Joseph Nye

Joseph Nye: Güçlü Liderler İster misiniz?

Daha fazla otoriteryenizme doğru bir temayül dünya çapında yayılıyor. Vladimir Putin milliyetçiliği başarılı bir şekilde Rusya üzerindeki kontrolünü arttırmak için kullanıyor ve büyük bir popülariteye sahip. Şi Jinping, Mao Zeodong’dan beri Çin’in en güçlü lideri olarak kabul ediliyor ve gitgide artan sayıda kritik kararları alan komitelere başkanlık ediyor.

Joseph Nye: Büyük Demokrasilerin Yeni Uyumu

CAMBRIDGE – Bu yılın başında, Hindistan başbakanı Narendo Modi, Amerika Birleşik Devletleri başkanı Barack Obama’yı ülkesinin Cumhuriyet Günü kutlamalarına katılması için davet ettiği zaman, bu, dünyanın en büyük iki demokrasisi arasındaki ilişkide önemli değişikliğin işaretiydi. 1990’lardan beri, üç Amerikan idarecisi karışık sonuçların elde edildiği ikili ilişkiler geliştirmeye çalıştı. Bu dönem süresince ülkeler arasındaki yıllık ticaret 20 milyardan yüz milyar dolardan fazla bir miktara yükselirken, yıllık Amerika-Çin ticareti altı kat değer kazandı. Siyasi ilişkiler inişli çıkışlıydı.

Joseph Nye: Çin’in Yumuşak Güç Potansiyeli

Cambridge- Çin, baskı veya güç kullanımı olmaksızın diğer ülkeler üzerindeki etkinliğini arttırmak için büyük bir çaba sarf ediyor. 2007 yılında yaptığı konuşmada o dönemin başkanı Hu Jintao, Komünist Partinin, ülkenin yumuşak gücünü(bir ülkenin eylemsel müdahale veya kaba kuvvet içermeden uluslar arası ilişkilerde etkisini arttırması) kullanmasında katkı sağlaması gerektiğini belirtmişti; geçtiğimiz yıl da benzer bir konuşmayı şimdiki başkan Xi Jinping tekrarladı. Çin gibi ekonomik ve askeri anlamda sürekli büyüyen bir ülkenin komşularını korkutarak onları, karşı bir denge koalisyonu kurmaya sevk etme riskini bilen devlet ve Komünist Parti yöneticileri, zeki bir strateji izleyerek daha az ürkütücü bir politika üretmeleri gerektiğinin farkındalar. Ancak partinin yumuşak güç hevesi, bazı büyük engellerle karşılaşmakta.

Amerikan’ın Hegemonyası mı Yoksa Üstünlüğü mü?

CAMBRIDGE – Modern tarih boyunca hiçbir ülke Amerika Birleşik Devletleri kadar küresel bir askeri güce sahip olamamıştır. Ancak şimdi bazı analistler, ABD’nin son küresel hegemon olarak düşeşe geçmesiyle Birleşik Krallık’ın izinden gittiğini iddia ediyorlar. Bu tarihi benzetme, giderek daha popüler olsa da, yanıltıcıdır.

Yeni Bir Çin-Rus İttifakı Mı?

Cambridge- Bazı analistler 2014 yılında yeni bir Soğuk Savaş dönemi tarzı bir jeopolitiğin başladığına inanıyorlar. Rus devlet başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna çıkarması ve Kırım’ı ilhakı Avrupa ve Birleşik Devletler’in ağır ekonomik yaptırımlarıyla karşılandı. Bu durum Rusya’nın Batı ile bağlarını zayıflatıyor ve Kremlin’i Çin ile bağlarını kuvvetlendirmeye sevk ediyor. Mesele, Rusya’nın Halk Cumhuriyeti’yle gerçek bir ittifak kurmayı başarıp başaramayacağıdır.

Joseph Nye: Gücün Geleceği

MÜNİH – Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’taki son toplantısında, askeriyenin geleceğini tartışmak üzere savunma liderleriyle bir panele katıldım. Ele aldığımız mevzu kritikti: Bugün ordular ne tür bir savaşa hazırlanmalıdır? Hükümetler, bu soruya yanıt vermeye geldiğinde şimdiye kadar çok kötü bir performans ortaya koydular. Örneğin Vietnam Savaşı’ndan sonra Birleşik Devletler silahlı güçleri, ‘ayaklanmaya karşı koyma’ hakkında öğrendiklerini çabuk unuttu. Daha sonra bu Irak ve Afganistan’da zor yoldan yeniden keşfedildi.

Japon-Çin Muamması

Dünya Ukrayna kriziyle meşgulken, Çin`in Diaoyu ve Japonya’nın Senkaku olarak adlandırdığı Doğu Çin Denizi`ndeki birkaç mil karelik çorak kayalıkların yakınlarında Japon ve Çin gemileri ve uçakları birbirlerini hemen her gün taciz ediyorlar. Bu tehlikeli gerginlik 19. yüzyılın sonlarına dayanıyor, fakat 2012 Temmuz ayında Çin’de geniş çaplı Japon karşıtı gösterilere sebebiyet veren bu gerilim Japon hükümetinin bu küçük kayalıkların üçünü Japon asıllı sahibinden satın aldığında başladı. Bu tansiyonun Obama`nın önümüzdeki Japonya ziyareti süresince yükselmesi kaçınılmaz.

1914’ten Bugüne

CAMBRIDGE – Bu sene, 20 milyondan fazla insanın canına mal olan, bir nesil Avrupa gençligini yok eden ve modern tarihin dönüm noktası olan Birinci Dünya Savaşı’nın yüzüncü yıl dönümüdür. Bu savaş ayrıca Avrupa ve ötesinde uluslararası düzeni radikal olarak değiştirdi.

Joseph Nye: Kennedy Misyonu

Kitabım “Başkanca Liderlik ve Amerikan Çağının Yaratımı”nda başkanları iki kategoriye ayırdım: İlk kategori yapısal değişimleri amaçlayan büyük değişimlerle bağlantılı afaki vizyonları takip edenlerden oluşuyor. Diğerleri de kavramsal trenlerin zamanında kalkmasını ve rayların üzerinde kalmasını temin eden ve “operasyonel” meselelere odaklanan hareketçi liderler. John F. Kennedy hem bir aktivist hem de ilham verici üslubuyla büyük bir iletişimci olduğu için değişimci başkan olma kategorisinde görünüyor.

21. Yüzyıldaki Amerikan Gücünün Ölçütleri

Gerileme yanıltıcı bir metafor ve neyse ki Başkan Obama kendisine önerilen “gerilemeyi yönetme” stratejisini reddetti. Araştırmalar, gelişim, yüksek eğitim ve girişimci aktivitelerde lider olarak ABD eski Roma’da olduğu gibi mutlak bir düşüş içerisinde değil. Göreceli bir ifadeyle, ABD’nin gelecek on yılda herhangi tek bir devletten daha güçlü kalacağı gibi makul bir olasılık var. Biz “post-Amerikan bir dünyada” yaşamıyoruz; fakat 20. Yüzyıl’ın sonlarındaki gibi bir “Amerikan Çağı” içinde de değiliz. Öncelik açısından, ABD “ilk” olacak fakat “tek” değil. Hiç kimse kristal bir topa sahip değil; fakat Ulusal İstihbarat Konseyi’nin ( bir kere başkanlık ettiğim) 2012 tasarımı doğru olabilir. Tek kutupluluğun son bulmasına rağmen, liderliğinin mirası ve iktidarının çok yönlü doğasından kaynaklı Amerika, yüksek ihtimal 2030’da diğer büyük güçler ve eşitler arasında birinci olarak varlığını sürdürecektir.

Sayfalar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org