Raporlar

Geçici Köy Koruculuğu ve “Çözüm Süreci”

SÜREÇ Araştırma Merkezi'nin Açık Toplum Vakfı ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) desteğinde gerçekleştirdiği ve bir seneyi aşkın bir süredir üzerinde çalıştığı Geçici Köy Koruculuğu Sistemi ve “Çözüm Süreci” projesi Şubat 2014 başlarında geliştirilmeye başlanmış bir proje olarak daha önce ekibimizin Kürt Sorunu bağlamlı organize ettiği pek çok toplantının ve saha çalışmalarının ufuk hattında “Çözüm Süreci” bağlamlı konularla ilgili yeni çözümlemeler geliştirme arayışının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Bu çerçevede Kürt meselesi, paramiliter örgütler, silahsızlanma, kimlik sorunları ve politikaları üzerine güçlü arkaplanlara sahip farklı ilim disiplinlerinden gelen akademisyenlerimizden kurulu bir ekip oluşturduk. Projenin koordinatörlüğünü SÜREÇ direktörü Murat Sofuoğlu üstlenmekte olup Doç Dr. Evren Balta (Yıldız Teknik Üniversitesi), Yrd. Doç. Murat Yüksel (Koç Üniversitesi), ve Doktora adayı Yasemin Acar (Özyeğin Üniversitesi) projenin yürütücüsü akademisyenler olarak proje ekibinde yer aldılar. Projenin danışmanlığını ise Prof. Dr. Fuat Keyman (Sabancı Üniversitesi) yürüttü.

Kürt Alevileri ve “Çözüm Süreci”

Kürt Alevileri ve “Çözüm Süreci” projesi SÜREÇ Araştırma Merkezi tarafından Eylül 2013 içinde geliştirilmeye başlanmış bir proje olup Ağustos-Eylül 2012 içinde geliştirilmiş olan “Türkiye’nin Suriye Politikası ve Bölge Alevileri Üzerine Etkileri” projesinin bir devamı karakterine sahiptir. İlk projenin danışmanlığını yapan Doç. Dr. Ali Yaman (İzzet Baysal Üniversitesi) Kürt Alevileri projesinin de koordinatörlüğünü gerçekleştirmiştir. Kendisine ek olarak Doç. Dr. Ahmet Yükleyen (Mississippi & Sabancı Üniversitesi), Yrd. Doç. Dr. Talha Köse (İstanbul Şehir Üniversitesi) ve Doktora adayı Yasemin Acar (Özyeğin Üniversitesi) projeyi uygulayacak akademisyenler olarak proje ekibinde yer almışlardır. Proje uygulama danışmanlığını SÜREÇ Direktörü Murat Sofuoğlu gerçekleştirmiştir.

Musul Dosyası

Musul Dosyası Ekopolitik bünyesinde Murat Sofuoğlu ve ekip arkadaşları tarafından Türkiye ile Irak Kürdistanı (Kuzey Irak & Musul Vilayeti) arasındaki tarihi ve güncel ilişkiler üzerine 2007’de başlattıkları kapsamlı araştırmalarının saha çalışmaları ve düzenlenen toplantılarla tekemmülü sonucu ortaya çıktı. Çalışmanın amaçlarından biri kendisi Kürt Sorunu ile muhatap olan bir ülkeye sorunu daha geniş kapsamda ele almanın yollarını göstermek ve ülkenin bölüneceği endişesini sürekli taşıyan ister yönetici isterse vatandaş olsun geniş kitlelere daha yakın bir zamanda Türk-Kürt hattının ne kadar güçlü bir şekilde oluştuğunu gösterebilmekti. Projenin zaman içinde gelişimi günümüz “Çözüm Süreci” için pivot bir karakter arzeden “Demokratik Açılım” süreci öncesi başlatılan doğrudan Kürt Sorunu ile muhatap olma amacını taşıyan Türkiye’nin Büyük Çatısı (TBÇ) projesinin gelişiminde de kritik bir rol oynamıştır.

Ortak Yarın & “Hatay” Çalıştayı: Toplantı Transkripsiyonları

SÜREÇ Ekibi geçmiş tecrübelerinin oluşturduğu birikim ve bilinçle 2012 sonlarına doğru Türkiye’nin geldiği yeni nokta ve durumu değerlendirerek zor koşullar altında yürüttüğü ve herkesin kendi kimlik ve aidiyetini serbestçe ifade edebilmesini hedefleyen çalışmalarını yeni bir platform “Ortak Yarın” çatısı ile daha somut bir evreye girişi temsil eden konuşmalara ve görüşmelere dönüştürmeyi planlamaktadır. “Ortak Yarın” ismini taşıyan yeni platform yalnızca aidiyet sorunlarını ve yaşanan travmaları konuşmanın ve tartışmanın ötesinde çözüm yollarını ve yaraların nasıl iyileştirilebileceğini tespit etmeye ve bu tespitler ışığında somut projeler geliştirmeye dönük kurgulanmıştır. Ortak Yarın’ın ilk toplantısının tarih boyunca Bereketli Hilal ile Anadolu yarımadası arasında coğrafi bir geçiş noktası olması hasebiyle kültürlerin sürekli bir karşılaşma noktası olan çok dinli, çok dilli ve çok etnik yapılı bir şehir olan ve eski Kilikya şimdinin Çukurova coğrafyasının aynı zamanda jeopolitik bakımından da en stratejik geçiş noktası olma özelliliğini taşıyan Hatay’da planlanması şehrin anlatılan özelliklerinin bir sonucu olarak farklı kültürlerin barış içinde bir arada yaşadığı bir kent olmasının yanısıra Türkiye’nin Suriye politikasından ve Ortadoğu’daki gelişmelerden belki de en fazla etkilenen şehir olma hususiyetini de taşımasından kaynaklanmıştır.

Amerikan Seçim Kampanyaları Türkiye Uygulama Modellemeleri

Dünyanın herhangi bir yerinde seçim kampanyası yürütenler için adayların seçilmesi ve partilerin başarılı olması için önemli temel kriterler vardır. Ancak tüm seçim kampanyaları içinde Amerikan başkanlık seçim kampanyaları kriterlerin belirlenmesi ve icrası noktasında son derece uzmanlaşmış ekiplerin en ince ayrıntılar üzerinde çalıştıkları kampanyalar olarak öne çıkmaktadır. Amerikan seçim kampanyalarında kriterlerin belirlenmesi ve önem sıralaması özellikle aday ve seçmen profillerinin ortaya konmasında ve seçim stratejisinin belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Bu bakımdan Başkan Obama’nın ikinci kez seçildiği son 2012 seçimleri kriterlerin belirlenmesi ve seçim yarışı sürecinde icrası noktasında case-study olabilecek hususiyetlere sahiptir. Türkiye’deki seçim kampanyalarının Türkiye koşullarına uygun olması doğaldır. Ancak bu hal dünya örneklerinden faydalanmaya engel olmamalıdır. Özellikle Başkanlık sisteminin tartışıldığı ve iktidar partisinin başkanlık sistemi ile ilgili çalışmaların motoru olduğu Türkiye’de Amerikan seçim modelleri ve partilerin kampanya yürütme biçimlerinin sunacağı pek çok yenilik olacaktır. Bu yenilikler doğru bağlamda seçim kampanyalarına entegre edilirse ve etkili bir uygulamaya konu olursa Türkiye’de yarışan politikacılar bakımından alacakları seçim sonuçlarını radikal düzeyde etkileyeceği açıktır.

Türkiye ve Kürt Realitesi

Dışarıdan hadiseleri takip eden herhangi bir gözlemci için I. Körfez Savaşı(1991)’ndan bu yana Türkiye –Irak düzleminde yaşananlar ve Arap Baharı ile beraber son 17 ay boyunca Türkiye-Suriye hattında gelişen hadiselerden çıkan genel ve basit bir sonuç var: Kürt realitesi asabiyesinden aldığı güçle yükselmektedir. İlginç olan 1991’den beri uygulamada olan Türk dış politikası Kürt realitesinin Türkiye sınırları dışında yükselmesine neden olurken iç politikası da Türkiye sınırları içinde Kürt realitesinin güçlenmesini sağlamıştır. Türkiye kendi sınırları dışında ve içinde Kürt realitesinin güçlenmesine neden neden olmaktadır?

Türkiye'nin Suriye Politikası ve Bölge Alevileri Üzerine Etkileri

SÜREÇ Arastırma Merkezi olarak “Türkiye’nin Suriye Politikası ve Bölge Alevileri Üzerine Etkileri” projesini ülkemizde çok yönlü gelisen toplumsal gerginlikler karsısında doğru reaksiyonların nasıl gösterilebilecegini tespit amacına matuf olarak gelistirmek istedik.Proje kapsamında araştırma merkezimizde kurduğumuz beş kişilik ekiple seçtiğimiz bölge olan Çukurova’nın Hatay-Adana-Mersin illerinde 10 gün süren bir saha çalışması yaptık. Bu şehirlerin merkezleri ile beraber seçilen bazı ilçe merkezlerinde (Antakya, Samandağı, Yayladağı, İskenderun, Harbiye, Tarsus ve Karataş) ve toplamda 9 lokasyonda 90’a yakın insanla derinlikli mülakatlar yaptık. Seçtiğimiz insanlar arasında belediye başkanları, gazeteciler, yazarlar ve dini önderler kadar her meslek erbabı insanlar öğretmenler, işçiler ve çiftçiler de yer aldılar. Bu çerçevede özellikle bölgede bize yoğun destek veren arkadaşlarımıza ve dostlarımıza çok teşekkür ve minnet borçluyuz. Bize inanan ve doğru insanlara ulaşmamızı sağlayan tüm muhataplarımıza da çok teşekkür ediyoruz. Onların dostlukları ile umarız ülke ve bölge barışına da katkı yapacak yeni çalışmalar yapabiliriz.

Çalışma boyunca Çukurova insanının hangi kökenden ve inanç grubundan olursa olsun misafirperverliği ve dostluğu ile karşılaştık. Bölgenin Suriye ve Suriye hadiseleri ile olan tarihi, sosyolojik ve politik psikolojik bağları çerçevesinde ve özellikle Suriye’deki şiddet olaylarının tırmandığı, Türkiye’ye yoğun bir mülteci akınının yaşandığı ve Türkiye medyasının özellikle Hatay’ı merkeze alan yayınlarının zirvede olduğu bir zaman diliminde çalışmayı sahada yürütmenin pek çok psikolojik zorluğu ile ekibimiz yüzleşti.

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org