Ekopolitik

2 Şubat 2013: ABD’de Büyükelçiliğinde Patlama

ABD’de Büyükelçiliğinde Patlama

Vatan: Ruşen Çakır: Türkiye daha çok sarsılacağa benziyor

Ankara’daki saldırının haberini ilk alınca birçokları gibi benim de aklıma ilk olarak El Kaide geldi. Bu son derece doğaldı çünkü:1) El Kaide yıllar önce dünyanın dört bir tarafındaki ABD’li kişi ve kurumları hedef aldığını açıklamış ve çok sayıda saldırı gerçekleştirmişti. 2) İstanbul’da 15-20 Kasım 2003 saldırılarını gerçekleştiren El Kaide militanlarının başta İncirlik Üssü olmak üzere Amerikan hedeflerini düşünmüş ama teknik nedenlerle vazgeçmiş oldukları ortaya çıkmıştı. 3) Temmuz 2008’de İstinye’deki ABD İstanbul Başkonsolosluğu’na yönelik silahlı saldırının ardında da bir şekilde El Kaide olduğu düşünüldü ama kanıtlanamamıştı. 4) Büyükelçilikteki patlamanın bir intihar eylemcisi tarafından gerçekleştirilmiş olması da El Kaide tahminlerini güçlendiriyordu.

Milliyet: FikretBila: Manzarakorkunçtu!

ABD büyükelçilikbinasının 2 no.lu girişkapısınınkalınduvarındanparçalardökülmüştü.Yerde enkaz oluşmuştu. Yaklaştığımızda gördüğümüz manzara korkunçtu. Bir süre sonra Paris Caddesi’ne ceset parçalarının dağıldığını fark ettik. Ağaç dallarına kadar dağılmış çok küçük ceset parçalarını görünce, bir intihar saldırısı olduğu izlenimi edindik. Nitekim kısa süre içinde karşılaştığımız güvenlik görevlileri de parçaların intihar bombacısına ait olabileceğini söyledi. Arkadaşlarımın çektiği fotoğraflar ve görüntülerin bazıları, izlenecek ve yayımlanacak türden değildi.

ABD’de Büyükelçiliğinde Patlama

Vatan: Ruşen Çakır: Türkiye daha çok sarsılacağa benziyor

Ankara’daki saldırının haberini ilk alınca birçokları gibi benim de aklıma ilk olarak El Kaide geldi. Bu son derece doğaldı çünkü:1) El Kaide yıllar önce dünyanın dört bir tarafındaki ABD’li kişi ve kurumları hedef aldığını açıklamış ve çok sayıda saldırı gerçekleştirmişti. 2) İstanbul’da 15-20 Kasım 2003 saldırılarını gerçekleştiren El Kaide militanlarının başta İncirlik Üssü olmak üzere Amerikan hedeflerini düşünmüş ama teknik nedenlerle vazgeçmiş oldukları ortaya çıkmıştı. 3) Temmuz 2008’de İstinye’deki ABD İstanbul Başkonsolosluğu’na yönelik silahlı saldırının ardında da bir şekilde El Kaide olduğu düşünüldü ama kanıtlanamamıştı. 4) Büyükelçilikteki patlamanın bir intihar eylemcisi tarafından gerçekleştirilmiş olması da El Kaide tahminlerini güçlendiriyordu.

Milliyet: FikretBila: Manzarakorkunçtu!

ABD büyükelçilikbinasının 2 no.lu girişkapısınınkalınduvarındanparçalardökülmüştü.Yerde enkaz oluşmuştu. Yaklaştığımızda gördüğümüz manzara korkunçtu. Bir süre sonra Paris Caddesi’ne ceset parçalarının dağıldığını fark ettik. Ağaç dallarına kadar dağılmış çok küçük ceset parçalarını görünce, bir intihar saldırısı olduğu izlenimi edindik. Nitekim kısa süre içinde karşılaştığımız güvenlik görevlileri de parçaların intihar bombacısına ait olabileceğini söyledi. Arkadaşlarımın çektiği fotoğraflar ve görüntülerin bazıları, izlenecek ve yayımlanacak türden değildi.

Bugün: Gültekin Avcı: DHKP/C ve irtibatları-3

Bu üç devrimci kafadar 1978’de meşhur askı bildirileriyle, Dev-Yol’u revizyonistlik ve pasiflikle suçladılar. Diğer ikisi gibi Kürt ve Alevi olan Paşa Güven, Dursun Karataş’la birlikte THKP/C lideri Mahir Çayan’ın politikleşmiş askeri savaş stratejisini savunarak Devrimci Sol’un kuruluşunda yer aldı. Sonraları ihanetle suçlandı. Paşa Güven, ömrünü ve enerjisini vakfettiği Devrimci Sol’un ensesine sıktığı kurşunlarla Fransa’da hayata veda etti. Mahir Çayan’a hayranlığı sebebiyle oğluna Mahir ismini vermişti. Dev-Sol’un düzenlediği ilk saldırıdan kurtulmuştu Paşa Güven. Ama bu saldırıda oğlu küçük Mahir babasının yanındaki annesinin Dev-Sol militanlarınca öldürülüşüne şahit olmuş ve şoka girmişti.

Akşam: İsmail Küçükkaya: Kimin dediği olur?

Canlı bombanın ABD’nin Ankara Büyükelçiliği önündeki saldırısı sırasında biz yazı işlerinde hararetli bir haber tartışmasının içindeydik. Konu Irak’tı; petrol ve Kürt dosyasıydı. Özellikle Washington-Ankara-Bağdat-Erbil hattında heyecanı ve gerilimi hızla artan satranç oyunuydu.  Ankara Temsilcimiz Çiğdem Toker, bir gün önce randevusuna giderken yazı işlerine bilgi vermişti. Kaynağıyla görüşmesinden önce gündem ve sorular konusunda hep beraber sohbet etmiştik. O buluşma perşembe günü akşam üzeri yapılmıştı, hayli verimli geçmişti ve ‘isim belirtmemek kaydıyla’ haberleştireceğimiz bölümü sabah saatlerinde elimize gelmişti.  

Vatan: Ruhat Mengi: ABD Büyükelçiliği’ne bombanın sorumlusu kim?

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne yapılan ve 3-4 kişinin hayatını kaybettiği düşünülen canlı bomba saldırısında NTV eski muhabiri Didem Tuncay da ağır şekilde yaralanmış, umarız ve dua ederiz ki en kısa zamanda hayatının kurtulduğunu duyalım.. Bu olay tüm ülke için yine son derece üzücü bir haber ve işin asıl korkunç tarafı Türkiye artık bu tür vahşet saldırılarının kolaylıkla yapılabildiği, dünyanın en kanlı terör örgütü üyelerini kol gezdiği bir ülke haline gelmesi…Bırakın her köşede serbestçe dolaşmalarını, Suriye yönetimine karşı eylem planlamak üzere alenen Adana’da ve diğer güney illerinde toplantılar yapmalarına, bu topraklarda beslenip, konaklayıp, silahlanıp Suriye’de saldırılar yapmalarına da izin veriliyor.

Milliyet: Serpil Çevikcan: Ankara kaosun ortasında barışı ararken

Sokak boyunca uzanan ABD elçilik binasının duvarı ve kaldırımları boydan boya tel örgüler ve barikatlarla örülmüştü. Elçiliğin sınırları adeta çelik duvarlarla kaplanmıştı. Bir bakıma ABD, bir çok başkentinde olduğu gibi Ankara’da da öncelikle “bomba yüklü araçla” saldırıya karşı teyakkuzdaydı. İlk düşman da “radikal dinci” bir örgüt olabilirdi. ABD yetkililer kentin tam ortasında, önü Atatürk Bulvarı’na arkası Paris Caddesi’ne bakan elçilik binasını, daha güvenli olacağı düşüncesiyle kent dışına taşımak için harekete de geçmişti. Yeni elçilik binasının inşaatı bitmeden olan oldu ve canlı bomba elçilik kapısından girer girmez düğmeye basarak, kendini patlattı.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı