Kürt Bağımsızlığının Vakti Değil

Suriye ve Irak’ta yenilgiye yakın olan İslam Devleti ile birlikte, acil ve kanlı olan durum, önemli olan bir şeyi adeta bastırıyor: Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık referandumu 25 Eylül’e planlandı. Mesele, bağımsızlık olacak, ya da olmayacak. Alternatif olmayacak. Referandum, petrol zengini Kerkük ve diğer "ihtilaflı" bölgeler de dahil olmak üzere, Kürdistan Bölgesel Hükümeti tarafından kontrol edilen topraklarda yapılacak. Seçkin Kürt seçmenlerinin yüzde 95’inden fazlasının “evet” oyu vermesi bekleniyor.

Irak'taki Kürtlerin bağımsızlık istemek için ikna edici sebepleri var. Saddam Hüseyin, Körfez Savaşı'ndan sonra Irak Kürdistanı üzerindeki kontrolünden mahrum kalınca Amerika kaynaklı bir uçuşa yasak bölge dayatmasına kadar, yüz binlerce insanın yerini değiştirerek sert bir Araplaşma politikası izledi. ABD'nin istilasından iki yıl sonra 2005'te, yeni Irak anayasası Kürt bölgesine geniş ölçekli bir özerklik verdi.

Ancak Bağdat’tan Kürdistan başkenti Erbil’e olan petrol geliri akışı değişken durumda ve Bağdat, Erbil’in kendi petrolünü ihraç etme hakkına itiraz etti. Bugün Kürdistan’ın 5,2 milyon vatandaşının yarısı 20 yaşının altında, bu da Arapça ve Araplar hakkında az bilgi sahibi olarak büyüdükleri, Bağdat’la az sayıda bağlantılarının olduğu ve bağımsızlık taleplerine sürekli maruz kaldıkları anlamına geliyor. Kuzeydeki tipik bir Kürde göre, Irak, herhangi bir mensubiyete sahip olmayan uzak ve kaotik bir yer. Kürt peşmerge güçleri, Musul'daki İslam Devletini yenmek için hayati bir rol oynamakta. Durum hala taze iken, kazandıkları krediden neden fayda sağlanmıyor?

Aslında, dikkatli bir şekilde ilerlemek için birçok neden var. Irak Kürdistanı, tam bağımsızlığa doğru başarılı bir adım atmak için kritik şartlardan yoksun. Mevcut üretimdeki petrol geliri ve fiyatlar, devlet finansmanı için yetersiz. Rus hükümeti tarafından kontrol edilen, ABD onaylı iştirakleri olan Rosneft ile imzalanan anlaşma, umutsuzluğu işaret ediyor. Kürdistan'ın önde gelen siyasi partilerinin hiçbiri referanduma karşı çıkmazken, onay sonrası nasıl ilerleyecekleri konusunda bir anlaşmaya varılmadı. Kürdistan Cumhurbaşkanı Mesud Barzani, onayın ani bir bağımsızlık beyanına yol açmayacağına, aksine yeni devletin sınırları da dahil olmak üzere ayrılma koşullarıyla ilgili olarak Bağdat'la müzakere sürecinin iki veya daha fazla yıl süreceğine dair güvence verdi. 20li yaşların altında Kürdistan'da yaşayanların sabırla 2 yıl bekleyeceğini ya da sınırlarda bir anlaşmanın kolay olacağını düşünen birisi fantezi dünyasında yaşıyordur.

Uluslararası koşullar da elverişsiz. Geçtiğimiz on yılda Erbil ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmiş olmasının referandumun onaylanmasına ve hatta tanınmasına yol açacağı yönündeki spekülasyonlara rağmen, özellikle kendi Kürt isyanıyla savaştığı için, Ankara karşı çıkıyor. İran da aynı durumda -ki referanduma karşı çıkma konusunda daha etkin.. ABD ise, Musul ve Rakka'daki İslam Devleti saldırıları büyük oranda Kürt savaşçılarına dayandığından daha az kategorik durumda, ancak Washington, Bağdat ayrılmayı kabul etmedikçe bağımsız bir Kürdistan'ı tanımaya hazır değil.

Bazı Avrupa ülkelerinde Kürt mülteci topluluğu, siyasi ağırlığı bağımsızlıktan yana çevirip, Avrupa'yı bu konuda bölünmüş olarak bırakabilecek durumda olsa da, Avrupa'nın çoğu, büyük olasılıkla Washington'un liderliğini takip edecektir. Çin; Tibet ya da Sincan için emsal teşkil edeceği korkusuyla, Kürdistan'ın bağımsızlığına karşı gelecektir. Rusya; Güney Osetya, Abhazya, Kırım, Transnistria ve Donbas'daki ayrılıkçılığa karşı hoş karşılanacak bir sonradan emsal olarak bunu desteklemek istiyor olabilir ancak Bağdat'la son dönemde geliştirdiği ilişkileri mahvetmekten de tereddüt edecektir.

Bağdat ne yapacak?Artan bir şekilde, Şii Iraklılar omuzlarını silkiyor ve Kerkük'ü ya da tartışmalı toprakları ele almadıkça Kürdistan'ı bırakmaya hazır olduklarını söylüyorlar. Bağdat'ın güneyinde bol miktarda petrol var ve birçok Şii, oradan Kürdistan'ı uzak ve asi bir yer olarak görüyor. Sünni Arap nüfusu olayları farklı bir biçimde görüyor: Kürdistan ayrıldığında, yüzde 75'ten fazlası Şii olacak olan Arap bir Irak'ta ve kendi ayrılmalarını sağlayacak enerji kaynakları ve toprak kontrolünden yoksun durumda kalmak istemiyorlar. Bağdat'ın müzakerecileri, Sünnileri tatmin etmek için sıkı bir pazarlık yapmak zorunda kalacaklar veya sebebi bırakıp petrol bağımlılığı olmayan Sünni Irak'ı kendi başının çaresine bakmaya bırakacaklar. İslam Devleti hiç şüphesiz, bir kalp atışına dönüşecektir.

Washington, Iraklı Kürtlerin ve Arapların kendilerini kısıtlamalarını, barışçıl ve karşılıklı mutabık kalınan bir sonuç üzerinde görüşmeler yapmasını umuyor olabilir. Ancak umut bir politika değildir. Ayrıca, referandum ertelenebilir, ancak muhafaza edilmesi halinde İslam Devleti ile olan mücadeleyi zayıflatabilir, Bağdat ve Erbil arasındaki gerginliği artırabilir ve tartıştıkları topraklarda savaşa neden olabilir. Ayrıca, Güney Yemen, Doğu Libya (Sirenayka) ve Suriye'deki bağımsızlık hareketlerini teşvik etmenin yanı sıra, Gürcistan, Moldova ve Ukrayna'daki Rus destekli bağımsızlık iddialarını da onaylayabilir. Hiçbiri, referandumun engellenmesi için elinden gelen her şeyi yapacak ve bu gerçekleşemeden önce başarılı bir müzakere için ısrarcı olması gereken Birleşik Devletleri için iyi değil.

 

Çeviren (Tam Metin): Gaye Polat

(WP, Daniel Serwer, This is not the time for Kurdish independence, 18 Temmuz 2017)

Çeviren: 

Gaye Polat

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org