Barack Obama

100. Yıldönümünde Ermeni Sorunu

Bugüne dönelim ve soralım: Nedir önemli olan? Birilerinin çıkıp bu olana isim koyması ve buna verilen tepkiler mi? Yoksa bu yaşananlar mı? “1915'te millet gereğini yapmıştır” diyebilen kimi siyasetçilere, onların daha dün Agos Gazetesi ve Hrant Dink Vakfı önüne kara çelenk bırakarak, “bir gece ansızın gelebiliriz mesajları” atan fikirdaşlarına mı kulak verilecek? Yoksa vicdan ve ahlakın yolu mu izlenecek? Öfke mi saygı mı? Savunma mı? Gerçek mi?

Thomas Friedman: İran ve Obama Doktrini

Beni en çok hayran bırakan ve başkanın görüşlerinin içinde var olan şey ‘’Obama Doktrini’’ idi. Ve Obama’nın da ifade ettiği gibi İran ile karşılıklı ‘’sözleşme’’nin, Amerika tarafından Burma, Küba gibi ülkelere uygulanan soyutlama politikasına kıyasla Amerika’nın temel stratejik ihtiyaçlarına cevap verecek daha iyi yaptırımlar ve izolasyonlar içerdiğini söyleyebiliriz. Ayrıca Obama, Amerika’nın baskın gücü ile İran’ın nükleer altyapısının bir kısmını elinde tutmasına izin verirken bir on yıl daha nükleer bomba inşa etmesini önleyebilecek bir diplomatik anlaşmayı şekillendirmeye çalışmak gibi yeni ve önemli ihtimaller oluşturmak için bazı hesaplanmış riskler alma özgüvenine sahip olması gerektiğini söyledi.

Obama Amerika’yı İkna Yolunda

Başkan Obama Pazar günü, Orta Doğu’ya potansiyel olarak bölgesel istikrar getirme amacı taşıyan , İran’ın nükleer programı için anlaşma taslağı üzerine detaylı bir olay değerlendirmesi yaptı ve anlaşmayı ‘’en azından nükleer sorunu masadan kaldırıp kaldıramayacağını göreceğimiz hayatta bir kez karşılaşılacak bir fırsat’’ olarak gördüğünü söyledi. Obama’nın yorumları da Amerikan yönetimin geçici anlaşma için kamusal desteği yükseltme çabalarının bir parçasıydı.

IŞİD’ın Ferguson Mesajı

Eğer Başkan Obama bazı zaferler kazandığı Irak’taki İslam Devleti militanlarına karşı mücadeleden çok Minnesota’nın Ferguson şehrindeki nahoş karışıklıktan bahsediyorsa bunun bir nedeni var. Şaşırtıcı bir şekilde IŞİD militanları St. Louis varoşlarındaki gelişmeleri takip ediyorlar ve hatta bazıları buna odaklanıyor. Mülakatlara ve sosyal medyaya bakılırsa grubun üyeleri ve grubun cihatçı ideolojisinin sempatizanları yakından protestocularla polisin çatıştığı St. Louis varoşlarındaki olayları izliyorlar. Olaylarda kendileri için bir imkan görüyorlar. Kısmen odak stratejik. Ferguson’da yetkililer Amerikan askerlerinin Irak’ta kullandığına benzer araçlar ve silahlar kullanmışlar. Fakat militanlar ayrıca Amerikan baskısı ile ilgili argümanlarında tamamıyla haklı çıktıklarını da olayları göstererek iddia ediyorlar.

Gözler Obama’da

Amerikalılar genelde başkanlarının tarihin gitgellerini yönetebilen en güçlü figürler olduklarını düşünürler. Amerikan başkanları da yıllar boyunca bu imajı teşvik etmişlerdir; çünkü bu algının kendisi bir güç formu olabiliyor. Fakat eleştirmenler Obama’nın hatalarının Suriye, Irak ve Ukrayna gibi yerlerde karışıklıkları ateşlediği iddiasını yeniledikçe baikan artan bir şekilde mevzu bahis sismik güçleri şekillendirme kuvvetinin aslında sınırlı olduğunu tartışmaya başladı.

İsrail’in Bilge Adamı: Şimon Peres

Washington’da Çarşamba akşamı İsrail Cumhurbaşkanı için yapılan bir veda yemeğinde bazı Amerikalı misafirler yaşlı gözlerle Peres’e yaklaşıyorken göründüler. Bu duygusal görüntü Peres’in Amerikan-İsrail ilişkilerinde sahip olduğu şahsi etkinin bir işareti olduğu kadar ayrılığının bir dönemin kapanışı olduğunu da yansıtıyor.

Amerika Maliki’yi İstemiyor

WASHINGTON— Şii liderin ulusun Sünni azınlığı ile uzlaşmayı başaramayacağı ve kaynayan siyasi zeminin istikrarını sağlayamayacağına ikna olan Obama yönetimi Irak’ta Başbakan Nuri el Maliki’nin olmayacağı yeni bir hükümet istiyor. Amerikan yönetimi Irak’ın siyasi partilerinin Maliki’nin olmadığı yeni bir hükümet kurmalarını istediğini belirtiyor.

Ortadoğu Vilayetleri mi?

Ortadoğu sahasındaki realiteye bir bakalım: Irak ve Suriye etkili bir şekilde mezhepsel hatlara ayrılmış durumda; Lübnan ve Yemen parçalanmaya yakındır; Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan henüz karışıklığa bulaşmış değil ama gitgide otoriteryen devletler oluyorlar. Şimdiki kaotik dönemde biz iki post-emperyal sistemin aynı anda çöktüğünü görüyoruz. Osmanlı İmparatorluğu’nun yerini alacak Versailles Anlaşması ile 1919’da çizilen devlet sınırları bölünen halkları daha fazla bir arada tutamaz. Amerikan öncülüğünde bölgeyi zor bir dengede tutan sistem Amerika’nın Irak’a yaptığı başarısız müdahale sonrası yıkılmıştır. Yazar James Barr bölgenin paylaşımını sağlayan 1916 Sykes-Picot anlaşmasını “kumda çizilen hatlar” olarak tanımlıyor; şimdi o hatlar gözümüzün önünde kayboluyor ve bundan en birincil faydalananlar da İslami teröristlerdir. Sünni aşırılar (ve onların Şii mukabilleri olan Hizbullah) Suudi Arabistan ve İran tarafından finanse edilen ve cesaretlendirilen mezhep savaşının kazananlarıdır.

Musul’un Düşüşü

Obama yönetiminin Irak’a yönelik uyguladığı stratejik ihmal politikası El Kaide’nin etkili bir şekilde Suriye’den Irak’ın Anbar Vilayeti’ne kadar uzanan yüzlerce millik bir araziyi kontrol etmesini sağlayan bir durumu yaratmıştır.

WP: Sisi’nin Mağlubiyeti

Mısır’ın Cumhurbaşkanlığı seçimleri beklenenden çok daha fazla ulusal hissiyatı göz görülebilir ölçülerde ortaya döktü. Ülkedeki otoriteler tarafından artırılan tüm önlemlere -ki bunların arasında oy kullanma zamanının iki günden üçe çıkartılması ve oy kullanmayanlara cezalar verileceği tehditleri de mevcut- rağmen sandık başına gitme oranı felaket seviyede düşüktü. Hükümet yanlısı bir gazete oranı %37 açıklarken tek muhalif aday ise oranın %15’e yakın olduğunu söyledi. General Abdel Fetih el Sisi rejiminin bitmek tükenmek bilmeyen propagandasına göre Sisi’nin kendisine hayran bir nüfusun ezici desteğine sahip olduğu iddiaları yalan çıktı.

Sayfalar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org