Ekopolitik

10 Ağustos 2012: Kürt Sorunu ve PKK & Ortadoğu’da Türkiye-İran Gerginliği‏

Bitmeyen Kürt Sorunu ve PKK…

Milliyet: Fikret Bila: PKK’nın saldırı tarzı ve hedefi

PKK, Şemdinli’de tutunmaya çalışırken, Çukurca’da karakollara saldırdı. Dün de İzmir Foça’da askeri servis aracının yolu üzerinde uzaktan kumandalı bomba patlattı. Böylece sadece Güneydoğu’da değil Batı illerinde de eylem yapabileceğini gösterdi. Kandil’den daha önce ilan ettiği gibi PKK, tüm gücüyle terör eylemlerini yaymaya çalışacak. Foça’da bunun işaretini verdi.

Bitmeyen Kürt Sorunu ve PKK…

Milliyet: Fikret Bila: PKK’nın saldırı tarzı ve hedefi

PKK, Şemdinli’de tutunmaya çalışırken, Çukurca’da karakollara saldırdı. Dün de İzmir Foça’da askeri servis aracının yolu üzerinde uzaktan kumandalı bomba patlattı. Böylece sadece Güneydoğu’da değil Batı illerinde de eylem yapabileceğini gösterdi. Kandil’den daha önce ilan ettiği gibi PKK, tüm gücüyle terör eylemlerini yaymaya çalışacak. Foça’da bunun işaretini verdi.

Star: Ahmet Kekeç: Kürt devrimi halksız olur mu?

Kim yazmıştı, hatırlamıyorum… Türkiye’deki devrimleri incelemek üzere ülkemize gelen yabancı bir bilim heyeti, bir süre sonra “şaşırarak” bir gerçeğin farkına varmış: “Devrim yapmakla övünüyorsunuz… İyi ama bu devrimlerde halk nerede?” Halk yok… Birinci Meşrutiyet ve İkinci Meşrutiyet diye kodlanan devrimlerden başlayarak, bütün devrimlerimiz, yukarıdan aşağıya, dayatmayla, kolpayla, tehditle, silah zoruyla gerçekleştirilmiş.

Sabah: Mehmet Barlas: PKK’nın tuzağına düşmemeliyiz…

Amerika’da üniversite eğitimini tamamladıktan sonra düşünce kuruluşlarında çalışmış bir gençle konuşuyordum birkaç yıl önce… Türkiye’ye yeni dönmüştü ve milliyetçi eğilimini anlatımlarına yansıtıyordu. Türkiye üzerinde yazılmış iç ve dış kaynaklı senaryoları konuşuyorduk. Şöyle bir senaryodan söz etmişti. PKK Batı Anadolu kentlerinde ve İstanbul gibi büyük şehirlerde eylemler koyacak… Bu eylemlere karşı oluşan toplumsal tepki, Batı kentlerinde yaşayan Kürt kökenli vatandaşlara yönelecek.

Zaman: Hüseyin Gülerce: Hele bir PKK’ya sorun…

Foça’daki saldırı da gösteriyor ki, PKK terörü tırmanıyor. Suriye’deki gelişmelere paralel, “Kürt halkı da devlete isyan ediyor” senaryosu için yeni bir strateji var. Bu arada PKK, büyük kayıplar veriyor. Yürek acıtan dramlar ortaya çıkıyor. Morgda 16-17 yaşlarındaki kız çocuklarının parçalanmış bedenleri, bayrağa sarılı şehit tabutlarının doğurduğu öfkenizin yanına, bir yürek burkuntusu da ekliyor. Yatılı bölge okulunun bahçesine park edilen minibüsten inenlerin sınıflara dalarak rastgele alıp dağlara götürdükleri gençler, “gönüllü” yapılmış kızlar, erkekler.. ölüme programlanmış ortalama ömürleri üç yıl olan insanlar… Terör olmasa, şiddet olmasa yuva kuracak, iş güç sahibi olacak bizim insanlarımız… Hangi birine yanalım; baraka karokollara hedef gibi gönderilen delikanlılara mı, ceplerine el bombası konularak karakol önlerine getirilip bedenleri parça parça olan ana kuzularına mı?

Bugün: Gülay Göktürk: Devlet sevinmeli mi, üzülmeli mi?

AK Parti Milletvekili Galip Ensarioğlu Şemdinli’de ölen PKK’lılardan söz ederken “Devlet, insan öldürdü diye sevinemez” demişti ya, Mümtazer Türköne Zaman’daki yazısında daha ileri giderek, devletin sevinmek bir yana insan öldürdüğünde hüngür hüngür ağlaması gerektiğini söylemiş.

Cumhuriyet: Orhan Birgit: Eşkıya Şemdinli’de Meclis tatilde ha!

Türkiye-İran-Irak sınırının, sınırımızın bir üçgen şeklinde kesiştiği güneydoğu ucundaki Şemdinli ilçemizi “kurtarılmış bölge” olarak ilan etmek isteyen eşkıya ile Silahlı Kuvvetlerimizin göğüs göğüse çarpıştığı söyleniyor. Bu “söyleniyor” sözcüğünü, İçişleri Bakanlığı’nın konu hakkında bir açıklama yapmaktan ısrarla kaçınmasını anlatmak amacıyla kullanıyorum.

Taraf: Kurtuluş Tayiz: PKK değil, Kürt sorunu büyüdü

Ankara birkaç ay öncesine kadar PKK’yı askerî olarak sınırladığını ve kontrol altına aldığını düşünüyordu. Bunun verdiği özgüven Başbakan Erdoğan’ın yakın zamandaki bütün demeçlerine de yansıdı. Aynı duygu hükümet üyesi bakanlarda da vardı; demokratik açılım sürecinin koordinatörlüğünü üstlenen Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, BDP lideriyle yaptığı bir görüşmede gayet kendinden emin bir ifadeyle “PKK’yı artık askerî olarak yenebiliyoruz, hükümetimiz onlarla yeniden görüşmeye ihtiyaç duymuyor” diyebildi.

Hürriyet: Cengiz Çandar: Ege’de pusu, Hakkari’de savaş, İran faktörü

Başbakan ile Ak Parti’nin yetkilileri, Hakkari’de devam etmekte olan çarpışmaları, “dış güce” bağlamış ve PKK’yı “Suriye Baası’nın maşası” ilan ederek, Hakkari’deki gelişmelere ilişkin olarak parmaklarıyla Şam’ı işaret etmişlerdi. “Fantastik” bir değerlendirmeydi. Paçasını toplayamayan, Şam’ı korumakta zorlanan Suriye Baas rejimi, tam Halep düşecek iken, Türkiye’nin “Halep’e yönelik güçlerini dağıtmak amacıyla” Hakkari’de PKK aracılığıyla bir saldırı başlatmıştı.

Ortadoğu’da Türkiye-İran Gerginliği

Bugün: Ahmet Taşgetiren: Sıra Kimde?

İran Genelkurmay Başkanı Firuzabadi’nin “Suriye’den sonra sıra Türkiye’ye gelecek” sözü, hiç kuşkusuz canımızı sıktı ve tepki verdik. Suriye’de “bahar” diye yorumlanan süreç iç savaşa dönüşmüş, ardından Türkiye sınırında “Kürt bölgesi” oluşması ihtimali belirmiş, bu da “Suriye’nin geleceği” ve “Türkiye’nin geleceği” konusunda bizi tedirgin etmeye başlamış, ortaya “Acaba Suriye’de olan biten konusunda yanlış yerde mi durduk” sorularını oluşturmuştu.

Star: Beril Dedeoğlu: Türkiye-İran gerginliği

Sıra Türkiye’ye de gelecek’. Bu sözler, İran Genelkurmay Başkanı’ndan geldi, tepki de Türkiye’ye ziyarette bulunan İran Dışişleri Bakanı’na gösterildi. Dışişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı’ndan farklı bir açıklamada bulunarak, amaçlarının Türkiye ile İran arasındaki sorunları büyütmek değil, tersine yeni ilişkiler geliştirmek olduğunu ima eden bir karşılık verdi.

Hürriyet: Taha Akyol: İran ve Anadolu

Tarihte Pers İmparatorluğu Anadolu’yu alarak antik Isparta ve Atina ile çarpışmıştı. İranlı Sasani İmparatorluğu ile Bizans’ın savaşları iki yüzyıl sürmüş, hatta putperest Sasanilere karşı tek Allah’a inanan ‘ehl-i kitap’ Bizans’ın zafer kazanacağını Medine’deki müminlere Kuran müjdelemişti. Batı’da Viyana’ya kadar giden ve Balkanlar’da dört asır kalan Osmanlı, on üç defa büyük savaşa tutuştuğu İran’da Tebriz’i aşamamış, orada da fazla kalamamıştı. Yavuz’la İsmail’in savaşı, bu jeopolitik çatışmanın mezhep dilleriyle ifadesiydi.

Yeni Şafak: Hilal Kaplan: İran ve PKK

İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Firuzabadi’nin, Suriye’de akan kandan Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin sorumlu olduğunu iddia ederek ‘Suriye’den sonra sıra Türkiye’ye gelecek’ sözleri, İran-Türkiye ilişkilerinin geldiği endişe verici noktayı sarih biçimde göstermiş oldu. Endişe verici olması ‘sıra’nın Türkiye’ye gelecek olmasından değil; ümmetin sac ayaklarını oluşturan ülkelerden birisinin diğerini açıkça düşman ilan etmekten imtina etmeyecek seviyeye gelmiş olmasından kaynaklanıyor.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı