II. Abdülhamit

Bir Şehrin Hayali

Milliyet: Güneri Civaoğlu: Marmaray hayırlı olsun...

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın Marmaray’la taçlanması mutluluk vericidir. Abdülhamid Han’ın ve Padişah Abdülaziz’in İstanbul’un o yıllarında hangi trafik sıkıntısıyla Harem’den Üsküdar’a tünel projesi yaptırmış olduğunu(!!) anlamak gerçekten zor. Ama... Projenin çizimi gerçek olduğuna göre acaba hangi ihtiyacı karşılayacaktı ki? Yüzyıl ötesinin İstanbul trafiğini öngörmüşlerse bravo(!) Keşke Osmanlı’nın darmadağın olacağı daha yakın yılları öngörebilselerdi... Devamı…

27 Nisan ve 'Başkanlık Sistemi'

27 Nisan 2007 Türkiye tarihi için kritik bir dönüm noktası idi; tıpkı tam 98 yıl öncesinde olduğu gibi. 31 Mart Vak’asını müteakip geleceğin Cumhuriyetinin kurucusu olacak Atatürk’ün memleketi olan Selanik’te toplanan ve kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Hareket Ordusu başkente yürüyüşe geçmiş ve İstanbul’a 23 Nisan’da giriş yapmıştı. 22-23 Nisan gecesi ise Yeşilköy’de toplanan Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan’da Ordu’nun girişinin meşruluğunu onaylamıştı. 23 Nisan tarihi ismini de kendisinin verdiği söylenen aynı ordunun kurmay başkanının zihin ve duygu dünyasında galiba fazlasıyla önemli bir yer tutmuş olmalı ki işgal altındaki İstanbul’dan Meclis’in Ankara’ya taşınması ve açılması gene 23 Nisan’a sanki denk getirilmiş gibi. Ve 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Doç. Dr. İhsan Şerif Kaymaz ile 'Musul Sorunu' Üzerine Röportaj

Murat Sofuoğlu: Merhabalar hocam, öncelikle bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. ‘Musul Sorunu’ deyince akla pek çok şey geliyor: Misak-ı Milli, İngiltere’nin Ortadoğu Politikası, Kürdistan Projesi, Petrol ve Petrol Hakları Sorunu... Ancak bütün bu meselelerin ötesinde ilk olarak ‘Musul Sorunu’nun kahramanlarından biri olan Kuvay-ı Milliye liderlerinden Özdemir Bey’in Musul mücadelesini size sormak istiyorum. Özdemir Bey liderliğindeki Kuvay-ı Milliye güçlerinin Kürt aşiret savaşçıları ile birlikte İngiliz birliklerini 31 Ağustos 1922 tarihinde Derbent Savaşı’nda yenilgiye uğratması ve vilayetin yarısını kendi yönetimi altına alması hakikati var. Özdemir Bey nasıl bir mücadele ortaya koydu ve onun mücadelesi bugünün Türkiyesi ve Musulu için neyi temsil ediyor?

İttihatçılığın (Yeni) Zaferi Mi?

Türkiye’deki değişim/ dönüşüm son zamanlarda herkesin dikkat ve rikkatine mazhar oluyor. Kemalistlerden başlamak gerekirse -ve bugünlerde artık Ergenekon diye anılan kesim açısından- Türkiye AKP yönetimi altında bir tür padişahlık-saltanat düzenine doğru ilerlerken BDP’den PKK’ya ulaşan Kürt siyasi hareketi tarafında ise AKP iktidarı Kürtler için yeni bir asimilasyonu devreye sokmuş bir yönetim modeli olarak algılanmaktadır. AKP iktidarını mümkün oldukça sessizlikle takip ettiğini gözlemlediğimiz Türkiye’deki İslamcılık açısından da durum kafa karıştırıcı. Sonuç olarak İran’a karşı olduğu izlenimi veren bir füze kalkanı projesine evsahipliği yapmayı Türkiye kabullense de İsrail Cumhurbaşkanı’nın Davos’ta fırçalamaya muktedir de bir başbakanı var. Üstelik aynı iktidar askeri vesayetle de görülmemiş bir mücadele içinde.

Gerçek Komplo

Güzel ülkemizde herhangi bir sorunu çözmek konusunda genelde iki değişik yönteme başvurulur: 1. Sorun hiç bir zaman mevcut olmamıştır. Olmayan meseleyi sorun gibi gösterenler kendini bilmez bir takım gafiller ve hainler topluluğudur. 2. Sorun her zaman dünya üzerinde korkunç bir etkiyi şu ya da bu nedenle sürdürmüş özel ve üstün bir takım araçlara ve özelliklere sahip ve bilinmez kimi kontakları olan bir insan topluluğu tarafından üretilmiştir. O halde çözüm de ancak aynı yöntemle bulunabilir. Yani bizim anlamaktan aciz olduğumuz komplo teorileri[1] deşifre edildiğinde dünya üzerinde oynanan dolaplar açığa çıkartılacaktır.

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org