Türkiye Siyaseti ve CHP

Cumhuriyet: Aydın Engin:AKP, Erdoğan’a tutsak, peki CHP?

Sınırlı, kısıtlı, aksak, şaşı, kör, topal da olsa, darbelerle sık sık önü kesilmiş de olsa işleyen bir demokrasinin kırıntılarına bile muhtaç olduğumuz günler yaşıyoruz. Devletin dizginlerini tümüyle ele geçirmiş, devletin üç temel bileşenini, yasama, yürütme ve yargı erklerini tek elde toplamanın somut adımlarını günbegün atan bir saldırının kuşatması altındayız. Böyle günlerde demokrasiyi, özgürlükleri, adaleti savunan her adımı, çok küçük, çok yetersiz bile olsa desteklemek bizler için yakıcı bir yurttaşlık ödevi... Bu bağlamda CHP’den önemsenmesi, hele hele asla küçümsenmemesi gereken adımlar geliyor. “Adalet Yürüyüşü” bunlardan biriydi. “Klavye silahşörleri” epey saldırdı ama Maltepe’de yürüyüşü noktalayan ve CHP üyelerinden, yandaşlarından ibaret olmayan dev bir kitlenin buluştuğu miting sonrasında seslerini epey kıstılar. Birkaç paragraf yukarıda “Demokrasiyi, özgürlükleri ve adaleti savunan her adımı desteklememiz gereken günlerdeyiz” dendi. Bu tutumda ısrarlı ve inatçı olsak gerek. Ancak bu, dostça ve yapıcı eleştirilerden uzak durma anlamına gelmiyor. Devamı…

Birgün: Enver Aysever:CHP’lilerin yutkunup söyleyemedikleri…

Adalet kavramı üstünde yeterince tepindik, şimdi sırada hakikati konuşmak var. Ülkenin ‘adalet’ ihtiyacı olduğu doğru da, esas bunu kimden bekliyoruz ve hangi yöntemle elde edeceğiz, bir türlü konuşamıyoruz. Karşımızda tüm siyasi parti liderlerini, vekillerini tutuklayan/tehdit eden bir iktidar var. Yürüyüş, toplantı, kurultay ne yaparsanız yapın; ‘ancak ben istersem, izin verirsem olur’ diyen bir hükümranın buyruğu altında yaşıyoruz. KHK ile fiili başkanlığı, bir tür padişahlığa döndüren Siyasal İslamcı bir yapı söz konusu olan. Buna karşı ne diyoruz, mesele bu… Bıçak kemiğe dayandı, artık adalet, hak, hukuk güzel birer sözcükten öte anlam ifade etmiyor. Bildiğimiz siyasal, demokratik yapı sürüyormuş gibi yapmanın âlemi nedir? Artık Meclis yok örneğin… Herkese hoş görünmek için düşülen bataklıktan kurtulmak lazım. Siyasal İslamcı’ların kullandığı verilerle, onların pazara sürdüğü, eskittiği figürlerle hangi yol alınabilir? AKP’ye benzeyerek, sadece onun siyasal gücünü arttırırsınız. Sürekli muhafazakâr tonda konuşmak, kendinizden emin olmadığınız anlamına gelir. Türkiye içine düştüğü bu döngüden ancak samimi muhalefet, somut önerilerle çıkar. Devamı…

Gazete Duvar: Ali Duran Topuz:Arayan CHP, duran CHP, durduran CHP

Yoldayız. İstanbul’dan Çanakkale’ye. Çanakkale’den Gelibolu’ya. Binlerce insan yollarda. Adalet Kurultayı için. Bekliyoruz. Sabahın erken saati. Eceabat’ta birikmiş insanları almak üzere ring yapan araçlar gidiyor ama dönmüyor. Yola çıkınca anlıyoruz, jandarma bir noktada bekletiyor giden araçları, GBT yapılıyor, sonra geçişlere izin veriliyor. Araçlar dönmediği için Eceabat iskelesindeki kalabalık beklenen hızda erimiyor. Her toplanma, her siyasi kümelenme tehdit altında; “güvenlik” önlemlerinin aşırılığı kimseyi şaşırtmıyor. Olağanüstü Hal var. Kanıksandı. Jandarma güler yüzlü, nazik, işini alabildiğine çabuk bitireceğini vaat ediyor. Nihayet kurultay alanına ulaşıyoruz. Yolun iki yanında dikilen özel harekatçılar, jandarmalar ağaçlar kadar olağan. Alan tıklım tıklım. İnsanlar akıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşuyor. Dinleyici sandalyelerinde yer bulanlar, onların arkasında sıralananlar pür dikkat dinliyor. Kalanlar, hayli büyük bir kalabalık, arıyor: Kimi birilerini arıyor, kimi bir yerleri. Devamı…

Yeni Şafak: Mehmet Acet:“Bizim arkadaşlar kendileri çalıp kendileri oynuyor”

Siyaseti iyi takip edenler “Sandığın şakası olmaz” derler. Uzun uzadıya örnekler vermeye lüzum yok, çok partili hayatımız içinde yapılan seçimlerin her biri hem kazananlar, hem kaybedenler açısından derslerle dolu. Biraz da bu riskler nedeniyle, daha çok vakit olmasına rağmen 2019 seçimleri şimdiden herkesin öncelikli ajandası haline geldi. 4 yıldır memleketin ayarlarıyla oynamak için her türlü dalavereyi çeviren dış çevreler bile, hesaplarını 2019’a ertelemiş görünüyorlar. “Sanki” deyip bir rezerv koyalım yine de. Bugünlerde Çanakkale’de ‘adalet’ kurultayı düzenleyen CHP’den gidelim biraz. Kılıçdaroğlu önceki gün, “2019’a kadar bir plan çizdik, adım adım uyguluyoruz” diye bir açıklama yaptı. Kurultayın adresine bakıldığı zaman, bu planın ilk evrelerinde “Çanakkale ruhunun” etinden sütünden istifade etme hedefi kendini belli ediyor. Tabii bir takım parti üyeleri, bu janjanlı ambalajı, iki gün sabredemeden vur patlasın çal oynasın havasına sokup sabote edince, Çanakkale ruhunun CHP ruhuyla pek bir ilgisinin olmadığı gerçeği de gün yüzüne çıkıverdi. İlk gün olanları görüp, “İki gün sabredemediler” lafı yerli yerine oturduktan sonra Çanakkale çıkarmasının içtenliğine dair daha fazla ne söylenebilir bilmiyorum. Devamı…

Sabah: Hilal Kaplan:Erdoğan: Türkiye’nin Surları

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görev süresinin üç yılı geride kaldı. Bu üç yılda, sırasıyla üç dönüm noktası yaşandı: 7 Haziran fetret dönemi, PKK'nın hendek terörü, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi. Erdoğan, Allah'ın inayetiyle bu saldırıları öyle ustalıkla atlattı ki ülkenin kaderiyle eş anlamlı hale geldi. O yüzden bugün, ona kategorik olarak muhalefet eden tüm kesimler, Türkiye'nin düşmanlarıyla ya dirsek temasında ya da direkt işbirliği içinde bulunmadan karşı gelemiyorlar. Zira Erdoğan, Türkiye'nin bekâsı için savaşıyor. Anamuhalefet CHP'nin liderine bakın mesela. Bir yandan PKK'dan gelen destek mesajlarına "Hayır" bile diyemiyor, CHP'li vekiller HDP'li vekillerle el ele yürüyor. Diğer yandan Alman medyasına Türkiye'nin, kendi ana vatanının güvenli bir ülke olmadığını söyleyip, Alman turistlerin gelmemesini salık veriyor. FETÖ ile olan girift ilişkiler zaten cabası. Akşener ve arkadaşlarının partilerine "Merkez Demokrat Parti" (MDP) ismini koymaları şaşırtıcı değil. Zira onlar da Türkiye siyasetinin merkezini hegemonize eden bir lidere karşı muhalefet ettiklerinin farkındalar. Ancak malum, ismi merkez koyunca bir oluşum merkeze taşınmıyor... MDP lideri Meral Akşener, 2014'ten beri Emre Uslu'dan Önder Aytaç'a, Bülent Keneş'ten Faruk Mercan'a kadar pek çok FETÖ'cünün 'muştuladığı' bir Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor. Devamı…

 

(Türkiye Gündemi, 30 Ağustos 2017)

 Twitter: analizsurec

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org