MEC & SÜREÇ Barışın Dili: “Mardin Sesleri” 27 Nisan Çalıştay Konuşma Özetleri & Reçeteler

MEC-SÜREÇ Ekibince 27 Nisan tarihinde Hilton Oteli Konferans Salonu’nda organize edilen kamuoyu ve medyaya kapalı yapılan Barışın Dili: “Mardin Sesleri” çalıştayı 9:30’da başladı ve akşam 9:00 sularına kadar 12 saate yakın bir süre devam etti. Mardin’in Süryani, Keldani, Ermeni, Yezidi, Arap ve Kürt kesimlerinden gelen 40’ı aşkın kanaat önderinin katıldığı çalıştaya Irak Kürdistanı/Kuzey Irak’tan da önde gelen kanaat önderleri iştirak ettiler. çalıştayın moderatörlüğünü SÜREÇ Direktörü Murat Sofuoğlu gerçekleştirdi. Farklı kesimlerden gelen Mardin dışı gözlemcilerin de bulunduğu toplantının ilk sonuçlarını ortaya koyan konuşma özetleri ve konuşmacılarımızın münferiden ortaya koyduğu reçeteleri aşağıda kamuoyu ve medyanın ilgi ve bilgisine sunuyoruz

Beşir Dündar:

* Mardin Ortadoğu'nun haritasıdır.
* Ulus devlet bölge de dil bırakmadı ki ( Barış'ın diline gönderme). Buradaki diller yoğun bakımdadır, pozitif ayrımcılık yapılsın.
* İttihat ve terakkinin yarattığı tahribatlar görülmelidir.
* Milliyetçilik cenderesinde kişiliksiz bir yapıya büründük.
* 90 Yıldır zulmeden erkler özür dilemeli
* Birlik insan hakları evrensel bildirgesindeki esaslar etrafında olmalı

Hüseyin Cihangir:

* Biz barışı bilmediğimiz için barışın dilini de bilmiyoruz, ancak tahmin edebiliyoruz.
* Bölgeyi etkileyen 3 olay var:
-1915 Olayları: Ermeniler
 -Körfez Savaşı: Araplar terketti
 -90'lı yıllardaki çatışma ortamı: Köyler boşaltıldı, göçler şehir merkezine oldu ve bu plansız gerçekleşti.

Ali Batti:

* Balık baştan kokar, önce siyasi parti liderleri aralarında anlaşsın.
* Barışı getirmek için başkalarının desteğine ihtiyacımız yok, mevzuyu kendi içimiz de haledebilmeliyiz.

Ahmet Akgül:

*İlk oturumun konusu  Mardin olduğu için öncelikle Mardin’i anlamak gerekir.

* Mardin dışındaki bir takım yerleşim yerlerine baktığınızda farklı din, mezhep veya etnik grupların, kendilerine göre kentin içinde mahalle sınırları çizdiğine şahit olmaktayız. Oysa Mardin’de durum tam tersinedir.

* Dolayısıyla Mardin’de bir Süryani olmak, Müslüman olmak, Arap olmak, Kürt olmak bir başkasını ötekileştirmek için değil, asimile tehlikesini bertaraf etmek adına kendisini tanımlamak için kullanılmıştır.

* Bu içiçe yaşam hayatın her alanında kendini göstermekte ve dini yaşantının, bir başkasının yaşam biçimine sınır çizmeye kadar gitmediğine şahit olmaktayız.

* Evlerimiz bile sırt sırta olduğu gibi kültürlerde birbirine yaslanarak varlığını sürdürmüştür. Bu yüzden Mardin hangi etnik gruba sorarsanız onların şehridir.

* Mardin genel itibariyle çözüm süreci için iyi bir örnektir.

*İlk oturumun konusu  Mardin olduğu için öncelikle Mardin’i anlamak gerekir.

* Mardin dışındaki bir takım yerleşim yerlerine baktığınızda farklı din, mezhep veya etnik grupların, kendilerine göre kentin içinde mahalle sınırları çizdiğine şahit olmaktayız. Oysa Mardin’de durum tam tersinedir.

* Dolayısıyla Mardin’de bir Süryani olmak, Müslüman olmak, Arap olmak, Kürt olmak bir başkasını ötekileştirmek için değil, asimile tehlikesini bertaraf etmek adına kendisini tanımlamak için kullanılmıştır.

* Bu içiçe yaşam hayatın her alanında kendini göstermekte ve dini yaşantının, bir başkasının yaşam biçimine sınır çizmeye kadar gitmediğine şahit olmaktayız.

* Evlerimiz bile sırt sırta olduğu gibi kültürlerde birbirine yaslanarak varlığını sürdürmüştür. Bu yüzden Mardin hangi etnik gruba sorarsanız onların şehridir.

* Mardin genel itibariyle çözüm süreci için iyi bir örnektir.

Cemil Aydoğan:

* Barış dili Türkiye’deki süreci kapsayan bir dildir. Bu ortamda barış dilinin dönüşmesi lazım. Dünya da ilk defa böyle bir barış süreci oluyor, silahlar
çözümden önce bırakıldı. İki tarafın da hakaret edici ifadeleri kullanmaması lazım, terörist ve TC gibi.
* Müdahil güçler olmadan sürecin yürümeyeceğini düşünüyorum (AB, ABD gibi)
* Anayasaya ait bazı noktaların telaffuz edilmesi lazım.

Av. Cemal Artuklu:

* Bir arkadaşımız Konya'dan örnek verdi, önce yemeğe çorba ile başlanır diye, biz barışı öyle özlemişiz ki elimizde ne varsa ortaya dökmek istiyoruz. Tüm konuşmalarda bu özlemi görmek mümkün.
* Bir takım çatışmalar etnik yapılardan ziyade şehir-köy arasındadır.
* KCK operasyonlarında çoğu zaman hiçbir suçu olmayan insanlar göz altına alındı.

Hüseyin Çetin:

* Sancak düştüğü yerden kalkar. Bu problem bu topraklarda çözülecek. Sorun bizdeyse, sorunu burada birlikte çözelim.
* Aile yapımızı dejenere oldu, aşiret-aile otokontrolü ortadan kalktı.100 yıl öncesinin dinamiklerinin tekrar canlandırılması lazım, baş kalmamış ki, kime ne söyleyelim.

Hatip Özer:

* Kendi anadilimde konuşmayı arzu ederim; ama burada anlaşılmak için ‘de facto’ bir durum olarak Türkçe konuşmak durumdayım. Esasında bu da bir dayatmadır.
*Mardin'de kılıçları ortada kalanlar barış ortamını yaratmıştır, hakaret olsun diye söylemiyorum, onların korkaklığı. Aşiret bağı zayıflamış olan halkları Kürtler
bu coğrafyada baskıladı.
* Barış ortamı için statü gereklidir, Kürtler statü istiyor.
* Alevilerin Müslüman olmadığına inanıyorum, Kürt aleviler Müslüman değildir.
* Araplar hangi limana gideceği bilinmeyen bir yolculuk içindeler.
* Mardinli Arap Arabım diyemiyor.

Mehmet Şafi Demir:

* Şu anki halimiz sorunun fotoğrafıdır.
* Yeni bir savaşa gidecek barış hayırlı olmaz.
* Cumhurbaşkanı buraya geldiğinde dört dilde karşılanıyor. Ama belediye meclisinde 4 dilde anonslar yapılsın diye öneri verdiğimde insanlar buna karşı oy kullanıyorlar.
* Barışa giderken, yeni çatışmalara yol açmamak gerekir. Süreci sarsacak haller ortadan kaldırılmalıdır.

Fasih Üstek:

* Süreç Kürtlerin bizi taciz etmesi neticesini verir mi? Buradan gitmemizi isterler mi? İnsanlarda endişeler var. Bu güvenin nasıl sağlanacağının belirlenmesini istiyorum.

Mehmet Nuri Çicek:

* Kur'an'ı terkettik, fesat yolunu tuttuk.
* Bugün bazı büyüklerimiz sulhe izin vermiyor.
* Komünizmin, laikliğin, demokrasinin barışını gördük. Adalet tüm ideolojilerin ötesindedir.
* Birbirinizi sevmeden iman etmiş olamazsınız hadisini hatırlayalım.

Tülay Elçioğlu:

* En çok üzülen ve en çok acı çekenler analar oldu.
* 12 Eylül’de annem hapishanede abimle görüşemezdi. Ne Kürtçe konuşabilirdi; ne Arapça. Neler çektik.

Av. Nazan Kaya:

* Sonradan Mardinli olanlardanım. Bölge insanı ötekileştirmeden yakınırken, kendileri entegre arayışında.
* Asıl sorun empati yapmamaktan kaynaklanıyor. İki aydın denilecek insan benim Mardinli olduğumu öğrendiğinde "o da insan" tepkisini gösteriyor. Sanki Mardinliler başka bir şeymiş gibi. Belli bir coğrafyaya karşı önyargıların olduğu açıktır.
* İletişim için ortak dil gerekli.

Av. Canan Karahanlı:

* Biz artık acıları konuşmak istemiyoruz. Güzel şeyleri konuşalım, çocuklarımıza güzel bir dünya bırakalım.
* Daha 6 yaşımdayken 85 yaşındaki bir dedenin Türkçe bilmediği için doktordan yediği tokatları biliyorum. Nerelerde nerelere geldik.

Fahri Doğan:

* İslam dininden bahsedildiğinde Kürtler pek akla gelmiyor.
* Mardin’de din adamları derneği kurmak istediğimizde sorunlarla karşılaştık.

Rıdvan Tarhan:

* Kavga ederken de barışırken de bir gün tekrar bir araya gelebileceğimizi bilerek hareket edelim.

Rıdvan Bulgag:

* Mardin’de tek bir şey uygulanmaya çalışıldı: Müslüman Türk Hanefiliği.
* Kardeşlik denklik, eşitlik demektir. Kardeş olmadan önce eşit olalım.

Muzaffer Duru:

* Kardeşsek verin bize hakkımızı.
* Ruhumuzda barış sağlandı mı?
* Hapsedilen ile hapseden arasında barış olmaz.
* Barışa hazırlıksız yakalandık. İnsanların bu coğrafyaya dokunması lazım.
* Ötekilerin özleşmesi meselesi esas meselemizdir.

Adnan Sağlamoğlu:

Barışın dili iki taraftan tutulan bir ip misali gibidir. Fazla germeye gerek yok.

Esra Dündar:

*Kadınların yasları bitmeyecek. Ölene kadar sürecek.

Derviş Amak:

* Kardeşçe yaşamayı öğrenmeliyiz. Bölünme diye bir şey yok.

Hüsnü Acar:

* Barışı oluşturan güçleri bilmemiz lazım. Yoksa barışın üstesinden gelemeyiz.

Eyüp Güven: (Yazılı olarak çalıştaya iletti)

* Aynı topraklarda yaşamış birçok savaşta aynı yerde kan dökmüş ve sürekli içe yaşamış bu halkların her zamandan çok, günümüzde Barış’a ihtiyaçları vardır. Bir süreden beri başlatılan Barış sürecine kayıtsız kalınmamalı, Barışı yaşamlarımıza, beyinlerimize, yüreklerimize, yaslarımıza, bayramlarımıza işleyerek bu topraklarda kardeşçe ve eşit yaşamayı istemeli, karşılıklı istem ve talepler dikkate alınarak süreç kesintisiz yürütülmeli, Bir sözü ile binlerce silahı susturabilen güç ile kendi bireysel istem ve talepleri düşünmeden elini taşın altına koyan iradeye sahip çıkılmalı destek sunulmalıdır.


-Gözlemciler-

Şeyh Salar el Hafid (Süleymaniye):

* 2011’de ortaya çıkan “Silahlar sussun, insanlar konuşsun” anlayışı şimdiki müzakere sürecinin temelini oluşturdu.
* Lozan'ın revize edilmesi gerekir.


Rizghar Abdulla Hasan (Süleymaniye):

* PKK, Kürdistan'ın güneyine doğru kayıyor.
* Bölgedeki haritalar iyi bir değişim içerisindedir, Mardin’deki toplantı süreç ile uyumludur.
* Dış dünyadaki çözüm şekillerini bölgeye uygulamaya gitmeyelim. (İngiltere örneği)
* Bölgede yeniden bölünme planları vardır, eğer Türkler buna önem vermezse, gerekli olanlar kendine özgü bölge koşullarını göze almazsa bölgede istenmeyen gelişmeler
olur. Türkiye Avrupa Birliğine katılamaz.
* Türkiye kendi Kürt sorununu çözerse Ortadoğu’daki çalkalanmalarda belirleyici güç olabilir ve kurulabilecek ismi şu olur bu olur ama kavramsal olarak Ortadoğu Cumhuriyeti diyebileceğimiz bir yapının ana nüvesi olabilir. Biz güneyde yaşayanlar da burada Türkiye’nin yaptıklarını süreci tamamlarsa takdirle karşılarız.

Mahmood Karim (Süleymaniye):

* Ben barış yanlısı bir avukat olarak, bu toplantıya katılmaktan onur duyuyorum. Bu barış isteyen Mardin şehrinde bulunmaktan onurlanıyorum. Bu kutsal toplantıda bana öyle göründü ki, barış severler bu toplantıda gerçek bir barış için güçlü bir ses çıkardılar. Her ne kadar bir tercümanın bulunmaması bir eksiklik gibi gözükse de, yine de ben kendi barış yanlısı sesimi o mübarek sese katarak umut ederim ki barış çağrısı herkesin derdine çare olsun. Yine umut ederim ki bu çağrı, yeni bir Türkiye’nin başlangıcı olur yeni bir yapılanmayla.

Rıfat Başaran (Radikal):

* Sizin yaralarınız bizim de vicdan yaralarımızdır. Basın olarak biz burada yaşayanları aktarabilseydik, bugünkü batının empati eksikliği oluşmazdı. Hala görevimiz
bitmiş değildir.
* Ermeniler ve Süryaniler geri dönerlerse mal paylaşımı nasıl olur.

Çetin Çetiner (Yeni Şafak):

* Günahlarla yüzleşmeden demokratikleşme yakalanamayacak.
* Kritik bir dönem her an herşey değişebilir.
* Güvenlikçi politikalarla hiçbir yere varılamaz.
* 187,000 Kürt Kuzey Irak’ta Saddam döneminde öldürüldü, fakat Kürtler bugün orada.
* En kısa zamanda Dış işleri PYD ile görüşmeli
* Kimsenin azınlık olarak gösterilmemesi lazım.

Gülsünay Uysal (Akşam):

* Diğer illerdeki karışıklığı Mardin'de görmedim.

Gamze Güngörmüş Kona (Işık Üniversitesi):

* Bu barış sizin barışınız olacak. Bu işe gönül vermişlerin değil Kürtlerin barışı olacak gibi duruyor. Bu iyi birşey değil.
* Türk siyaseti iki temel üzerindedir: Mazlum ve Mağrur.
* Bu mazlumluk dini ve Kürt kesiminde görülür. 1980lerden sonra mazlumluk dini tarafta netice vermiştir. Başarılı bir sonuçtur AKP.
* Kürt halkına kaka yedirildi, imam namazlarını kıldırmadı ve mazlum bir sınıf yaratıldı.
* Jakoben, tepeden inmeci, dayatmacı, kişisel çıkarları için mağrur edebiyatını kullandılar. Saltanatlarını pekiştirmek için oncu buncu oldu.
* Mazlum bir dönem gelip mağrurun yerine geçebiliyor ya da eşit şartlara gelebiliyor fakat bu süreçte kıyıma uğrayan kıyım da yapabilir.
* Etkide bulunanın üste çıktığında tepkisinin ne olacağı bilinemiyor.
* Mardin’de bu kadar rahat konuştuğunuz şeyleri batı da konuşamazsınız.
* Doğu insanın hürmeti politikayı yumuşatmaya kullanılırsa benim gönlüm ak olacaktır.

Seydi Fırat (DTK Sözcüsü):

* Biz Pers, Arap ve Türk milletlerinin milliyetçiliklerini biliyoruz.
* Türk milliyetçilerinden istediğimiz daha sağ duyulu ve düşünen olmalarıdır. Arap milliyetçileri bunu başaramadı. Gelinen noktalarda yüksek dozajdaki hissiyatlar
hiçbir kimseye faydası olmayacaktır.
* Biz ‘ham’ bir toplum değiliz.
* Barışın dili nasıl olur hepimizin aklındaki soru budur.
* Kimsenin hassasiyetlerini ve özelliklerini hiçe saymak gibi bir yaklaşımımız yok. Umarız bizim bu hassasiyetimiz Batı’da da gelişir.
* Herkesi dönüştüremeyiz ama ahlaken ve vicdanen kendimizi en üst noktada tutmalıyız.
* Türklere diyorum ki madem siz büyük devletler kurmuş bir milletsiniz ve büyük bir stratejik aklınız var.. Gelin o zaman bize ağabeylik yapın ve sorunumuzu çözün.
* Yaşadıklarımızdan ve altüst oluşlarımızdan bir ‘olgunluk’ çıkartamıyorsak yazık bize.
* Kürt hareketi endişelidir; işin doğrusu sürece oynuyoruz. Ortam geliştirilirse süreç ve barış adına bir şeyler çıkartılabilir diye düşünüyoruz.

# REÇETELER #

Muzaffer Duru :

* Türkiye'deki reformu halka daha iyi anlatmak gerekiyor. Her il ve ilçede STK'lar anketler düzenleyebilir.Terör devam ederse neler kaybedilir anlatılabilir.
* Sokrates metoduyla insanlara neden savaş istiyorsunuz diye sorular sorabilir.
* Üniversiteler sürece müdahil edilebilir.
* Barış seferberliği ilan edilmeli ve medya ayağı dahil edilmelidir.
* Nereye kadar savaş sorusu etrafında bir girişim ve platform oluşturulabilir.

Bayram Zilan :

* CHP gibi kesimlerin iknası ve sürece dahil edilmesi gerekir.
* Medyanın dilinin değişmesi gerekir (Ana Akım Medya). STKlar medyaya baskı yapabilir.
* Kürtler de dilini değiştirilmeli. Kapsayıcı bir dil kullanılmalı.
* Sürece kaygılı ve nötr bakan kesimler var. Bu kaygının giderilmesi için bu sürecin herkesin kazanacağı bir süreç olduğunu işlemek gerekiyor.
* Ne mutlu Turküm diyene diyen tabelalar kaldırılmalı.
* Eline çakı dahi almamış insanların affı ve TMK’nın değiştirilmesi gerekiyor.
* Sosyologlar ve psikologlar travmaları rehabilite etmeli.

Fasih Üstek

* Ders kitapları yeni süreçte düzenlenmeli.

Derviş Amak

* Karakollar güçlendiriliyor, koruculuk geliştiriliyor bu antipati yaratıyor. Güvenlikçi anlayışlardan vazgeçilmelidir.
* Evrensel anayasa istiyoruz

Cemal Artuklu

* Mutlak surette bir af gereklidir. En kısa sürede KCK tutukluları bırakılmalı

Hüseyin Çetin:

* Sosyal ekonomik bölgeler oluşturulmalı.
* Rehabilitasyon projeleri oluşturulmalı.
* Sosyal ve ekonomik alandaki projelerin bir an önce pratiğe dökülmeli.
* Her alanda yaşanan travmaların bir daha yaşanmaması için grekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekir.
* Anayasada vatandaşlık söyleminin yeniden düzenlenmesi gerekir.

Zeynep Alkış:

* Empati, uzlaşı, diyalog

Hatip Özer:

* Vazgeçilmez temel kural demokratikleşme ve demokratik anayasa
* Kayıtsız şartsız asimilasyonun durdurulması ve anadilde eğitimin yapılması
* Köy isimlerinin iade edilmesi

Peder Gabriel Akyüz:

* Herkesi kapsayacak bir anayasa yapılmalı ve Lozan’a ihtiyaç bırakmamalı.

Ahmet Akgül:

* Süreçteki soru işaretleri konuşulmalıdır.

* Çözüm sürecinde Türk'ü de küstürmemeliyizOnlara Türkiye’nin bir ortaklık olduğunu anlatmalıyız. Bu noktada muhafazakarlara büyük görevler düşüyor.

* Meseleleri tatlı dille anlatmalıyız.

* Özellikle  İslami hassasiyetlerle ilgili çalışmalara ağırlık verilmelidir. Zira sınır dışına silahları çekebilrisiniz ama zihinlerde bir yüzyıldır kaybolmuş İslam kardeşliğini getirmediğiniz  veya doğu ile batı insanı arasında oluşturulan uçurumu yok etmediğiniz takdirde benzer olaylar yeniden nüksedebilir.

* İslami kesim üzerindeki baskılar, dinsel özgürlüğe dönüştürüldüğünde sağımdaki  ermeni komşumda, solumdaki Süryani komşumda güvende olacaktır.

Selman Aslan:

* Özerk Kürdistan oluşturulmalıdır.

Aydın Saraçoğlu (Mardin Eski Belediye Başkanı):

* Barışı temin edecek yasalar

Ferhan Türk (Kızıltepe Belediye Başkanı):

* Demokratik bir anayasa
* Genel siyasi af (Öcalan dahil).
* Koruculuk kaldırılmalı
* Valiler halk tarafından seçilmeli

Kadri Yıldırım (Artuklu Üniversitesi Rektör Yrd., Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü):

* Anadilde eğitime geçilmeli (10 yılda ilokuldan üniversite mezuniyetine kadar tüm süreci planlanmasını hazırlarız )
* Bazı şahsiyetlerin Said-i Nursi gibi iade itibarları verilmeli
* Ne milletsiz bir din, ne de dinsiz bir millet, ümmetçiler Kürtçeyi kabullenmeli. Denge kurulmalı.
* Ahmed Hani’nin dediği gibi Kürt edebiyatının sikkesinin onayı yok. Bu edebiyatın zayıflamasına neden olmuş. Bizim üniversitemizde bu sikkenin onaylanması ile bir canlılığın yavaş yavaş başladığını görüyoruz.

Aziz Tekin:

* Basın dilini değiştirmeli
* Kutsal devlet anlayışından uzaklaşılmalı, hiçbir devlet insandan daha kutsal değildir.
* Daha çok demokrasi az devlet, daha çok özgürlük az devlet, daha çok eşitlik az devlet.
* Af değil siyasi çözüm istiyoruz.
* Doğrudan demokrasi

Reşat Kaymaz

* Barışın dili oluşturulmalı. Pekaka, kceka gibi söylemler zarar veriyor.
* Milliyetçilik hangi halktan gelirse gelsin zehirdir, panzehiri demokratikleşmedir.
* Barajların durdurulması gerekiyor.(HES)
* Roboski (Uludere) şahsında Kürt halkından özür dilenmeli.
* Yargısız infazlar ve faili meçhuller açıklığa kavuşturulmalı.
* Kürt önderlerinin Şeyh Said ve Seyit Rıza şahsında mezarlarının bilinmesi ve ortaya çıkartılması gerekir.
* Siyasi ve askeri operasyonlar durdurulmalıdır.
* Yakılan köylerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerekir. Köye dönüş ekonomik ve sosyal ve psikolojik olarak sağlanmalı.
* Tekirdağ’daki açlık grevleri gündeme gelmeli
* Eğitim sistemi değişmeli, tarih kitapları değişmeli.

*** 

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org