Rachel Maddow: Amerikan Petrol Şirketlerinin Putin’le İmtihanı

O anlaşmayı bir tevazu anı olarak adlandırmak dürüst bir tespit olmayacaktı. O adam kendisini asla sindirilmiş ya da korkmuş olarak göstermeyecekti, fakat o bile yapılan şeylerin azametini takdir etmenin gereğini hissetti. Anlaşmanın imzalanmasını müteakip Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, “Yatırımın boyutu büyük, böylesine rakamsal verileri dile getirmek ürkütücü” diye konuştu.

Tüm petrol anlaşmalarının babası olan 2011`deki bu dev anlaşma Putin’in Soçi’deki yazlık evinin oturma odasında imzalandı. Bu anlaşma, Amerikan şirketleri tarihindeki en karlı şirket olan Exxon Mobile ile çoğu hissesi devlete ait olan Rus firması ve dünyanın en büyük petrol şirketi Rosneft`i birleştirdi.

Bu yarım trilyon dolarlık anlaşmada, iki şirket Teksas eyaletinden büyük olan Kuzey Buz Denizi`nin tabanını sondajlayarak ve Rusya’nın uzak doğusunda büyük bir doğalgaz santrali kurarak Sibirya’dan petrol çıkartmak üzere anlaşmaya vardılar. Buna karşın Kuzey Amerika`da, Rosneft ve ona bağlı ortaklar Exxon arazilerinin yer aldığı Meksika Körfezi’ndeki denizin derinliğindeki sondaj alanından, Batı Teksas ve Alberta petrol sahalarından ve Alaska doğalgazından büyük hisseler aldı.

Elbette, Putin`in bu şeyin büyüklüğü karsısında ürktüğünü açıkça söylemesi boşuna değil.

Fakat bu sadece Exxon anlaşmasıyla sınırlı değil. Geçen hafta, ulusal güvenlik danışmanı Susan Rice’ın, Putin’in Ukrayna krizini bir adım ileri taşımasına cevaben Rus ekonomisinin “çok önemli sektörlerine” yaptırım uygulamakla tehdit etmesiyle aynı gün, Royal Dutch Shell’in CEO`su Putin’in konutunu ziyaret ederek, “Biz Rusya Federasyonu`ndaki konumumuzu büyütmeye çok hevesliyiz” diyordu.

Daha öncesinde, İngiliz şirketi BP, Rusya’ya biraz tedirgin gitmişti: Şirketin Amerikan müdürü Rusya`daki BP`nin icraatları ile ilgili bir tartışma olarak başlayan ve zehirle hayatına kastedilmesine neden olan hadiseler zincirini müteakip korkarak 2008`de Rusya`dan kaçmıştı. Hala, BP`nin gaz ve petrol rezervlerinin üçte birinden fazlası Rusya`da ve Rusya`dan korkuyla kaçışının üzerinden uzun zaman geçmeyen aynı yönetici, BP hissedarlarına bu ay, “Şirketin Rusya’da etkisi o kadar büyük ki BP, Ukrayna krizinde Rusya ve Batı arasında bir köprü olarak önemli bir görev üstlenebilir” şeklinde teminat veriyordu. Ayrıca, aynı yönetici “Enerji tüketici Avrupa ve bir enerji tedarikçisi olarak Rusya arasındaki karşılıklı bağımlılık, her iki taraf için de güvenlik ve sorumluluk kaynağı olmuştur. Bu devam etmeli” diyor.

Enerji çıkarları ve savaş arasındaki ilişkiyi konuşmak daima herkesin keyfini kaçırıyor. Mother Jones dergisinin ortaya çıkardığı, Sen. Rand Paul`ün (R-Ky.) Irak savaşıyla başkan yardımcısı Cheney`nin petrol hizmetleri firması Halliburton`daki genel müdürlüğünü ilişkilendirdiği kasetinden sonra Paul, ahmakça ve yersiz konuşmasından dolayı bu ay Wall Street Journal`in op-ed sayfasında eleştiri yağmuruna tutuldu. Petrol meselesi hala Amerika’nın her iki siyasi partisinde nezaketsiz bir sohbet olarak sayılıyor ve Senatör Paul, Cheney`e yaptığı ithamını geri çekmeye çalıştı. Fakat ortada Pentagon`un bazı işgal sonrası Irak planlamalarının Halliburton`a bağlı alt kuruluş Kellogg Brown & Root`un Houston ofislerinde yürütülmesi gibi su götürmez gerçekler söz konusu. Savaştan sonra geçen yıllar içinde, Saddam Hüseyin’in yönetimi altındaki yanlış politikalar ve Irak devlet petrol şirketinin yetersizliği yüzünden dünya pazarının enerji darboğazına sürüklenmesine dayanan korku ve öfkenin, daha 11 Eylül olayları öncesi, Irak savaşı için pek çok planlamanın yapılmasına neden olduğu kesinleşti.

Sonunda, savaş Irak`ı Jeffersonian demokrasisinin bir meşalesine dönüştürmedi, fakat ülkenin petrol ihracatını bu ilkbaharda aniden 30 yılın en yüksek rakamlarına yükseltti. Irak savaşı birçok sebepten dolayı meydana geldi, fakat bu sebeplerden birinin tüm bu Irak`ta hapsolmuş petrol arzının özel sanayinin emin ellerine teslim ederek Irak petrolünün dünya pazarına serbestçe akışını sağlamak olduğunu kabul etmenin zamanı çoktan geçti.

Şimdi ise dünyanın enerji devleri Rusya’nın muazzam petrol ve gaz arzlarına zaten el atmış durumdalar. Bu itibarla enerji endüstrisinin, dünyayla büyük bir anlaşmazlık içerisinde olmayan ve bu sebeple gazının ve petrolünün ticaretini serbestçe yapabilen bir Rusya`da aşırı derecede ekonomik çıkarı bulunuyor. Böyle bir sonuca ulaşmada enerji endüstrisi ne gibi bir rol oynayacak?

Bugüne kadar, şirketler Amerika’nın ve Avrupa’nın diplomatik baskısına karşı bir dengeleyici unsur olarak hareket ettiler. Exxon, Rosneft ile birlikte yaptığı Kuzey Kutbu`nun doğusundaki jeofiziksel araştırmayı, NATO`nun Rusya’yla hâlihazırdaki tüm sivil ve askeri işbirliğini askıya aldığını belirttiği açıklamasından üç gün sonra ve kimliği gizlenmiş Rus askerlerinin Ukrayna’nın doğusundaki hükümet binalarını ele geçirmeye başlamasından da üç gün önce ilan etti.

Eğer Avrupa ve Birleşik Devletler, müeyyidelerin Rus ekonomisinin yüzde ellisinden fazlasına tekabül eden enerji sektörünü hedeflenmesine karar verirse, dev Amerikan ve batı petrol şirketleri bunu engelleyici bir tavır mı takınacak? Putin gitgide dışa vurduğu ihtişam hayalleriyle – fantezilerini SSCB`nin ya da çar yanlısı Novorossiya`nın (Yeni Rusya) yeniden kurulmasından alan absürt Avrasya Birliği idealleriyle –  gücünün en son ulaştığı noktayı test ediyor. Putin başarısızlığının sonuçlarının herkes için felaket olacağı algısını yaymaya çalışıyor. ‘Büyük Petrol’ devleri onun tarafını tutarsa rüyalarının gerçekleşmesini sağlayabilirler.

Diğer ülkelere karşı ya bizimlesin ya da bize karşı olmayı seçersin talebi Bush yönetiminin 11 Eylülden sonraki pek çok müessif başarısızlıklarından biriydi. Lakin aynı soruyu batılı dev petrol şirketlerine sormuş olsaydık, ne şekilde cevap verirlerdi?

Rachel Maddow MSNBC`de The Rachel Maddow Show programının sunucusu ve The Post`ta aylık köse yazarıdır. 

Çeviren:Serdar Yeşiltay

(Washington Post, Rachel Maddow, Rachel Maddow: Will U.S. energy companies disrupt Obama’s Russia policy?, 24 Nisan 2014)

Çeviren: 

Serdar Yeşiltay

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org