Katar Krizinin Yankıları…

Cumhuriyet: Nuray Mert:Katar’ın başına gelenler

1970 yılında ‘bağımsızlığa’ kavuşan Körfez’in bu küçük emirliği, hem üzerine oturduğu doğalgaz kaynakları hem de stratejik konumu dolayısı ile kısa zamanda çok yol aldı. O kadar ki, zaman içinde kendisini fazla ciddiye almaya başladı, benzerlerinde olduğu gibi emanet gücü kendi gücü, ‘aldığını kendi buldu’ sanmaya başladı. Aslında Katar’ın icadı doksanlı yılların sonunda oldu, babasını darbe ile deviren yeni emir, ABD himayesinde büyük işlere girişti, bölgenin en büyük ABD üslerinden birinin yanı sıra, daha sonra Ortadoğu siyasetinde karışık işlere medya zemini sunacak El-Cezire televizyonuna ev sahibi oldu. Hani, tüm siyasi yakınlığa rağmen, hızla kurulup, sonra Türkiye’de bir türlü yayına giremeyen El-Cezire’ye. Hani 11 Eylül’den sonra, El Kaide kasetlerinin hep yayımlandığı televizyon kanalı var ya o. ‘Arap dünyasının eleştirel kanalı’ denilen, ‘Filistin davasına sahip çıkan kanal denilen’, ama yayın yaptığı ülkedeki hak ihlallerini hiç mevzu etmemesi hep göz ardı edilen El-Cezire kanalı. Devamı…

Yeni Şafak: Hikmet Genç:Katar operasyonu büyüktür!..

15 Temmuz’da Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan Türkiye’nin düşmesini beklerken (tıpkı ABD ve AB gibi) ilk tepkiyi gösteren Katar…Darbe karşısında Türkiye’nin yanında olduğunu açıklayan Katar…Küçük ama dünyanın en zengin ülkesi olan Katar…‘Kutsal Küre’de ışıklar saçarak bir araya gelenler ise ABD, Darbeci Sisi, ve Selman…Ve karar verdiler Katar’ı yemeye… Trump, kampanyada ABD kasasına koyacağını vadettiği 19 trilyon doları almanın yollarını arıyor… Sisi, yaptığı kanlı darbeyi meşrulaştıran Batı'ya bedelini ödüyor… Tarihinin en kötü ekonomik şartlarını yaşayan Suud, ABD’ye ödeyeceği yüz milyarlarca dolar parayı bulmanın yolunda… (İstersen ödeme!... 11 Eylül’den saldırısının sorumlusu olarak gösterilen Suudi Arabistan’a yüz milyarlarca dolarlık tazminat davası açtırabilecek “JASTA” yasasını Kongre'den geçirmişti Obama… Bildiğin şantaj; “Dediğimi yapmazsan krallık gider…” )BAE, İsrail ile ilişkileri geliştirme çabasında… Devamı…

T24: Hasan Cemal:Erdoğan'ın Katar'da ne acelesi var ki?..

Katar'la Ankara'yı bu kadar yakın kılan neler yaşandı ki perde arkasında?..
Bu acele, bu telaş nerden kaynaklanıyor?Sıcak para...Yeşil para...Bizim bilemediğimiz ilişkiler...Kamuoyundan habersiz neler döndü, dönüyor kapalı kapılar arkasında?..Bilemiyorum. Acele işe şeytan karışır sözü de hiç mi akıllarına gelmiyor?..Katar, Amerika tarafından, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri tarafından, Mısır tarafından bu kadar dışlanmış ve teröre destek iddialarıyla böylesine tukaka edilmişken, Müslüman Kardeşlerve Hamas'la ilişkilerinin kesilmesi istenirken, Türkiye ne yapmak istiyor?.. Devamı…

Sabah: Burhanettin Duran:Katar krizi ve Ortadoğu’ya “Trump etkisi”

Ortadoğu önümüzdeki yıllar boyunca sakin bir gün geçirmeyecek. Bu hükmü vermek için analist olmaya ya da kehanette bulunmaya gerek yok. Bölgedeki geleceğin ne kadar çatışma ve risk dolu olduğunu anlamak için günlük haberleri takip etmek yetiyor. Rakka operasyonu konuşulurken şimdi gözler Katar krizine, Tahran'da DEAŞ'ın çifte terör eylemine çevrildi. Alt zeminde Katar'ın tedip edilmesi, İran-Körfez kutuplaşmasına hazırlık ve Müslüman Kardeşler'in (Hamas dahil) tümüyle tasfiyesi bulunuyor. Ortadoğu'daki yeni hareketliliğin yarattığı riskleri gelmekte olan "bölgesel bir savaş" ya da "İran-Suud" savaşı olarak niteleyenler de mevcut. Aslında bölgedeki her yeni kriz bir artçı deprem mahiyetinde. 2010 sonunda başlayan Arap isyanları Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Batı destekli otoriter, statükocu düzeni yıktı. Ancak kısa sürede değişim dalgası Mısır, Libya, Yemen ve Suriye'de boğuldu. Devamı…

Karar: Hakan Albayrak:5 Haziran

İsrail’in 5 Haziran 1967’de Ürdün, Mısır ve Suriye’ye saldırmasıyla başlayan “6 Gün Savaşı”nda Doğu Kudüs’ün de dahil olduğu Batı Şeria toprakları işgale uğradı, Mescid-i Aksa’ya İsrail bayrağı çekildi. Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Katar’ı ablukaya aldıkları tarih (5 Haziran 2017), bu felaketin 50’nci yıldönümüne denk geliyor. Tesadüf mü? Tevafuk mu? Filistin kökenli Mısırlı şair Temim Barguti’ye göre bilinçli bir tercih. Facebook sayfasında şöyle yazmış Barguti: “İsrail’in Kudüs’ü işgalinin 50’nci yıldönümünde bir Mısır-Suud-BAE-Bahreyn-İsrail ittifakı, son yirmi yıl boyunca Filistin ve Lübnan direnişlerine ve Arap devrimlerine -bilhassa İsrail’in müttefikini iktidardan düşürüp Camp David’in Kahire’deki askerî otoritesini tehdit eden Mısır Devrimi’ne- sahip çıkmaktan başka suçu olmayan bir Arap ülkesini karadan ve havadan ablukaya alıyor. “Doha’yı Suriye, Libya, Yemen nedeniyle veya Amerikan üssünden ötürü cezalandırmıyorlar. El Cezire televizyonunun Irak, Lübnan ve Gazze savaşlarındaki şahitliğinden ötürü cezalandırıyorlar. 2009’da, 2012’de, 2014’te Filistin direnişine ve 2000 ile 2006’da Lübnan direnişine verdiği destekten ötürü cezalandırıyorlar. Mübarek’in 2011 baharında devrilişinden ötürü cezalandırıyorlar. Devamı…

 

(Türkiye Gündemi, 9 Haziran 2017)

Twitter: analizsurec

Anahtar Kelimeler: 

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org