Kennedy

New Israel America

Nesiller boyunca Amerika’da yaşayan pek çok farklı mezhebe sahip din adamı yada sıradan Hıristiyanlar Filistin’de Yahudi hakimiyetinin kurulması kavramını canı gönülden kabul etmişlerdir. Bu ihtiras daha ilk Püritenler Amerika’ya ilk ayak bastıklarında çok açıktı. William Bradford daha 1620’de Plymouth Kayasına “Siyon’da Tanrı kelamını deklare etmeyi bize nasip et” diye yazmıştı. Bradford İngiliz muhalif Püritenlerin bir lideri idi ve dünya üzerinde bozulmamış bir din ve baskıya karşı direnme gücü aramakla Tevrat’a yönelmiş Protestanlardan biriydi. Orada onlar bir Tanrı buldular ki bu Tanrı onlara direkt olarak konuşuyor ve onları baskıdan özgürlüğe ulaştırma sözü veriyor ve atalarının toprağına geri dönüşü vaat ediyordu. Bu hikâyeyi durumlarına uyarlayan Püritenler kendilerini Yeni Yahudiler ve Amerika’yı da Yeni Vaat Edilmiş Toprak olarak gördüler. Onlar çocuklarına David, Benjamin, Sarah ve Rebecca gibi Yahudi isimleri verdiler ve Bethlehem, Bethen ve New Canan gibi 1,000’den fazla kasabayı ve şehri de Tevrat yer isimleri ile adlandırdılar.

Joseph Nye: Kennedy Misyonu

Kitabım “Başkanca Liderlik ve Amerikan Çağının Yaratımı”nda başkanları iki kategoriye ayırdım: İlk kategori yapısal değişimleri amaçlayan büyük değişimlerle bağlantılı afaki vizyonları takip edenlerden oluşuyor. Diğerleri de kavramsal trenlerin zamanında kalkmasını ve rayların üzerinde kalmasını temin eden ve “operasyonel” meselelere odaklanan hareketçi liderler. John F. Kennedy hem bir aktivist hem de ilham verici üslubuyla büyük bir iletişimci olduğu için değişimci başkan olma kategorisinde görünüyor.

Amerikan Diplomasisi ve Arap Devrimleri

Barack Obama Arap devrimlerine gösterdiği dikkatli reaksiyondan ötür neredeyse rezil ediliyor. Washington Post’ta yazan bir eleştirmen Başkan’ı “tam bir kaçış altındaki Başkan” olarak çağırıyor. Pek çok kişi Başkan’ı bölgedeki demokrasi lehine büyük bir bahse girmeye çağırıyor. Arap Baharı olarak bilinen ayaklanmalar başladığında bazı analistler demokrasi geleceği ile ilgili iyimserdi. Fakat devrimler mevsimlerin terminolojisi ile değil onlarca yıllık bir ufuk terminolojisi ile ele alınmayı gerektirmektedir. 1789’da Paris’teki çok az bir gözlemci Korsikalı bir onbaşının Fransız kuvvetlerini Nil nehrinin kıyılarına bir on yıl içinde getirebileceğini tahmin ederdi. Ve Fransız Devrimi’ne dışarıdan Avusturya ve Prusya gibi Düvel-i Muazzama güçlerince yapılmış müdahaleler milliyetçi ateşi söndürmekten ziyade daha da güçlendirdi.

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org