Terör Operasyonu Sonrası Bölgenin Geleceği

Sözcü: Mehmet Türker: Türkiye cenaze evi!..

Yozgat’ta iki eve ateş düşse, Edirne buna kayıtsız kalabilir mi?.. Bingöl bir şehit daha vermişse, o acıyı Antalya’nın duymaması mümkün ?.. Evet, ateş düştüğü yeri yakıyor… Ama her şehit için Türkiye’deki bütün insanların yüreği yanıyor!.. Gümüşhane’den cenazesi kalkan şehit, aynı zamanda İstanbul’un şehidi… Osmaniye’nin şehidi, aynı zamanda Trabzon’un şehidi… Dayanılır gibi değil. Bunlar 24 yaşında, 25 yaşında, en çok 30 yaşında… Gencecik insanlar; önlerinde uzun bir ömür ve idealleri vardı… Kimi nişanlı, kimi 5 aylık evli… Kiminin çocuğu 2 yaşında… Devamı…

Cumhuriyet: Aydın Engin: Cizre muamması

“Muamma” gibi buram buram eski dil kokan bir sözcük yerine arı dilde cuk oturan bir karşılık bulamadım. Siz bulursanız başlığı bulduğunuzla okuyun...  Soru: Cizre’de ne oluyor ve neden böyle oluyor? Gazete haberleri, yer aldığı medyanın meşrebine göre birbiriyle çelişen haberler de dahil şunu söylüyor: Bir evin bodrumunda yaralılar var. Kimi acı çeken, kimi can çekişen yaralılar. Beştepe’deki zat “Belki de yaralı değillerdir” buyurdu. Devamı…

Zaman: Mehmet Kamış: Hayaller Toledo, gerçekler Sur

Son yirmi-otuz yılda gecekondu istilasına uğrattığınız Sur'u şimdi de hendekler, kurşunlar ve yangınlarla tamamen yok edeceksiniz. Ardından pusuda bekleyen TOKİ devreye girecek ve ilçede tam anlamıyla talan başlatacaksınız. Çünkü bütün paradigmaların ve ırkçı çabaların önünde kocaman bir engel olarak öylece duruyor Sur... Oysa Artuklu'dan Selçuklu'ya Osmanlı'dan Türkiye'ye kadar, Müslüman'ıyla, Arap'ıyla, Ermeni'siyle, Süryani'siyle, Türk'üyle, Kürt'üyle çok güzel bir harmoni oluşmuştu bu topraklarda. Sur demek çoğulculuk demekti! Bugün Sur demek, gecekondulaşma, yoksulluk demek, hendek demek, kurşun, yangın ve ölüm haberi demek! Devamı…

Sabah: Melih Altınok: Cizre’deki bodrum krizinin çözümü

Cizre'de bir bina kompleksinde mahsur kalan PKK'lılarla ilgili tartışmalar devam ediyor. HDP'li milletvekilleri her gün Meclis'te, bu evden yaptıkları telefon bağlantılarıyla ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Bazı gazetelerde ve televizyonlarda da, o binada sivil yaralıların bulunduğu ve devletin bu yaralıları almak için ambulans bile göndermediği propagandası yapılıyor. Hükümet yetkilileri ve yerel yetkililerse, söz konusu yere defalarca ambulans gönderdiklerini ancak sağlık ekiplerinin evden ve bölgeye konuşlu binalardan ateş açılması sonucu geri dönmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar. Doğru, bölge kapalı kutu ve sağlıklı bilgi akışı yok. Ne var ki, bu noktaya kadar hükümetten gelen açıklamaların doğru olduğunu kabul etmemiz için elimizde pek çok veri var. Devamı…

Milliyet: Serpil Çevikcan: Türkiye baharı bekliyor

Güneydoğu’da üç ilçede yoğunlaşan operasyonlar kademeli olarak sürüyor. Hükümetten gelen bilgiler operasyonlarda son aşamaya geçildiği yönünde. Hükümet, bir süredir operasyonların ardından uygulanacak master plan üzerinde çalışıyordu. Plana son şekli önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısında verildi. Devletin, adı “çözüm” olmayan yeni süreci yürütme basamakları kabaca dört başlıkta toplanıyor. Birincisi, kamu düzeninin tam olarak sağlanması. İkincisi, idari önlemlerle kamu düzeninin yeniden bozulmasının kalıcı olarak önlenmesi. Üçüncüsü, rehabilitasyon süreci çerçevesinde operasyonlar boyunca maddi-manevi zarar gören halkın her türlü mağduriyetinin en kısa sürede giderilmesi. Devamı…

(Süreç Analiz 03 Şubat Çarşamba)

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org