Referandumdan Sonra...

                

Hürriyet: Murat Yetkin: Bağımsız Kürdistan konusunda ya Rusya ne diyor?

Irak’ın bölünmesiyle bağımsız Kürdistan kurulmasına İsrail’in verdiği açık destek, ABD’nin örtülü tavrı, Türk medyasının en şiddetle çattığı konular arasında ancak bu konuda Rusya’nın ne dediğini fazla sorgulayan, yer veren yok. Oysa bugün Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan davetlisi, olarak Irak, Suriye ve s-400 füzeleri alımını konuşmak üzere geldiği Rusya’nın Kürt bağımsızlığı konusunda net görüşleri var. Gelim birlikte bakalım. Rusya’nın Kürt bağımsızlık referandumu ve Kürt meselesi üzerine tutumu en son dün, 27 Eylül’de Rus Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasıyla duyuruldu. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı. - “Kürt Özerk Bölgesi’ndeki referandumla bağlantılı olarak, Rusya zaten çatışmalara sürüklenmiş Orta Doğu bölgesindeki [durumu] daha da karmaşıklaştırıp istikrarsızlaştıracak her [hareketten] kaçınılması gereğini vurgular. Dost Irak ve diğer Orta Doğu ülkelerinin egemenlik, birlik ve toprak bütünlüğüne konusunda tereddütsüz taahhüdümüzün arkasındayız. Devamı için...

 

Karar: Hakan Albayrak: Bu bize "üst akıl"ın bir oyunu olmasın?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen salı günü 2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bütün ikazlarına rağmen bağımsızlık referandumu düzenleyen Irak Kürdistan Bölge Yönetimi’ne (IKBY) ağır yaptırımların işaretini verdi. İlgili konuşmanın bazı kısımlarını ve o kısımlarına dair mülahazalarımı paylaşmak isterim.“Bir vanayı kapadığımız anda iş bitti. Bütün geliri meliri, hepsi ortadan kalkıyor. Tırlar Kuzey Irak’a çalışmadığı anda bunlar yiyecek giyecek bulamayacaklar. Öyle bir duruma gelecekler. Niye? Mecburuz, yaptırım.” Böyle bir mecburiyetimiz yok ve olamaz. Bilakis, en azılı düşmanlarımızla savaşırken aldığımız esirleri bile yedirmeye ve giydirmeye mecburuz. Onları dahî aç ve çıplak bırakmamız caiz değilken böyle bir yaptırımı kardeş ve dost IKBY halkı için nasıl düşünebiliriz? Bir hatırlatma: Hükümetimiz, Mavi Marmara’yı kana bulayan İsrail’e bile ekonomik ambargo uygulamamıştı. Türkiye-İsrail ekonomik ilişkileri, yıllarca süren krize rağmen artarak devam etmişti. Devamı için...

 

Cumhuriyet: Özgür Mumcu: Referandumdan sonra

Uluslararası hukukta ayrılık hakkı yoktur. Kendi kaderini tayin etme hakkı etnik ya da dini topluluklara içinde bulundukları devletten tek taraflı kopma hakkını vermez. Öte yandan uluslararası hukukta ayrılma yasağı da yoktur. Uluslararası Adalet Divanı bunu 2010 senesinde Kosova hakkında verdiği danışma görüşünde açıkça belirtmiştir. Tersi geçerli olsaydı Çekoslovakya’nın ya da Yugoslavya’nın bir bütün halinde kalması gerekirdi. Ancak uluslararası hukukun emredici kurallarını ihlal ederek, mesela soykırım suçu işleyerek, ırk ayrımcılığına dayanarak ya da kuvvet kullanma yasağını ihlal ederek ayrılma söz konusuysa devletlerin bunu tanımama yükümlülüğü vardır. Uluslararası hukuk, devletlerin iç düzenlemeleriyle bir yere kadar ilgilenir. Ancak, Yugoslavya’nın dağılması örneğinde Batinder Komisyonu’nun kararlarında görüldüğü üzere, dağılma ve ayrılıkta iç sınırlar rol oynamaktadır. Yani Irak’taki referanduma Kerkük’ün dahil edilmesi bir hayli tartışmalı bir konu.Uluslararası hukukta açıkça bir yasak bulunmadığına göre, geçen pazartesi yapılan referanduma dayanarak tek taraflı bir bağımsızlık ilanının sonuçları ne olur? Devamı için...

 

Birgün: Taner Timur: Irak Kürdistanı: Halkın iradesi mi? Aşiret sultası mı

Kuzey Irak Kürt yönetimi bağımsızlık referandumu yapar mı? Kerkük de referandum kapsamı içine girer mi? Neredeyse 7 düvel “Bu işi” yapma diyor. Bir tek İsrail var Barzani'nin referandum, hatta Kürt devleti kararının arkasında. Komşular karşı, Bağdat karşı, son son Amerika da karşı. Türkiye başlangıçta daha ılımlı bir dile sahipti. En sert çıkış Bahçeli'ye aitti. Başbakan Yıldırım, Bahçeli'nin “Savaş sebebi” çıkışına “Dur hele” gibisinden bir cevap vermişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Astana dönüşünde “ılımlı” diye nitelenebilecek bir dil kullanmıştı. Sonra hem Başbakan Yıldırım'ın hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dili sertleşti. Hatta ABD'ye giderken Sayın Erdoğan, Barzani'ye yönelik olarak “Her başları sıkıştığında kapımızı çalıyorlar, sonra da bağımsızlık ne oluyormuş” gibisinden bir konuşma yaptı. Ayrıca sanki bu haberin anonsunu yapmak için düzenlenmişçesine bir TV kanalına çıktı ve 25 Eylül'de toplanması gereken Milli Güvenlik Kurulu toplantısını 22 Eylül'e çektiklerini açıkladı. Bu da çok açık bir mesajdı. Devamı için...

Türkiye Gündemi: 28 Eylül 2017 

Twitter: @analizsurec

SÜREÇ ANALİZ

www.surecanaliz.org

 

 

 

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org