OPEC’in Altın Çağı Sona mı Eriyor?

Geçtiğimiz dört yıldan beri OPEC çoğunlukla rahat günler geçirdi.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü(OPEC), varil fiyatını 100 doların üzerinde tutmak için çok fazla şey yapmak zorunda değildi. Arzdaki aksamalar – en bariz örneği Libya savaşıve taleplerin yükselişi kartelin(OPEC) kasasını dolu tuttu. Barclays’ın analistleri, bunun OPEC’in altın çağının ulaştığı en yüksek nokta olduğunu söylediler.

Bu altın çağı bitiyor mu? Yüksek fiyatlar, yeni gelişmeler ve alternatifler için inisiyatifleri ortaya çıkarmasıyla sık sık kendi yıkımlarına sebebiyet veren tohumların ekilmesi anlamına geliyor. Şimdi ise, geçtiğimiz üç ay boyunca, küresel petrol üretimi tüketimi aşıyor. OPEC’in ham petrol karışımının fiyatı 2012’den beri en düşük seviye olan 32 dolara düştü ya da yüzde 30’luk düşüş yaşadı. Ve aniden 12 üyeli grup fiyatları yükseltmek için kimin petrol üretimini durduracağı ve ne kadarlık bir kesinti olacağı üzerine atışmaya başladı.

Bu vaziyet, Perşembe günkü grubun yıllardır en yakından takip edilen ve yerel benzin pompasından Iran ve Rusya’nın petrole bağımlı bütçesine kadar geniş kapsamlı olası sonuçların tartışıldığı Viyana’daki toplantısının yapılmasına neden oldu.

Pazarı dengeleyen belirleyici üretici rol oynayan Suudi Arabistan, diğer ülkeleri yükü paylaşmaları için gönüllü olmalarını beklerken bir yandan pazar payını muhafaza etmek için fiyatları aşağı çekmek yerine, geçmişte de sık sık yapmasına rağmen üretimini azaltmadı. Bu arada fiyatlar ABD için Batı Teksas Standardının temel ölçütü olan varili yaklaşık 75 dolara kadar düşmeye devam ediyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezinde Ortadoğu programının direktörü olan Jon Alterman, ‘‘Bence onların fiyatlarda bir çöküşe dair endişeleri var. İnsanların alternatif yakıtlara yönlendirilmesi ve kendi aşırı kapasitelerini sürdürmenin maliyeti onları endişelendiriyor. Onlar düşük fiyatların rakiplerini daha sağlam bir duruma yerleştireceği ihtimalinden dolayı kaygılılar. Fakat kanımca küresel market hakkında Suudilerin düşündüğü yol fırsatlardan çok tehditlerle alakalıdır’’ dedi.

Alışık olunmadık bir şekilde, Venezuela yıllık yaklaşık olarak 4 milyon petrol ihraç eden ve buna rağmen OPEC üyesi olmayan Rusya’yı fiyatları yükseltmek için üretimini durdurmaya ikna etmek amacıyla Rus yetkililerle birlikte Viyana’da Perşembe günü bir toplantı düzenledi.

Rusya, geçmişten beri üretimini OPEC’le birlikte koordineli bir şekilde yürütmüyor ve Viyana toplantısından sonra Rosneft’in baş yöneticisi Igor Sechin, Rusya’nın petrol üretimini kesmeyi planlamadığını söyledi. Fakat Perşembe toplantısının neticesinde Rusya’nın bu işten çıkarlarının büyük olduğu görüldü. Daha öncesinde Moskova’daki bir toplantıda, Rus maliye bakanı Anton Siluanov, ülkenin düşük petrol fiyatlarının neticesi olarak gelirlerinde 90 milyar dolar ila 100 milyar dolar arasında bir kayıp olacağını söyledi. Bu rakam, Bloomberg Medya raporuna göre de müeyyidelerin sebep olduğu kaybın iki katından fazla olacak şekilde çok duruyor.

Fakat petrol ve ticaret analistleri OPEC’in minimum düzeyde, ya da en azından fiyatları sabitleştirmek için yeteri kadar çok üretimin kesilmesini içerebilecek bir anlaşmaya bile varabileceği konusunda şüpheliler.

Son zamanlarda ortaya çıkan ham petrolün üretim fazlalığı için iki başlıca sebep bulunuyor: Avrupa ve Japonya’daki ekonomik durgunluk talebi azalttı ve son 6 yıl içinde günde 4 milyon varile çıkan Amerikan kaya petrolü üretiminin istikrarlı artışı arzı destekledi. Bu git gide artan yeni Amerikan üretimi Suudi Arabistan haricindeki herhangi OPEC ülkesinin bütün üretiminden daha büyük.

Pazartesi günü Citigroup ticaret analistleri yatırımcılara bir ara, ‘‘Yüksek maliyetli budalalık olarak OPEC tarafından uzun süre boyunca alay edilen ABD’deki kaya petrolü devriminin realitesi şimdi petrol talebi artışı mühim ölçüde beklenen değerin altındayken, zarar gören üretici grubu vuruyor’’ dedi. Harvard Kennedy Okulundaki Belfer Bilim ve Uluslararası Meseleler Merkezinde enerji jeopolitiği üzerine öğretim üyesi olan Leonardo Magueri’ye göre, son dört yıl içinde dünya çapında, petrol şirketleri yeni arzları devreye sokmak için 2.5 trilyon dolarlık yatırım yaptılar.

Pek çok analist, petrol üretimini yüksek bir seviyede tutan ve fiyatları aşağıya süren Suudi Arabistan’ın böylece sondajı daha az karlı hale getirerek ABD kaya petrolü patlamasını yavaşlatmaya çalıştığını dile getiriliyor. Gerçi danışman firma IHS, Birleşik Devletler’deki olası kaya petrolü sondajının yüzde 80’inin varili 70 dolardan hala karlı olduğunu ve kaya gazı üretimindeki artışın bu fiyat dolayısıyla yavaşlayacağını fakat üretimin hala büyüyeceğini tahmin ediyor.

Ayrıca dünya ham petrol üretimi, üretimin kısmen de olsa kurtarıldığı Libya’dan ve, bir dereceye kadar Kürdistan’dan Türk limanı Ceyhan’a uzanan yeni boru hattı sayesinde bir yıl öncesine nazaran günde 300 bin varil daha fazla üreten Irak’tan destek aldı. Son zamanlarda Bağdat hükümeti ve bölgesel Kürt yönetimi tarafından yapılan, Irak’ın Kürtlere 500 milyon dolar bütçe payı bırakacağını ve karşılığında da Kürtlerin Ceyhan’daki federal hükümet deposuna günlük 150 bin varil petrol göndermeye razı geldiği anlaşma bu rota vasıtasıyla daha fazla ihracatın önünü açmış oldu.

Daha düşük fiyatlar küresel talebi canlandırabilir. Düşük akaryakıt fiyatları tüketicilere bir vergi indirimi gibi gelebilir ve büyük ekonomilerin canlanmasında yardımcı olabilir.

Fakat ham petrolün değeri ABD dolarları ile biçiliyor ve daha düşük dolarlı fiyat zayıf Avrupa para birimleri tarafından baskılanıyor. Ayrıca, bazı ülkeler düşük ham petrol fiyatlarını dengelemek için yakıt yardımlarını kesti. Saygın endüstri haber bülteni olan Argus Global Monitor’e göre, örneğin Endonezya sübvansiyonları yüzde 30 oranında kesti ve böylece benzin ve dizel fiyatları arttı. Hindistan’ın yeni başbakanı Narenda Modi, hükümeti yılda milyarca dolar yardımlardan kurtaracak adım olan dizel fiyatlarını serbest bırakmak için petrol fiyatlarının düşüşünü avantaj olarak kullandı. Fakat dizel fiyatları yükseliyor.

Tüm bunlar zorlu bir OPEC toplantısı için çare olabilir. OPEC 2011 yılında toplam ortak üretime günde 30 milyon varil sınırlaması koyarak eski ülke kotalarını terk etti. (Uluslararası Enerji Ajansına göre, dünya tüketimi yaklaşık olarak günde 92.4 milyon varildir.)

Büyük nüfusa sahip olan ve çoğunlukla petrol gelirlerine yaslanan Venezuela ve İran genellikle Suudileri üretim kesintileri yapması için zorluyor. Körfez İşbirliği Konseyi Ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt, genellikle biraz kesintiye gidiyor. Angola ve Nijerya tarafından kesintiler gerekli olabilir, keza onların yüksek kaliteli ham petrolü ABD’nin hafif kaya petrolüyle en doğrudan yolla rekabet ediyor.

İran’ın kendine has bir duruşu var. Nükleer programını güvence altına almaya dönük görüşmeler bitmek bilmezken, ihracatlar uluslararası müeyyidelerle kısıtlanıyor. Düşük fiyatlar Tahran’ı müeyyideleri sona erdirecek anlaşma yapmaya daha fazla zorluyor. Fakat müeyyidelerin kaldırılması piyasaya daha fazla petrolün sürülmesi sonucunu da doğuracaktır.

Argus Global Monitor’ün editör yazısında, ‘‘Son 3 yıl içinde pazar payı elde eden Suudi Arabistan kesintinin en şiddetli yüküne dayanmak zorunda kalacak. Fakat OPEC üyelerinden birkaçının kaldırabileceği fahiş fiyatın düşüşünü önlemek için hala müşterek bir anlaşmaya varmaya ihtiyaç duyuyor’’ şeklinde yazıyor.

Çoğu analist bazı OPEC üretim kesintilerini belki de günde yarım milyon varil kadar bir kesinte bekliyorlar. Fakat çoğu kesintilerin fiyatları yükseltmek için yeterli olacağı veya hatta mevcut fiyatları sabit tutacağı noktasında şüpheliler. OPEC üçüncü çeyrekte günde yaklaşık 30.5 milyon varil üretti. Uluslararası Enerji Ajansı, bu rakamın gelecek aylarda dünyanın petrolü bu kartelden satın almaya ihtiyacı olacağı petrol miktarından, 1.5 ila 2 milyon varil fazla olduğunu söyledi.

Eğer ki kartel bir anlaşmaya varmakta başarısız olursa, fiyatlar düşüşe devam edebilir. Raymond James yatırım firmasının petrol analisti Pavel Molchanov, ‘‘OPEC ülkeleri beklediğimiz gibi üretimi kesmezse, bu durum, petrol fiyatlarını sonuna kadar düşürerek kötü haberlerin son halkası olacak’’ diyor.

Barclays son fiyatlardaki son düşüşün OPEC’in altın çağının sonunun sinyali verebileceğini belirtti.

Firmanın ticari mal analistleri Pazartesi günü yatırımcılara belirttiği üzere, ‘‘Bugüne kadar bu yüzyılın çoğunda, OPEC dışındaki arzların yükselişi, OPEC petrolü için talep anlamına gelen global petrol talebinin yükselen eğiliminin gölgesinde kalarak gecikti.’’ 2002 ve 2013 yılları arasında, OPEC sıvı petrol üretimini bu on yılın öncesine göre iki kat arttırarak günde 7.5 milyon varile kadar çıkardı. Ve ortalama ham petrol fiyatları 4 katına çıktı ve OPEC gelirlerinin toplamı geçen sene 2002’dekinden 5 kat daha büyük miktar olan 1.4 trilyon dolar civarlarındaydı.

Ancak şimdi, OPEC üyesi olmayan ülkelerinde tırmanışıyla, OPEC petrolü için talep azalıyor. Ve hatta OPEC’in hiçbir zaman sıkı olmayan fiyat denetimi daha da zayıflıyor.

Barclays, ‘‘Grubun 2008’in sonlarındaki son kesintisinden beri, ortada, üretime büyük bir kesinti uygulama hakkında anlaşma yapmada bahsi geçen tüm çatışan çıkarların ve değişimlerin neden olduğu büyük zorluk var. OPEC’in Perşembe toplantısı yılların en yakından takip edilen toplantısı olması muhtemel ve çok çekişmeli olacağa benziyor.

Steven Mufson Beyaz Saray’daki gelişmeler hakkında bilgi veriyor. Washington Post’a katıldığından beri, ekonomi, Çin, dış politika ve enerji hakkında analistler yazıyor.

Çeviren(Tam Metin): Serdar Yeşiltay                                     

(WP, Steven Mufson, This week’s OPEC meeting is the most important in years, 25 Kasım 2014)

Çeviren: 

Serdar Yeşiltay

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org