Ekopolitik

12 Temmuz 2012: Suriye Açmazı‏

Suriye Açmazı

Hürriyet: Mehmet Ali Birand:Rusya, Esad’ı bize kolay yedirmeyecek

Esad rejiminin düşürülmesi konusu artık inada bindi. Nedenleri de son derece önemli ve Türkiye’ yi de çok yakından ilgilendiriyor. Bize göre, Rusya’ nın Suriye liderine destek vermesininin iki nedeni var: İlki, Suriye’nin Tartuslimanındaki üssünü korumak ve bu sayede Akdeniz’ e ulaşabilmeyi sağlamak. Diğeri de, eski müttefiki Suriye’ ye silah satışını sürdürebilmek, böylece Orta Doğu’da da söz sahibi olabilmek. Geçenlerde, ardı ardına açıklamalar yapıldı ve en son olarak da, Moskova’ daki Strateji ve Teknoloji Analizleri Merkezi Direktörü Ruslan Pukhov’ un bu konuyla ilgili son derece önemli bir makalesi yayınlandı.Yukarıda saydığım gerekçelerin artık önemli olmadığınıve Putin’ i asıl Radikal İslam’ın rahatsız ettiğini belirten Pukhov, Rusya için hayati başka noktalara değiniyordu.

Suriye Açmazı

Hürriyet: Mehmet Ali Birand:Rusya, Esad’ı bize kolay yedirmeyecek

Esad rejiminin düşürülmesi konusu artık inada bindi. Nedenleri de son derece önemli ve Türkiye’ yi de çok yakından ilgilendiriyor. Bize göre, Rusya’ nın Suriye liderine destek vermesininin iki nedeni var: İlki, Suriye’nin Tartuslimanındaki üssünü korumak ve bu sayede Akdeniz’ e ulaşabilmeyi sağlamak. Diğeri de, eski müttefiki Suriye’ ye silah satışını sürdürebilmek, böylece Orta Doğu’da da söz sahibi olabilmek. Geçenlerde, ardı ardına açıklamalar yapıldı ve en son olarak da, Moskova’ daki Strateji ve Teknoloji Analizleri Merkezi Direktörü Ruslan Pukhov’ un bu konuyla ilgili son derece önemli bir makalesi yayınlandı.Yukarıda saydığım gerekçelerin artık önemli olmadığınıve Putin’ i asıl Radikal İslam’ın rahatsız ettiğini belirten Pukhov, Rusya için hayati başka noktalara değiniyordu.

Star: Fehmi Koru: Oyuna gelsek fark eder miyiz?

Rusya epeydir görmezden geldiği ‘Suriye’nin Dostları’ grubunu Moskova’ya davet etmiş… Bu önemli bir gelişme. Başbakan Tayyip Erdoğan da önümüzdeki günlerde Rusya’ya gidip Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Suriye’yi görüşecek… Her gün 50-100 kişinin rejimin milisleri tarafından öldürüldüğü Suriye’yi… İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşmuş ve halen geçerliliğini sürdüren dünya düzeni, savaşın galiplerini mükâfatlandıran bir denge üzerine oturuyor; bu sebeple BM Güvenlik Konseyi’nin ‘veto’ hakkıtanınmış ülkeleri arasında Almanya yoktu, ama Sovyetler Birliği vardı. Sovyetler Birliği duvarla birlikte yıkıldı, savaş sonrasıikiye bölünen Almanya birleşti, ama BMGK’da denge değişmedi. Suriye’de rejim değişikliği isteyenler bu yüzden Moskova’ya gitmek zorunda. Rusya ikna olmazsa iç-savaşın durması mümkün değil. Rusya ise, hem petrol ve doğalgaz gelirlerine tavan yaptırdığı, hem de Suriye’deki askeri üslerinin varlığını pekiştirme imkânı sunduğu için ihtilâfı sona erdirmeye istekli görünmüyor.

Radikal: Cengiz Çandar:Suriyeaçmazları, Suriye tuzakları

Eğer, daha ilk gün ortaya çıkıp, “uçağımız füzeyle ve uluslararasıhava sahasında vuruldu” demeseydiniz, sorun yoktu. Genelkurmay, uçağın üzerinde füzeyle vurulduğuna dair bir iz olmadığını açıkladı. Eğer füzeyle vurulmamışsa–bizim Genelkurmay’ın açıklamasından o sonuç çıkıyor- ve uçaksavar ateşinden isabet almışsa, Suriye sınırından 13 mil ötede düşmesi neredeyse imkansız, O mesafede hedefi vuran bir uçaksavar mermisi icat edilmedi çünkü. Başbakan, dün, uçağın 13 mil ötede vurulduğunu ama 8,5 mil öteye (yani Suriye karasuları içine) sürüklendiğini açıkladı. İmkansız da değil ama mantıklı da gelmiyor. Kim yaptırdı hükümete olayın hemen ardından o açıklamaları? Uludere sonrasında kim yaptırdıysa, aynı odaklar mı? En can alıcı konularda “şeffaflık” ve“hesap verebilirlik”tenuzaklaşırsanız, ister istemez, inandırıcılığınız da zaafa uğramaya başlar.

Sabah: NazlıIlıcak: Suriye ve kafa karışıklığı

Uçağımızın füzeile, uluslararası hava sahasında düşürüldüğüne dair Türk tezine, ilk gün, başbakanın açıklamaları doğrultusunda inandım.Beşar Esad, bunun tersini bile söylese, ondan ziyade tabii Erdoğan’a inanırım. ÇünküEsad’ın doğrukonuştuğuna dairde elde bir delil yok. İlkgünlerde, radarların, füzeyitespit ettiğibelirtiliyordu. Hatta,belgelerimizi Birleşmiş Milletler’esunacağımıza dair duyumlar almıştık. Fakatdaha sonraki açıklamalar, bunun aksini gösterdi. Genelkurmay da, MİT de,uçağın füze ile vurulduğuna dair bir delil, radar kaydı bulunmadığınısöyledi. Dün, Sabah gazetesimanşetten duyurdu: “Radarda füze izinin bulunmamasının sebebi,Suriye’nin, F-4 uçağını optikalgılayıcı füzeyle vurmasıymış. Bu yüzden radar kaydıkoymuş.

Milliyet: Semih İdiz: Dışpolitika suhulet ve gerçekçilik ister

Gelişmeler Suriye tarafından düşürülen jet konusunun AKP açısından siyasi bir fiyaskoya dönüşeceğini gösteriyor. Veriler ortaya çıktıkça Başbakan Erdoğan’ın sert ifadelerle eleştirdiği Wall Street Journalgazetesinin haberinin tümüyle boş olmadığı anlaşılıyor. Bu arada Rusya’nın biraz da kinayeli bir şekilde “elimizde objektif veriler var istenirse paylaşırız” açıklaması da bu durumda farklı bir anlam kazanıyor. Türk dış politikasınıgüden geleneksel özellikler her zaman “ihtiyat” ve“itidal” olmuştur. Bu bazılarınca“omurgasızlık” olarak görülse de Türkiye’nin tehlikeli coğrafi konumu bunu zorunlu kılmıştır. Öte yandan, ulusal çıkarlar açısından kararlılık gerektiğinde bu da gösterilmiştir. Bunun en bariz örneği, en yakın müttefiklerimizin “sakın yapma”uyarısına rağmen Türkiye’nin 1974’te gerçekleştirdiği Kıbrıs harekatıolmuştur.

Zaman: Şahin Alpay: Dışpolitika açmazda mı?

Şiiliğin ana karargâhı İran, bugün de Türkiye’nin kendisiyle kurduğu diyaloğun kıymetini bilmiyor mu? Tayyip Erdoğan Irak ziyaretinde, Şiiliğin dini merkezi Necef’te Hazreti Ali’nin türbesini ziyaret eden ilk Türk başbakanı olmadı mı? Ankara Hizbullah ile Irak’ın öteki Şii liderleri Iyad Allavi ve Mukteda El-Sadr ile diyaloğu sürdürmüyor mu? Başbakan Nuri El-Maliki ile gerginlik, onun Saddamlığa soyunmasından kaynaklanmıyor mu? Türkiye ile İran arasındaki hem dostluk hem gerginlik ilişkilerinin temelinde, ayrı mezhepleri değil, bölge için iki ayrı modeli temsil etmeleri var. Ben AKP hükümetinin “yeni-Osmanlıcılık” yaptığına dair iddialarda da ciddiye alınacak bir taraf görmüyorum. Türkiye’nin Ortadoğu, Balkanlar, Kuzey Afrika, Güney Kafkasya ve Orta Asya ülkeleriyle tarihi ve kültürel bağlarıvar.

Milliyet: Fikret Bila: Genelkurmay’ın ifade değişikliği

Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklamalarda kullandığı sözcükleri özenle seçtiğini, ifadelendirmeye çok dikkat ettiğini vurgulamıştım. Bu dikkatli açıklamalarını sürdüren Genelkurmay Başkanlığı, dün yaptığı açıklamada bugüne kadar kullandığı bir ifadeyi değiştirdi. Genelkurmay, uçağımızın düştüğü 22 Haziran 2012 tarihinden 4 Temmuz 2012 tarihine kadar yaptığı bildirimlerin“açıklama” bölümünde şu ifadeyi kullanıyordu: “22 Haziran 2012 tarihinde, Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, Suriye tarafından düşürülen Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait RF-4 uçağımızın…” Bu ifadeden Genelkurmay’ın, uçağımızın Suriye tarafından düşürüldüğünden emin olduğu anlaşılıyordu. Ancak Genelkurmay Başkalığı, dün yaptığı açıklamada bu ifadesini şöyle değiştirdi: “22 Haziran 2012 tarihinde, Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, görev uçuşu yaparken, radar ve telsiz teması kesilen ve müteakiben Suriye resmi makamlarınca düşürüldüğü iddia edilen Hv. K.K.lığımıza ait RF-4 uçağımız…”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Kapalı