Gül

10. Sayı Editoryal

Süreç Analiz 10. Sayısı ile okuyucusunun huzurlarında…
Geçen Ağustos ayını sanırız Türkiye siyasi tarihinde kolay unutulamayacak bir takım hadiseler zincirinin derin ve oldukça güçlü bir şekilde yaşandığı bir ay olarak önümüzdeki yıllarda hep hatırlayacağız. Bu ay Milli Görüş hareketinin kendi içinde yaşadığı derin bir takım hesaplaşma ve uzlaşmaların da sanırız “yeni” bir miladı olarak hatırlanacaktır. Diğer yandan muhafazakar iki başat hareket arasında 17 Aralık’ta topyekun bir çatışmaya dönüşen ve halihazırda da süregelen mücadele bakımından da Ağustos ayı çatışmanın yeni bir evresine girilmesinin işaretlerini vermesi bakımından hatırlanacaktır.

Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Zaman: Joost Lagendik: Erdoğan hem cumhurbaşkanı hem mağdur olabilir mi?
Epeydir beklenen duyuru nihayet 1 Temmuz’da yapıldı: Başbakan Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığı için yarışacak. AKP lideri, iyi organize edilmiş bir sunumda, kendi belirlemiş olduğu saikleri ve hedefleri özetledi. Erdoğan’ın adaylık konuşması, 10 Ağustos’ta muhafazakâr seçmenlerin neden onu desteklemesi gerektiğine dair dikkatlice hesaplanmış bir gerekçeler karışımından oluşuyordu: dini alıntıların yanı sıra, tek başına temsil edebileceği “ulusal iradeye” ve uygulamayı planladığı yeni tip cumhurbaşkanlığına, gerçekte her zaman halka karşı devletin yanında yer almış sözde “tarafsız” cumhurbaşkanları döneminin kapanışına yapılan atıflar. Devamı…

Başkanlık Sistemi ve Cumhurbaşkanı Seçimleri

Radikal: Ömer Şahin: AK Parti'de B Planı: Çare Gül olur
AK Parti yönetimi, Erdoğan Çankaya'ya çıktığında Gül'süz bir parti liderliğinin tabanda ve seçimde sıkıntılar doğuracağını düşünüyor.AK Parti’de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin belirsizlik kalmadı. Henüz netleşmeyen konu ise Erdoğan’ın ‘köşk’e çıkması durumunda başbakanlık koltuğu ve parti liderliğine kimin oturacağı. Başbakan Erdoğan ve çevresinin gönlünde yatan modelin ‘10 ay fiili başkanlık’ olduğu biliniyor. Devamı…

Yeni Asya'nın Murat Sofuoğlu ile Röportajı: "Çözüm Süreci"

Başbakan’ın Diyarbakır ziyareti sonrası barış sürecine ilişkin umutlar bir kez daha yayılmaya başladı. Devletin Kürtlerin asimile edilmesine karşı olduğunu söylemesinin ardından demokratikleşme adımları birbirini izledi. Peki bu adımlar yeterli mi? Kürtler devletin uyguladığı politikaya ne diyor? Bir çok açıdan bakarak sorularımızı SÜREÇ Araştırma Merkezi Direktörü Murat Sofuoğlu’na yönelttik. Sofuoğlu, bölge insanı ve PKK’nın bir daha silâha geri dönmeyeceklerini iddia ediyor...

Türkiye-İran Hattı

Hürriyet: İsmet Berkan: İran’ın Dünya Sistemine Geri Dönmesi…

Cumhurbaşkanı Gül, ‘İran’ın kendisine ilişkin tehdit algılamasını anlamak’tan söz ederken bunu kastediyor aslında. İran, elbette bir tehdit algısına sahip, o algı değişmedikçe İran’ın politikalarının değişmesini de beklememek lazım. Peki algı nasıl değişir? Eğer algı gerçeklere dayanıyorsa gerçekleri İran’ın hoşuna gidecek şekilde değiştirmek, gerçek olmayan şeylere dayanıyorsa da bu konularda İran’a güvence vermek gerekir. Amerika bu güvenceleri İran’a verebilir mi? Gerçekleri değiştirebilir mi? Hep birlikte göreceğiz. Devamı…

Anahtar Kelimeler: 

Gül’den Sükunet Çağrısı

Çarşamba günü Gezi Parkı’nda olan pek çok protestocu Başbakan ile yapılacak bugünkü toplantıyı bir gösteri olduğu gerekçesiyle reddettiler. Onlara göre kendilerini temsil etmek üzere seçilenler hükümet tarafından belirlenen ve orijinal protesto hareketi ile ilgisi olmayanlardan oluşuyor. Diğerleri ise dünkü polis müdahalesinden sonra hükümet ile bir araya gelmeyeceklerini söylediler. Anadolu şehirlerinden Kayseri’de konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tekrar sükunet çağrısı yaptı ve hükümetin barışçıl protestocuları dinlemeye hazırlandığını söyledi.

Demokrat ya da Sultan?

Bir mahalli mesele ulusal bir boyuta ulaştı. Çünkü bu mahalli meselenin unsurlarında mündemiç olan zalim polis davranışı ve devasa projelerin istişare yapılmaya gerek görülmeksizin start verilmesi olguları Bay Erdoğan’ın ülkesini şu an yönetme biçimi olan aşırı bir otoriteryen örnek olarak kendini gösteriyor. Bazı gözlemciler için Türkiye’deki karışıklık İslam ile demokrasinin beraberce yaşayamayacağının yeni kanıtı oluyor. Fakat Bay Erdoğan’ın dindarlığı burada meselenin ötesinde. Bu hadiselerin verdiği gerçek ders mutlakıyetçilikle ilgili.

Gezi Parkı Olayları ve Hükümet

Sözcü: Necati Doğru: Cici Arınç! Öcü Tayyip

Patlayan halk öfkesini yatıştırmak için yeni “hülle” kuruluyor. Yardımcısı hoşgörü dolu. Anlayışlı. Meydanları dolduran gençlerin tepkisini okudu. Anne ve babalarının laik öfkesini haklı buldu. Mesajı kucakladı. Yatıştırıcı konuştu. Tam bir empati adamı! Başbakanın kendisi ise hoşgörüsüz. Biberli hoyrat ve bağırarak konuşuyor. Diktatör kibirden örtülmüş havayla kendinden olmayan herkesi suçluyor. Çapulcular diyor. Ayyaşlar diye çamurluyor. Tam bir intikam adamı! Gelinen tablo bu: Cici Arınç! Öcü Tayyip! Yardımcıda silme empati! Kendisinde silme intikam! Yardımcısı, konuşunca ülke ferahlıyor, kendisi “ulusa seslenince” ülke geriliyor. Devamı…

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org