Ekopolitik

09 Ağustos 2012: Kürt Sorunu & Ortadoğu‏

Kürt Sorunu & Ortadoğu

Radikal: Cüneyt Özdemir: Şemdinli baskınının gizli bir kazananı var

Yeni dezenformasyon meydanı sosyal medya. Burada benim önemli bir referansım var. Dezenformasyon meydanında kirli savaş. Şemdinli’de manzara yavaş yavaş netleşiyor. Günlerdir Şemdinli’deki gelişmeler hakkında ne sosyal medyada ne de bu köşede yorumda bulunmamın birkaç nedeni vardı. Bunlardan ilki son yıllarda benzerini gördüğümüz ‘dezenformasyon iklimi’. Özellikle sosyal medyada benzerlerini çok sık gördüğümüz belirsizlik dönemlerinin getirdiği büyük bir ‘gaz’ hareketi baş gösteriyor. Ne idüğü belli olmayan ‘kaynaklar’ bu tür karartma dönemlerinde ortaya bir şey atıyorlar. Ortaya atılan o bir ‘şey’ tecrübeli gazeteciler ya da kamuoyunda tanınan isimler görmezden geldiği sürece çok da bir şey ifade etmiyor. Ne zaman ki referans olabilecek isimler bu mesajlara itibar ediyorlar, olaylar büyümeye başlıyor.

Kürt Sorunu & Ortadoğu

Radikal: Cüneyt Özdemir: Şemdinli baskınının gizli bir kazananı var

Yeni dezenformasyon meydanı sosyal medya. Burada benim önemli bir referansım var. Dezenformasyon meydanında kirli savaş. Şemdinli’de manzara yavaş yavaş netleşiyor. Günlerdir Şemdinli’deki gelişmeler hakkında ne sosyal medyada ne de bu köşede yorumda bulunmamın birkaç nedeni vardı. Bunlardan ilki son yıllarda benzerini gördüğümüz ‘dezenformasyon iklimi’. Özellikle sosyal medyada benzerlerini çok sık gördüğümüz belirsizlik dönemlerinin getirdiği büyük bir ‘gaz’ hareketi baş gösteriyor. Ne idüğü belli olmayan ‘kaynaklar’ bu tür karartma dönemlerinde ortaya bir şey atıyorlar. Ortaya atılan o bir ‘şey’ tecrübeli gazeteciler ya da kamuoyunda tanınan isimler görmezden geldiği sürece çok da bir şey ifade etmiyor. Ne zaman ki referans olabilecek isimler bu mesajlara itibar ediyorlar, olaylar büyümeye başlıyor.

 

Milliyet: Hasan Cemal: Irak bölünmüş durumda; Suriye de bölünebilir; sıra Türkiye’ye gelir mi?

 

Türkiye üniter olarak kalmakta direnirse mi bölünür? Yoksa İspanya örneğindeki gibi, güçlü bir ‘özerk yapı’yla ya da ‘federasyon’la mı bölünmekten kurtulur, birliğini korur ve büyür? Büyümek ne demek? Türkiye’nin örneğin Irak Kürtleriyle bir federasyon çatısı altında birleşmesi… Irak bölünmüş durumda. Bir yanda Şiiler, diğer yanda Sünniler, öbür yanda Kürtler. Ne iktidarın ne de petrolün paylaşımında anlaşabiliyorlar; bölünme derinleşiyor. Suriye de bölünebilir. Sıra Türkiye’ye gelir mi? Türkiye üniter olarak kalmakta direnirse mi bölünür? Yoksa İspanya örneğindeki gibi, güçlü bir ‘özerk yapı’yla ya da ‘federasyon’la mı bölünmekten kurtulur, birliğini korur?

 

Yenişafak: Abdülkadir Selvi: İran’ın PKK kartı

Türkiye bir süredir Hakkari’de ne oluyor sorusuna yanıt arıyor. PKK ne yapmak istiyor, Şemdinli ve Çukurca saldırısının altında ne yatıyor, şimdiye kadar küçük gruplar halinde vur-kaç taktiği uygulayan örgüt, bu kez neden kalabalık gruplar halinde saldırdı ve neden kaçmıyor? Bu soruların cevabı şu ana kadar verilebilmiş değil. Sis perdesini aralamaya, bu soruların cevabını bulmaya çalışacağız. Biz terörle mücadele konusunda maalesef yeni bir yapılanmaya gidemedik. Bir operasyon için İl Jandarma’dan bölgeye, Alay’dan Kolorduya, karmaşık bir emir-komuta zinciri içinde bocalayıp gidiyoruz. Terörle mücadelede en başarılı birimimiz Jandarma Özel Harekat Timleri. Ama Jandarma maaş olarak İçişleri’ne bağlı, sicil, rütbe, emir ve komuta olarak Genelkurmay’a bağlı.

Hürriyet: Taha Özhan: ‘Kürtlerin intiharı’

Ahmet Türk’e ait bu söz. “Dört parçada Kürtlerin birleşmesi intihar olur” diyor. Sayın Türk keşke bunu ayrıntılı olarak anlatsaydı. Dört parça arasındaki sınırlar kalksın açıklamamı, Kürdistan kurulsun anlamında söylemedim. Dört parça da özgürleşmeli dedim. Özgür bir Kürt coğrafyası sınırlar değişmeden de mümkün. Avrupa’da İtalya, Almanya, Fransa arasında sınır sorunu var mı?” (Milliyet, 8 Ağustos) Fransa, Almanya, İtalya gibi ülkeler örnek alınacaksa, Türk’ün bu sözleri çözüm için hareket noktası bile olabilir. Avrupa tarihi bu üç ülkenin milliyetçilik ve sınır savaşlarıyla doludur, sonuncusu II. Dünya Savaşı’dır. Bu üçyüz yıllık sınır ve ulus kavgaları, nasıl olmuş da böyle sona ermişti?.

 

Zaman: Fikret Ertan: İranlı yetkililerin nankörlüğü

İranlı üst düzey yetkililer son dönemde zaman zaman Türkiye aleyhine açıklamalar yapıyor, uluorta konuşup duruyorlar. Buna en örnek İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Firuzabadi’nin Devrim Muhafızları (Sipah-ı Pasdaran İnkılabı İslami) internet sitesine yaptığı açıklamasında Suriye’de akan kandan Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan devletlerinin sorumlu olduğu şeklindeki ifadesi. Dini lider Ayetullah Hamaney’den sonra İran silahlı kuvvetlerinin en üst düzey yetkilisi konumundaki Firuzabadi bu kabul edilemez ifadesine ek olarak “Bu ülkeler bu yaklaşıma devam ederlerse Suriye’den sonra sıranın Türkiye’ye ve diğerlerine geleceğini bilmeliler” diyerek Türkiye ve diğerlerini de Suriye’ye benzer durumun beklediğini buyurmuş bulunuyor.

Sabah: Hasan Celal Güzel: Rusya, Çin ve İran Türkiye’ye müdahale edemez

Biz, ‘Derhal Suriye’ye müdahale etmeliyiz’ deyip gerekçelerini sıraladıkça, içlerinde bilim adamlarının ve köşe yazarlarının da bulunduğu bazı ‘kararsız Kasımlar’, ‘Peki ya Rusya, Çin, İran ne olacak?’ diye kamuoyunun zihnini bulandırmaya devam ediyorlar. Türkiye’nin müdahalesi hâlinde, Rusya’nın, Çin’in ve İran’ın Türkiye’ye karşılık vermesi ihtimali ‘sıfır’dır. Rusya, Bize müdahale edeceği söylenen ülkelerin durumunu kısaca değerlendirelim. Önce Rusya’dan başlayalım. 2. Dünya Savaşı’ndan beri yerinden kımıldamayan Rusya, devrilmekte olan Esad’ın selvi boyu için kılını bile kıpırdatmayacaktır. Rusya, esasen Esad’ın uyguladığı katliamı tasvip etmediğini söylemiş ve Suriye BAAS yönetimine silâh ve teçhizat yardımını durdurmuştur.

Taraf: Orhan Miroğlu: Ya devlet ya hiç

Son zamanlarda medyada öne çıkan veya Kürtler adına öne sürülen ve doğrusu nedendir bilinmez, kuvvetle inanmamız istenen bir fikrin tedavülde kalması için sıkı bir kampanya sürdürülüyor ve Türkiye’de Kürtler ve Kürt sorununun çözümü konusunda asıl hedefi Türk halkı olan yepyeni bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Saf süte maya çalmak gibi, eğer bu maya tutarsa Kürt sorununun demokratik çözümünden, her iki halkın birarada yaşama iradesinden bahsetmek çok geçmeyecek, her iki tarafta da ihanetle bir ve eşdeğer sayılacak. Nitekim birtakım alametleri de belirmedi değil. Kürt siyasetinin askerî kanadının zaten kendilerine özgü Kürt tanımı var, “Kürtlüğü” tanımlamaya hakları var diye düşünüyorlar.

Star: PKK özel kuvvet Bahoz komutan

Şam-Kandil arasındaki protokolün ayrınıtılarına ulaşıldı: PKK, özel kuvvetler, Fehman Hüseyin komutan oldu. Teröristler maaşa bağlandı. Dış saldırılarda Şebiha milisleriyle ortak hareket edilecek. Şam yönetimi ile PKK arasında Kasım 2011 ve Şubat 2012 arasında yapılan gizli protokolün ayrıntılarına ulaşıldı. Buna göre PKK’yı başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere karşı da kullanma stratejisi benimseyen Şam yönetiminin örgütü adeta “özel kuvvet”, örgütün önemli ismi Fehman Hüseyin’e “ordu komutanı” payesi verdiği ortaya çıktı. Hüseyin ve kendisine yakın isimlerin Esad’ın generalleri ile görüşmeler yapıyor. PKK, Suriye içindeki kanlı saldırıların mimarı Mahir Esad’a bağlı Şebbiha örgütü ile birlikte hareket edecek.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı