28 Şubat

Akşener ve İYİ Parti...

               

Karar: Etyen Mahçupyan: İyi Parti taşları yerinden oynatabilecek mi?

Anahtar Kelimeler: 

28 Şubat ve Günümüz

O günlerden birkaç örneği hatırlayalım: 4 Şubat 1997’de tankların Ankara Sincan’da yaptığı gövde gösterisi, basında öforik bir dille kaleme alınmış “haber”lerle karşılandı. Gazeteler bu olayı ordunun “şeriat yanlılarına” açık bir uyarısı olarak yansıttılar. Merkez medyada, seçilmiş bir hükümete karşı ordunun tanklı uyarılarda bulunmaya hakkının olmadığını ima eden ya da haberi bu açıdan gören hiçbir gazete olmadı. Bu da normaldi çünkü basın zaten aylardır, gün gelip de ordu müdahaleye karar verdiğinde halkı bunun iyi ve doğru bir şey olacağı yönünde “doldurmuş olmak” hedefine kilitlenmişti.

Anahtar Kelimeler: 

Kabataş Bilmecesi

Taraf: Lale Kemal: Kabataş olayı 28 Şubat refleksinin yansıması
İnsanların fikir özgürlüğünün gasp edildiği bizim gibi ülkelerde iftira atmak, yargısız infaz yapmak, nefret söylemi ile toplumdaki değişik etnik gruplar ya da mezhepler arası düşmanlık tohumları ekmek, halkı kin ve nefrete sürüklemek, vatana ihanet gibi ağır ithamı sıradanlaştırmak, fişlemelerle insan yaşamını karartmak gibi psikolojik savaş yöntemlerine çokça başvurulur. Bu politikaların temel amacı, hükümetlerin işbirliği içinde oldukları vesayet rejimleri ile birlikte iktidarlarını korumaktır, varsın ülke fikirler ve cüzdanlar açısından fakir kalsın. Devamı…

Balyoz III

YeniŞafak: Bülent Orakoğlu:Balyoz cuntası 28 Şubat sürecinin devamı

Yargıtay 9. Daire'nin Balyoz davası ile ilgili kararları vesayetçi kesimi bir hayli tedirgin etti. Zira bu kararların Ergenekon ve 28 Şubat davalarında 'Emsal' teşkil etme ihtimali hayli yüksek görünüyor. Gerekçeli kararda, Çetin Doğan liderliğindeki Balyoz cuntasının 28 Şubat sürecindeki kazanımların sürdürülmek istenmesi nedeniyle oluşturulduğu şeklinde çok kritik bir ifade yer alıyor. Yargıtay'ın bu tespiti, 28 Şubat davasını yakından etkileyerek askeri vesayetin bitirilmesinin önünü açabilecektir. Devamı…

Balyoz

Cumhuriyet: Hikmet Çetinkaya: Balyoz İndi

Diyelim ki düşünülmüş ama gerçekleşmemiş bir darbe girişimi, soygun, cinayet planı... Ya da 20-30 gazetecinin yazdığı yazılar... Niye bir yargıç bile şunu söyleyemiyor: “Darbe düşünülmüş ama bu düşünce yönünde harekete geçildiğine dair ortada somut bir kanıt yok!” Söyleyemez! Çünkü siyasal iktidarın eli yargının üzerinde... Devamı…

Başörtüsü Kamusal Alanda

Yeni Şafak: Hilal Kaplan: Bittiğin An, Bu Andır!

Dün, 8 Ekim 2013 günü, devletin başörtüsü üzerine kurduğu paradigma resmen değişti. Bu büyük kazanımın farkında olarak durmak yok, mücadeleye devam... Hatice Babacan'dan Medine Bircan'a, Şule Yüksel Şenler'den Merve Kavakçı'ya kadar bu mücadelenin içinde yer almış tüm başörtülü kadınlara selâm olsun. İnanca saygı, başörtüsüne özgürlük'ten 'Başörtülü aday yoksa, oy da yok'a kadar nice slogan ve kampanyayla 'Buradayız!' demiş hemcinslerimin çektiği çilelerin 'bu dünyada da' boşa gitmediğini gösterdiği için Allah'a sonsuz şükürler olsun. Devamı…

Kemalizm, Baasçılık ve ‘Mübarekizm’ Gölgesinde Mısır (ve Ortadoğu) Nereye?

İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) esasında kurucularının da kendi kimlikleri ile damgasını vurduğu Osmanlı coğrafyasını yansıtan çok-etnikli hatta bir bakıma çok-dinli bir yapıydı. İlk Cemiyet’i kuranları saymak bile bu düşüncenin doğruluğunu test etmek için yeterli olabilir. Abdullah Cevdet Malatya Arapkirli bir Kürttür. İshak Sükuti Diyarbakırlıdır. Türkçülük akımının öncülerinden sayılan bir başka kurucu Hüseyinzade Ali (Turan) ise Kafkasya (Azeri) kökenlidir. Balkan kökenli bir kurucu olan İbrahim Temo (Arnavut) ise I. Dünya Savaşı sonrası hayatının geri kalan kısmını Romanya’da senatör olarak sürdürür. Ve Çerkez kökenli Mehmet Reşit. Başka örnekler de verilebilir. Mekkeli Sabri Bey. Giritli Şefik. Ve daha niceleri. Bu arada Hareket Ordusu’nun komutanlığını yapan İTC iktidara geldiğinde de sadrazamlık yapan Mahmut Şevket Paşa’yı da hatırlamak gerekir. Bağdat’ta doğsa da Paşa esasında farklı kökenlerin (Arap, Gürcü vs.) birleşimidir.

27 Nisan ve 'Başkanlık Sistemi'

27 Nisan 2007 Türkiye tarihi için kritik bir dönüm noktası idi; tıpkı tam 98 yıl öncesinde olduğu gibi. 31 Mart Vak’asını müteakip geleceğin Cumhuriyetinin kurucusu olacak Atatürk’ün memleketi olan Selanik’te toplanan ve kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Hareket Ordusu başkente yürüyüşe geçmiş ve İstanbul’a 23 Nisan’da giriş yapmıştı. 22-23 Nisan gecesi ise Yeşilköy’de toplanan Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan’da Ordu’nun girişinin meşruluğunu onaylamıştı. 23 Nisan tarihi ismini de kendisinin verdiği söylenen aynı ordunun kurmay başkanının zihin ve duygu dünyasında galiba fazlasıyla önemli bir yer tutmuş olmalı ki işgal altındaki İstanbul’dan Meclis’in Ankara’ya taşınması ve açılması gene 23 Nisan’a sanki denk getirilmiş gibi. Ve 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org