Avrupa Birliği

Beyaz Saray’da Bir İsyancı

Donald Trump başkan olarak devraldığı dünyaya öfkelenirken, Amerika’nın müttefikleri bu durumdan dolayı kaygılılar ve bunda haklılar

Batının Darbe ile İmtihanı ve Rusya’yla Bahar

Türkiye’de yaşanan darbe sonrası Batıda oluşan algı ve tavır, Türkiye’deki hemen her kesimde bir şaşkınlık ve hınç meydana getirmişti. İnsan hakları, basın özgürlüğü ve dış politika meseleleri üzerine Türkiye’yi her fırsatta ikaz eden ve bunu ‘Türkiye’nin dostu ve müttefiki’ oldukları gerekçesiyle yaptığını belirten Batıyı, haklı bulan kalemler ve kesimlerden pek çok kişi de dahil olmak üzere Batının neredeyse darbe girişiminin başarısız olduğuna üzüldüğü imajını uyandıran cılız tepkisi nedeniyle ilişkileri sorgulama temayülüne girmiştir. Ayrıca Türk kamuoyunun şüphesi dahi olmayan bir husus olarak FETÖ’nün darbeyi tezgâhladığı mevzusu hala Batıda şüpheyle karşılanıyor ve bu sebeple Fethullah Gülen’in iadesine dair umutları gün geçtikçe azalıyor. Tüm bunlar aslında Batının Türk kamuoyunu yanlış okuduğu, Erdoğan saplantısının Batıyı Türkiye’yle alakalı mevzularda yanlış yönlere kanalize ettiğini gösterdi. Kısaca, Türkiye’de yaygın olan kanıya baktığımızda, darbe ve FETÖ karşıtlığı Erdoğan karşıtlığını gölgede bıraktığını görüyoruz. Bu tam da Batının beklentisinin tersi bir durumdu.
Bunu Rusya ile ilişkiler açısından okumak gerekirse, Rusya ve Türkiye’nin birbiriyle ilişkiler her iki ülkenin de Batı ile münferit ilişkilerinde ayrı düşünülemez. İki ülkenin Batı ile yaşadıkları sorunlar ister istemez iki ülkeyi de yakınlaşmaya sevk ediyor. Ancak buradaki mesele karşılıklı ilişkilere ayrı boyut kazandırmak değil, donma noktasına gelen ve düşmanca olan bu tarihi ve coğrafik bakımdan birbirlerine çok yakın iki ülkenin ilişkilerinin olması gerektiği gibi eski haline getirilmesidir. Dolayısıyla şu aşamada, karşılıklı sert sözler ve tehditlere rağmen, Rusya’yla daha ilişkiler eski haline dönmemişken muhtemel bir Rus-Türk ittifakı ve Türkiye’nin Batıdan kopması durumu söz konusu değildir.

AP Raporu'nun Yankıları

Habertürk: Muharrem Sarıkaya: ‘İade ederiz’ dedik, ettik
AB Parlamentosu (AP) Türkiye Raporu’nda geçen yılki gibi beklenen oldu. Raporda Türkiye’nin kırmızı çizgi ilan ettiği 1915 Ermeni olayları “Soykırım” diye nitelenince, raporun geçen yıl olduğu gibi iadesine karar verildi. Raporla ilgili geçen yıldan tek fark, oylamadaki tablonun Türkiye lehine bir nebze değişmiş olması. Geçen yıl, 84 ret oyuna karşı 432 “Evet” ve 127 de çekimser oy kullanılırken, bu yıl “Evet” oyları 375’e indi. Ret oyları 133’e yükselirken, çekimser oy sayısı da 87’ye düştü. Türkiye geçen yıldan farklı olarak tepkisini hükümet nezdinde sert göstermeyip iade ile sınırlı tutarken, asıl tepki bu yıl TBMM’den geldi. Devamı ...

Mülteciler: Peki Şimdi Nereye?

Yeni Şafak: İsmail Kılıçarslan: Çok değil, Bono kadar namus
Bu sizin yaptığınız aslında sıra dışı bir şey, bir nezaket dersi. Senelerdir süren bu çatışma esnasında, bu ülkenin tüm şehirlerinde, tüm ilçelerinde insanlar ağırlandılar. Onlar komşularına kapılarını açtılar, savaşın getirdiği tüm zorluklara rağmen insanlara kapılarını açtılar. İkinci olarak açtığınız okullar, tüm dünyaya ders niteliğinde. Siz mültecileri ağırlama konusunda, dünyada zirvede olan ülkesiniz. Birçok insan bilmez ama bu listedeki ilk on ülkenin beşi Afrika ülkesi. Yakınlarda Somali sınırındaki 20 senelik kampa gittim. Devamı…

Liderlerin Benzerlikleri Kavgayı Körükledi

Moskova – Rusya şimdilerde yeni bir 1 Numaralı düşmana sahip. Onun adı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin cumhurbaşkanı, ya da Pazar akşamı Kremlin’in önemli ideologlarından birinin katıldığı TV programında tanımladığı, İslam Devleti’ni işaret ederek, ‘’Barbar halifeliğin ucuz petrolüne kancayı takan kontrolsüz ve hilekar adam.’’

Merkel'in Türkiye Ziyareti

Cumhuriyet: Mustafa Balbay: AB’nin toplama kampı mı oluyoruz?
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Türkiye ziyareti güncel sorunlara ilişkin pek çok konuda geldiğimiz noktaya netlik kazandırırken unuttuğumuz AB süreci konusunda da kimi gerçekleri gözler önüne serdi. Güncel olandan başlayalım... Merkel’in ana geliş nedeni Almanya hayali kuran Suriyeli mültecileri Türkiye topraklarında tutmak. Sorunun adım adım yükselip AB liderlerinin de görmezden gelemeyeceği bir boyuta ulaşmasıyla birlikte gözler AB’nin lokomotifi Almanya’ya çevrildi. Devamı…

Suriyeli Mülteciler ve Batının Siyasi Başarısızlığı

Batı’nın yanı başındaki umutsuzluğun çarpıcı resimleri, Suriye’yi şimdilik bir kez daha, dünyanın gündemine oturttu: mülteciler tren istasyonlarına yığılıyor, tel örgülere tırmanıyor; boğulmuş Suriyeli çocuklar kıyılara vuruyor, benekli elbise giymiş bir kız, minicik ayakkabılı bir çocuk görülüyor. Hiç şüphe yok ki, Suriyeli mültecilerin çarpıcı akını er ya da geç Orta Doğu düzenini yok edecek ve Batı istikametine yönelecek. Fakat Batı’nın başkentleri Suriyelilerin mustarip olduğu bu uzun sureli felaketi durdurmak ya da telafi etmek için çok az şey yapmıştır.

Avrupa’nın Sözlü İç Savaşı

Halk arasındaki yaygın inanış, arkadaşlığı mahvetmenin en iyi yolunun birine ödünç para vermek olduğunu söyler. Bu, Avro’yu Avrupa Birliği mimarlarının şimdiye kadar ürettiği en kötü fikir yapar mı? Yakın zaman kadar acele etmeyin derdim: İnanıyorum ki, birliğe üye olan 28 devlet arasında Yunan borcu krizi üzerine geçen tartışmalar gerçekten de yardımcı oldu. Zaman içinde karşılıklı mutabakata dayalı yeni bir blok oluşturdular. Fakat şu anda gerçekleşen şey sağlıklı bir açık tartışmanın ötesinde gidiyor. Bunun kokusu da tüm Avrupa’da yayılmaya başlıyor.

Çirkin Almanların Dönüşü

BERLIN – 12 ve 13 Temmuz'da Yunanistan üzerine yapılan uzun pazarlık geceleri boyunca, Avrupa Birliği için çok kritik bir şey patlak verdi. O zamandan beri Avrupalılar farklı bir çeşit Avrupa Birliği'nde yaşıyor. O gece değişen şey, Avrupalıların 2. Dünya Savaşı'nın sonundan beri tanıdığı Almanya'ydı. Görünürde pazarlıklar, Yunanların Avro Birliği'nden çıkışına (ya da ''Greksit'') ve bunun devamında Yunanistan ve Avro Bölgesi için gerçekleşecek olan vahim sonuçlara meydan vermemek üzerineydi. Ancak daha derinlerde bir yerde tehlikede olan şey ise, ekonomik olarak en güçlü ve en kalabalık olan ülkenin Avrupa'daki rolüydü.

Sayfalar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org