Yaklaşan Referandum Tarihi

Hürriyet: Abdülkadir Selvi:17 Nisan'a hazırlık

ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu ile konuştum. “Referandum kampanyası başladığında evet ve hayır oyları eşitti. Ancak kampanya sürecinin evetlere yaradığı, hayır oylarının ise gerilediği ortaya çıktı” dedi. İbrahim Uslu, “Kampanya süreci evete yaradı” diye değerlendiriyor. Başta Hollanda ve Almanya olmak üzere AB’deki Erdoğan düşmanlığı ve CHP’lilerin denize dökmeye kadar varan kampanya yanlışları etkili oldu. İbre döndü. Uzun süre evet ve hayır oyları bıçak sırtı yorumunu bu verilere dayalı olarak yapmıştık. Çıkan bu sonuçtan sonra Ahmet Hakan’ın “Evet mi, hayır mı?” diye soranlara, “Bıçak sırtı” diyerek kendini kurtarma imkânı ortadan kalktı. Şaşa şaka... Bakmayın benim böyle dediğime, sandık açılana kadar ihtiyatlı olmak lazım. Devamı…

Karar: Mehmet Ocaktan:Milletin demokrasi aklına güvenmeliyiz

Uzun bir referandum kampanyasının sonuna geldik. Muhtemelen insanlar kanaatlerini oluşturdular ve Pazar günü sandığa giderek oylarıyla kendi geleceklerini tayin edecekler. Şu ana kadar kim ne söyledi ve ne yaptıysa bütün bunların miadı doldu, Pazar günü sadece milletin kararı hükmünü icra edecek. Çok partili hayata geçtiğimiz günden bu yana Türkiye’nin siyasi tecrübesini adım adım izlediğimizde, zaman zaman darbelerle, ara rejimlerle kesintiye uğramasına rağmen her seferinde demokraside mesafe alındığını ve her seçimde biraz daha olgunluk kazandığını görürüz. Devamı…

Yeni Şafak: Merve Şebnem Oruç:Seçmenin kalbine çıkan yollar

İletişim hakikaten bir sanat... Hele liderler için olmazsa olmaz bir hüner... Siyaset gibi içinde oldukça sizden çok fazla şey alıp götüren, var olmayı başarmanın ve bunu sürdürmenin hiç de kolay olmadığı bir alanda siyasetçinin seçmeni ile kurduğu iletişimse bir cevher.Siyasi liderin kurduğu cümleler, beden dili, hitabet yeteneği, inandırıcılığı, ortaya koyduğu çaba, sarf ettiği efor önemli ama yetmiyor; seçmen sadece mesajla ve mesajı kendilerine nasıl ulaştığıyla ilgilenmiyor; geçmişinize bakıyor, dün ne yaptığınızı referans alıyor, geleceğe geçmiş tecrübelerle ışık tutuyor. Sadece işe, icraata değil, aynı zamanda fedakarlığa da bakıyor. Devamı…

Birgün: Fatih Yaşlı:Yalanın referandumu, referandumun yalanları

İktidar, yapılan değişiklikle Meclis’in temsil yetkisinin arttığından ve güçlendiğinden söz ediyor. Bir kere vekil sayısını artırmak temsil yetkisini güçlendirmek için yeterli değil, çünkü seçim barajı orada duruyor. Meclis ise hiçbir şekilde güçlenmiyor, çünkü güvenoyu uygulaması da gensoru uygulaması da ortadan kaldırılıyor. Meclis bakanları ve Bakanlar Kurulu’nu hiçbir şekilde denetleyemiyor. Dahası Cumhurbaşkanı ülkeyi kararnamelerle yöneteceği için Meclis’in yasa yapma yetkisi fiilen yok ediliyor. Bütçe yapma hakkı da, OHAL ilan etme yetkisi de Meclis’ten alınıp tek kişiye veriliyor. Cumhurbaşkanı’nın veto yetkisi güçlendiriliyor ve bu da Meclis’ten tek adamın istemediği kanunların çıkmasını imkânsız hale getiriyor. Yani aslında Meclis ortadan kalkıyor, dekor haline geliyor. Devamı…

T24: Ümit İnatçı:Parti oligarşisi olarak başkanlık rejimi

Sistem değişikliği mi yoksa rejim değişikliği mi diye aylardır tartışılıyor. Model karşılaştırmaları yapıp çıkarsamalar elde ediliyor. Unutuluyor ki, düzen ne olursa olsun hangi emeller doğrultusunda kullanılacağı ve hangi ‘‘niyetle’’ araçsallaştırılacağı düzenin kendisinden daha önemlidir. Niyet, hani şu felsefede ‘‘intentio’’ diye bilinen kavram. Erdoğan’ın intentiosu, yani niyeti, yöneldiği hedef o çok dile getirilen ‘‘tek adam’’ rejimi mi? Hayır değil; ama daha da tehlikelisi: Parti oligarşisi! Devamı…

Gazete Duvar: Berrin Sönmez:Seçmeni ‘mümeyyiz’ görmüyor Ak Parti kampanyası

Beter ile beterin beterini tercih ettirecek referandum kampanya süreci sona yaklaşırken seçmenin kafası hâlâ karışık. Nasıl karışık olmasın ki? Ölmekle dirilmek arasında tercih yapılacağı izlenimi yaratılıyor. Başta Sn. Cumhurbaşkanı olmak üzere “evet” kampanyası yürütenler, anayasa değişiklik paketini mucizevi bir formül olarak sunuyor. Sanki ölümsüzlük reçetesi… Kabul edildiği takdirde Türkiye’ye “karada ölüm yok” dercesine her derde deva formül bulmuş gibi konuşuyorlar. Adalar vapurunda seyyar satıcılara yakalanmış gibi hissediyorum kampanya konuşmalarına maruz kaldığımda. Sadece ‘kelliğe çare’ demedikleri kaldı. Devamı…

(Türkiye Gündemi, 12 Nisan 2017)

Twitter: analizsurec

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org