Lozan Anlaşması

Doç. Dr. İhsan Şerif Kaymaz ile 'Musul Sorunu' Üzerine Röportaj

Murat Sofuoğlu: Merhabalar hocam, öncelikle bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. ‘Musul Sorunu’ deyince akla pek çok şey geliyor: Misak-ı Milli, İngiltere’nin Ortadoğu Politikası, Kürdistan Projesi, Petrol ve Petrol Hakları Sorunu... Ancak bütün bu meselelerin ötesinde ilk olarak ‘Musul Sorunu’nun kahramanlarından biri olan Kuvay-ı Milliye liderlerinden Özdemir Bey’in Musul mücadelesini size sormak istiyorum. Özdemir Bey liderliğindeki Kuvay-ı Milliye güçlerinin Kürt aşiret savaşçıları ile birlikte İngiliz birliklerini 31 Ağustos 1922 tarihinde Derbent Savaşı’nda yenilgiye uğratması ve vilayetin yarısını kendi yönetimi altına alması hakikati var. Özdemir Bey nasıl bir mücadele ortaya koydu ve onun mücadelesi bugünün Türkiyesi ve Musulu için neyi temsil ediyor?

İttihatçılığın (Yeni) Zaferi Mi?

Türkiye’deki değişim/ dönüşüm son zamanlarda herkesin dikkat ve rikkatine mazhar oluyor. Kemalistlerden başlamak gerekirse -ve bugünlerde artık Ergenekon diye anılan kesim açısından- Türkiye AKP yönetimi altında bir tür padişahlık-saltanat düzenine doğru ilerlerken BDP’den PKK’ya ulaşan Kürt siyasi hareketi tarafında ise AKP iktidarı Kürtler için yeni bir asimilasyonu devreye sokmuş bir yönetim modeli olarak algılanmaktadır. AKP iktidarını mümkün oldukça sessizlikle takip ettiğini gözlemlediğimiz Türkiye’deki İslamcılık açısından da durum kafa karıştırıcı. Sonuç olarak İran’a karşı olduğu izlenimi veren bir füze kalkanı projesine evsahipliği yapmayı Türkiye kabullense de İsrail Cumhurbaşkanı’nın Davos’ta fırçalamaya muktedir de bir başbakanı var. Üstelik aynı iktidar askeri vesayetle de görülmemiş bir mücadele içinde.

Türkiye Kuzey Irak'ın Neresinde?

Aktütün Karakolu’na yapılan saldırı ve verdiğimiz 17 kayıp sonrası yeniden Türkiye kamuoyu ve siyaseti geniş dalgalanmalara sahne oldu. Siyasi arenada iktidar teröristlerin en ağır bir şekilde cezalandırılacağını ve kayıplarımızın kanlarının yerde kalmayacağını seslendirirken muhalefet iktidarı ‘terör belası’ konusunda ihmalkar olmakla ve Barzani-Talabani ikilisine gerekli sert mesajları iletmemekle suçladı. Kamuoyunda ise Dağlıca baskını’ndan yeterince ders almadığımız, karakollarımızın ve sınır güvenliğimizin yeterli teknolojik araçlardan yoksun olduğuna dönük vurgular yapıldı. Diğer yandan Kuzey Irak’taki Kürt Yönetimi’nin üstüne düşeni yapmadığı ifade edildi ve Barzani ve Talabani’nin PKK’nın arkasında olduğu ve örgüte gizli destek verdiği söylendi. Tabi ki Amerikalıların PKK’ya göz yumduğu ve hatta saldırıları gizliden bildiği ama meşhur istihbarat işbirliğinde üstüne düşeni yapmadığı da dillendirildi.

Türkmen Araştırmacı Avni Lütfioğlu ile Röportaj: Irak Türkmenleri ve Kerkük Sorunu Nereye?

Türkmen araştırmacı Avni Ömer Lütfioğlu 1946 yılında Kerkük’te doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Kerkük’te bitirdi. Üniversite eğitimini Bağdat’ta İktisat Fakültesi’nde tamamladı. Daha sonra da İstanbul Üniversitesi’nde Siyasal Bilimler-Sosyal Siyaset’te master’a tekabül edecek kursları bitirdi.

Musul Vilayeti'nin Yeniden Doğuşu mu?

İsviçreli bir hukukçu, diplomat ve arabulucu Keller dışarıdan bir gözlemci ve tecrübeli bir uzman kimliği ile Türkiye’nin Kuzey Irak ile olan rabıtasına hem hukuksal hem de sosyolojik bağlamda ışık tutuyor. Osmanlı Devleti’nin varisçisi olan Türkiye Cumhuriyeti için Kuzey Irak değil Musul Vilayeti olduğunu söyleyen ve Vilayet’in Irak’a 1926’da şartlı bir şekilde bağlandığını ve Türkiye devletinin Vilayet üzerinde uluslararası anlaşmalarca sabit meşru yasal haklara sahip olduğunu söyleyen Keller’a göre Türkiye sadece aktif bir diplomasi ile bile Kuzey Irak topografyasının taşlarını yerinden oynatabilir ve tüm dengeleri değiştirebilir.

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org