IŞİD Ekopolitiği

BAĞDAT- El-Kaide tarzı isyancılar kuzey şehri olan Musul'u işgal ettiklerinde, elde geçirilen savaş ganimetleri arasında 5 Amerikan yapımı helikopterin de olduğunu iddia etti.

Ele geçirilen helikopterlerin neredeyse yeni olduğunu belirterek, Twitter adreslerinden, ''Amerikalıları, bizlere olan yardımları ve hizmetlerini onurlandırmaları için bekliyoruz'' iletisini yazdılar.

Bu konuyla ilgili olarak, London School of Economics'in Orta Doğu merkezi direktörü Toby Dodge ''Sadece etkili cihadçılar değiller aynı zamanda mizah yetisine de sahipler'' diyor.

Çaresiz insanları öldüren ve rakip cihadçıların bile kafasını kesen sıradan cellatlar olarak Irak ve Suriye'de savaşan İslam Devleti'nin vahşi imajının arkasında sosyal medyayı etkin kullanan ve ele geçirdikleri topraklarda karmaşık finansal stratejiler ve yönetimler kurabilen  disiplinli bir organizasyon var.

Ninova valisi Atheel Nujaifi, isyancıların Musul merkez bankasındaki 400 milyon dolar kadar parayı ele geçirdiğini söylüyor ve söylenenlere göre, milyondan fazla yerleşimcinin yaşadığı bu kenttegeri kalan bankaların da kasası İslam Devleti Örgütü tarafından boşaltıldı. Diğer yetkililer merkez bankasından çalınan miktar hakkında tartışıyorlar ve daha düşük bir rakamdan söz ediyorlar.

Bağdat ve Musul arasında yer alan ve Irak'ın en büyük petrol rafinerisi olan Baiji'yi kontrol etmek için devam eden gitgelli çatışmada, İslam Devleti militanları ateşkese aracılık etmeleri için işçilerin güvenli şekilde tahliye edilebilmelerini sağlama noktasında orada görevli işçilerin aileleriyle çalıştılar.

Bu insani bir jest değildi. IŞİD tarafından öldürülme korkusu nedeniyle ismini vermek istemeyen ve durum hakkında konuşan bir yerel yönetici ''Çatışma bittiğinde rafinerinin kontrolünü eline almış olmayı istiyorlardı'' diyor.

Yakın zamana kadar Ninova kentinin polis müdürü olan General Mehdi Garavi'nin Arapça haber sitesi olan Nikaş'a verdiği röportaja göre ''Musul'da kurduklarıile IŞİD aylık yaklaşık 8 milyon dolarlık bir miktarı gasp ediyor.'' Üstelik bu miktar Musul'u IŞİD militanları devralmasından önceydi. Bir kere yönetimi ele geçirince de kazançlı olan zorunlu vergileri onlar topluyorlar. Irak'ın kuzeyinde kamyonlardan güvenli geçiş için sözde yol vergisi olarak 200 dolar topluyorlar. Irak hükümeti, isyancıların şimdi Musul'da önemli sayıda bulunan ve çarmıha gerilmek istemeyen Hıristiyanlardan zorla vergi topladığını söylüyor.

Twitter'ine takipçi kazandırarak IŞİD'in cihadçı örgütler listesinde en üstte yer almasına yardım eden bir cep telefonu uygulaması bile programa gömülü reklamlara sahip. Bunların hepsi, Suudi Arabistan'daki ve Basra Körfezi ülkelerindeki para babalarının IŞİD operasyonlarına bağış yapmasına yönelik akıllı sosyal medya kampanyalarıdır. Son Irak Parlamentosu ekonomi komitesi üyesi Amin Hadi ''Onların Musul'dan çaldığı paranın tam olarak ne kadar olduğunu bilmiyoruz; ancak IŞİD'in diğer ülkeleri işgal etmesine yetecek kadar fazladır'' diyor.

Irak Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi bir yetkili IŞİD'in Musul'dan ne kadar para elde ettiğini özel olarak söylemekte isteksiz davransa da, en az 85 milyon dolar, hatta muhtemelen daha üstünde olduğunu tahmin ediyor. Durum hakkında ismini vermeden konuşuyor; çünkü bu konuda halkı bilgilendirme konusunda yetkilendirilmemiş.

Bir Amerikalı terörle mücadele yetkilisinin söylediğine göre ''IŞİD dışarıdaki bağışçılardan bir miktar para elde ediyor, ancak bu miktar IŞİD'in kendi kendini fonlamasıyla karşılaştırıldığında sönük kalıyor. Paralarının ezici bir kısmı gasp, kaçırma, hırsızlık ve kaçakçılık gibi suç oluşturan olaylardan kazanılıyor. IŞİD Musul'dan muhtemelen haftada birkaç milyon doları gasp yoluyla elde ediyor. Şehri ele geçirmesi grubu finansal açıdan daha iyi bir durum sağlıyor; ancak bu iyi durum muhtemelen milyonlarca - yüzlerce milyona değil – dolara tekabül ediyor.”

Aynı yetkiliye göre ''IŞİD yeryüzündeki en varlıklı terörist gruplardan biri; ancak aynı ölçüde önemli masrafları var. Grupta kasasına akan parayı hızlı ve adil şekilde dağıtma yönelimi hakim. Parayı çok daha akıllı şekilde kullanmadıkları sürece, muhtemelen onlarca milyon dolarlık değerde bir varlığın üzerinde bulunuyorlar.''

Milis grup sahip olduğu parayı saklamak için Felluce'de, Anbar kentinde yer alan yağmalanmış bazı bankaları tekrar açtı. Ocak’tan beri milis grubun kontrolünde bulunan şehirde taksi şoförü olarak çalışan 35 yaşındaki Yasim Ahmed, bankayı koruyan silahlı korumalardan birine milislerin paralarını nereden aldığını sormuş. Silahlı adam ''Tekrar sorma, sadece bizim sadece Anbar'ı değil tüm Irak'ı yönetecek kadar paramız olduğunu bil'' demiş.

Grubun kendini finanse etmesini ve toprak kontrol şeklini takip eden Lübnan-Beyrut kökenli Kamel Wazne ''Artık terörist bir devlet hayal etmiyoruz. Çünkü bir terörist devlete sahibiz'' diyor.

IŞİD geçen yıl Rakka'nın yakınında yer alan doğu Suriye petrol topraklarını ele geçirdiğinden beri nakit para topluyor. IŞİD ilkel rafineleri kendi milislerinin yerel kullanımına sunacağı ürünler için kullanıyor; ancak ham petrolün birçoğunu düşmanı olan Suriye hükümetine satıyor. Münbiç'te yerel bir çimento fabrikası işletiyorlar ve Rakka'da tüccarlar bile çöp toplama ücreti ödüyorlar.

Irak'ın işgali örgütün gelir tabanını daha da genişletti. Londra'da yer alan King's College'de güvenlik çalışmaları profesörü olan Peter Neumann, ''Daha fazla toprağı ellerinde tutmaları onları daha çok kendine yetebilen örgüt haline getirecek'' diyor. Ona göre ''Bu onları neden durdurmamız gerektiğini gösteren tehlikelerden biri. Eğer kendilerine yetecek seviyeye gelirlerse ve insanların ücretlerini ödeyebilirlerse, kurdukları düzeni sarsmak oldukça güç olacak.''

İsyancılar sürekli yeni kaynak arayışı içerisindeler. Radikal ideolojileri Sünni olmayan Müslümanların öldürülmesi için çağrı yapıyor olsa da inanmayanlardan para elde ettikleri sürece görünüşte bu duruma göz yumuyorlar. Geçen hafta boyunca, IŞİD'in hakim olduğu alanda önce birkaç Türk işçi grubu, 40 kişilik Hintli işçi grubu ve bir Çinli yetkili gözden kayboldular ve daha sonra da zarar verilmemiş halde salıverildiler. Fidyelerin ödendiği teyit edilemese de fidye için kaçırmanın milislerin planları arasında yer aldığı biliniyor.

IŞİD'in ayrılmış görünen ve Twitter'de @Wikibaghdady ismiyle grup hakkında bilgiler veren bir köstebeğin varlığı onların kurumsal başarılarının boyutlarını ortaya koyuyor.

Rakip cihadçı hesaplar, geçen yıl, IŞİD'in Irak'ta ilerleyerek Şiilere, Hıristiyanlara ve diğer azınlıklara acımasız şekilde vergiler uygulayarak kaynak yaratmasıyla ve enerji kaynaklarını ve petrol yataklarını kontrol etme planlarıyla ilgili  belgeler yayınladılar. Belgelere göre Irak hükümetiyle ilişkili herhangi bir şirket IŞİD tarafından kontrol edilmeliydi. ''Eğer şirket sahibi bu durumu kabul etmezse, o öldürülmekle ya da şirketine zarar verilmekle tehdit edilmeliydi.''

İsyancıların Twitter kullanımının bile para kazanma potansiyeli yaratan bir tarafı var. Cihadçıların sosyal medya kullanımı üzerine çalışan Intelwire.com'dan J.M. Berger'e göre, IŞİD takipçilerine ''Müjdeleyici Şafak'' isimli bir cep telefonu uygulaması sunuyor. Berger Google Android uygulamalarının bile onun reklamını yaptığını ve gelişmiş bir spam üreticisi aracılığıyla IŞİD tweetlerinin Twitter spam savunmasını aşarak binlerce tweet haline geldiğini söylüyor. 

Berger, uygulama hakkında Atlantic'e bir yazı yazmasının ardından, Twitter’ın uygulamayı devre dışı bıraktığını ve neredeyse hemen yeni bir hesap açılmasına rağmen grubun birçok Twitter hesabını kapattığını söyledi. Berger “onlar sosyal medyada fon elde etme gözü ile çalışıyorlar” diyor. 

Şimdiye kadar radikallerin operasyonlarının Irak'ın petrol üreten alanlarına kadar genişletmesi engellendi. Ancak geçen hafta günlük 310.000 varil petrol üretme kapasitesiyle ülkenin en büyük rafinerisi olan Baiji petrol rafinerisi kuşatıldı ve rafinerinin kontrolü Çarşamba günü kısa bir süreliğine tamamen IŞİD’ın eline geçti. (Rafineri daha sonra Amerikan hava saldırılarına kadar olmak üzere IŞİD’ın eline geçti, Süreç Analiz)

Birçok uzman isyancıların bu gelişmiş tesisi yönetip yönetemeyeceğini sorgularken, onlar Iraklı işçileri geri getirerek, en azından, sayısız depolama tankına ulaşım imkanı buldular.

Barclay'in araştırmasına göre, Baiji rafinerisi Irak'ın yurtiçi yakıtının üçte birini ve yaklaşık 600 megavatlik elektrik santrali ile ülkenin elektriğinin %10'unu karşılıyor. Baiji rafinerisinin kapanmasının ardından IŞİD'in aktif olduğu tüm kentlere elektrik verilemiyor.

Yakıt kıtlığı korkusu birçok Iraklının kişi başına 8 galondan fazla satılmama kararı alınan Kürdistan özerk bölgesine giderek uzun kuyruklar oluşturmasına neden oldu.

Eski Kürdistan Bölgesel Yönetimi başbakanı Berham Salih ''Eğer Baiji düşerse, yakıt krizi çok büyük olur'' diyor.

Irak hükümeti çalışanları milislerin kontrolüne geçen alanlarda bile maaşlarını almaya devam ediyorlar ve hükümet işçilerin maaşlarını almak için güvenli bölgelere gitmelerine izin verildiğini ifade etti.

Bu akıl ve gönül çalan hareketler, isyancılar için merkezi hükümetin hala temel işveren olduğu yerlerde mücadele etmesini daha zorlaştıracak ve bu işçilerin birçoğu sonuç olarak bu paraların bir kısmını IŞİD'e vergi olarak ödeyecekler. Eğer IŞİD fiili bir hükümet haline gelirse, IŞİD'in kontrolündeki bölgelerde neredeyse yaz aylarının başından beri devam eden kronik elektrik kesintileri nedeniyle örgüt suçlanmaya başlanacak.

London School of Economics'den Dodge'nin dediğine göre ''Onlar etkili bir organizasyon, ancak abartılma tehlikesi de mevcut. Eğer uzun süredir ellerinde tuttukları Rakka'da yaptıkları vahşeti, kafa kesmeleri görüyorsan, onların haşin İslamının sonunda gündeme geleceği anlaşılır. Onlar şimdi Musul’da ve bir ölçüde Tikrit’te gönülleri ve kafaları kazanma kampanyası yürütüyorlar. Fakat bir kez toprağı tamamen ele geçirdiklerinde düşmanları öldürme ve topluma arzuladıkları sert hayatı empoze etme hissine direnemeyecekler.”

Çeviren (Tam Metin): Cemal Taşpınar

(NYT, ROD NORDLAND and ALISSA J. RUBIN, Iraq Insurgents Reaping Wealth as They Advance, 20 Temmuz 2014)

Çeviren: 

Cemal Taşpınar

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org