Türk Siyasetinde Suriye Savaşı Etkisi

İslam Devleti'ne Yakın Grupların Güney Doğu İllerine Sokulması Kaygı Verici Bir Duruma İşaret Ediyor

İSTANBUL --- Türk siyaseti, tehlike hızlı bir şekilde savaş alanından Türkiye'nin güney sınırına taşınırken; giderek artan şekilde Suriye'deki savaşın çan sesine doğru ilerliyor.

İslam Devleti ve Suriyeli Kürtlerin Kobane şehri için verdikleri mücadele Türkiye sınırında patladı ve hareket etme konusunda isteksiz olan Ankara hükümetini çatışmaya her zamankinden daha derin şekilde dahil olması konusunda baskı altına aldı.

Kobane'deki çatışmalar başladığından beri en çok dağılma(patlama) kaygısı veren gelişmelerden birisi İslam Devleti'ne sempatiyle yaklaşan grupların Türkiye'nin Güneydoğu illerine sokulmasıdır.

Türkiye, ülkenin güneyinde yer alan İslam Devleti'ne ait bir evde güvenlik güçlerinin intihar bombası yelekleri ve 300 pounddan (yaklaşık 136kg) fazla C-4 patlayıcısı bulması üzerine terör tehdidi seviyesini arttırdı. İstanbul'da bulunan birkaç Batılı elçilik şüpheli paketler almaları üzerine tahliye edildi. Yerel yetkililerin söylediğine göre, Türk güvenlik güçleri Suriyeli isyancı komutanının ülkenin güneyinden cihatçılar tarafından kaçırılmasını önledi.

Son aylarda yetkililer ciharçıların ülke genelindeki ve sınırlarındaki etkinliklerine göz açtırmamaya çalışıyor ancak şüpheli radikallerin ülkeye girişini engellemek için daha fazla Batılı istihbarat yardımına ihtiyaçları olduğu konusunda ısrarcılar.

Türkiye Suriye sınırı boyunca daha çok askeri gücünü harekete geçirdi ve ordu, geçişleri durdurmak ve savaşın etkisini sınırlamak amacıyla sınır boyunca hendekler kazdı.

Ekim ayının başında Ankara'nın Kobane'deki Kürtler'e yardımı reddetmesi üzerine alevlenen gösterilerden beri hükümetin birinci gündemini ulusal güvenlik oluşturuyor.

Haftalık bakanlar kurulu toplantısında, hükümet, yerel ve uluslararası gelişmelerden kaynaklanan ulusal güvenlik meseleleriyle ve krizlerle ilgilenmek üzere ilgili tüm bakanlıklarla çalışacak Başbakanlık Koordinasyon Merkezi'ni kurdu.

Kobane kuşatması, Türkiye'de 40'tan fazla insanın ölümüne neden olan protestoları başlattı ve devletin Kürt toplumuyla yürüttüğü barış görüşmelerini tehdit etti.

Kobane konusu Türkiye'nin dış ilişkilerini tehlikeye atarken; hem içeride hem de dışarıda Suriyeli Kürtlere yardımı reddetmesi nedeniyle sert eleştirilerin hedefi haline geldi. Birleşik Devletler ile ilişkiler  --önemli NATO müttefiki--, Ankara ve Washington'un açık şekilde ters düşmesi ve birbirini eleştirmesi nedeniyle yıprandı.

Kobane savaşı Ankara'yı birbirine zıt riskler arasında bıraktı. Hareketsizlik(tepkisizlik) Kürt isyanlarını yeniden alevlendirebilir. IŞİD ve ILİD diye bilinen İslam Devleti'ne karşı daha güçlü bir siyaset izlemek, binlerce yabancı savaşçının Türkiye üzeriden Suriye'ye geçtiği dönemde oluşturdukları ağları kullanarak misilleme saldırıları gerçekleştirmelerine neden olabilir.

Çatışma çözümü düşünce kuruluşu olan International Crisis Grup'tan Hugh Pope ''Bölgede ufak bir kıvılcım büyük bir yangını başlatabilir. Kimsenin ismini bilmediği bu küçük şehir Türk siyasetinin temel dinamiği haline geldi ve buradaki gelişmeler Suriye sınırını aşarak ortalığı alevlendirebilir'' dedi.

Olayın dağılma derecesi, Türk siyaset yapıcıların neden Washington'un İslam Devleti'ni yenmek için hava saldırısı kampanyasıyla birlikte hayal kırıklığına uğradığını açıklamaya yardımcı olabilir. Türkiye, Kürt milliyetçiliğinin kabarmasını engellemekle eş zamanlı olarak koasliyonun amacının Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı da gönderecek şekilde genişlemesini istiyor.

Washington'un Kobane'deki Kürt savaşçılara havadan silah yardımı, Türkiye'yi politikasını değiştirmesi konusunda baskı altına aldı ve Iraklı Kürt güçlere, Kobane'ye varışları görevleri üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle ertelenmesine rağmen, Kobane'deki Suriyeli Kürt milisleri güçlendirmesi için koridor açtı.

Birleşik Devletler PKK ve Suriye bağlantılısı PYD'yi birbirinden ayırırken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tekrar tekrar onların aynı ve bir olduğunu söyledi. Türk Cumhurbaşkanı, Birleşik Devletler'e, Kobane'deki ''teröristlere'' silah yardımında bulunduğu için veryansın etti.

Erdoğan ''Kobane sizin için stratejik bir yer değil. Kobane bizim için stratejik bir nokta ve gerekli hassasiyeti göstermesi gerekenlerden biri biziz'' dedi.

İki ülkeden yetkililer, açıkça, bir uyum olduğu konusunda ısrarcılar. Ancak Türkiye'nin İslam Devleti'ne karşı stratejisi Türkiye'yi giderek yalnızlaştırıyor.

Üst düzey Birleşik Devletler yetkilisi ''Onlar kendi çıkarını karşılayacak ve Kobane'nin ILİD'den kurtarılmasını sağlayacak bir yol istiyorlar'' dedi.

Birçok Türkiyeli Kürt, Kobane'nin savaşını kendi savaşı gibi kucaklıyor ve kentin kuşatılmasının en somut etkisi Ankara'nın Kürdistan İşçi Partisi(PKK)'yle 2 yıldır sürdürdüğü barış görüşmelerinin kırılganlığını ortaya çıkarması oldu. PKK diye bilinen örgür Türkiye ve Birleşik Devletler tarafından terörist örgüt olarak sınıflandırılıyor ve 30 yılı aşkın süredir devam eden çatışmalarda 40.000'den fazla insan öldü.

Ankara'nın Kobane'deki Suriyeli Kürt milislere, PKK ile bağlantılı, yardımı reddetmesi Türkiyeli Kürtleri kızdırdı. Kürtler --77 milyonluk Türkiye nüfusunun yaklaşık %18'ini oluşturduğu düşünülen-- protestolar düzenlediler ve güvenlik güçleri ve İslamcı gruplarla ölümcül sokak savaşlarına giriştiler. Asker, birçok Kürt kentinde güvenliği sağlamak için güvenlik güçlerine destek verdi.

Tansiyon, bu hafta sonu 3 askerin, Irak ve Iran sınırında yer alan ve çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu Hakkari kentinde çarşıda alışveriş yaparken maskeli kişiler tarafından vurulmaları sonrası tekrar yükseldi. Ordu, PKK'yı suçladı ve vekiller halkın gerginliğini almak için radyo-televizyonu kullandı.

Ölümlerin ardından konuşan Başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş ''Türkiye'yi bölgesin savaşın içine çekmeye çalışıyorlar. Barış görüşmelerinden geri dönüş yok'' dedi.

Şiddet Kürt nüfusuyla sınırlı kalmadı aynı zamanda akademik yılın başladığı geçen aydan bu yana üniversite kampüslerinde de birkaç çatışma yaşandı.

Cuma günü, İstanbul Üniversitesinde hükümet karşıtı öğrencilerle İslam Devleti'ni destekleyenler arasında yaşanan çatışma sonrası 17 kişi gözaltına alındı. Haftanın başında aynı kampüste maskeli gruplar birbirine bıçaklar ve demir sopalarla saldırmış onlarca kişi tutuklanmıştı.

—Adam Entous bu habere katkıda bulundu.

Çeviren (Tam Metin): Cemal Taşpınar

(WSJ, JOE PARKINSON and  EMRE PEKER, Syrian War Increasingly Colors Turkish Politics, 28 Ekim 2014)

Çeviren: 

Cemal Taşpınar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org