Irak’taki Çatışmalar Türkiye’nin Ticaretini Engelliyor

BağdatBassim Sadık ve onun komşuları için Müslümanların kutsal ayı olan Ramazan’a bu yıl riayet etmek zor olmuştur: Bağdat Hükümeti tökezliyor, aşırı görüşteki Sünni isyancılar kontrol altına alınamayacak bir yangın tehlikesinin belirtisi oluyorlar ve sıcaklıklar her gün 43.33 °C’nin ötesini zorluyor.

45 yaşında olan ve lastik tamiri dükkânında çalışan Sadık, isyankârların şehir boyunca taşıma güzergâhlarını bloke etmelerinin sonucu olarak şu anda yiyecek fiyatlarının korkunç seviyelere yükseldiğini söyledi. Gün boyunca oruç tutan ancak, geceleri yemek yiyen Müslümanlar için bu başka bir felakettir.

Sadık "Ben Iraklıların çoğunun gerginlikler ve endişeler sebebiyle, ki birçok aile çocuklarını savaşa göndermiştir, bu Ramazan oruç tutmadığını görüyorum. Fiyatların yükselişine ek olarak bütün bunlar Irak’ta Ramazan’ı çok zor yapmıştır" diyor.

Yaklaşık yedi milyon kişilik bir şehir olan başkent Bağdat’ta yiyecek krizinin ilan edilmesi yakındır. Bazıları önümüzdeki günlerde Türkiye ile Bağdat ve daha güneydeki Irak şehirleri arasındaki ticaret bağlantılarının kopabileceği endişelerini taşıyor.

Şimdiye kadar, Irak’ta yaşanan çalkantılar ülke gelirinin %95’inden fazlasına tekabül eden petrol ihracatı üzerinde az bir etkiye sahiptir. Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’nın yayınladığı 2013 yılı raporuna göre ülke yine de kendi yiyeceğinin %80’i için ithalata bel bağlamıştır. Böyle olunca istikrarsızlığın etkisi çabucak hissedilebiliyor.

Şu an kendilerini İslam Devleti olarak adlandıran aşırılık yanlısı Irak İslam ve Şam Devleti grubu önderliğindeki Sünni isyankârlar bu ayın başında Kuzey Irak'ta sürpriz saldırılarını başlattıklarında sadece ülkelerinin askerini küçük düşürmediler; ama aynı zamanda 500,000’den fazla kişiyi de yerlerinden ettiler. Onlar ayrıca Birleşik Devletler öncülüğündeki işgalden ve Saddam Hüseyin rejimine karşı uygulanan ekonomik yaptırımların son bulmasından sonra Türkiye ile Irak arasında senelik ticaret hacmi dokuz milyon dolara gelişmiş olan tedarik güzergâhına da zarar verdiler.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı ve bir ihracat şirketinin sahibi olan Ercüment Aksoy kavga başladığından beri Türkiye’nin ikinci büyük yabancı pazarı olan Irak’a olan ihracatının %30 düştüğünü söyledi.

Aksoy, "Biz çok zarara uğruyoruz" diyor ve uzun vadeli iş güveninin tehlikede olduğu uyarısını yapıyor: “Biz zarara uğramaya devam edeceğiz. Eğer bu durum değişmezse, daha da kötüsü olacak.”

O, Bağdat’a ve Güney Irak’ın geri kalanına alternatif taşıma güzergâhlarının savaşı ateşleyen benzer mezhepsel bölünmeler tarafından tehlikeye atıldığını belirtiyor.

Irak Başbakanı Maliki ve Şii egemenliğindeki hükümetin diğer yetkilileri ise Türkiye’yi İslam Devleti’nin isyankârlarına destek vermekle suçluyorlar. Türkiye bu iddiaları yalanlıyor. Ancak Irak’taki mevcut çatışma bölgesine girmeden malları, İran’ın içinden Irak’ın doğusuna taşımakla görevlendirilen sürücüler Şiilerin üstün olduğu bu yerde kendilerini tehlikeye sokuyorlar.

Türk mallarının Irak’ın güney limanı olan Basra’dan sevkiyatı Irak’ın kavurucu yaz sıcağında bozulmayı önlemek için pahalı soğutucular gerektireceğinden ve nakliyat zamanına haftalar ekleyeceğinden Türk girişimciler tarafından uygulanabilir olarak düşünülmedi.

Bu Kuzey Irak’ta Kürtlerin elinde bulundurduğu bölgeyi Irak mağazalarının raflarında çokça bulunan Türk malları için tek güvenli pazar olarak bırakıyor. Aksoy Irak’ın yarı özerk Kürt bölgesinin başkentine atıfta bulunarak “Erbil’in güneyi bir tehlike bölgesidir” diyor. 

Fiyat artışları, Bağdat’ın Jadryiya mahallesindeki Ameer marketinde zaten belirgin olan olası genel kıtlığın önceden habercisi niteliğinde. 

Birkaç hafta önce 22,000 dinar değerinde olan bir paket domates salçası şu an 27,000 dinar değerindedir. Marketin sahibi olan Ali Ameer bir zamanlar Türk mercimekleri ile şişmiş olan bir büyük çantayı yukarıya kaldırıyor. Ameer daha fazla Türk mercimeği satın almayacağını söylüyor.

Ali Ameer “İnsanların çoğu Türk ürünlerini tercih ediyorlardı; çünkü onlar daha iyi kalitedeydiler ve daha ucuz fiyatlıydılar” diyor. Şimdi Ameer, kalitesiz olduğunu düşündüğü yerel markalar ile Türk imalatı gıda ürünlerini değiştiriyor.

Caddenin karşısında çalışan Falah Latif, eğer buğday kıtlığı önümüzdeki birkaç ay boyunca devam ederse kendi fırınını kapatmak zorunda kalabileceğini söylüyor.

Latif 50 kilogramlık bir çuval buğday fiyatının, 35,000 dinardan 45,000 dinara yükselmesinden sonra geçtiğimiz ayın başlarında istikrarlı hale geldiğini söylüyor. Yine de Latif günde yaklaşık 150,000 ile 250,000 dinar kaybettiğini söylüyor.

Iraklı yetkililer ise tüccarları fahiş fiyat uygulaması yüzünden suçluyorlar ve enflasyonu dizginlemek için önlemler alıyorlar.

Bağdat Ticaret Odası üyesi Muhammed el Rubai, 10 Haziran’da İslam Devleti’nin kuzey şehri Musul’u ele geçirmesini ve Irak genelinde saldırılarını başlatmasını izleyen günlerde İçişleri Bakanlığı’nın fiyatları izlemek ve açgözlü satıcıları para cezaları ve hatta hapis cezası ile cezalandırmak için bir görev gücü kurduğunu söyledi.  

Küçük şirketler arasında cezaları anlama bilincini yükseltmek için çalıştığını söyleyen diğer üye Haider Jassim, “Tüccarlar vatandaşlarla birlikte hareket ediyorlar. Bu Ramazan’a sekte vurmuyor” diyor.

Çeviren(Tam Metin): Gökhan Karaboğaz

(WSJ, Iraq Conflict Cuts Trade Routes Into Turkey, 5 Temmuz 2014)

Çeviren: 

Gökhan Karaboğaz

Bülten Aboneliği

 
 

İletişim

Sinan Paşa Mah. Şehit Asım Cad. No:2 Koç Han Kat:4 Beşiktaş/İstanbul
Tel & Fax:+90 212 259 2045
Email: surecanaliz@surecanaliz.org