Türk Dış Politikası ve Suriye...

Taraf: Hadi Uluengin:Savaşa hayır!

“BARIŞPEREST” değilim! Fakat tabii ki barıştan yanayım! Zaten kim aksini söyleyebilir ki? Kim cengâverlik nutukları atabilir ki? Bırakın eski zamanların kahramanlık, şövalyelik, bahadırlık menkıbelerini… Şu 21. yüzyıl başında hangi babayiğit henüz daha geçen asrın başındaki bir Ernest Junger gibi “savaşın cevvaliyeti”ne övgü düzebilir? Hayat şırıngaladığını iddia edebilir? O devirler çoktan bitti. En azından “muasır medeniyetler” açısından bitti. Muharebeleri dahi “sıfır zayiat” bilançosu ekseninde hesaplayan günümüzün refah toplumları tek bir askerin bile burnu kanasa bizzat kendileri kan ağlıyorlar. Devamı…

Radikal: Murat Yetkin:Dış politikada ince ayar manevraları

IŞİD'in uzun süredir tartışıldığı üzere bir numaralı düşman sayılmaya başlamasından, Kıbrıs'ta alınan "ikinci referandum" ihtimaline kadar, dış politikada adeta koalisyon kurulmadan değişimin başladığı işaretleri alınıyor. Türk dış politikasının 7 Haziran seçimlerinin zorunlu kıldığı bir koalisyonda, koalisyon yine AK parti tarafından kurulsa dahi tek başına AK Parti dönemindekiyle aynı olmayacağı aşikâr. AK Parti hükümetlerinde önce dış politika danışmanlığı, daha sonra Dışişleri bakanlığı, şimdi de Başbakanlık yapan Ahmet Davutoğlu’nun bunu görmemesi imkânsız. Devamı…

Star: Sibel Arslan:Kürdistanî söylem ve Suriye politikasını güncellemek

Her varoluşun öncesinde, ilkin söz vardır. Bilahare söz beden bulur, keşfedeceği imkanlar bağlamında... Kimlikler de böyledir, evvela kanayan yaralarımıza bakarız, kelimeler ve ‘anlatı’ oradan çıkar. O anlatı, yeryüzünde bir ev arayıp durur kendisine... Bedenleşmenin imkanını kovalar yaşam içinde, hep tetikte bekler...  Suriye’deki savaş ve sonucunda çıkan otorite boşluğu, Kürt kimliğine ‘Rojava’ deneyimi üzerinden ‘Kürdistanî’ hedef için, önemli bir bedenleşme imkanı sundu. Çözüm Süreci için Akil Heyet olarak yola çıktığımızda böyle değildi. Silah bırakması barışın ön koşulu olarak görülen örgüt, Kobani’de yaşananlarla birlikte, enerjisini Suriye Kuzeyine yöneltti. Söylem ve ufuk, toprak imkanı ile yönetsel deneyim safhasına geçince, Türkiye’nin hemen güney ucunda, hızla yapılandırılan, ‘Kürdistanî’ bir harita çalışmasının içinde bulduk kendimizi... Devamı…

Akşam: Ufuk Ulutaş: IŞİD'e vurunca çıkan ses

Türkiye'nin Kuzey Suriye'deki stratejisini revize etmesine yönelik yapılan tartışmalarda sorulan iki önemli soru var. Birincisi "müdahale yapılmalı mı?" ve "neden şimdi?". Birincisi strateji değişikliğinin gerekliliğini sorgularken ikincisi amacını sorgulamakta. İki sorunun cevabı da birbiriyle ilişkili olduğundan beraberce cevaplayayım: Suriye'de 5 senedir aksi yöndeki tezvirata rağmen Türkiye kendisini savaşın içerisine atmama stratejisi izledi. Ne yaşananlara duyarsız kaldı ne de sahada savaşın aktif bir parçası oldu. Bu duruşun şu anki strateji hayata sokulduğu takdirde de değişmeyeceğini düşünüyorum. Yani amaçlanan Türkiye'yi savaşa sokmak değil. Niyet, artan tehdit karşısında ve Türkiye'nin bölgesel çıkarları doğrultusunda sınır hattı boyuna küçük ayarlar çekmek. Devam…

Yeni Şafak: Ali Bayramoğlu: Çözüm süreci: Yeni haller ve riskler (2)

Dünkü yazının son cümlesiyle başlayalım:: “Çözüm sürecini kopuş riskiyle karşı karşıya bırakan diğer faktörler, sırasıyla Erdoğan'ın bakışındaki kırılma, sürecin aktörlerinin flulaşması, seçim sonrası siyasi partilerin oy-çözüm süreci arasında kurdukları bağlar ve yeni siyasi yelpaze olarak karşımıza çıkıyor." Bunlara Rojava'da kronikleşen krizi, ülkede esen “üst akıl” açıklama furyasını, bu furyanın Kürt meselesi algısını kuşatması eklenirse, risk haritasının tüm yönleri çıkar. Önce şunun altını çizelim: Devamı…

( Süreç Analiz 3 Temmuz 2015 )

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org