Hakan Fidan

Hakan Fidan'ın MİT'e Dönüşü

YeniŞafak: Ali Bayramoğlu: Fidan olayında “zemin”
12 yıllık iktidarı boyunca AK Parti’den pek çok isim yetişti. Yetişmekten kasıt, devlet sahasına ya da siyasi arenaya AK Parti’yle çıkmaları, onun iktidar deneyimine paralel olarak deneyim kazanmalarıdır. Yalçın Akdoğan, Ömer Çelik, Mahir Ünal, Sadullah Ergin, Beşir Atalay bu isimler arasındadır. Henüz milletvekili olmasa bile yıllarca Başbakanlık Müsteşarlığı yapan, Erdoğan’ın iç kabinesinde yer alan İçişleri Bakanı Efgan Ala da öyledir. Bunlar dışında, bugün bulundukları konumları dikkate alarak üç ismin altını özellikle çizmek gerekir. Bunlar sırasıyla Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dır. Devamı…

Hakan Fidan ve MİT

YeniŞafak: Abdülkadir Selvi: Fidan’ın siyasi yürüyüşü
“Benim sır küpüm. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sır küpü. Türkiye’nin geleceğinin sır küpü. İmralı’ya da gönderen benim, Oslo’ya da gönderen benim. Terör mücadelesinde başarılı olmamız lâzım... Gayretlerinden çok çok memnunum. Gerek öncesi, gerek sonrasında ve şimdi ülkeme çok şeyler kazandırdı. Müsteşar Yardımcılığı ve TİKA’nın başında olduğu zaman da iyiydi. İyi yetişmiş bir bürokrattır. İnsan kıyma makinesi değiliz. Bu insan takdir edilmesi gerekirken, bunu yemeye çalışan bazı mahfiller olmuştur.” Bu sözler Başbakan Erdoğan’a aitti. 7 Şubat MİT krizinden sonra söylemişti Erdoğan bu sözleri. OSLO görüşmelerinin servis edildiği, 7 Şubat’ta aç kurtların Hakan Fidan’ı parçalamak için harekete geçtiği sırada Erdoğan kapı gibi arkasında durmuştu. Devamı…

Rehineler'den Sonra Tartışmalar

Radikal: Ezgi Başaran: "Kurtlar Vadisi Yeni Türkiye"yi bayılarak izliyoruz”
Ben müsaadenizle başka bir meseleye dikkat çekmek istiyor ve MİT'in içindeki bir birimin özellikle kutlanması gerektiğini düşünüyorum. Söylenmesi gerekeni aşağı yukarı herkes söyledi: “Önemli olan rehinelerin kurtarılmasıdır. Bravo, tebrikler. Ama şimdi IŞİD olayı nasıl oldu, Türkiye dışişleri bakanlığının ve MİT’in işin başındaki yanlışlarını konuşabiliriz.” Evet aklı başında makale ve analizlerin çatısı bu mantık üzerine kuruluydu. Ben müsaadenizle başka bir meseleye dikkat çekmek istiyor ve MİT’in içindeki bir birimin özellikle kutlanması gerektiğini düşünüyorum. Bana göre o birim ne en tepe noktadaki müsteşarlıktır, ne de, diyelim ki İHA’lardan gelen verileri anlamlı istihbarata dönüştüren birimdir. O birim… Bana göre “Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği”dir. Devamı…

Rehinelerin Kurtarılması

Radikal: Murat Yetkin: Kurtulmaları önemliydi, artık sorabiliriz
Rehinelerin kurtarılmasına kadar büyük başarıysa, esir düşmüş olmaları da o kadar büyük bir fiyaskodur. Zararı dokunur diye soramıyorduk, artık soruyoruz işte. İşin en önemli kısmı geride kaldı. Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) elindeki 49 rehine sağ salim kurtarıldı. Kurtaranların eline sağlık. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan fidye ödenmediğini açıkladı; ödenmiş de olabilirdi. Karşılığında IŞİD’ci takası olup olmadığı sorusuna “hayır” demedi; takas da yapılmış olabilirdi; kırkdokuz candan söz ediyoruz. İsrail 2011’de bir tek Gilad Şalit için, beş yıldır esir tutulan bir tek askeri için Hamas ve diğer Filistinli örgütlerden, aralarında sivilleri öldürenlerin de bulunduğu tam 1,027 mahkumu serbest bıraktı. Biz kırkdokuz candan söz ediyoruz. Erdoğan, MİT’in istihbarat operasyonunda kilit unsurun “siyasi ve diplomatik pazarlıkta”, bir tür gizli diplomaside olduğunu açıkladı. Devamı…

Türkiye’nin Dağılan Koalisyonu-II & I. ve II. Bölümler

İlk “Türkiye’nin dağılan koalisyonu” yazımı kaleme almamdan neredeyse iki sene geçti. Yazıya “Türkiye hızla bir karmaşaya doğru ilerliyor”(1) diye başlamıştım. Şimdi bu yazıya herhalde Türkiye bu büyük karmaşadan nasıl çıkabilir diye başlamak gerekecek. 2012 Aralık sonunda yayımlanan “Üç seçenek” başlıklı makalemde ise “‘Türkiye’nin Dağılan Koalisyonu’ sonucu hızla Türkiye siyasi sistemi bir çözülüşe doğru ilerlemektedir”(2)diye yazmıştım.

Yeni Asya'nın Murat Sofuoğlu ile Röportajı: "Çözüm Süreci"

Başbakan’ın Diyarbakır ziyareti sonrası barış sürecine ilişkin umutlar bir kez daha yayılmaya başladı. Devletin Kürtlerin asimile edilmesine karşı olduğunu söylemesinin ardından demokratikleşme adımları birbirini izledi. Peki bu adımlar yeterli mi? Kürtler devletin uyguladığı politikaya ne diyor? Bir çok açıdan bakarak sorularımızı SÜREÇ Araştırma Merkezi Direktörü Murat Sofuoğlu’na yönelttik. Sofuoğlu, bölge insanı ve PKK’nın bir daha silâha geri dönmeyeceklerini iddia ediyor...

Fidan Analizleri III

Milliyet: Aslı Aydıntaşbaş: Şu Hakan Fidan Meselesi

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, günlerdir gündemimizde. Ancak medyada yapılan analizler de, ortadaki kamplaşma da hayli sığ. Neden mi? Öncelikle kimse alınmasın, ancak 2,5 gazete haberinin bir haftadır Türkiye’nin gündemini işgal ediyor oluşu, ya bizim iddia edildiği kadar süpergüç bir ülke olmadığımıza ya da toplum olarak patolojik ölçüde ince derili olduğumuza delalet. Siz Amerikalıların ya da Rusların, Milliyet, Hürriyet ya da Yeni Şafak’ta çıkan bir analiz veya bir köşe yazısını bu kadar ciddiye alıp saatlerce tartışma programlarının ana konusu yaptığını düşünebiliyor musunuz? Bizim kamuoyu iki yazıyla bu kadar darmadağın oluyorsa... Aslında 2,5 yazı diyorum çünkü yazılardan biri, ”Jewish Press” diye adı sanı duyulmamış bir yerde çıkmış. Evet, orada Hakan Fidan’la ilgili çok çirkin bir ifade var. Ama her delinin lafını ciddiye alıp uzun uzadıya tartışmak, normal mi? 10 yıl ABD’de yaşadım, bu Jewish Press dergisini ne gördüm, ne duydum. İngilizce yazılan her şeyi aşırı ciddiye alıp krizlere girmek zorunda mıyız? Devamı…

Fidan Analizleri II

Sabah: Emre Aköz: İsrail: Her şey olabilir ama aptal olamaz

Şimdi soruyorum: Türkiye'nin "aşiretçi" bir hukuk-ahlak kültürüne sahip olduğunu bilen İsrail devleti... Hakan Fidan'a cepheden saldırır mı? Böyle bir durumda hükümetin, medyanın ve kamuoyunun, tam da şimdilerde olduğu gibi, göğsünü Fidan'a siper edeceğini hesaplayamaz mı? Bir yandan İsrail lobisinin ve ünlü istihbarat teşkilatı Mossad'ın dünya çapında fırıldaklar çevirdiğini iddia edeceksiniz... Öte yandan İsrail'in, Fidan'ı yemek için bu yazıları yazdırdığını söyleyeceksiniz... İkisi aynı anda olmaz. Devamı…

Fidan Analizleri

Star: Mustafa Karaalioğlu: Demek Ankara birilerinin ayağına basıyor

Her kim Türkiye’nin uluslararası oyun sahasında alanını genişletmek için rol üstleniyorsa tepki alacağını bilmeli. Bu tepkiler bazen nazik, bazen ustalıklı, bazen belden aşağı olur; bazen de hepsi birden... Bugüne kadar ihmal edilen, boş bırakılan, kayıtsız kalınan coğrafyalara dönmemin sadece mesaisi değil bedeli de vardır. Zorlu, acımasız bir mücadelenin muhatabı olursunuz. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelen İsrail-ABD kaynaklı okları bu perspektif içerisinde okumalıyız. Ankara’nın bağışıklığı var Yıllardır Türkiye’nin pasif oynamasına alışmış olan ülkeler ve onların istihbarat teşkilatları yeni politikaya entegre olmakta zorlanıyorlar. Devamı…

Hakan Fidan Analizinin Anlamı: Erdoğan’a Mesaj

WSJ’da dün yayınlanan MİT Başkanı Hakan Fidan’ı merkeze alan uzun makale Türkiye’de birkaç değerlendirme dışında pek ilgi çekmemiş gözüküyor. Ancak makalenin yayınlandığı zamanlama Suriye’deki çatışmayı çözmeyi amaçlayan Cenevre Konferansı’na gidişat çerçevesinde anlamlı olduğunu düşündürüyor. Öncelikle gazetelerde yayınlanan makalelerin gazetelerin görüşlerini ve değerlendirmelerini içerdiğini unutmamak gerektiğini not edelim. Fakat hükümet yetkililerine yapılan atıfların fazla olduğu makalelerin aynı zamanda bir görüşün bilinmesi amacının özellikle okuyucuya taşıdığını da düşünmek için de yeterince neden var.

Sayfalar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org