Rusya Boru Hattının Yönünü Türkiye’ye Çeviriyor

MOSKOVARusya devlet başkanı Vladimir Putin Pazartesi günü, ülkenin öncelikle güneydoğu Avrupa’da hâkimiyetini tesis etmesi amaçlandığı fakat Rusya’nın Avrupa ile gittikçe bozulan ilişkisine kurban giden Rusya’nın büyüleyici projesi Güney Akım doğalgaz boru hattını rafa kaldıracağını duyurdu.

Rusya’nın boru hattının yönünü değiştirerek Türkiye’ye yönlendirebileceğini söyleyen Putin için bu durum nadiren yaşanan bir diplomatik yenilgiydi. O, bu durumun Avrupa için bir kayıp olduğunu söyleyerek bu boru hattını döşemedeki başarısızlığı gizlemeye çalıştı ve Brüksel’i de uzlaşmazlığından dolayı suçladı.

Fakat bu karar ayrıca, Putin’in Kırım’ı gasp etmesi Ukrayna’nın doğusunda isyanı tetiklemesi olaylarında görüldüğü gibi, oldukça aciz ve etkisiz olduğu görülen Avrupa Birliği ve Obama yönetiminin nadiren kazandığı bir zafer olarak görüldü.

Rusya makul bir ticari hamle olarak Güney Akımı projesine uzun zamandır 22 milyar dolar sundu. Fakat Washington ve Brüksel, bu projeyi Kremlin’in, Moskova ile fiyata ilişkin uyuşmazlıklardan dolayı son yıllarda doğalgazın iki defa kesildiği Ukrayna’yı bir kenarda bırakarak ve pas geçerek, Avrupa’da egemen bir tedarikçi olarak konumunu güçlendirmek için yetersiz şekilde üstü örtülmüş bir girişim olarak niteleyerek reddetti.

Ukrayna’daki çatışm,a boru hattına karşı Avrupa’dan baskıları arttırdı ve inşa çalışmaları Haziran ayında Bulgaristan tarafından durduruldu. Rusya’nın enerji bakanı Alexander Novak, diplomatik ve ekonomik baskıların yükselmesiyle birlikte, Putin kişisel olarak projeyi iptal etmeye karar verdiğini söyledi.

Eğer ortada bir kazanan varsa bu, Çin ve diğer enerjiye uluslarla birlikte, Doğu-Batı anlaşmazlığını ucuz pazarlık fiyatlarıyla uzun vadeli enerji tedariki sağlamak için istifade eden Türkiye’dir. Putin, Pazartesi günü Türkiye’nin cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Ankara’da bir basın toplantısı esnasında Türkiye’nin indirimli doğalgaz alabileceğine ve ayrıyeten yıllık olarak da 3 milyar metre küp ek gaz alabileceğine dikkat çekti.

Putin Türkiye’ye yönlendirilebilecek olan bu hattın, eğer Avrupa’daki piyasa şartları ekonomik olarak el verirse, Yunanistan’da bir kaynağa nihai olarak bağlanabileceğini söyledi.

Ukrayna’daki çatışmalar ve bunun sonucu Kiev ve Moskova arasındaki düşmanca ilişki tüm Avrupa enerji sahasını derinden etkiliyor. Çoğu Rus gazı Avrupa’ya, güçlü komşusuna karşı Kiev’e tek siyasi koz kaynağını vererek, hala Ukrayna vasıtasıyla taşınıyor.

Ukrayna krizinin derinleşmesiyle birlikte, sonunda soğuk savaş benzeri bir çıkmaza sürüklenerek, Batılı güçleri Putin’in saldırgan politikalarına her defasında karşı çıkmaya kararlı hale getirdi. Bu çabalardan birisi de Güney Akım boru hattı projesiydi.

Ukrayna savaşı ayrıca Putin’in Batıdan vazgeçerek başka yerlere yönelmesini sağladı. Çin’e gaz temin etmek için uzun zamandır ertelenmiş dev bir anlaşmayı imzaladı ve gazı ve petrolü için diğer Avrupa dışında pazar aramaya başladı. Bu durum söz konusu boru hattının daha fazla gözden çıkarılabilir hale gelmesine sebep oldu.

Rus devlet başkanı enerji ve boru hattı stratejisini, belki de uluslararası alanda ustalıkla kullandığı büyük güç kaynağı olarak, şahsen yönlendiriyor. Yıllarca, o ve Batı, Avrupa’da enerji arzının kimin kontrol edeceğine dair boru hattı rotaları üzerinden bir tür ‘Büyük Oyun’u oynadılar.

Rusya, 2011’de açılan Almanya’ya Kuzey Akım boru hattıyla büyük bir galibiyet kazandı. Fakat enerji pazarları son yıllarda özellikle Kuzey Amerika’dan yeni gaz kaynaklarının Avrupa’ya akmasıyla değişti.

Aynı zamanda, petrol fiyatlarındaki keskin düşüş Kremlin’in mali durumunu baskı altına aldı. Belki de bu durum siyasi avantajlara rağmen asla amorti edemeyecek bir boru hattına milyarlarca dolarlık bir yatırımı hükümsüz bırakılmasına sebep oldu.

Yine de analistler, devlete bağlı enerji devi Gazprom’un Güney Akım projesine zaten yatırdığı 4,5 milyar doların bile tamamen boşa gitmediğini söylediler. Basit bir şekilde, geçtiğimiz on yıl içinde o hattı inşa etme hakkındaki görüşmeler ve tartışmalar, Avrupa’nın, kıtaya Rusya dışında gaz arzlarının akışını temin edebilecek ciddi bir rakip boru hattı inşa etme girişiminin önlenmesini sağladı.

Geri adım atarken bile, Putin, saldırıya geçiyor.

Rusya’da televizyonun en çok izlendiği saatlerde canlı yayın olarak gösterilen bu basın toplantısı esnasında Putin, boru hattı hakkında, ‘‘Eğer Avrupa bunun gerçekleştirilmesini istemiyorsa, o halde gerçekleştirilmeyecektir’’ dedi. O, sadece siyasi farklılıklar yüzünden vazgeçilmesi zaruri olan Bulgaristan vasıtasıyla Avrupa’ya doğalgaz getirecek projeye, milyonlarca dolar yatırım yapmanın gülünç olduğunu söyledi.

Putin ek olarak, ‘‘Biz, bu iptalin Avrupa’nın ekonomik çıkarlarıyla örtüşmediğine inanıyoruz ve bizim işbirliğimize de zarar verdiğini düşünüyoruz. Fakat karar Avrupalı dostlarımızındır. Onlar nihai olarak müşteri ve onların seçimidir’’ dedi.

Putin ayrıca, boru hattının enerji ve rekabet yasalarını ihlal edebileceği yönünde öneride bulunan Avrupa Komisyonu’nun baskısı altında boru hattının inşasının Haziran ayında durduran Bulgaristan’a da sert çıktı.

Putin üzüntüye tuz biber ekerek sözlerini, Bulgaristan’ın aracı olarak yıllık 500 milyon doların üzerindeki kazancı geri çevirdiğini ve egemen bir devlet olarak hareket etme fırsatından yoksun olduğunu söyleyerek sürdürdü.

Rusya, Türkiye-Suriye ilişkileri gerginlik had safhadayken, başkan Beşar Esad’ın en önemli uluslararası müttefiki durumunda. Yine de, analistlere göre, Türkiye, Rusya’nın Batıyla gerginleşen ilişkilerini, bilhassa Rusya’nın Avrupa’dan ithal edilen yiyeceklere uyguladığı misilleme niteliğindeki müeyyideleri, avantaj olarak kullanma fırsatını gördü.

Gıda maddelerine ek olarak, Rusya ve Türkiye ekonomik birliği için başka köprüler de kurdu. Rusya, Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali inşası planlarını bitiriyor.

Brüksel merkezli bir dış politika kuruluşu olan Carnegie Europe’da uzman olan eski Türk diplomat Sinan Ülgen, ‘‘Rusya’ya uygulanan müeyyideler, Rusya’nın Avrupa’dan ithal mallara kendi yasaklarını empoze etmesine neden oldu ve Türkiye de bu boşluğu daha önemli bir ihracatçı haline gelerek avantaj olarak kullanmaya çalışıyor’’ dedi.

Sinan Ülgen, ‘‘Fakat bunun ne kadar başarılı olabileceğine dair doğal bir sınır bulunuyor. Batıda Türkiye’nin buna kapılıp sürüklenmeyeceğine ve bu müeyyidelerin tesirini aşındırmayacağına dair bir beklenti var’’ dedi.

NATO genel sekreteri Jens Stoltenberg, Salı günü bir soruya cevaben, ‘‘Ben, bu müeyyideleri desteklemek için mümkün olduğunca çok ülkeyi bunun parçası olarak görmek isterim. Bu onun etkili olması için mühim’’ diyerek Türkiye’yi Rusya’ya karşı yaptırımlara katılmasını teşvik etti.

Yine de, Erdoğan, Pazartesi günü Esad’a karşı suçlamalarında açık sözlüydü: ‘‘Hâlihazırdaki vaziyetin suçlusu Esad’ın rejimidir.’’

Çeviren(Tam Metin): Serdar Yeşiltay

(New York Times, Andrew Roth, In Diplomatic Defeat, Putin Diverts Pipeline to Turkey, 1 Aralık 2014)

Çeviren: 

Serdar Yeşiltay

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org