Ekopolitik

2 Mayıs 2012: 1 Mayıs’ın Uyandırdıkları

1 Mayıs’ın Uyandırdıkları

Hürriyet: Ahmet Hakan: Solcular, İslamcıları Bağırlarına Bastılar

Merak edilen kortejin adı şu: “Antikapitalist Müslüman Gençler” korteji… Bu yıl ilk kez 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’na çıkıyorlar. “Antikapitalist Müslüman Gençler” kortejinin güzergâhı şöyle: Önce Fatih Camii’nde iş kazalarında hayatlarını kaybeden işçiler için gıyabi cenaze namazı kılınacak… Ardından da Saraçhane üzerinden Şişhane’ye oradan da Taksim’e doğru yürünecek…

1 Mayıs’ın Uyandırdıkları

Hürriyet: Ahmet Hakan: Solcular, İslamcıları Bağırlarına Bastılar

Merak edilen kortejin adı şu: “Antikapitalist Müslüman Gençler” korteji… Bu yıl ilk kez 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’na çıkıyorlar. “Antikapitalist Müslüman Gençler” kortejinin güzergâhı şöyle: Önce Fatih Camii’nde iş kazalarında hayatlarını kaybeden işçiler için gıyabi cenaze namazı kılınacak… Ardından da Saraçhane üzerinden Şişhane’ye oradan da Taksim’e doğru yürünecek…

Taraf: Lale Kemal: Sıradan Bir 1 Mayıs Değil

Türkiye açısından da dünkü 1 Mayıs kutlamaları sıradan bir 1 Mayıs gibi olmadı. İlk kez dindar kesim, bu emekçi gününde, meydanı, demokrasi adına kötü bir sınav verdikleri içindir ki işçi haklarının gasp edilmesinin sürmesine katkıda bulunan ve kendilerine solcu diyen kesime bırakmadılar. 

Yeni Şafak: Abdullah Muradoğlu: 1 Mayıs’ın İdraki…

“Emek” de, “dayanışma” da, insani birer eylem olmakla birlikte ahlaki değerleri de içeriyor. Bu yüzden Sevgili Peygamberimiz “İşçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz” demekle kalmıyor, “Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir” diyerek emek ve dayanışmayı birbirine bağlıyor.

Vatan: Mutlu Tönbekici: Bir Aceminin 1 Mayıs İzlenimleri

Kapitalizimle Mücadele Korteji’nin sloganlarından bazıları: “Abdestli kapitalist istemiyoruz” Tevbe suresinden: “Kenz (biriktirme) ateştir” “İşçiler değil patronlar yanacak” “Kula kulluk edene yazıklar olsun” “İşçi ırgat değil ortaktır”. “Mülk Allah’ındır”… Zaten İhsan Eliaçık’ın birkaç yazısını okuyunca insan anlıyor: antikapitalist İslamcı da olmak pekâlâ mümkün. Bu durumda İslamcı Sol da mümkün..

Hürriyet: Yalçın Bayer: ‘Dindarlar’ Neden Taksim’e Çıktı

Samimi ve ‘Adil hafızaya sahip’, ‘Mülk Allah’ındır’, ‘Çağdaş firavunlara hayır’ diyen, çağın Ebuzer-El-Giffari gibi Sahabe sevdalıları bugün (dün) 1 Mayıs’ta Taksim’de emek ve sömürü şarlatanlarını, yani çağın firavunlarını lanetlemek için topluca, hangi görüşte olursa olsun emekçi kardeşleriyle bir araya gelip, büyük bir dayanışma örneği sergilediler.

Milliyet: Fikret Bila: Bölünmüş İşçilerin Ortak Sorunları

Birkaç küçük çaplı gerginlik sayılmazsa 1 Mayıs Türkiye’de olaysız geçti. 1977’nin kanlı 1 Mayıs’ının yaşandığı ülkemizde kansız 1 Mayıslar kayda değer bir nitelik taşıyor. Dünkü kutlamalarda işçilerin bölünmüşlüğü ve meydanların da buna göre paylaşılmış olması dikkat çekiciydi. 1 Mayıs’ta bile emek en geniş ortak payda değildi.

Radikal: Eyüp Can: Prangalı Afişten Yeni Afişe

Özgürlük talebi bu kadar renkli ilk kez 1 Mayıs’ta herkesin talebi olarak yükseldi meydanlardan. Prangalar artık kollarımızda değil zihnimizde. Zihni prangalı olan işçiler değil her kesimden yasakçı anlayış. Ve bu anlayışa karşı her kesim meydanlarda. Ne klasik işçi-işveren karşıtlığı ile izah edebiliriz yeni durumu ne de basit bir ezen-ezilen ikilemiyle.

Star: Cemil Ertem: Herkesin Kazandığı Bir Gün ve Herkese Kaybettirecek Gerçekler

1 Mayıs, ulusalcı-milliyetçi sloganlarla hatta hezeyanlarla kutlanmaz. Bütün dünyada 1 Mayıs, hem enternasyonal yanıyla hem de sistem (kapitalizm) karşıtı yönüyle gündeme gelir. Ama dün Taksim’de görünen bunun tam tersi gibi geldi bana.


Sabah: Nazlı Ilıcak: 1 Mayıs ve DİSK

AK Parti iktidarı, Taksim’i 1 Mayıs kutlamalarına açtı. 1 Mayıs’ı resmi tatil ilan etti. 2002 öncesiyle mukayese ederseniz, işçinin refah seviyesi arttı. Sağlık hizmeti sosyalleşti; mükemmel olmasa bile herkesin erişebileceği hale geldi; artık fukara insanlar, hastalarını, hastanede rehin bırakmak zorunda değil. Bütün bu gelişmelere rağmen, DİSK ve KESK üyelerinin doldurduğu Taksim meydanından “AKP emek düşmanı; halk düşmanı” sloganları yükseldi.

Bugün: Vedat Bilgin: 1 Mayıs’ın Anlamı Değişti mi?

1 Mayıs mitinglerinde hafızalarda kalan şiddet görüntüleri, provokasyonlar, yüzleri maskeli adamlar, dökülen kanlar ve bu anlayışı sürdürmek isteyenler, hâlâ eski dünyanın adamları olma ısrarını ne kadar sürdürebilirler bilemiyorum.

Özgür Gündem: Filiz Koçali: Taksim’deydim Ama 1 Mayıs’ı Basından İzledim

Taksim tıklım tıklım, meydana girmek için saatlerdir bekleyenler var. Sendikalar, partiler, küçük gruplar, büyük platformlar, kadınlar, gençler, taraftarlar, gazeteciler, oyuncular, seyirciler, sinema sanatçıları… Herkesin kendisine özgü bir sözü var.

Milliyet: Melih Aşık: En Görkemli Mayıs

1 Mayıs’ta meydanları doldurmak sloganlarla yürümek iyi hoş ama yetmiyor…İşçi örgütleri yılın diğer günlerinde dijital iletişim araçlarını kullanarak haklarını savunmak zorunda… Çünkü onlara ne ana akım medyadan ne siyasi partilerden hayır var…

Zaman: Hüseyin Gülerce: Taksim ve Susurluk’taki Kamyonlar…

35 yıldır, “O kanlı Pazar günü Taksim’de aslında ne oldu?” sorusuna cevap arıyoruz. Ergenekon ve Balyoz davaları olmasaydı ve en önemlisi 2010 referandumunda, 12 Eylül darbesinin yargılanmasının önü açılmasaydı, bugün hâlâ bu soruya bir cevap bulamayacaktık…

Cumhuriyet: Hikmet Çetinkaya: 1 Mayıs’ta Umudu Çoğaltmak…

1 Mayıs… 77’de Kazancı Yokuşu’nda, 89’da Şişhane’de, 96’da Kadıköy Rıhtım Alanı’nda katledilen insanlarımızın anısı önünde saygıyla eğilirken gözlerim o 800 metrekarelik dev postere takılıyor: “1 Mayıs 1977 suçluları yargılansın!”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı