Referandum: 16 Nisan

Türkiye Gündemi

13 Şubat 2017

T24: Pınar Doğu: Charles de Gaulle, “246 çeşit peyniri olan bir ülkeyi kim, nasıl yönetebilir?” diye sormuştu Fransa için

16 Nisan’da yapılacak referandumun sonucu, Türkiye’nin yönetim şeklini belirlemekten daha fazlasını söyleyecek bize. Algı yönetiminin bilinçaltını etkileme başarısıyla muhalefetin dengeli bir yayılım göstermeyen gücü arasındaki rekabetten kimin galip çıkacağını gösterecek. Ders çıkartmak için son tarih 16 Nisan.16 Nisan bir milat olacak şüphesiz. 16 Nisan’dan öncesi ve sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Peki, referandum Türkiye’nin iradesini mi yansıtacak gerçekten? Ekonomik kaygının ağır bastığı toplumlarda devletin bekası için yeterli bilincin geliştiğinden söz etmek pek de mümkün değil.Üstelik yine bir siyasi propaganda vatan, millet, bayrak sevgisi üzerinden kuruluyor. Hayır diyecekler terör örgütleriyle aynı safta yer alıyormuş gibi gösteriliyor. Hayır diyenlerin sözde vatan haini ilan edilmesine doğru giden bir gidişattan söz etmek yanlış olmaz. Böyle bir manipülasyonda sağlıklı ve hür bir bakış açısı geliştirmek mümkün peki? Her zamanki gibi seçmenin kafası karışık deyip geçilecek mi? Aziz Nesin’in meşhur lafına atıfta bulunarak yeni aptallık oranlarıbelirleyeceğiz? Aslında 16 Nisan’da bize sorulacak soru şu:Siz de tektipleştirebildiklerimizden misiniz? Cevabınız Evet mi, Hayır mı? George Orwell siyasi dilin yalanları doğru, cinayetleri saygın göstermek ve içi tamamen boş sözlerle doluymuş görüntüsü vermek amacıyla tasarlandığını söyler.Faili meçhuller döneminden, kim vurduya gitti çağından artık katillerin saklanmadığı, aksine yüzünü muzaffer bir edayla gösterdiği bir çukura doğru yuvarlanıyoruz. Karanlıktan umut devşirmeye çalıştıkça başka bir yerden yara alıyoruz. Sessiz bir linçten göstere göstere katletmenin eşiğinde can çekişiyoruz. Yarınlara inanmaktan vazgeçtiğimiz anda yenilgiyi kabul etmiş sayılırız. Yaşamı  idame ettirmek için boyun eğilen her şeyin aslında esiri olunur. Basmakalıp sloganların, kutuplaştırıcı yargıların gölgesinde kalınmıyor mu hâlâ? Devamı için...

 

Milliyet: Adil Gür: Referandumun kaderini belirleyecek ‘5 milyon seçmen!’

YSK açıkladı, 16 Nisan Pazar günü sandık başına gidiyoruzAnayasa değişikliği TBMM’de 367 kabul sayısının altında kaldığı için, anayasa değişikliğine halk karar verecek. 16 Nisan akşamı Türkiye, vatandaş onayıyla ya yeni bir hükümet sistemine geçecek, ya da eski sistemle yoluna devam edecek.  Biz de tam bu aşamada vatandaşların yeni hükümet sistemi ile ilgili algılarını ölçmek amacıyla bir dizi çalışma yapıyoruz. Dünkü Milliyet’te Ocak ayının son haftasında yaptığımız araştırmanın bazı sonuçları yayınlandı. Milliyet’te bugüne kadar yayınlanan araştırma sonuçlarına baktığımızda, vatandaşların önemli bir bölümünün, yapılması planlanan değişiklik ile ilgili çok da bilgi sahibi olmadığını görüyoruz. “Yeni sistemde Milletvekilleri ve Meclis var mı?”,“Yeni sistemde siyasi partiler var mı?”,“Yeni sistemde koalisyon olur mu?” sorularına verilen cevapları incelediğimizde; “Fikrim yok/Bilmiyorum” diyenlerin veya yanlış cevap verenlerin oranlarının özellikle kararsız seçmende oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. Sadece yayınlanan verilerde değil, önümüzdeki günlerde yayınlanacak verilerde de aynı durum söz konusu... “Yapılacak anayasa değişikliği rejimi değiştirir mi?”,“Ülke bölünür ?”,“Federasyon olur mu?” sorularında da kararsız seçmende benzer cevaplar var. Vatandaşların sandığa, anayasa değişikliklerinin neler olduğuna çok da bakmadan, siyasi parti aidiyeti ile gideceğini defalarca söyledik. 2010 anayasa değişikliği referandumunda da durumun böyle olduğunu örneklerle, rakamlarla izah etmeye çalıştık. Devamı için...

 

Sabah: Haşmet Babaoğlu:15 Temmuz direnişi 16 Nisan’da tamamlanacak

O kötü başlayıp güzel biten gece milletin gösterdiği kahramanlığı tarihe taşıyacak on binlerce görüntü var.Hâlâ cep telefonları hafızalarından, güvenlik kameralarından görüntüler yağıyor.Gece yarısı ellerinde gaz tüpleriyle nizamiyeye dayanıp "tankları çıkartırsanız bunları patlatırız" diyerek darbecileri içeri kapatanlar...
"Bu hainler evlere saldırmaya başlarsakahrımdan ölürümhakkınızı helal edin!" dedikten sonra siper aldığı minibüsün arkasından kalkıp darbecilerin üzerine doğru elinde sopaylayürümeye başlayan ve birkaç metre sonra şehit düşen çarşı esnafı...Başka görüntüler de var tabii...Madalyonun öteki yüzünü aktaran görüntüler.Tankları alkışlayanlar....
Darbe haberini alınca meydanlara koşup zafer işaretleri yapanlar...Şimdi onlar da ortaya dökülmeye başladı.Bunların hepsi fetöcü ? Hayır!Fakat milli olmadıkları kesin!
Bir de darbecilerin şehrin bazı semtlerinde sivil destek de aldığını düşündüren görüntüler var.
Üzerlerinde henüz hukuksal gizlilik bulunan mobese ve mekânların güvenlik kamerası görüntüleri... Hemen ertesi gün heyecan içinde bazı mekân kameralarının görüntülerini izlemiştik. Şimdi hatırlıyorum da, onlar üzerindeki gizlilik kaldırıldığında, diplomatik bakımdan yer yerinden oynar mı? Oynar. Devamı için...

 

Akşam: Kurtuluş Tayiz: Beka Sorununun Çözümü

AK Parti cephesi, cumhurbaşkanlığı sistemi referandumunu toplumsal ve siyasal kutuplaştırmaya dönüştürmeme adına olsa gerek kampanya çalışmalarını mümkün oldukça sağduyulu yürütmeye çalışıyor.Ancak hükümet sistemi değişikliğiyle ilgili tartışmaya girdiğinizde işler ister istemez hayati bir hal alıyor. Türkiye’nin siyasal dönüşümünde tarihi bir dönemeci işaret eden cumhurbaşkanlığı sistemini konuşurken “Evet de, Hayır da iyidir, güzeldir, saygındır”iyimserliğiyle meseleyi ele almak mümkün değil.Çünkü cumhurbaşkanlığı sisteminin gündeme gelmesini sağlayan ihtiyaçlar, Türkiye’nin beka mücadelesi ve sorunuyla yakından bağlantılı. Cumhuriyet’in 100’üncü yılına girerken devlet kendi varlığının devamlılığına yönelik büyük tehditler hissetmeseydi, siyasal sistemde şüphesiz böylesine büyük değişime yönelme gereği duymazdı.Bu anlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu sözleri, meselenin özünü kavramamız açısından büyük önem taşıyorCumhurbaşkanlığı sistemi, Türk milletinin asırlardır devam eden ‘beka meselesi’nin en doğru çözüm yoludur.”Yakın geçmişe dönüp bakıldığında cumhurbaşkanlığı sistemine geçişin hangi ihtiyaçlardan doğduğu daha iyi anlaşılabilir. Devamı için:

 

 

SÜREÇ ANALİZ

www.surecanaliz.org

 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org