Yargı

CHP'nin Adalet Yürüyüşü

Türkiye’nin ‘soft power’ (yumuşak güç) endeksinde giderek geriye gitmesi için bir stratejik iletişim planlaması yapsanız; ancak o zaman adlî sistemde bu tür anlaşılması güç adımlar atar; bir de bunun iletişimini yapmadan konuyu havada, muallakta, belirsizlik içinde bırakırsınız… Terör örgütünü övmekten tutuklanan gazeteci Oğuz Güven dün tahliye olmuş. Yargılanması tutuksuz devam edecekmiş. Madem tutuksuz yargılanabilecekti, onca gün tutuklu kalması hangi hukuki zeminde ele alındı?.. Türkiye’yi eleştirmek için bahane arayan onca şeamet tellalının ağzına pelesenk edecekleri malzeme neden verildi?.. Benzer bir durum CHP Milletvekili Enis Berberoğlu vakasında da gündeme gelebilir mi?.. Dün bütün gece sadece bizim TV’ler değil pek çok yabancı TV de mahkûmiyet kararından çok bir milletvekilinin tutuklanmasını konuştu…

Venezuela Örneği : Popülizm Nasıl Otoriteryan Bir Rejime Dönüştü ?

Hollandalı siyaset bilimci Cas Mudde 2015 yılında Guardian’a yazdığı köşe yazısında “popülizm, demokratik olmayan liberalizme liberal olmayan demokratik bir tepki” diye yazmıştı.
Diğer bir deyişle, diğer popülist liderler gibi Chavez de destekçilerine sorunlarının kapalı (halka açık olmayan), demokratik olmayan elitlerden ve kurumlardan kaynaklandığını söyledi. Ona göre, güçlü bir lider gölge güçlerin oluşturduğu engelleri aşmak zorunda ve halkın iradesini uygulamalı. Bu mesaj, ilk baştaki adımları gibi çok popülerdi.
Mudde, “Ancak bunun bir bedeli olacak” diye yazdı. Bu “çoğunlukçu aşırılık,” demokrasiyi herkesi içeren ve herkese hizmet anlamındaki uzlaşma süreci olarak değil, halkın iradesi ve buna karşı durmaya yeltenen – içlerinde yargıçların, gazetecilerin, muhalefet liderlerinin ya da bazı ülkelerde ‘derin devlet’ olarak nitelendirilen hükümet teknokratlarının da bulunduğu – grupların zero-sum (sıfır toplamlı) savaşı olarak çerçeveliyor.

Demokrasi ve Ergenekon Tartışmaları...

               

Türkiye Gündemi

26 Nisan 2016

AP Raporu'nun Yankıları

Habertürk: Muharrem Sarıkaya: ‘İade ederiz’ dedik, ettik
AB Parlamentosu (AP) Türkiye Raporu’nda geçen yılki gibi beklenen oldu. Raporda Türkiye’nin kırmızı çizgi ilan ettiği 1915 Ermeni olayları “Soykırım” diye nitelenince, raporun geçen yıl olduğu gibi iadesine karar verildi. Raporla ilgili geçen yıldan tek fark, oylamadaki tablonun Türkiye lehine bir nebze değişmiş olması. Geçen yıl, 84 ret oyuna karşı 432 “Evet” ve 127 de çekimser oy kullanılırken, bu yıl “Evet” oyları 375’e indi. Ret oyları 133’e yükselirken, çekimser oy sayısı da 87’ye düştü. Türkiye geçen yıldan farklı olarak tepkisini hükümet nezdinde sert göstermeyip iade ile sınırlı tutarken, asıl tepki bu yıl TBMM’den geldi. Devamı ...

Tahliye Skandalı...

Yeni Şafak: Ali Bayramoğlu: Tahliye skandalı…
Silivri'de cezaevinde yaptığım röportaj sırasında söylemişti Hanefi Avcı: “Hep aynı nöbetçi mahkemeye, kendi adamlarına denk getirirler, tutuklama ve benzer taleplerini…” Cemaat uzun süre hukuki dosyaların içine hasımlarını bu yolla katmış, bu yolla tasfiye politikaları uygulamış, bu yolla haklı ve hayati adli süreçlerin kirlenmesine, çürümesine yol açmıştı. Sonra keser döndü, sap döndü kirlilik ortaya çıktı. Bu işleri yapanlardan bir kısmı tutuklandı. Ancak ucu derinlerde bir yapıdan söz ediyoruz. Devamı…

2014'ün Muhasebesi ve 2015...

Radikal: Fuat Keyman: 2015: riskler ve belirsizlikle dolu bir yıla giriyoruz Çevremiz, etrafımız, sınırlarımız risklerle dolu. Siyasi, ekonomik, jeopolitik, kültürel, insani, çevresel boyutlarda yaşanan bölgesel ve küresel meydan okumaların Türkiye'yi çok zorlayacağı ve etkileyeceği bir yıla giriyoruz. 1999 Aralık sonunda, yeni yıl, ama aynı zamanda da, yeni asır, 2000’li yıllar için tahminler yapılıyordu. Yapılan tahminlerin iki ortak noktası vardı: Birincisi, 2000’li yıllarda, yaşadığımız dünya tam anlamıyla “küreselleşecek”; ülkeler, ekonomiler, siyasetler, kültürler, insanlar çok daha “karşılıklı bağımlı” hale gelecekler ve dünyanın her hangi bir yerinde olan bir gelişme dünyanın her tarafını etkileyecek. 11 Eylül 2001 terör saldırısı, 2008’de başlayan ekonomik kriz, küresel iklim değişikliği; bu saptamayı doğrulayan büyük gelişmelerin sadece üçü oldu. Devamı…

Cemaat ve Tutuklamalar...

Taraf: Murat Belge: Tutuklamalar
Pazar gününün tutuklamaları ile AKP iktidarı, ama tabii ondan ötürü Türkiye, yeni bir aşamaya girmiş oldu. Bir süreden beri ve daha çok da iktidar cephesinin katkılarıyla, “darbe” kelimesi siyasetin “gözde” kelimesi haline geldi. Herkes başka herkesin “darbeci” olduğunu söylüyor. Şimdi, iktidar cephesinin iddiasına göre, gözaltına alınan otuz küsur kişi de hükümete karşı darbe girişiminde bulundukları için derdest edilmiş durumda. Onların suçlandığı bu darbe bizim yıllardır alışık olduğumuz darbelere benzemiyor. Silâhlı Kuvvetler “Atatürk yolu”ndan çıkıldığı gerekçesiyle darbe yapardı. Eh, bunun da bir çeşit “yolsuzluk” olarak yorumlanması mümkündür belki. Ama ayakkabı kutusunda paralar, yazarkasalar ve Bilâl’in ev dışına taşıması gereken meblağlar, telefon konuşmaları, farklı bir şey. Ayrıca, Pazar’ın tutuklamalarında ön planda olanlar, “Böyle böyle olmuş” diye yazanlar olsa gerek. “Haber yaparak” yapılan “darbe” de bizim için yeni bir kavram. Devamı…

On Yedi Aralık Soruşturması

Taraf: Yüksel Taşkın:Kendi kendini aklamak
1990’ların Türkiye’sini tanımlayan en iyi ifadelerden birisinin “kara bahar” olduğunu düşünüyorum. İçine düştüğümüz ve debelendiğimiz o berbat şiddet ve yolsuzluk sarmalına rağmen, oradan çıkma irademizi yitirmemiştik. AKP’nin 2002’de iktidara getirilmesi de bu iradenin somut neticelerinden birisiydi. 1990’larda devleti ve devletlûları eleştirmek bedel gerektiriyordu. Güvercin tedirginliğinde yaşayan, elbette korkan ama buna rağmen doğru bildiklerini söyleyenler sayesinde Türkiye kirli savaşla ve onun etrafında oluşan mafyatik iktisadi ve siyasi ilişkilerle yüzleşmeye başladı. Devamı…

''Operasyoncu'' Polisler ve Yargı

Bugün: Nazlı Ilıcak: Gizli tanık oldukça uyanık !
Kahramanımız “Gizli tanık Fatih.” Eski Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı, bu kişinin kimliğini deşifre etti. Arkadaşları Emniyet’ten ihraç edilirken, Fatih (İ.K), “Yeni Türkiye”ye sunduğu hizmetlerinin karşılığında görevini muhafaza edebilmiş; bu açıdan “uyanık” bir polis memuru ama onun sözlerini, hiç araştırmadan gerçek iddialar gibi kabul edip, takipsizlik kararına dayanak yapan savcı beyler sanıyorum pek uyanık değil. Devamı ...

Anahtar Kelimeler: 

Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Zaman: Mümtaz’er Türköne: Eğer Köşk’e çıkarsa…
Milletvekilleri ile yaptığı toplantıda Erdoğan, cumhurbaşkanlığı niyetini bir nebze aşikâr etmiş.Cumhurbaşkanlığı seçimi, her seferinde siyasetin dengelerini alt-üst etti. Bugünün güç dengesi 2007’de cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden oluştu. Askerler topları, tüfekleri, e-muhtıraları ve Yüksek Yargı desteği ile Gül’ü engellemek için teşebbüse geçmiş, Hükümet direnmiş, hamle boşa çıkartılmıştı. 2007 cumhurbaşkanlığı savaşı sonucuna göre askerler oyundan düştü ve bugünün siyasî düzeni bu savaşla kuruldu. Devamı…

Sayfalar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org