Referandum Süreci ve Kerkük...

Cumhuriyet: Aslı Aydıntaşbaş: Seçimin kaderini Kürtler belirleyecek

Geçenlerde HDP’lilerin sosyal medyada #TürkülerimizDemirtaşa hashtag’iyle başlattığı kampanyayı gördünüz mü? Türkiye’nin birçok yerinden vatandaşlar hapisteki HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a türkü yolladı. Kimisi kendi söyledi; kimisi video yolladı; link attı... Aynı saatlerde neredeyse 10 bakan İstanbul’da “Evet” kampanyası için oy istiyordu. İktidar partisinin cebinde rahat bir “Evet” yok. Bu yüzden son haftalarda İstanbul’a ağırlık veriyorlar. Kapı kapı hemşeri dernekleri, mahalle toplantıları, dini cemaatleri dolaşıyorlar. En önemli hedef, geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy vermiş muhafazakâr Kürtler... Çünkü kampanyanın son ayağında Adalet ve Kalkınma Partisi yapmış olduğu vahim hatayı, yani Kürtleri kaybetmiş olduğunu anladı. Kasım 2015’ten bu yana onca yıkım, onca baskı, o bozkurt selamlarıyla yapılan neşeli şakalaşmalar sonrasında bir anda kafalara “dank” etti. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olduklarını fark ettiler. Demek ki Cizre ve Sur’un Google Earth’den silinmesinin, Ahmet Türk’ü elleri kelepçeli adli kontrollere götürmenin, böbürlene böbürlene “Bugün şu kadar adam tutukladık” diye demeçler vermenin, Kürt kimliğiyle siyaset yapan insanları tutuklamanın ya da Suriye’ye dalıp Kürtlerle savaşma hevesinin belli bir faturası varmış. Demek ki bir Kürt aptes alıyor, cumaya gidiyor diye çantada keklik değilmiş. Bir de bakmışsın ki, Kürtler bir gün sessiz sedasız sırtlarını dönüvermiş. Devamı için...

Yeni Şafak: Erol Göka: 600 tane 18 yaşındaki genç Meclis’i doldursa!

16 Nisan halkoylamasının en çok tartışılan konularından birisi de seçilme yaşının 18'e indirilmesi. 18 yaş mevzuunda belli bir direnç ortaya çıkacağını biliyordum ama gerek kendi gözlemlerim gerek yaşayanların aktardıkları, direncin tahmin edilenden daha fazla olduğuna işaret ediyor. Oysa kolaylıkla kabul gören, özellikle gençler tarafından alkışlarla karşılanan bir madde olmalıydı. Nedenlerini mutlaka konuşmalıyız. Seçilme yaşının, tıpkı seçme yaşı gibi 18'e indirilmesinin, dünyadaki genel eğilim bu yönde olduğu halde, beklenenden fazla dirençle karşılaşmış olmasının kabaca iki nedeni var. Bunlardan birincisi, gerçeklerin anlaşılmasının önüne geçmek için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin tamamına “Hayır” diyenlerin bilinçli bir biçimde oluşturdukları gri propaganda… Maalesef söylenenleri olmadık şekilde tuhaf bir hale getirerek algılama ve algılatma, kısaca “abese irca” yöntemine başvurdular. Sanki 18 yaşındakilerin Meclis'imizin tamamını dolduracağı şeklinde bir algı oluşturuldu. Hatta kimi önde gelen siyasilerin kendi çocuklarının geleceklerini kurtarmak, dokunulmazlık zırhından faydalanmak için bu maddenin konduğu bile ileri sürüldü. Devamı için...

T24: Yalçın Doğan: Galiba bize "yeni bir komşu" geliyor

Valinin odası, daha doğrusu “valilerin odası.” Geniş bir salonun bir köşesindeki masada “bir vali”, diğer köşesindeki masada “ikinci vali.” Valilerin odasında “iki vali” var, ikisinin de yetkileri aynı, ikisi de karar alabiliyor, ikisinin de attığı imza geçerli, ikisinin de verdiği emir geçerli. Protokol öyle ki, iki valinin masası aynı hizada. Aynı hizanın simgesel anlamı var, biri diğerinden daha üstün değil. Burası Kerkük. Kerkük’te iki validen biri Türkmen, diğeri Kürt. Araplarla birlikte, Kerkük’te Kürt ve Türkmen nüfus yaşıyor. Irak’ta Türkmenlerin en yoğun yaşadığı kent Kerkük. 2003’te Amerika Saddam’ı devirmek için Irak’ı işgal ettikten kısa süre sonra hem Bağdat’ı, hem de bugün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi olarak nitelenen bölgeyi bir hafta dolaşıyorum. O sırada gittiğim Kerkük’te, valilerin çalıştığı binaya da gidiyorum. Yukarıda anlattığım “valilerin odasını” bizzat biliyorum, o tarihte her iki vali ile de sohbet ediyorum. Gördüğüm kadarıyla, aralarında hiç bir gerginlik yok. Doğal olarak, kentte yaşayan Türkmenler işleri düştüğünde, Türkmen asıllı valiye, Kürtler de Kürt asıllı valiye başvuruyor. Her iki valinin korumaları Türkmenler ve Kürtler. Karşılıklı birbirlerini koruyorlar. Kerkük’te zaman zaman sorunlar yaşansa da, Kerkük bugün artık eski Kerkük değil. Kürtlerin hegemonyası altında. Hele de, Kerkük İl Meclisi'nin iki gün önce aldığı karar sonrasında Kerkük’teki resmi binalara Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin bayrağı çekildikten sonra. Devamı için...

HaberTürk: Nihal Bengisu Karaca: Organik Buluşma

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı günü Samsun’a gitmeden önce ziyaret ettiği Sarıyer Metro İstasyonu önünde “Evet” çadırına gitti. Sonra “Hayır” çadırına girdi. Stantta duran beyefendi, Samsun’a gideceğini söylediğini, Gelin bir suyumuzu için, öyle gidin” dediklerini, Cumhurbaşkanı’nın da kendilerini kırmayıp davete icabet ettiğini söylüyor. Cumhurbaşkanı çadıra girince, “Eee söyleyin bakalım neden ‘Hayır’ diyorsunuz?” diyor. Diyalog başlıyor. Kimsede çekinme yok, Sayın Erdoğan’da da gücenme yok. Özetle “çok iyi” bir buluşma. Neden mi? Çünkü Cumhurbaşkanı’nın etrafında özellikle son yıllarda çadırdakilerle aynı düşünmesine rağmen, “Her iktidarın eser miktarda karşıt görüş devşirmeye ihtiyacı vardır, böylece o iktidar tüm dünya görüş- lerine hitap ediyor gibi görünür. Dur ben de bu iktidarın devşirilmiş muhalifi olayım, sırtımı güce yaslayayım; gelsin villalar, gitsin arsalar” zihniyetinde olanlar temerküz etti. Genelde de böyledir, dünya görüşünü, muhalefet etme kapasitesini, ait olduğu düşünce dünyasını pazarlık kozu elde etmek için bileyleyip sivri tutanlar, uygun meblağlar karşılığında “ikna olur”, ağız değiştirir ve iktidar sahiplerini kısa vadede tatmin eder, uzun vadede yanıltırlar. Devamı için...

(Türkiye Gündemi, 30 Mart 2017)

Twitter: @analizsurec

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org