Ekopolitik

21 Eylül 2012: Çin’in Yükselişi Japonya’yı Kaygılandırıyor & Libya Saldırısının Ardındaki İhmaller

Çin’in Yükselişi Japonya’yı Kaygılandırıyor

TOKYO – Gözle görülür bir sağa kayışla kademeli değişimin tam ortasında olan Japonya, II. Dünya Savaşından bu yana hiç olmadığı kadar çatışmacı bir tutum takınıyor. Çin’in deniz gücünün hızla genişlemesi- özellikle ihtilaflı topraklar üzerine ısrarlı hak iddiaları- ve son yirmi yılda ekonomik durgunluk içerisinde çarçur edilmiş nüfuzun yeniden kazanılması gerektiğine dair giderek artan hassasiyetler tarafından tırmandırılan bu değişim, sosyal alanda değil, doğrudan askeri stratejilerde ve dış politikada yansımasını buluyor.Japonya’daki bu değişim, elit politikacıların pasifik anayasasının kilit bölümlerini revize etme, ABD Savunma Bakanı Leon Panetta’nin ‘‘çatışmadan endişe duyuyorum’’ dediği Doğu Çin Denizinde Çin ile yeni bir çatışmaya girmeye dair olan istek ve Öz Savunma Kuvvetleri (NSF) nin güçlenmesinin yükselen önemine bağlanabilir.

(Washington Post, With China’s rise, Japan shifts to the right, 21 Eylül 2012)


Libya Saldırısının Ardındaki İhmaller

ABD’nin Libya’daki misyonuna yönelik 11 Eylülde gerçekleştirilen ölümcül saldırı öncesinde, ABD’li yetkililer komşu Mısır’da alarma geçti ve bir dizi önlem alınması için talimatlar verildi ancak bölgedeki diğer diplomatik birimlerde de sorun yaşanabileceği ihtimali büyük oranda gözardı edildi.ABD yönetimi Bingazi’deki güvenliği, yıl boyu ABD ve diğer Batı ülkelerinin misyonlarına yönelik aralıklarla devam eden saldırılara rağmen, sınırlı düzeyde tutmayı tercih etti.Ayrıca, ABD yönetimi Libya’dan güvenliği arttırmaları talebinde bulunacağını söylediği halde neden bunu yalnıza bir kereliğine ve Haziranda bir haftalık kısa bir periyot için uyguladı.

(The Wall Street Journal, Miscues Before Libya Assault, 20 Eylül 2012)

Çin’in Yükselişi Japonya’yı Kaygılandırıyor

TOKYO – Gözle görülür bir sağa kayışla kademeli değişimin tam ortasında olan Japonya, II. Dünya Savaşından bu yana hiç olmadığı kadar çatışmacı bir tutum takınıyor. Çin’in deniz gücünün hızla genişlemesi- özellikle ihtilaflı topraklar üzerine ısrarlı hak iddiaları- ve son yirmi yılda ekonomik durgunluk içerisinde çarçur edilmiş nüfuzun yeniden kazanılması gerektiğine dair giderek artan hassasiyetler tarafından tırmandırılan bu değişim, sosyal alanda değil, doğrudan askeri stratejilerde ve dış politikada yansımasını buluyor.Japonya’daki bu değişim, elit politikacıların pasifik anayasasının kilit bölümlerini revize etme, ABD Savunma Bakanı Leon Panetta’nin ‘‘çatışmadan endişe duyuyorum’’ dediği Doğu Çin Denizinde Çin ile yeni bir çatışmaya girmeye dair olan istek ve Öz Savunma Kuvvetleri (NSF) nin güçlenmesinin yükselen önemine bağlanabilir.

(Washington Post, With China’s rise, Japan shifts to the right, 21 Eylül 2012)


Libya Saldırısının Ardındaki İhmaller

ABD’nin Libya’daki misyonuna yönelik 11 Eylülde gerçekleştirilen ölümcül saldırı öncesinde, ABD’li yetkililer komşu Mısır’da alarma geçti ve bir dizi önlem alınması için talimatlar verildi ancak bölgedeki diğer diplomatik birimlerde de sorun yaşanabileceği ihtimali büyük oranda gözardı edildi.ABD yönetimi Bingazi’deki güvenliği, yıl boyu ABD ve diğer Batı ülkelerinin misyonlarına yönelik aralıklarla devam eden saldırılara rağmen, sınırlı düzeyde tutmayı tercih etti.Ayrıca, ABD yönetimi Libya’dan güvenliği arttırmaları talebinde bulunacağını söylediği halde neden bunu yalnıza bir kereliğine ve Haziranda bir haftalık kısa bir periyot için uyguladı.

(The Wall Street Journal, Miscues Before Libya Assault, 20 Eylül 2012)

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı