Ekopolitik

16 Temmuz 2012: Politika ve Politikacı & Demokratlar Kendine Baksın‏

Politika ve Politikacı

ABD seçimlerini yakından takip eden pek çok kişi, seçim tartışmalarının siyasi gelişme ve projelerden ziyade Mitt Romney’ninkişisel geçmişine odaklanmasından dem vuruyor. Çalışanlar zor şartlar içerisinde yaşam sürerkenRomney’nin kâr etmesi, yatırımşirketi Bain Capital’de 1999’dan sonra herhangi bir görev alıp almadığı, 2010 öncesinde çok ilginç bir şekilde vergi beyannamesi vermeyi reddetmesi vs. seçim tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Bu durumdan şikâyet edenlerin bir kısmı, bu seçimin esasında zenginler ve diğerleri arasında geçtiğine dikkat çekilmesinden rahatsız oluyor. Bazı kesimler de, seçim tartışmalarının kişiselleştirilmesinden yakınıp, “neden sadece politikadan bahsetmiyoruz ki!” diyerek tepki gösteriyor. Bu tür tepkiler gösteren insanlar hayal dünyasında yaşıyorlar. Zira; bir kere bu seçim tam da siyasi manada zenginler ve diğerleri arasında geçecektir. Önceki başkan George W. Bush, toplumun en yüksek gelirli kesimlerini kayıran büyük vergi indirimleri uyguladı. Bu indirimler neticesinde en zengin kesim şu an, son 80 yılın en düşük oranlarında vergi ödüyor. Başkan Obama, en zengin kesimi kayıran bu vergi kesintilerinin sonlandırılmasını istiyor. Romney ise zenginlere yönelik daha büyük vergi indirimlerinin yapılmasınıöneriyor…

(NYTimes, Paul Krugman,Policy and the Personal, 15 Temmuz 2012)

Demokratlar Kendine Baksın

Obama’nın kendisi, sürekli olarak rakibiyle ilişkilendirmeye çalıştığı vahşi kapitalizme hiçbir zaman meydan okumadı; itiraz etmedi. 1987’de borsa çökünce, ABD Temsilciler Meclisi Telekominikasyon ve Finans Alt Komisyonu, mali sistemi iflasın eşiğine getiren nedenleri ortaya çıkarmak için bir uzmandan yardım istemişlerdi. Bu uzman, bir zamanlar şirket birleşmeleri ve edinimlerinde nam salan fakat ardından illegal hisse faaliyetleri gerçekleştirmekten iki yıl hapse çarptırılan Dennis Levine idi. Levine, New Jersey’deki hapishaneden bir Big Mac menü karşılığında salıverilmiş; piyasanın nasıl iflas ettirildiğini açıkladıktan sonra, hükümetin ne yapmasıgerektiği sorulduğunda, “Wall Street’te görev yapan 300 yöneticiyi elleri kelepçeli vaziyette sokaklarda yürütün.Kameralar da gelsin bu adamları çeksin. Öyle bir hale gelsinler ki, kimse onların yerinde olmak istemesin. Cümle aleme madara olsunlar.” yanıtını vermişti. Ne var ki, son ekonomik krizde Sam Amca farklı bir tavır sergiledi. Sistemi bu vaziyete sokanlar cezalandırılmak yerine, milyarlarca dolarlık kurtarma paketleriyle ödüllendirildiler. Bu hareket tarzı George W. Bush’un felsefesi ve seçmen tabanının çıkarları ile örtüşebilir. Fakat Barack Obama “değişimci bir aday”olarak öne çıkmıştı. Ve kriz anı “değişim”iddiası açısından kritik bir andı. Halk finans sektörüne büyük öfke duyuyor ve bankalar da zayıflamıştı. Ne var ki, Obama, başkanlık koltuğuna oturduktan birkaç ay sonra banka yöneticilerinin katıldığı bir toplantı düzenledi. Bu toplantıda Obama, kendisine oy veren ve krizden en çok etkilenen fakirler, sendikacılar, siyahlar ve Latin kökenlilerin sesini duyurmak yerine, kendisini fonlayan ve krizi ateşleyenlere “Peşinize polis takacak değilim. Arkanızdayım” mesajıverdi…

(Guardian, Gary Younge, The Democrats can’t lecture Romney about firing people, 15 Temmuz 2012)

Politika ve Politikacı

ABD seçimlerini yakından takip eden pek çok kişi, seçim tartışmalarının siyasi gelişme ve projelerden ziyade Mitt Romney’ninkişisel geçmişine odaklanmasından dem vuruyor. Çalışanlar zor şartlar içerisinde yaşam sürerkenRomney’nin kâr etmesi, yatırımşirketi Bain Capital’de 1999’dan sonra herhangi bir görev alıp almadığı, 2010 öncesinde çok ilginç bir şekilde vergi beyannamesi vermeyi reddetmesi vs. seçim tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Bu durumdan şikâyet edenlerin bir kısmı, bu seçimin esasında zenginler ve diğerleri arasında geçtiğine dikkat çekilmesinden rahatsız oluyor. Bazı kesimler de, seçim tartışmalarının kişiselleştirilmesinden yakınıp, “neden sadece politikadan bahsetmiyoruz ki!” diyerek tepki gösteriyor. Bu tür tepkiler gösteren insanlar hayal dünyasında yaşıyorlar. Zira; bir kere bu seçim tam da siyasi manada zenginler ve diğerleri arasında geçecektir. Önceki başkan George W. Bush, toplumun en yüksek gelirli kesimlerini kayıran büyük vergi indirimleri uyguladı. Bu indirimler neticesinde en zengin kesim şu an, son 80 yılın en düşük oranlarında vergi ödüyor. Başkan Obama, en zengin kesimi kayıran bu vergi kesintilerinin sonlandırılmasını istiyor. Romney ise zenginlere yönelik daha büyük vergi indirimlerinin yapılmasınıöneriyor…

(NYTimes, Paul Krugman,Policy and the Personal, 15 Temmuz 2012)

Demokratlar Kendine Baksın

Obama’nın kendisi, sürekli olarak rakibiyle ilişkilendirmeye çalıştığı vahşi kapitalizme hiçbir zaman meydan okumadı; itiraz etmedi. 1987’de borsa çökünce, ABD Temsilciler Meclisi Telekominikasyon ve Finans Alt Komisyonu, mali sistemi iflasın eşiğine getiren nedenleri ortaya çıkarmak için bir uzmandan yardım istemişlerdi. Bu uzman, bir zamanlar şirket birleşmeleri ve edinimlerinde nam salan fakat ardından illegal hisse faaliyetleri gerçekleştirmekten iki yıl hapse çarptırılan Dennis Levine idi. Levine, New Jersey’deki hapishaneden bir Big Mac menü karşılığında salıverilmiş; piyasanın nasıl iflas ettirildiğini açıkladıktan sonra, hükümetin ne yapmasıgerektiği sorulduğunda, “Wall Street’te görev yapan 300 yöneticiyi elleri kelepçeli vaziyette sokaklarda yürütün.Kameralar da gelsin bu adamları çeksin. Öyle bir hale gelsinler ki, kimse onların yerinde olmak istemesin. Cümle aleme madara olsunlar.” yanıtını vermişti. Ne var ki, son ekonomik krizde Sam Amca farklı bir tavır sergiledi. Sistemi bu vaziyete sokanlar cezalandırılmak yerine, milyarlarca dolarlık kurtarma paketleriyle ödüllendirildiler. Bu hareket tarzı George W. Bush’un felsefesi ve seçmen tabanının çıkarları ile örtüşebilir. Fakat Barack Obama “değişimci bir aday”olarak öne çıkmıştı. Ve kriz anı “değişim”iddiası açısından kritik bir andı. Halk finans sektörüne büyük öfke duyuyor ve bankalar da zayıflamıştı. Ne var ki, Obama, başkanlık koltuğuna oturduktan birkaç ay sonra banka yöneticilerinin katıldığı bir toplantı düzenledi. Bu toplantıda Obama, kendisine oy veren ve krizden en çok etkilenen fakirler, sendikacılar, siyahlar ve Latin kökenlilerin sesini duyurmak yerine, kendisini fonlayan ve krizi ateşleyenlere “Peşinize polis takacak değilim. Arkanızdayım” mesajıverdi…

(Guardian, Gary Younge, The Democrats can’t lecture Romney about firing people, 15 Temmuz 2012)

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu