Ekopolitik

10 Ekim 2012: İnsan olmanın tarifeleri…

İnsan olmanın tarifleri

Bugün: Ahmet Taşğetiren: Müdürün yüreğini anlamak

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in sözleri kıyameti kopardı. O dedi ki: “Dağda ölene ağlamayana insan denmez. Eli silahlı teröriste mani olamayana da devlet denmez.” Kıyameti koparan bu sözün ilk kısmı. Bir kesim, “Teröriste ağlanır mı” diye tepki gösteriyor, diğer kesim ise, “Emniyet müdürü, oğlu-kızı dağda ölenlerle duygu paylaşımı (empati) yapıyor” diyerek, söze olumlu bakıyor. Ben de dünkü yazımda Emniyet Müdürü’nün sözlerine olumlu baktığımı ifade ettim. Tartışmaya Başbakan da katıldı ve grup konuşmasında “Biz dağda ölene ağlamayız, siyaseti siyasetçi yapsın, herkes işine baksın” dedi.

İnsan olmanın tarifleri

Bugün: Ahmet Taşğetiren: Müdürün yüreğini anlamak

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in sözleri kıyameti kopardı. O dedi ki: “Dağda ölene ağlamayana insan denmez. Eli silahlı teröriste mani olamayana da devlet denmez.” Kıyameti koparan bu sözün ilk kısmı. Bir kesim, “Teröriste ağlanır mı” diye tepki gösteriyor, diğer kesim ise, “Emniyet müdürü, oğlu-kızı dağda ölenlerle duygu paylaşımı (empati) yapıyor” diyerek, söze olumlu bakıyor. Ben de dünkü yazımda Emniyet Müdürü’nün sözlerine olumlu baktığımı ifade ettim. Tartışmaya Başbakan da katıldı ve grup konuşmasında “Biz dağda ölene ağlamayız, siyaseti siyasetçi yapsın, herkes işine baksın” dedi.

Radikal: Cüneyt Özdemir: Sen misin ‘Önce insan,sonra vatan’ diyen!

Recep Güven’in açıklamalarından sonra bir yandan siyasetçiler Diyarbakır Emniyet Müdürü’ne bindirirken bir kısım medya da hemen Emniyet Müdürü’nün secerisini çıkartmaya başladı. Anlaşılan Recep Güven’in Ergenekon soruşturmasını başlatan ekipte olduğunu deşifre edip belaltı vuruşunu buradan gerçekleştirecekler.

Taraf: Ahmet Altan: Taraf’ta kavga

Türkiye böyle yolunu kaybetmiş ördek yavrusu gibi oradan oraya savrulmaya başlayınca bütün kurumlarda da “gidilecek yol” konusunda ciddi kırılmalar ve çatlamalar ortaya çıktı. Güneydoğu’ya en azından duygusal bir soluk aldıracak olan Diyarbakır Emniyet Müdürü’nün “insanca” açıklamalarına Başbakan Yardımcısı gönülden destek verirken, Başbakan, “insan dağdaki teröristin ölümüne ağlar” olan diyen müdüre “bu salonda insan yok” diye cevap verip alkış alan MHP lideriyle birlikte yüklendi. Bu “kırılmadan” elbetteTaraf da payını alıyor. Biz de kendi aramızda ayrışıyoruz ve üslup da gittikçe ağırlaşıyor.

Zaman: Mümtaz’er Türköne: Devlet’in gözyaşları

Diyarbakır Emniyet Müdürü’nün sözleri, çok şeyin değiştiğini ispatlıyor. “Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız, insan değilsiniz” sözü vicdanlı bir aydına değil, doğrudan devlete ait bir söz artık. Doğrudan devlet gözyaşı döküyor. Devlet, terörle mücadelede kendini kanıtlamış, başarılı bir polis şefini Diyarbakır gibi bir ile emniyet müdürü olarak tayin ediyorsa ve bu adam çıkıp devlet adına gözyaşı dökmenin mecburiyetinden bahsediyorsa Türkiye’de gerçekten çok şey değişmiş demektir. Değiştiğini hissediyor ve fark ediyorduk; ama bu kadarını hayal bile edemiyorduk.

Sözcü: Mehmet Türker: Emniyet Müdürü Türk halkına hakaret etti!…

 Tayyip Bey‘in dünkü grup toplantısında yaptığı konuşmadan sonra Diyarbakır Emniyet Müdürü ya istifa etmeli ya da görevinden alınmalı!.. Onu destekleyen Tayyip Bey‘in muavini Bursalı (Manisalı-Siirtli) Bülent de ne yapacağını artık kendi düşünsün!.. Diyarbakır Emniyet Müdürü güya duygusal bir konuşma yaparak, topluma hakaret etti!.. Dağda ölen teröriste ağlamayan insan değilmiş!.. Yani, oğlu şehit düşen anne, oğlunu şehit eden o terörist öldüğünde ağlamıyorsa insan değil!.. Bizler insan değiliz!.. Bu mudur?..

Milliyet: Nail Güreli: ‘İnsan değilsiniz!’

“Dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz!” Bu cümle, Diyarbakır gibi “Stratejik” bir ile 16 yıl sonra yeniden atanan Emniyet Müdürü Recep Güven’in. Güven, ilk basın toplantısında, bu sözleri 2005 yılında bir konferansta söylediğini belirterek tekrarlıyor. Geçmişine bakıyorsunuz; Polis Akademisi’nde tiyatro kurmuş, şiirler yazmış bir bürokratın duygusal dünyasından yansımalar olarak görebilirsiniz.

Posta: Nedim Şener: Yeter ki analar ağlamasın

 

Başbakan Erdoğan, Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’e neden kızdı anlamadım. Recep Güven’in “Dağda ölen teröriste ağlamıyorsan insan değilsin” sözleri hükümetin teröre çözüm bulmak için yaptığı girişimlerden farklı değil. Başbakan Erdoğan, daha üç ay önce Ak Parti’nin Şanlıurfa İl Kongresi’nde “Biz yüreklerdeki yangın bitsin dedikçe, birileri yangını körüklüyor, dağdakiler inmesin diyerek, kanı, öldürmeyi teşvik ediyor” diyerek kendisini eleştirenlere kızıyordu.

Radikal: Oral Çalışlar: Desteklenmesi gerekir

Kürt meselesi gibi yeni çözüm yollarına ihtiyacın kendini yoğun şekilde hissettirdiği bir alanda, yaratıcı fikir eksikliği ciddi bir engel olarak önümüzde. New York-İstanbul uçağındayım. Uçakta internete girilebildiği için havada günün gazetelerini okuyabiliyoruz. Memlekete dönerken ilk sarsıcı yumruğu Kılıçdaroğlu’ndan yemek şerefine nail oluyoruz. Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in açıklamaları, ABD gezimiz sırasında ilgimizi çeken konulardan biriydi. Alışık olmadığımız bir dille konuşan Güven, dağdaki PKK’lılar için de ağladığını söylüyor. Bir güvenlik görevlisinin hem de Diyarbakır’da empati yönü böylesine öne çıkan bir konuşma yapması, bizde doğal olarak merak uyandırdı.

Yeniçağ: İsrafil K Kumbasar: Kamu görevlisi mi,STK yöneticisi mi?

Saşırmadığımızı söylersek yanlış olur.  Yanlış mı duyuyoruz, yanlış mı okuyoruz sorusunu defalarca sorduktan sonra kanaat getirdik ki, ‘bozuk saatin’ doğru gösterme vakti. Dün bu sütunlarda bir polis müdürünün ‘terörist cenazesine ağlamayanın insan olamayacağına’dair veciz ifadelerini (!) paylaşmış ve içinde bulunduğumuz ‘vahim vaziyeti’ aktarmaya çalışmıştık. Özellikle yandaş gazetelerin manşetlere çektiği haber çok önemliydi. Görevi ‘kanunsuzlukla mücadele’ olan bir devlet memurunun mesaisine ‘teröriste gözyaşı dökerek’ başlama heveskarlığı akıl alır şey değildi.

Hürriyet:Mehmet Y. Yılmaz: Yok aslında birbirlerinden farkları

DİYARBAKIR Emniyet Müdürü Recep Güven, “Dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz” demişti. Ben de böyle düşünüyorum. Biz insanları diğer canlılardan ayıran şey, ölüye saygı duymak, ölen her kim olursa olsun onun yakınları ile empati kurabilmektir. Ölüme sevinilmez, ölünün arkasından kötü konuşulmaz, bu bizim aynı zamanda belki bin yıllık toplumsal geleneğimizdir. Öte yandan içine girdiğimiz ve bir türlü çıkamadığımız terör sarmalından kurtulabilmek için de kuşkusuz ki böyle bir empati geliştirmemiz gerekiyor. Herkes sadece kendi ölüsüne ağlarsa, olacak olan tek şey ölü sayısının artmasıdır, bugüne kadar olandan farklı bir şey değildir yani.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı