Ekopolitik

10 Ocak 2013: Müzakerelerin Nihayi Hedefi Ne?

Müzakerelerin Nihayi Hedefi Ne?

Sabah: Hıncal Uluç: Savaş isteyenler, savaşsınlar da görelim!..

“Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” demiş eskiler.. Tam da o günleri yaşıyoruz işte...Bu ülkede 30 yıldır analar ağlıyor.. Bu ülkede 30 yıldır, delikanlılık yaşına gelen oğulları, hatta kızları olan analar, korku, endişe ve umutsuzluk içinde yaşıyorlar..Bu ülkede 30 yıldır, bilimsel adı “Düşük Yoğunluklu Çatışma” olan bir savaş sürüyor.. Binlerce gencin hayatına mal olan, binlerce anayı ağlatan savaş.. Bu savaşı, silah kullanarak bitiremedik.. Asker, yüzlerce şehit verdiği ve nerdeyse başarıya ulaşmış göründüğü günlerde açıklama yaptı...“Bu sorun, silahla çözülmez ve bitmez.. Çözüm, sosyal ve siyasaldır!..“Ne yaptık, o günden bu yana..

Yenişafak: Ali Bayramoğlu: PKK’lının elini sıkmak meselesi…

Türkiye siyasetçisi, gazetecisi, toplumuyla bir beklenti içinde… İmralı’yla temasın silahların susmasına, Kürt sorununda siyaset sayfasının açılmasına, hatta bu sorunun çözülmesine yol açması umuluyor. Umutlu olmak için pek çok neden var. Tayyip Erdoğan’ın attığı cesaretli adım, İmralı’dan gelen mesajlar, BDP temsilcilerinin ilk kez devreye girmesi ışık veriyor.Ancak hemen heveslenmemek için de pek çok neden var. Bu tür temaslar ilk kez olmuyor. Öcalan yakalanmadan başlayan, 2010’a kadar giden 20 yıllık bir temaslar dizisi var karşımızda ve hemen hiç birinden sonuç alınamadı. Bu temasların sonuç vermemesinin kimi örgütten kimi ise devletten kaynaklanan pek çok nedeni var.

Müzakerelerin Nihayi Hedefi Ne?

Sabah: Hıncal Uluç: Savaş isteyenler, savaşsınlar da görelim!..

“Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar” demiş eskiler.. Tam da o günleri yaşıyoruz işte...Bu ülkede 30 yıldır analar ağlıyor.. Bu ülkede 30 yıldır, delikanlılık yaşına gelen oğulları, hatta kızları olan analar, korku, endişe ve umutsuzluk içinde yaşıyorlar..Bu ülkede 30 yıldır, bilimsel adı “Düşük Yoğunluklu Çatışma” olan bir savaş sürüyor.. Binlerce gencin hayatına mal olan, binlerce anayı ağlatan savaş.. Bu savaşı, silah kullanarak bitiremedik.. Asker, yüzlerce şehit verdiği ve nerdeyse başarıya ulaşmış göründüğü günlerde açıklama yaptı...“Bu sorun, silahla çözülmez ve bitmez.. Çözüm, sosyal ve siyasaldır!..“Ne yaptık, o günden bu yana..

Yenişafak: Ali Bayramoğlu: PKK’lının elini sıkmak meselesi…

Türkiye siyasetçisi, gazetecisi, toplumuyla bir beklenti içinde… İmralı’yla temasın silahların susmasına, Kürt sorununda siyaset sayfasının açılmasına, hatta bu sorunun çözülmesine yol açması umuluyor. Umutlu olmak için pek çok neden var. Tayyip Erdoğan’ın attığı cesaretli adım, İmralı’dan gelen mesajlar, BDP temsilcilerinin ilk kez devreye girmesi ışık veriyor.Ancak hemen heveslenmemek için de pek çok neden var. Bu tür temaslar ilk kez olmuyor. Öcalan yakalanmadan başlayan, 2010’a kadar giden 20 yıllık bir temaslar dizisi var karşımızda ve hemen hiç birinden sonuç alınamadı. Bu temasların sonuç vermemesinin kimi örgütten kimi ise devletten kaynaklanan pek çok nedeni var.

Bugün: Doğu Ergil: Niyet, istek ve destek

Ama hangi çözüme? İşte zurnanın zırt dediği yer burası. İmralı ile görüştükten sonra bir Kürt milletvekili Avrupa’ya, diğeri Kandil’e haber ulaştırmak amacıyla Diyarbakır’a gitti. Aynı cenahtan BDP duruma müdahil olmaya; Demokratik Toplum Kongresi de arabuluculuğa talip oldu. Anlaşılan merkezinde PKK’nın bulunduğu cenahta, Öcalan’ın yokluğunda özerklik kazanmış yapılar, barış sürecinin tek odaklı yürütülmesini istemiyorlar. Dışarıda bırakılmak endişesi taşıyorlar. O yüzden sadece hükümet ile Öcalan arasında bir pazarlık olmayacak. Önce PKK merkezli örgütler ve gruplar arasında kapsamlı bir pazarlık yapılacak. Bir anlaşma zemini sağlanmazsa Öcalan’ın temsil kabiliyeti sınırlı kalacak. ‘Taraf’lığı güdük kalacak.

Akşam: İsmail Küçükkaya:Müzakerenin şeffafı olur mu?

Dünyada terörle mücadeleyi sona erdirme müzakerelerinin bu kadar göz önünde yaşandığı başka bir ülke var mıdır? Hiç sanmıyorum. Ne zaman kimlerin nerede görüştüğü, neler konuşulduğu gün gibi ortada. İlk başta insan yadırgıyor ama diğer yandan bakınca görüyoruz ki halkın da tepkisini göstermesi ve sürece dahil edilmesi sağlanıyor. Ya bu toplum aşırı sessizleşmiş ya da çok olgunlaşmış ve acılar bitsin istiyor. İç dinamikler arasında mutabakatın olağanüstü hızla sağlandığı gibi bir sonuçla karşı karşıyayız. Sorun bir ölçüde bölgesel aktörler ile daha çok küresel güçlerin rolünde düğümleniyor. Orası muamma. Bu kadar çok aktörlü bir ‘güç ve iktidar oyununda’ bütün kartlar açıkken sonuç alınabilir mi?

Hürriyet: Sedat Ergin: Erdoğan’ın oyun planı ne?

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, 2009’daki Kürt açılımı ve sonrasındaki Oslo sürecinin ardından bu kez İmralı üzerinden üçüncü bir iddialı denemeye girişirken hangi saiklerle hareket ediyor? Erdoğan’ın bu yönde sergilediği siyasi iradenin arkasında hangi düşünceler ve beklentiler rol oynuyor? Artıları-eksileri terazide ölçülmüş ne gibi hesaplar, ne gibi risk analizleri kendisini yönlendiriyor? Bu sorulara yanıt ararken, en azından sürecin başlangıcında Abdullah Öcalan’ın geçen eylül ayında Ankara’ya gönderdiği mesajların bir katalizör işlevi gördüğü söylenebilir. Erdoğan’ın, Öcalan’ın sergilediği yaklaşımda, çatışmanın sonlandırılması için üzerinde çalışılıp geliştirilebilecek unsurlar gördüğü anlaşılıyor.

 

Radikal: Murat Yetkin: PKK’nın zor kararı

Şimdi, örgüt kendisini 1999’a göre çok daha güçlü hissederken çekilme koşulunu yerine getirecek midir? Aslında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Nijer’deki basın toplantısında sürecin devam etmesi bakımından PKK’dan beklediği ilk adımı açıklaması iyi oldu. Kendi ifadesiyle ‘Bölücü terör örgütü kadrolarının’ hemen ve ‘silah bırakarak’ ülkeyi terk etmesi gerektiğini söylemesi, günlerdir bir yandan hükümet, diğer yandan PKK cephesinden yayımlanan reçetelerden önemli bölümünü boşa çıkardı. Bu açıklamadan kısa süre önce Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan bir yetkili ile telefonda görüşüyorduk. Bana teminatlar vererek son günlerde gazetelerde MİT’in yaptığına dair çıkan haberlerden bir kısmının doğru olmadığını, daha da vahimi, zaten kendilerine de sorulmamış olduğunu söylüyordu

Ortadoğu: Orhan Karataş: İhanet yolunda sınır yok

İmralı canisi ile yapılan görüşmeler ve varılan uzlaşmaların ayrıntıları ortalığa saçılıyor. Şu ana kadar yazılan ve söylenenlerde bizi şaşırtan bir şey yok. Bir bölücü terörbaşı ile yapılan pazarlıktan ülke ve millet menfaatine bir sonuç beklemek, saflıktan öteye geçmez. Bebek katili ile aynı masaya oturursanız, sizden isteyeceği şey, yaptıklarına haklılık kazandırmak ve kendi geleceğini garanti altına almak olacaktır. Nitekim, şu ana kadar ortalığa saçılanlar görüşmelerin de varılan uzlaşmanın da bu yönde olduğunu gösteriyor. 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Kapalı