TAK

Türkiye'nin Terörle Mücadelesi

Gazete Duvar: Musa Özuğurlu: Terör artık her yerde
Türkiye IŞİD tarafından dârülharp olarak tanımlanmıyordu. IŞİD’in (militanlarının) Türkiye topraklarını kullanabilmeleri, iddialara göre Türkiye’de tedavi imkânlarının olması Türkiye’nin bu tanımlamanın dışında tutulmasına neden oluyordu. Ancak Fırat Kalkanı harekâtı sonrası durum değişti. Artık Türkiye de IŞİD için dârülharp. El Nusra ya da diğer örgütlerin önümüzdeki dönemde Türkiye için aynı tanımı kullanmaya başlamaları olasılığı da hayli fazla. IŞİD Türkiye’de daha önce Aksaray saldırısı gibi bireysel eylemler gerçekleştirdi. Ardından daha çok laik, solcu kesimleri hedef alan bombalı saldırılar oldu. Ancak Reina saldırısı karakteristik olarak yeni bir aşamaya girildiğini gösteriyor. Bu da her eleman ya da sempatizanın kendi başına eylemler gerçekleştirmesi üzerine dayanıyor. Devamı ...

2016 Biterken ...

Gazete Duvar: Hakkı Özdal: 2017'ye kalan sorular
Türkiye bir süredir, bir yandan canını çok yakan ve her geçen gün “gelecek” denen hazinesinden biraz daha yağmalayan bir çıplak gerçeğin ortasında ama hakikatten olabildiğince uzakta. En temel, “çocuksu” soruları soran aydınlar, gazeteciler ve siyasetçiler hapis, soruşturma, gözdağı kıskacına alınmış. Dış politikayı Suriye’ye; ekonomiyi dolar ve faize; iç siyaseti “terör” suçlamalarına; Kürt sorununu şiddete; medyayı “denk alınmış ayak”lara; sosyal adaleti sadakaya; kalkınmayı inşaata indirgeyen bir düzlemde tarihinin en zor günlerini geçiriyor ve sorunlarının çözümü için en temel soruları soramıyor, sorsa da yanıtlarını alamıyor. Yıl biterken, bu en temel, en basit ama yanıtına şiddetle ihtiyaç duyduğumuz bazı soruları sıralamak istiyorum. 2017’de ısrarla sormamız ve cevabını aramamız gereken sorular… Devamı...

Türkiye'nin Kalbine Bomba...

Hürriyet: Mehmet Y. Yılmaz: Kürt siyaseti için yol ayrımı
ANKARA'daki terörist saldırı, PKK'nın gelecekte izleyeceği yolun ne olacağını da açık seçik ortaya koyuyor. Bir yandan hendek ¬barikattan ibaret uyduruk bir “özyönetim” denemesiyle Güneydoğu’da bir iç savaş görüntüsü yaratacak. Diğer yandan da ülkenin batısında canlı bombalarla ülkeyi terörize edecek. Ankara saldırısından önce, 9 terör örgütüyle birleştiklerini açıklamışlardı. Güya “halkların kardeşliği ve demokrasi için” birleşmişler. Halkların kardeşliğini sağlamanın yolu, ne zamandan beri canlı bombalarla masum insanları öldürmekten geçiyor? Devamı…

Ankara Patlaması ve Türkiye-ABD-YPG Denklemi

Obama ile 1 saat 20 dakika süren konuşma görünüşte taziye amacını taşıyordu. 17 Şubat akşamı Ankara’da Hava Kuvvetleri ve askeri lojmanlar arasındaki yolda, kırmızı ışıklarda duran askeri servis araçlarının yanında meydana gelen patlamada 28 askeri ve sivil personel katledilmişti. Başbakan Ahmet Davutoğlu 18 Şubat’ta saldırganın YPG bağlantılı Salih Neccar olduğunu söylemiş, bunun arkasında Suriye’deki Beşar Esad rejiminin bulunduğunu ve Türkiye’nin de “her türlü tedbiri alma hakkını saklı tuttuğunu söylemişti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın gerek Erdoğan, gerekse Davyutoğlu’nun karargahı taziye ziyaretleri sırasında yüzünden akan üzüntü ve kızgınlık aslında fazla söze gerek bırakmıyordu. Erdoğan’ın günlerdir ABD Başkanına yaptığı “Ya Türkiye, ya PYD” çağrısına daha alt düzeylerden “Siz müttefikimizsiniz, ama PYD’ye ihtiyacımız var” mealinde yanıtlar geliyor, bunlar Ankara’daki asabiyeti artırıyordu. Devamı ...

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org