Ekopolitik

15 Mart 2012

Sivas Yangını…

 

Radikal: Cengiz Çandar: Türkiye’de Alevi Yakmanın Cezası Nedir?

Başbakan Tayyip Erdoğan, kararı öğrendiğinde “Milletimiz, ülkemiz için hayırlı olsun” gibi bir tepki verdi. Anlaşılan, üzerinde fazla düşünmeden bir söz sarf etmiş. Çünkü ‘zamanaşımından ötürü davanın düşmesi’nin milletimize ‘hayırlı’ hiçbir tarafı yok.

Taraf: Ahmet Altan: Ergenekon ve Sivas

Zamanın başbakanı başta olmak üzere, o dönemde sorumlu olan herkes yargının önüne çıkarılmalı, ölenlerin hesabı onlardan da sorulmalı. O katliamı yapan kalabalık kadar, onları kışkırtanlar ve katliamı göz göre göre engellemeyenler de sorumlu çünkü o ölümlerden. O günkü başbakan ya da Genelkurmay başkanı Madımak Oteli’nin içinde olsaydı, o kalabalığın o oteli yakmasına izin verirler miydi?

Star: Elif Çakır: Madımak’ta Özürü Kim Dilesin?

Medyada yıllardır Madımak olayı hakkında yazılıp çizilenlere baktığımızda, ya gerçekten çok saflar ya da bilerek manipüle ediyorlar diye düşünmemek mümkün değil. Çünkü Madımak’tan kısa bir süre sonra, Sünni dindarların yaşadığı Başbağlar köyünün basılıp 33 cana kıyılmasını hiç görmek bile istemiyorlar. Bunun planlı bir harekâtın diğer yüzü olduğunu ve aynı derin odaklarca hazırlandığını düşünmüyorlar mı, yoksa Başbağlar’da yaşananlar bizim ne umurumuzda mı diyorlar? Çünkü bıkıp usanmadan dindarları karalayanların, Başbağlar’da yaşanan katliam hakkında oturup hakkaniyetli sözler sarf ettiklerine pek rastlamadık.

Star: İbrahim Kiras: Sivas Davasına Bir de Buradan Bakın

Taraflardan hangisine sorsanız olayın soruşturmasından yargılamanın bugünkü neticesine kadar sürecin tamamına ilişkin itiraz ve kuşkularını dile getiriyor. Öyleyse bir kere daha tekrarlayalım… Madem ki Sivas davasının sonucu kimseyi memnun etmiyor o zaman talebimiz şu olsun: Yeni baştan adil bir yargılama!

Sabah: Nazlı Ilıcak: Sivas Dosyası Yeniden Açılsın

 

Madımak katliamından sorumlu tutulan 79 kişinin ağırlaştırılmış müebbet ya da süreli hapis cezasına çarptırıldığı göz ardı edilerek, “suçlular cezasız kalıyor” havası yaratıldı. CHP de toplumda yükselen tepki dalgasının paralelinde “Zamanaşımı kaldırılsın” diye bir kanun teklifi verdi ve AK Parti oylarıyla reddedilince, gene iktidarın, suçluların cezalandırılmasını engellediği propagandası yapıldı. 


Vatan: Can Ataklı: Zamanaşımı Olmasa Ne Olacaktı ki…

Yandaş medyada Sivas katliamı ile ilgili eleştirel bir yazı, makale, haber okuyor musunuz? Tek satır bile yok. Biraz vicdanı olanlar sadece “ölümlerden duydukları üzüntüyü” sahte cümlelerle dile getiriyorlar o kadar. Yani ölen olmasa, otelin yakılmasına alkış bile tutacaklar. Şurası bir gerçek ki, Sivas katliamına neden olanlar korunmuştur, kollanmıştır.

 

Evrensel: Yücel Özdemir: Zamanaşımında Almanya’nın da Sorumluluğu Var

 

Sivas davasında zaman aşımı kararının verilmesi en çok da Almanya’da ilticacı konumunda bulunan, ancak Türkiye’yi gidemeyen 9 failin işine yarayacak.Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını eline alacak olan failler, bugünden itibaren istedikleri gibi Türkiye’ye, hem de “tekbir” getirerek giriş yapabilecekler. Hatta, Sivas’a kadar gidip, Madımak Oteli önünde hatıra fotoğrafı bile çektirebilecekler.


Cumhuriyet: Hikmet Çetinkaya: Sizin Hiç Çocuğunuz Öldürüldü mü?..


Toplum olarak zaten biz bunlara alıştık. Manisalı çocukların 15 yaşında işkenceden geçtiği, kanlı 1 Mayıs’ların yaşandığı, Kahramanmaraş katliamının unutulduğu bir Türkiye’de yaşıyoruz. Sivas davasının zamanaşımına uğraması Türkiye için “kara bir leke”den başka bir şey değildir. Madımak sanıklarını savunan avukatların çoğunluğu bugün AKP milletvekilleridir…

Milliyet: Hasan Cemal: Madımak Kararı Neden Pas Geçildi ki?..

 

Sivas’ta,1993’te insanlığa karşı işlenmiş rezil bir suçun adıdır Madımak katliamı. Ve bu davanın bazı sanıkları için mahkemeden zamanaşımı kararının çıkmış olması da, bu ülkede hukukun üstünlüğü adına kapkara bir lekedir.

 

Hürriyet: Yılmaz Özdil: Cura

 

Ve…Yaktılar o Nesimi’yi! Sivas’ta yakılanlardan biri. Ve, değerli gençler…Ne salt Alevilerdir kıyılan aslında, ne hukuk garabetidir, ne de güvenlik zafiyeti… Hepsi sığmayacağı için, sadece bir örnek verdim, yukarda adı geçenleri sıralayın lütfen alt alta.

 

Stratfor Türkiye Gündemi IX

Taraf: TR325 Demir: Ömür Biçmedim

Taraf’ın 6 Mart 2012 tarihli haberinde Stratfor’un Başbakan Erdoğan’ın sağlık durumuyla ilgili analizine yer verilmişti. 10 Aralık 2011 tarihli Stratfor analizinde kaynak ‘TR325 kod adlı Faruk Demir’ gösterilerek Başbakan Erdoğan’ın iki yıl ömrü kaldığının tahmin edildiği belirtilmişti.

 TarafPKK: Dış Politikayı Tek Kurşunla Dağıttık 

Stratfor’un Erbil’deki analisti Yerevan Saeed, “Şimdi PKK ile sıkı bağları olan, Abdullah Öcalan’ın Suriye’deki yardımcısı” diye tanımladığı bir kaynakla irtibata geçerek PKK’nın ateşkese son verme kararının nedenlerini konuşmuş. 23 Ağustos 2010 tarihli yazışmada PKK’nın, Türkiye’nin bölgesel lider olma arzusuna tepkili olduğunu paylaşan Saeed, konuşmalarını şöyle aktarıyor: “Kaynağa göre PKK, hâlâ orada olduklarını, Türkiye’ye ve dünyaya, Türkiye’nin hâlâ iç meselelerinin olduğunu göstermek için haziranda tekrar silahlı mücadeleye dönmeye karar vermiş.

Sabah: Emre Aköz: Taraf’ın Yalanları

Dünkü yazıda ahlakı cerahatli, aklı çamurlu Hürriyet yazarının attığı pisliği temizledik. Bugün sıra Taraf gazetesinde…Olayı biliyorsunuz: Stratfor adlı Amerikan istihbarat şirketinden Reva Bhalla, Ankara’daki kaynaklarından biri olan Faruk Demir ile konuşuyor. Enerji sektöründe faaliyet gösteren bu kişi… 

 

Sivas Yangını…

 

Radikal: Cengiz Çandar: Türkiye’de Alevi Yakmanın Cezası Nedir?

Başbakan Tayyip Erdoğan, kararı öğrendiğinde “Milletimiz, ülkemiz için hayırlı olsun” gibi bir tepki verdi. Anlaşılan, üzerinde fazla düşünmeden bir söz sarf etmiş. Çünkü ‘zamanaşımından ötürü davanın düşmesi’nin milletimize ‘hayırlı’ hiçbir tarafı yok.

Taraf: Ahmet Altan: Ergenekon ve Sivas

Zamanın başbakanı başta olmak üzere, o dönemde sorumlu olan herkes yargının önüne çıkarılmalı, ölenlerin hesabı onlardan da sorulmalı. O katliamı yapan kalabalık kadar, onları kışkırtanlar ve katliamı göz göre göre engellemeyenler de sorumlu çünkü o ölümlerden. O günkü başbakan ya da Genelkurmay başkanı Madımak Oteli’nin içinde olsaydı, o kalabalığın o oteli yakmasına izin verirler miydi?

Star: Elif Çakır: Madımak’ta Özürü Kim Dilesin?

Medyada yıllardır Madımak olayı hakkında yazılıp çizilenlere baktığımızda, ya gerçekten çok saflar ya da bilerek manipüle ediyorlar diye düşünmemek mümkün değil. Çünkü Madımak’tan kısa bir süre sonra, Sünni dindarların yaşadığı Başbağlar köyünün basılıp 33 cana kıyılmasını hiç görmek bile istemiyorlar. Bunun planlı bir harekâtın diğer yüzü olduğunu ve aynı derin odaklarca hazırlandığını düşünmüyorlar mı, yoksa Başbağlar’da yaşananlar bizim ne umurumuzda mı diyorlar? Çünkü bıkıp usanmadan dindarları karalayanların, Başbağlar’da yaşanan katliam hakkında oturup hakkaniyetli sözler sarf ettiklerine pek rastlamadık.

Star: İbrahim Kiras: Sivas Davasına Bir de Buradan Bakın

Taraflardan hangisine sorsanız olayın soruşturmasından yargılamanın bugünkü neticesine kadar sürecin tamamına ilişkin itiraz ve kuşkularını dile getiriyor. Öyleyse bir kere daha tekrarlayalım… Madem ki Sivas davasının sonucu kimseyi memnun etmiyor o zaman talebimiz şu olsun: Yeni baştan adil bir yargılama!

Sabah: Nazlı Ilıcak: Sivas Dosyası Yeniden Açılsın

 

Madımak katliamından sorumlu tutulan 79 kişinin ağırlaştırılmış müebbet ya da süreli hapis cezasına çarptırıldığı göz ardı edilerek, “suçlular cezasız kalıyor” havası yaratıldı. CHP de toplumda yükselen tepki dalgasının paralelinde “Zamanaşımı kaldırılsın” diye bir kanun teklifi verdi ve AK Parti oylarıyla reddedilince, gene iktidarın, suçluların cezalandırılmasını engellediği propagandası yapıldı. 


Vatan: Can Ataklı: Zamanaşımı Olmasa Ne Olacaktı ki…

Yandaş medyada Sivas katliamı ile ilgili eleştirel bir yazı, makale, haber okuyor musunuz? Tek satır bile yok. Biraz vicdanı olanlar sadece “ölümlerden duydukları üzüntüyü” sahte cümlelerle dile getiriyorlar o kadar. Yani ölen olmasa, otelin yakılmasına alkış bile tutacaklar. Şurası bir gerçek ki, Sivas katliamına neden olanlar korunmuştur, kollanmıştır.

 

Evrensel: Yücel Özdemir: Zamanaşımında Almanya’nın da Sorumluluğu Var

 

Sivas davasında zaman aşımı kararının verilmesi en çok da Almanya’da ilticacı konumunda bulunan, ancak Türkiye’yi gidemeyen 9 failin işine yarayacak.Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını eline alacak olan failler, bugünden itibaren istedikleri gibi Türkiye’ye, hem de “tekbir” getirerek giriş yapabilecekler. Hatta, Sivas’a kadar gidip, Madımak Oteli önünde hatıra fotoğrafı bile çektirebilecekler.


Cumhuriyet: Hikmet Çetinkaya: Sizin Hiç Çocuğunuz Öldürüldü mü?..


Toplum olarak zaten biz bunlara alıştık. Manisalı çocukların 15 yaşında işkenceden geçtiği, kanlı 1 Mayıs’ların yaşandığı, Kahramanmaraş katliamının unutulduğu bir Türkiye’de yaşıyoruz. Sivas davasının zamanaşımına uğraması Türkiye için “kara bir leke”den başka bir şey değildir. Madımak sanıklarını savunan avukatların çoğunluğu bugün AKP milletvekilleridir…

Milliyet: Hasan Cemal: Madımak Kararı Neden Pas Geçildi ki?..

 

Sivas’ta,1993’te insanlığa karşı işlenmiş rezil bir suçun adıdır Madımak katliamı. Ve bu davanın bazı sanıkları için mahkemeden zamanaşımı kararının çıkmış olması da, bu ülkede hukukun üstünlüğü adına kapkara bir lekedir.

 

Hürriyet: Yılmaz Özdil: Cura

 

Ve…Yaktılar o Nesimi’yi! Sivas’ta yakılanlardan biri. Ve, değerli gençler…Ne salt Alevilerdir kıyılan aslında, ne hukuk garabetidir, ne de güvenlik zafiyeti… Hepsi sığmayacağı için, sadece bir örnek verdim, yukarda adı geçenleri sıralayın lütfen alt alta.

 

Stratfor Türkiye Gündemi IX

Taraf: TR325 Demir: Ömür Biçmedim

Taraf’ın 6 Mart 2012 tarihli haberinde Stratfor’un Başbakan Erdoğan’ın sağlık durumuyla ilgili analizine yer verilmişti. 10 Aralık 2011 tarihli Stratfor analizinde kaynak ‘TR325 kod adlı Faruk Demir’ gösterilerek Başbakan Erdoğan’ın iki yıl ömrü kaldığının tahmin edildiği belirtilmişti.

 TarafPKK: Dış Politikayı Tek Kurşunla Dağıttık 

Stratfor’un Erbil’deki analisti Yerevan Saeed, “Şimdi PKK ile sıkı bağları olan, Abdullah Öcalan’ın Suriye’deki yardımcısı” diye tanımladığı bir kaynakla irtibata geçerek PKK’nın ateşkese son verme kararının nedenlerini konuşmuş. 23 Ağustos 2010 tarihli yazışmada PKK’nın, Türkiye’nin bölgesel lider olma arzusuna tepkili olduğunu paylaşan Saeed, konuşmalarını şöyle aktarıyor: “Kaynağa göre PKK, hâlâ orada olduklarını, Türkiye’ye ve dünyaya, Türkiye’nin hâlâ iç meselelerinin olduğunu göstermek için haziranda tekrar silahlı mücadeleye dönmeye karar vermiş.

Sabah: Emre Aköz: Taraf’ın Yalanları

Dünkü yazıda ahlakı cerahatli, aklı çamurlu Hürriyet yazarının attığı pisliği temizledik. Bugün sıra Taraf gazetesinde…Olayı biliyorsunuz: Stratfor adlı Amerikan istihbarat şirketinden Reva Bhalla, Ankara’daki kaynaklarından biri olan Faruk Demir ile konuşuyor. Enerji sektöründe faaliyet gösteren bu kişi… 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı