un sohbet sırasında, “Nerede o eski genelkurmay başkanları, onların başına gelse biz koşarak gelirdik. Daha anlatacağımız çok şey var. Zamanı gelince konuşacağız” diyerek sitem ettiği görüldü.

Zaman: İsmet Yılmaz: Generallerin Yargılanması Terörle Mücadelede Zafiyet Oluşturmuyor

Hükümetin bu konudaki kararlılığını “Bizim dağlarımızda eli silahlı adamlar gezemeyecek.” sözleriyle özetleyen Yılmaz, PKK’nın üst yapılanması KCK’nın, ‘eli silahlı’ olanların taleplerini dile getirdiğinin altını çizdi. Savunma Bakanı, generallerin çeşitli davalarda tutuklu yargılanmasının terörle mücadelede zafiyet oluşturduğu eleştirilerine ise “Sadece terörle mücadelede değil, sahip olduğu muharebe gücünde de herhangi bir zafiyet söz konusu değildir. Ordumuz kendisine tevdi edilecek her görevi başarı ile yerine getirecek imkân ve kabiliyettedir.” cevabını verdi.

CHP ve Meydan

Cumhuriyet: Onbinlerin Açık Mesajı

CHP, her hafta Salı günü TBMM’de yaptığı grup toplantısını bu kez meydanlara taşıdı. CHP 4+4+4 eğitim modelini protesto etmek için, grup toplantısını “halkla birlikte” Tandoğan Meydanı’nda yaptı. CHP’nin grup toplantısı için yurttaşlar, Tandoğan Meydanı’na akın etti. Bunun ulusal bir dava olduğunu savunan genel merkezin çağrıları üzerine, yurttaşlar parti değil Türk Bayraklarıyla alana geldi. Onbinlerce yurttaşa seslenen Kılıçdaroğlu, ‘CHP’yi susturamayacaksınız’ dedi ve ekledi: Kafasının içinde beyin taşımayanlar kaba kuvvet uygularlar.

Milli Gazete: Sözde Halk Partisi

İçinde yaşadığı toplumun milli ve manevi değerlerine yaptığı muhalefetle tanınan CHP, yine bildik tavrıyla “kesintili eğitim sistemi”ni protesto etti. 4 4 4 eğitim yasa teklifine karşı çıkan CHP, grup toplantısını Ankara Tandoğan meydanında yaptı. CHP, yasa teklifi ile ilgili tutumuyla, tepkileri üzerine topladı. “İtaat kültürü veren, hayatı sorgulamayan bir eğitim sistemini istemiyoruz” diyerek 28 Şubat post modern darbesinin kalıntılarına sahip çıkan CHP, bir kez daha halkın partisi olmadığını gösterdi.

Radikal: Altan Öymen: Meclis Yerine Meydan

Ve iktidar yetkilileri soruyor Şimdi, ana muhalefet partisinin dünkü grup toplantısını, niçin Meclis’te değil de, halkla birlikte meydanda yaptığını?..Soracaklarsa, önce, o ‘komisyon raporu’nun nasıl olup da, usulüne uygun bir rapormuş gibi, Meclis gündemine girebildiğini sorsunlar?

Zaman: Mustafa Ünal: Tandoğan’da Grup Toplantısı

CHP, dün Tandoğan Meydanı’nda cumhuriyet mitinglerinin coşku ve kalabalığını yakalayamadı. Beklenmiyordu da. Ankara’nın dışından gelen yok, bu kez asker kışlasında, hafta içi olması ayrıca dezavantaj. ‘Milli davamız için Tandoğan’a bekliyoruz’ çağrılarının halkta daha fazla karşılık bulacağını umuyordum

Star: Hikmet Genç:Miting İyi Bir Şeydir!…

 Yahu siz geçmişten hiç mi ders çıkartmazsınız?…İnsan şöyle geriye döner, bakar, düşünür, ibret alır…Cumhuriyet mitinglerini ne çabuk unuttunuz?.. 1 milyon Gündoğdu, 1 milyon Tandoğan, bilmem kaç milyon insan.., diye sayıp durdunuz da ne oldu?.. Öyle bir hava estirdiniz ki, sanırsın ülke ayakta!..

 Yeni Şafak: Sokakta, Sokak Ağzıyla

 CHP, 12 yıllık kesintisiz eğitimi engellemek için sokaktaydı. Kılıçdaroğlu’da tam bir sokak ağzıyla konuştu. Ama gördük ki, CHP’nin sokakta da karşılığı yok. En son Cumhuriyet mitingleri sırasında gitmiştim Tandoğan’a.

 Akşam: Çiğdem Toker:Miting ‘Kravatlı’ Ama Daha Güvenliydi

 Dün Tandoğan’da izlediğimiz; hepimizin çocuklarının nasıl eğitileceğine; bu kadar apar topar, bu kadar hazırlıksız, bu kadar itiş-kakış içinde ve hepsinden önemlisi bu kadar ‘yukarıdan’ karar verilişine karşı bir itiraz eylemiydi. Unutmadan; dün Tandoğan Meydanı, TBMM’deki Milli Eğitim Komisyon salonundan çok daha güvenliydi…

 Gazete Kapatmak…

Star: Ergun Babahan: Yasak Kardeşim

Son olarak da Özgür Gündem gazetesini mahkeme kararıyla yasakladık ve bu sayede Kürt meselesini ciddi ölçüde çözdüğümüz inancına kapıldık herhalde. Abdülhamit de İttihatçılar’ın gazete ve dergilerini yasaklamıştı, bu yayınları bulundurmak bile ağır ceza gerektiriyordu ama sonuçta devrilen padişah oldu.

Zaman: A.Turan Alkan: Kapatmayalım, Dağınık Kalsın…

İşte bu minvalde “kötü” gazete addolunabilecek Özgür Gündem gazetesi, ağır ceza mahkemesi tarafından 1 ay kapatma cezasına çarptırıldı. “Ne yaramazlık yapmışlar ki kapatılmışlar?” sorusuna cevap: “Örgüt propagandası!” Daha açık-seçik ve düz ifadeyle PKK paralelinde yayın. Kapatma cezasının fiiliyatta cezadan çok “tanıtım”a yaradığını şu küçük ayrıntıyla bir daha hatırlayabiliriz; gazete “Günlük” adıyla yayına devam ediyor.

Evrensel: Fatih Polat: Yolunuz Açık Olsun!

 Bu fotoğraf karesinin içinde Özgür Gündem’in kapatıldığı ve bundan önceki 28 Kürt isyanına nasıl yaklaşıldıyla aynısının son isyana yaklaşımda da sergilendiği ve üstelik bunun ‘yeni strateji’ diye sunulduğu da unutulmamalı. Bütün bu tarihsel ve güncel bağlamıyla birlikte bu büyük fotoğrafa dışarıdan soğukkanlı bir biçimde bakan bir göz, Hatip Dicle’ye o teklifi yapan Mahkeme Başkanı hakkında en hafifinden “herhalde şaka yapıyor” diye düşünmeden edemeyecektir.

 Taraf: Ahmet Altan: Gazete

“Tartışalım” diyemiyorlar da “Kürtlerin gazetesi sussun” diyorlar. Çaresizlik budur işte. Haksızlık insanı böyle çaresiz kılar. Hiç bana “şiddetten”“PKK’dan” söz etmeyin, eğer Kürt gazetesine “şiddet yanlısı” diyorsanız açın da Türk gazetelerine bakın, orduya methiyeler düzüyorlar, onlarca insanın öldüğü operasyonları büyük kahramanlık menkıbeleri olarak anlatıyorlar, şiddeti, savaşı alkışlıyorlar.

Hürriyet: Mehmet M. Yılmaz: Gazete kapattıran ‘demokrasi’!

Demek ki ülkemizin yöneticileri için başka ülkelerin insanlarının ve medyasının özgür olması, kendi ülkesindeki insanların ve medyasının özgürlüğünden daha önemli.
Dünyanın demokratik her ülkesinde toplumun ve medyanın “sansür” diye ayağa kalkmasına neden olacak bir olay gazetelerde yer bile bulmadı.

Milliyet: Hasan Cemal: Yeter Artık, ‘Özgür Gündem’ler Kapatılarak, Barışa Açılan Yollarda Yürümek Hayaldir!

 Bir gazete, Özgür Gündem, mahkeme kararıyla kapatılıyor. Ses yok! Bazı köşelerdeki tek tük tepkilerin dışında geçiştiriliyor bir gazetenin kapatılması.

 Zaman: Hüseyin Gülerce:Özgür Gündem’i Kapatmak…

Yayınlarını tasvip etmesem de bir gazetenin kapatılmasına karşı çıkıyorum. Kendim için istediğim fikir ve ifade özgürlüğünü, bana en ters gelen, beni rahatsız eden fikirler, düşünceler için de istiyorum.

 SÜREÇ ANALİZ

demo9.omer.gen.tr

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı