Çin

Amerika Geri Adım Atıyor

Başkan Trump’ın, Amerika’nın küresel imajını gururlu ve değerli bir liderden mızmız bir zorbaya dönüştürme hızı, ülkenin ve dünyanın başını döndürüyor. Trump, “Önce Amerika” sloganı ve ülkenin bir daha asla anlaşmalar ve -ona göre egemenlikten ödün vermek anlamına gelen- toplu kararlar ile bağlanmaması sözü ile seçildi.  Ancak, bu sözünden çıkan politikalar ve beyanlar, Amerika Birleşik Devletleri’ni ve onun başkanlığını şüphe, alarm ve hatta alay konusu haline getirdi.

Çin Düşünce Kuruluşundan Reform Eleştirisi

PEKİN – Çin’in ekonomisini modernize etmeye yönelik tutkulu planı çıkmaza girdi. Zayıf devlet holdingleri kendilerini ticari bir şekle büründürecek girişimleri engellediler. Milyonlarca şehir sakini kırsal göçmene ikinci sınıf vatandaş gibi davranan kurallar/kanunlar zar zor bütçelendiriliyor.

Anahtar Kelimeler: 

Popülizm vs Refah

LONDRA – Fransa’nın aşırı sağcı partisi Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen, yirmi birinci yüz yılın belirleyici mücadelesinin vatanseverlik ile küreselleşmecilik arasında olacağını öne sürüyor. Birleşik Devletler başkanı Donald Trump da bu mücadelenin “yalan yanlış haber yapan medya” ile kendisini destekleyen insanları temsil ettiği iddiasında bulunan şahsı arasında olacağına inanmış görünüyor. Her ikisi de yanlış.

Trump’ın Çin ile Yakınlaşmasında IŞİD’in Payı

Donald Trump'ın seçilmesinden bu yana Washington-Pekin arasındaki ilişkiler gergin görünüyor. Çin ve Amerika’nın aradaki mesafeyi kapatmaya yönelik diplomatik çabalarına rağmen, ticaret ve Güney Çin denizindeki bölgesel ihtilafları da içeren bir çok konuda anlaşmazlığa düşülüyor.
Bunun yanı sıra Başkan Trump'ın gönlünü, iki gücün birbirine yakınlaşmasına sebep olacak şekilde etkileyen bir mesele var: Aşırı İslamcıların terör tehdidi.

Komünizmden Geriye Kalan

Bizler şu an büyük çaplı ekonomik değişimin ve sosyal karmaşanın henüz başındayız. Son derece eşitsiz teknoloji kapitalizmi yeterince ücretli iş sağlayamıyor, böylece gençler daha radikal ekonomik gündemler benimseyebiliyor. Yeni sol, yeni ekonomik düzende hem beyaz yakalı hem de mavi yakalı kaybedenleri birleştirerek kazanabilir. Hollanda ve Finlandiya’nın denediği evrensel vatandaşlık geliri gibi fikirler, Marx’ın Komünizm vizyonu olan “ herkesten yeteneğine, herkese ihtiyacınca göre” düsturuna yakın bir ruha sahip.

Beyaz Saray’da Bir İsyancı

Donald Trump başkan olarak devraldığı dünyaya öfkelenirken, Amerika’nın müttefikleri bu durumdan dolayı kaygılılar ve bunda haklılar

Trump Putin’e Neden Yardım Etsin ?

Karadağ’da bir reklam tabelası henüz Beyaz Saray’a çıkamamış Trump ve Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’i resmediyor.
Trump; seçim kampanyasını, tweetlerini ve bütün toplantılarını hitabet gücünü kullanarak gerçekleştirdi ve kamuoyu da onun dış politika anlayışını kavramaya başladı. Trump, sürekli Rusya’yla uzlaşmak ve Çin ile mesafeli durmak istediğinin sinyallerini verdi. Fakat dünya neredeyse tam tersini düşünüyor. Çin, çoğu alanda, ABD kaynaklı uluslararası sistemden memnun. Rusya ise bunu tersine çevirmeye çalışıyor.

Anahtar Kelimeler: 

Çin’de Kriz Zamanı: Aşırı Büyük, Aşırı Leninist

Yakın zamanda Çin’in “çekirdek lideri ünvanını alan Xi Jinping’in iki görevi var. İlki, Çin Komünist Partisi’ni yolsuzluktan(yozlaşmadan) kurtarmak. İkincisi ise ekonomiyi düzeltmek. Ancak, onun temel odak noktası(amacı) yozlaşmış Leninist parti-devletini temizlemek ve güçlendirmek olarak kalacaksa, bu amaçların ‘uyuşmaz’ olduğu kanıtlanacak.

'Kale Amerika'ya' Hayır!

Sürpriz olan, şaşırtıcı değilse de, Trump’ın zaferinin gecikmesi. Tahmin edilebilir bir biçimde, dikkatlerin çoğu Trump’ın seçilmesinin ne gibi değişiklikler getireceği üzerine. Fakat; önemli dış politika uzmanları ve kurumları, bu zaferin ve Brexit oylamasının olası sonuçlarını incelemeli, İkinci Dünya Savaşı sonrası alınan dersler çerçevesinde bir yere koymalılar.
Truman, Eisenhower, Marshall ve Acheson gibi akıllı liderler, özgürlüğün gelişeceği ve ekonominin zenginleşeceği bir tapınak inşa etti. Bu tapınağın içi yenilenme ihtiyacında olabilir, ama Trump ana sütunları birbirinden ayırmamalı ve yıkıma sebebiyet vermemeli.

Trump Amerikası ve Yeni Dünya Düzeni

Donald Trump’ın Hillary Clinton karşısındaki şaşırtıcı seçim zaferi, sadece Amerika siyaseti için değil, tüm dünya düzeni için bir dönüm noktasını işaret ediyor. 1950lerden beri süregelen dominant liberal düzenin, kızgın ve enerji dolu demokratik çoğunlukların saldırısına uğraması, yeni bir popülist milliyetçi çağa giriyor olduğumuzu gösteriyor. Böylesine rekabetçi ve aynı düzeyde de kızgın milliyetçilikler dünyasına kayışın riski oldukça büyük, ve eğer bu gerçekleşirse 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması gibi önemli bir dönemeci işaret edecek.

Sayfalar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org