Trump İsrail-Filistin Siyasetini Şimdiden Değiştiriyor

Sadece iki günlük Donald J. Trump yönetimi, Filistinliler yeniden isyanın eşiğindeyken, Amerikan Büyükelçiliğinin konumu, olası büyük yerleşim yeri bloklarının ilhakı gibi konular üzerinden İsrail ve Filistinliler arasındaki siyaseti yeniden şekillendiriyor.

Pazar birçok yönden yoğun bir manevra yapma günüydü, Obama yönetimi ile olan kötü ilişkiler, birçok İsraillinin arzusuyla sona erdi. Ama Trump’un, elçiliği Tel Aviv’den Kudüs’e ne zaman ve ne kadar hızlı taşıyacağı konusundaki sorular, yıllardır Amerikan başkanlarının canının sıkan bir ikilem oldu.  

Filistinliler ve Arap liderler, Washington’daki yeni yönetimin getirebileceği değişiklikler için hazırlandı. Pazar günü Filistin’in yetkili başkanı Mahmud Abbas ve Ürdün II. Kralı Abdullah bir araya geldi ve her iki lider de elçiliğin taşınmasına karşı kuvvetli itirazlarını tekrarladılar.

Liderler koordineli tepkileri için her hangi bir planın detayını yayınlamadı fakat her ikisi de elçiliğin taşınması durumunda şiddetin yeniden çıkması konusunda uyarıda bulundu.

Filistin önderliği, şuan her durumda uzak bir olasılık olarak görünen- İsrail'in iki devletli bir çözüm üzerinde müzakereler yapmak için ilk şartı olarak kabul ettiği İsrail'in tanınmasını iptal edeceğini belirtti.

Abbas “Umarım Amerikan yönetimi iki düzlemde hareket eder: birincisi elçiliğin Kudüs’e taşınmasını tartışmamak ve ikincisi ise yönetim için, siyasi mutabakatı başarma amacıyla İsrail ve Filistinliler arasında müzakerelere öncülük etmektir dedi.

Pazar günü İsrail haber medyası, Trump yönetiminin elçilik binasını en kısa sürede taşıyacağını ilan edeceğine dair spekülasyonlarla doluydu. Bu, İsrail’in ağırlıklı olarak Arap Doğu Kudüs’ün ilhakını resmen tanıması anlamına geliyor. Doğu Kudüs 1967 savaşı sırasında Ürdün’den alınmıştı.

Beyaz Saray alelacele yapılacak bir açıklamanın yaratacağı spekülasyondan kaçınmaya çalışıyor gibi göründü.

Trump’ın sözcüsü Sean Spicer açıklamasında, “bu konuyu tartışmanın bile henüz çok başında olduklarını” ifade etti.

Netanyahu açıklamada konuşmayı “sıcak bir sohbet olarak” niteledi fakat elçiliğin açılması konusuna değinmedi. Netanyahu insanlar Filistinliler ile barışı tartıştılar dedi ve Netanyahu Şubat’da Washington’ı ziyaret etmeyi planlıyor.

Trump’ın elçilik konusundaki niyetinin belirsizliği sürerken, Netanyahu sert bir siyasi konumlanma sürecine girdi.

Bir yandan, Netanyahu Beyaz Saray’da Obama’dan daha çok hemfikir göründüğü birinin olmasından dolayı mutlu, öte yandan Trump’un danışmanları ve İsrail yerleşimlerinin Batı Şeria’yı işgal etmesini destekleyen atanmış İsrail Büyükelçisi David. M. Friedman bir şekilde Netanyahu’un muhafazakâr rakiplerine siyasi olarak bir adım daha yakın duruyorlar.

Ayrıca Başbakan puro ve pembe şampanya gibi hediyeleri uygun olmayan bir şekilde kabul edip etmediğinden, daha iyi haberler yapması için bir gazete ile komplo kurup kurmadığına kadar ciddi soruşturmalar dizisi ile kuşatılmış durumda.

Aslında  Netanyahu, hem  Trump’ın muhatabı hem de Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Yahudi yerleşimcilerin savunucusu şeklinde kendini konumlandırarak rakiplerini bastırmaya çalışıyordu.

Netanyahu, Obama yönetimi ve kendisi arasındaki temel tartışma konusu olan Doğu Kudüs’teki binalara herhangi bir kısıtlama yapılmasına karşı olduğunu beyan etti. Pazar günü, şehir Obama’nın itirazları üzerine ertelenen 566 konut için onay verdi.

Ama aynı zamanda Netanyahu, eğitim bakanı ve aşırı sağın önde gelen sesi baş rakibi Naftali Bennet’in girişimlerini, onu ikna ederek potansiyel olarak çok etkili sonuçlar doğuran bir kanun teklifini engelledi: Kudüs'ün kuzeydoğusunda yer alan 40.000 kişilik bir yerleşim olan Ma'ale Adumim'in ilhakı. Bennet, Netanyanu'nun Şubat ayında Trump ile görüşmesi sağlanıncaya kadar böyle bir mevzuatı ertelemeyi kabul etti.

Ma’le Adumim şimdi birçok İsrailli tarafından Kudüs’ün banliyösü olarak görülüyor ve Netanyahu ve Ortadoğu uzmanlarının herhangi bir barış antlaşması durumunda İsrail’de kalmayı umduğu yerleşim yerlerinden biri. Fakat Batı Şeria’nın kuzeyini ve güneyini bir birine bağlayan stratejik konumu ve Kudüs dışındaki ilhakın sembolik başlangıcı olmasından dolayı, herhangi bir ilhak durumunda Filistinliler ve diğer Arap liderler arasında büyük bir protesto başlatabilir.

Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı Meir Turgemen şehrinin, 1967 tarihli Kudüs’ü bölen sözde yeşil hat boyunca inşa edilen binalara Amerikan itirazlarının geçmişte kaldığı yeni bir döneme girdiğini söyledi.

İsrail radyosuna verdiği bir demeçte “Trump başkan olduğunda Kudüs’te bina inşa etmenin ya da büyükelçiliğin Kudüs’e taşınması konusunda anlaşmazlık olmayacağını söyledi.” – “Ben sadece onun vizyonunu uyguluyorum.” İfadelerini kullandı.

Çeviren (Tam Metin): Ali Beştaş

(NYT,IAN FISHER,Trump Presidency Is Already Altering Israeli-Palestinian Politics,22 Ocak 2017)

Çeviren: 

Ali Beştaş

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org