Kobane'den Sonra Halep

Laurent Fabius Fransa'nın Dış İşleri ve Uluslararası Gelişmeler Bakanı

Kobane'de son dakikada durdurulan Arap dünyasında Daiş olarak bilinen terörist örgütü --İslam Devleti'ni kullanmıyoruz çünkü ne tam olarak İslam'ı temsil ediyor ne de devlet-- milislerini Türkiye-Suriye sınırı boyunca diğer noktalara sevk ediyor. Yolun sonu ılımlı muhalefetin kalesi olan Halep'e uzanıyor.

Suriye'nin ikinci büyük şehri ve insanlığın tarihi mirası olan Halep, Esad güçlerinin 2012'den beri bombardımanı altındayken Suriyeli diktatör Beşer Esad'a karşı direnişin en önemli noktası haline geldi. Halep şimdilerde rejimin misket bombaları ile Daiş'in vahşeti arasında.

Şehir neredeyse tamamen kuşatıldı ve dış dünyayla tek bağlantısı Türkiye'yle olan yol. Rejim direnişi soğuk(kış) ve açlıkla kırmaya çalışıyor. 1 milyon insan Suriyeli mülteci kervanına katılmak için ayrılmışken 300.000 Suriyeli hala şehirde ve rejimin yüklendiği Humus ve Şam'ın kenar mahallelerindeki benzer ölüm ve yıkımla karşı karşıya.

Diktatör, Halep'i, bu Daiş'in Halep'in doğu kısımında canlanmasına izin verse bile,  teröristlerin vahşetine teslim etmeyi tercih ediyor. Halep sakinleri Daiş'in Kobane'deki başarısızlığının faturasını ödeyecek.

Aslında Esad ve Daiş aynı barbarlığın farklı iki yüzü. Esad bu barbarlığı büyük oranda terörist hareketi canlandıran cihatçıları serbest bırakarak yarattı. Bu onun, dünyanın gözünde, Suriye'de terörizme karşı yegane siper olarak görünmesine neden olacak gizli planının bir parçası. Ancak gerçekler bu saçmalıkla çelişiyor. Kendi insanını bombalamaya hazır olan rejim kaç kez Daiş'i bombaladı ? PYD onun tarafında yer almasına rağmen hiç Kobane'yi bu afetten kurtarmaya çalıştı mı ? Hayır, hiçbir şey yapmamayı seçti.

Barbarlığın bu iki yüzü ortak bir amacı paylaşıyor: ılımlı muhalefeti yok etmek. Bundan dolayı hem rejimin hem de Daiş'in reddettiği açık, çoğulcu ve demokratik Suriye'yi sağlamanın tek siyasi alternatifi olan Halep'i hedef alıyorlar.

Halep'i bırakmak Suriye'yi yıllar boyu sürecek bir şiddete mahrum bırakmak anlamına geliyor. Herhangi bir siyasi geleceğin ölümü anlamına geliyor. Suriye'deki kaosun halihazırda savunmasız olan Lübnan ve Ürdünlü komşularına ihracı anlamına geliyor. Bu durum ülkenin giderek radikalleşen savaş beyleri arasındaki mücadelede parçalanması anlamına geliyor. Ve hata yapmamak adına -Esad diğer savaş beylerinden biri olarak- bugün Daiş'i yenebilecek durumda olmamasına rağmen, bu rakiplerini yenmeyecek.

Halep'in bırakılması 300.000 erkek, kadın ve çocuğun korkunç kadere mahrum edilmesi anlamına geliyor: ya rejim bombalarının kuşatması altında ya da barbar terörist Daiş.

Fransa, Suriye'nin dağılması noktasında ya da Haleplilerin bu kadere terkedilmesine göz yumamaz. Bizim --koalisyon partnerlerimizle birlikte-- neden Halep üzerine yoğunlaştığımızı gösteren iki açık amaç var: Suriyeli ılımlı muhalefete olan desteğimizi arttırmak ve sivil halkı rejim ve Daiş'in vahşetinden kurtarmak. Kobane'den sonra Halep'i de kurtarmalıyız.  

Çeviren (Tam Metin): Cemal Taşpınar

(WP, Laurent Fabius, After Kobane, saving Aleppo, 3 Kasım 2014)

Anahtar Kelimeler: 

Çeviren: 

Cemal Taşpınar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org